Hz. Ömer, haksızlık karşısında
çok hiddetli olduğu gibi, adâletin yerine getirilmesinde de o kadar şefkâtli
idi. Bu yüzden adâleti ile meşhûr olmuştur.
Bir gün at satın almak istedi. Atı tecrübe etmek niyetiyle biniciye verdi. Ata binen kimse, koştururken, at tökezleyip kazâya uğradı. Hz. Ömer atı satıcısına geri vermek istediğinde, satıcı almadı. Sonunda durum, Kâdî Şüreyh hazretlerine intikal etti. Kâdî sordu:
- At, sahibinin izniyle mi koşturuldu?
Hz. Ömer dedi ki:
- Hayır, ben denemek için koşturdum.
Atı almak macbûriyetindesiniz
Bunun üzerine, kâdî şu hükmü verdi:
- Şâyet at sahibinin rızâsı ile tecrübe edilseydi, sahibine iâde edilebilirdi. Fakat, siz sahibinden izin almadığınız için geri veremezsiniz, atı almak mecbûriyetindesiniz.
Hz. Ömer;
- Hak ve adâlet husûsunda boynumuz kıldan incedir, deyip atın bedelini verdi.
Hz. Ömer, sonu pişmanlık olan iş yapmazdı.
Onun zamanında, Müslümanlar İslamiyeti İran içlerine kadar yaydılar. İranlı meşhur kumandan Hürmizân, teslim olmamak için çok direndi, fakat hayatının tehlikeye girdiğini görünce teslim oldu. Hz. Ömer, huzuruna çıkartılan Hürmizân’a sordu:
- Bize söyleyeceğin bir şey var mıdır?
- Var! Fakat önce ölecek miyim, kalacak mıyım bunu bilmem lâzımdır.
- Konuş, sana zarar gelmeyecektir.
- Ey büyük halîfe, önceleri biz İranlılar siz Arapları öldürüyor, zorla mallarınızı ellerinizden alıyorduk. Ne zaman ki, Allah size peygamber gönderdi. Ondan sonra bizim üstünlüğümüz sona erdi. Siz aziz, biz zelil olduk.
Hz. Ömer, Enes bin Malik’e sordu:
- Ne yapalım bunu?
- Öldürmeyelim! Çünkü arkasında büyük bir kalabalık vardır. Belki onlar, ileride Müslüman olabilirler.
- Fakat o, Resulullahın kıymetli arkadaşlarını şehid etti. Onu sağ bırakmamız uygun olur mu?
- Yâ Ömer bunu öldürmememiz lâzımdır. Çünkü, “Konuş sana benden zarar gelmez” diye söz de vermiştin.
Hz. Ömer, kim tarafından söylenirse söylensin, doğru sözü hemen kabul ederdi. Enes bin Malik hazretlerinin bu sözleri üzerine, onu öldürmekten vazgeçti. Birçok sahabenin şehid olmasına sebep Hürmizân'ın hayatını bağışladı.
Bir müddet sonra da, Hürmizân Müslüman oldu. Ayrıca onun vesilesi ile birçok kimse imana geldi. Hz. Ömer eski can düşmanını bile maaşa bağladı. Çünkü adalet bunu gerektiriyordu. Adalet, şahsî fikrin, hissiyatın üzerinde idi.
Hz. Ömer Şam’ı ziyaret ettiğinde, ordusunun kumandanı Ebû Ubeyde bin Cerrâh hazretleri büyük bir kalabalıkla karşıladı.







