.

.

Ali Kara - İlim ve İrfan Menbaı

ÖRNEK DAVRANIŞ....

saadet-.jpgSp'li Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hınıslıoğlu: Kamuoyu Hakkını Helal Etsin

Saadet Partisi (Sp) Erzurum Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemalettin Hınıslıoğlu, Seçim Sürecinde Yaptıkları Konuşmalarda Bilerek ya da Bilmeyerek İncittikleri Herkesten Helallik İstedi.  

Saadet Partisi (SP) Erzurum Büyükşehir Belediye Başkan adayı Cemalettin Hınıslıoğlu, seçim sürecinde yaptıkları konuşmalarda bilerek ya da bilmeyerek incittikleri herkesten helallik istedi.

SP Büyükşehir Belediye Başkan adayı Cemalettin Hınıslıoğlu, parti il binasında son basın toplantısını düzenledi. Hınıslıoğlu, 29 Mart'ta yapılacak seçimlere sayılı günler kaldığını söyledi. Hınıslıoğlu, seçim sürecinde yaptıkları halk ve kahvehane sohbetleri ile basın toplantılarında sarf ettikleri sözlerden dolayı kırıp, incittikleri kişi ve kuruluşlardan helallik istedi. Kendisinin bütün belediye başkan adaylarına ve halka hakkını helal ettiğini dile getiren Büyükşehir Belediye Başkan adayı Hınıslıoğlu, "Seçimlere birkaç gün kaldı. Sandıktan, ülke, Erzurum ve Erzurumlu galip çıkacak. İnsan hatasız değil. Hepimizin hataları olmuştur bu süreçte. Kamuoyundan, incittiğim herkesten helallik istiyorum. Benden yana herkese hakkım helal olsun." diye konuştu.

Hınıslıoğlu, mevcut belediyelerin işçilere birikmiş olan alacaklarının Başbakan'ın ziyareti öncesinde dağıtılmasını, bunun için de Sağlık Bakanı ve milletvekillerinin devreye girmesini istedi. (CİHAN) 
 

Pazar, 29 Mart 2009 20:16 tarihinde güncellendi

AKLINIZDA OLSUN, BİR GÜN LAZIM OLUR....

bbp.jpgKomandolar dağa neden indirilmedi?
 
24 saattir ulaşılamayan Yazıcıoğlu ve arkadaşları ile ilgili kurtarma faaliyeti skandallar dizisine dönüştü. Sorumlular hesap verecek mi? İşte cevap bekleyen çarpıcı sorular…
Perşembe, 26 Mart 2009 16:31


Haber Merkezi/ TIMETURK/Tumgazeteler

BBP Lideri Muhsin Yazıoğlu'nun kazası hakkında çelişkili haberler ve komplo teorileri bir yana bu olay ve yaşanan süreç başlı başına bir skandallar zincirini ortaya çıkarmıştır.

1- Karayolunda bir araç zincirsiz seyahatine izin verilmezken hava taşımacılığında bir uçak yahut helikopterin düşmesi durumunda yerini belirleyecek aletler olmadan uçmasına nasıl izin verilmektedir?

2- Konuyla ilgili yetkili muhatap kurum olan Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü'nden tek bir kişinin bile açıklama yapmaması nasıl bir sorumluluk duygusu ile açıklanabilir?

3- Bir “var” bir “yok” şeklinde yapılan açıklamalar nasıl kriz yönetimidir?

4- Hani cep telefonları kapalı bile olsa baz istasyonu üzerinden tam nokta tespiti mümkündü?

5- Hani bu cep telefonlarını taşıyan kimsenin oturduğu ev bile tespit edilebiliyor ve dinlenebiliyordu?

6- Bu ülkenin komando birlikleri neden olay mahalline sevk edilmiyor? Neden komando birlikleri havadan olay mahalline indirilemiyor? İndirildi de kamuoyuna mı bilgi verilmedi?

7- Bugün bir savaş anında olsa bu tür sorunları nasıl çözeceğiz? Dağlara binlerce jandarma göndererek mi?

8- Hani bizim komandolarımız hiçbiri fiziki ve hava koşuluna aldırmaksızın her türlü sorunun üstesinden gelebilirlerdi?

9- Termal kameralar, gece ve sisli havalarda görüşe sahip askeri aletlerimiz neredeler?

10- Hani uydularımız, askeri haber alma teçhizatımız neredeler?

11- Arazi dağlık ve hava koşulları sert olabilir? Ki ister sivil savunma ekipleri ister askeri ekipler iyi hava koşullarına mı göre eğitildi ve donatıldılar?

12- 30 km karelik bir alanı üç bin kişi arasa kişi başına 10 metre kare düşer nasıl olurda enkaza ulaşılamaz?

13- Dünyanın sayılı orduları denilen bir ordunun ülkenin ortasında bir bölgeyi nasıl olursa koordinatlarıyla tespit edemez?

14- Acaba kamuoyundan gizlenen bir şeyler mi var?

15- Yoksa olay başka bir yer de meydana geldi de bu bile tespit mi edilemiyor? Ya da arama ekipleri yanlış bir yere yönlendirilip ulaşılması mı engelleniyor?

16- Mesela yaralılar hastaneye kaldırıldı sağlık durumları iyi diye açıklama yapan kişi sahiden vali mi? Yoksa haber masa başımıydı?

17- Bu haberi bir vali yapmışsa bu nasıl devlet adamlığıdır? Bu bir devlet adamıysa hâlâ görevini başında mı?
Pazar, 29 Mart 2009 20:13 tarihinde güncellendi

Ülkemden utandım

kml_ozer.jpgKemal Özer
Ülkemden utandım

Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Sayın Muhsin Yazıoğlu'nun kazası, son derece üzmüştür.

 

Kaza sonrası hâlâ yaşanmaya devam eden çelişkiler skandaldan da öte çirkinliktir.

 

Hava şartlarının ne olduğu önemli olmaksızın, Türkiye sınırları içersindeki koskoca bir helikopterin yerinin bile tespit edilememiş olunması utanç verici bir durumdur.

 

Yazıcıoğlu, Türk siyasi tarihinin son kırk yılının en önemli tanıklarından biridir.

 

Bugüne kadara darbelere karşı dik durmuş ve darbelerden çok çekmiş bir Türkiyelidir.

 

Bir siyasi partinin genel başkanıdır.

 

Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin bir üyesidir.

 

Ve bir insandır tıpkı yanındaki diğer kazazedeler gibi.

 

Bir ülkenin güçlü olup olmadığı bu tür olaylarda ortaya çıkar. Henüz bir helikopterin enkazının yerini, helikopterin sinyal vericileri ve oradaki insanların cep telefonlarına rağmen sağlayamayan bir ülkeden sadece utanç duyulur.

 

Bırakınız bir siyasi parti genel başkanı ya da bir milletvekilini orada düşüp yaralanan bir koyun bile olsa bu ülkenin tüm uçakları aynı ayna havalanıp arama yapabiliyorsa o ülke gerçekten bir ülkedir.

 

Olayın meydana gelmesinin üzerinden bir güne yakın bir zaman geçmiş, henüz yeri tespit edilememişse söz biter ve vicdan isyan eder.

 

Hani sizin uydularınız vardı?

Hani sizin güçlü tespit ekipmanlarınız vardı?


Hani siz askeri açıdan güçlüydünüz?


Hani siz güçlüydünüz?

 

İşte bu ülkenin gücü bu?


İnsana saygısı bu?

 

Bir siyasi parti liderinin bir milletvekilinin kazasında hava şartları, arazi koşulları gibi gerekçelerle bu kadar süre ulaşılamamışsa sade bir vatandaşın başına gelecekleri düşünmek ülkem için tahammülü güç bir ızdıraptır.

 

İnsanına gerektiği kadar değeri veremeyen bir ülkenin ekonomisi 17. ekonomi olsa ne 1. olsa ne?

 

Ekonomisi birinci ya da 17. ülkede yaşamak yerine insanın değerli olduğu bir ülkede yaşamayı tercih ederim.

 

Keşke benim ülkemde kriz yönetmeyi becerebilen bir ülke olsa da, ekonomisi bu kadar üst sıralarda olmasaydı?

 

2003 yılında Konya'da “Zümrüt” adlı bir site çökmüştü. Bu olayı ilk dakikalarından itibaren sonuna kadar izledim. Bir binayı günlerce kaldıramayan ülke, olayın ilk saatlerde iş makinelerini enkaza sokan bir ülke yaşıyor olmanın acısı içindeyim.

 

Ne acıdır ki hâlâ insan odaklı çalışmayı, insan için çalışmayı öğrenmemişiz!

 

BBP lideri Muhsin Yazıoğlu ile yanındaki diğer insanların tümünü sağ olarak kurtarılmasını Cenab-ı Hak'tan diliyorum.

 

09.00

26.03.2009

 

Pazar, 29 Mart 2009 20:13 tarihinde güncellendi

Hz. Ebû Bekir Sıddîk

bahce_2.jpgHz. Ebû Bekir, daha Müslüman olmamıştı. Çok tesirinde kaldığı bir rüya gördü. Gökten dolunay inip, Kâbe-i muazzamaya gelmiş ve sonra parça parça olmuş, parçalar Mekke’deki her evin üzerine düşmüş, sonra da tekrar bir araya gelip göğe yükselmişti. Fakat kendi evine düşen ay parçası evde kalmış tekrar göğe yükselmemişti. Hz. Ebû Bekir, evin kapısını kapayarak, ay parçasının çıkmasına mâni olmuştu.

  Kavminden Peygamber gelecek

 

  Sabahleyin heyecanla uyanan Hz. Ebû Bekir, hemen bir Yahudi âlimine gidip, rüyasını anlattı. O da dedi ki:

— Bu rüya karışık rüyalardan biridir. Bunun tabiri yapılamaz. Fakat bu söz Onu tatmin etmemişti. Devamlı bu rüyanın tabirini düşünüyordu. Bir zaman sonra ticaret maksadıyla gittiği yerde, rahip Bahîra’ya rüyasını anlattı. Rüya Bahîra’nın çok dikkatini çekti. Bunun için Hz. Ebû Bekir’e sordu:

- Sen nerelisin?

Salı, 31 Mart 2009 16:58 tarihinde güncellendi

Sayfa 210 - 414

Yasal uyarı : Sitedeki sohbet, yazı ve resimler; üzerinde hiçbir değişiklik yapılmadan ve kaynak göstererek alınabilir.
Üzerinde değişiklik yapılması, ticari amaçla kullanılması hukûken yasaktır.