.

.

Ali Kara - İlim ve İrfan Menbaı

Kuyruklu yıldız meselesi.....

 

kuyrklyldz.jpgKuyrukluyıldız yaklaşıyor...  


Lulin kuyrukluyıldızı dünyaya hızla yaklaşmaya devam ediyor...

İngiliz Telegraph gazetesinde yer alan habere göre, ilk defa 2 yıl önce Çinli gökbilimcilerce keşfedilen Lulin kuyrukluyıldızı önümüzdeki birkaç gün içinde Dünya'ya en yakın noktadan geçecek ve çıplak gözle görülebilecek.

Kuyrukluyıldız Libra takımyıldızı yakınındaki bu hareketini yakalayan NASA'nın çevik Gama ışınlı keşif uydusu tarafından takip ediliyor.

Güneş sistemindeki tüm gezegenler ve diğer maddeler güneşin etrafında saat yönünün tersine hareket ederken, Lulin kuyrukluyıldızı saat yönünde hareket ediyor.Ve bir optik ilüzyon sayesinde kuyrukluyıldız dünyaya yaklaştıkça kuyruğu öndeymiş gibi görrünüyor.

Lulin 2007 yılında, Tayvan'daki Lulin rasathanesinden Ye Quanzhi ve Lin Chi-Sheng tarafından keşfedilmiştir.

Kuzey Yarımküre'deki çoğu yerler için, Lulin gece yarısından sonra en kolay şekilde görülebilir ve gökyüzünde en yüksek noktada olacaktır.
Kaynak:Sabah

Salı, 24 Şubat 2009 10:08 tarihinde güncellendi

MEDRESELER BİZDE KAPANIYOR...

   Keşmir medreselerle büyüyor      
 
  medres.jpg

Müslümanların çoğunluk olarak yaşadığı Keşmir’de medreselerin ve öğrencilerin sayısı sürekli artıyor. Medreseler ücretsiz eğitim vermesi nedeniyle halk tarafından tercih ediliyor.

İrşat Ahmet eğitimin tamamlamaya karar verdiğinde iki kere düşünmedi. Müslümanların çoğunluğun yaşadığı Keşmir’deki İslami okullardan Darasgah İslami Janipora Jammu’ya yazıldı. Doda şehrinden Ahmet, “Bir senedir buradayım ve İslami çalışmaların temelini öğreniyorum” diyor.

Beş yüzden fazla öğrencisi bulunan medresedeki eğitimini tamamladıktan sonra Ahmet, Molla olmak için Utter Pradesh eyaletindeki Dar-ul Band’a yazılacak. Ahmet, “Molla olduktan sonra kırsal bölgelerde İslam’ı anlatabileceğim. Amacım Müslümanlara hizmet. Eminim Allah bana yardım edecek” diye planlarını ve niyetini anlatıyor.

Ahmet gibi binlerce öğrenci Keşmir’de medreselere koşuyor. Erkek öğrencilerin çoğu vaiz ve alim olmak için medreselere kayıt oluyor.

Alimlerden Mevlana Nisa Mir, medreselere olan bu ilginin arkasında yatan temel nedeni, öğrencilere bedava ve yatılı eğitim sağlaması olarak açıklıyor. Medreselere kayıt olan öğrencilerin çoğunun yetim olduğunu ve fakir ailelerden geldiğini ekleyen Mir, “Bazı enstitülerde ayrı okullarda kız öğrencilere de aynı olanaklar sağlanıyor” dedi.

Keşmir yetkililerine göre, son yıllarda medreselerin sayısında önemli bir artış görülüyor. Üst düzey bir polis yetkilisi “Eyalet genelinde yaklaşık böyle 200 kurum var ve çoğun kırsal bölgelerde faaliyet gösteriyor” diyor.

Keşmir, Pakistan ve Hindistan arasında ikiye bölünmüş durumda. Bölgenin bağımsızlığı konusunda 1847’den beri iki ülke arasında 3 savaş yaşandı.

Pakistan ve BM, Keşmir halkının kendi kaderini belirleme hakkını destekliyor ancak buna Yeni Delhi karşı çıkıyor.

Hükümetin mali desteği yok

Komşu Pakistan’dakilerin aksine, Keşmir’deki İslami okullar, hükümetin sıkı kontrolünde değil. Medrese hocalarından Hafız Abdurrahman “Hükümet ya da kolluk kuvvetlerinden okulumuza bir taciz yok ancak gerektiğinde bir güvenlik yoklaması yapılıyor” diyor.

Hükümet, İslami araştırmaların yanında başka eğitim de veren medreselerin, hükümet tarafından tanındığından mali destek alabileceğini söylüyor. Cemmu ve Keşmir Eğitim Bakanı Zada Muhammed Sait, “Vakıf kurulu bazen sadece İslami eğitimlerin olduğu medreselere mali destek veriyor” diyor.

Fakat medrese yetkilileri, sadece İslami eğitim sunanlar olsun ister diğerleri olsun hükümetten hiçbir şey almadıklarının altını çiziyor. Hindistan Medreseleri Birliği Başkanı Mevlana Rahmetullah, “Asla bir yardım almadı ve bu medreseleri Müslümanların yardımlarıyla idare etmeye çalışıyoruz” diye açıklıyor.

Müslüman halk sıklıkla çocuklara ücretsiz eğitim sağlayan medreselere yardım için bir araya geliyor. Halkın çoğunluğu hükümet okullarına güç yetiremiyor.
Kaynak:Timetürk

Pazartesi, 23 Şubat 2009 12:59 tarihinde güncellendi

YENİ MÜCTEHİDLERİN TASAVVUF ANLAYIŞI BU KADAR.....

mctehd.jpgBütün büyük dinlerde mistik yorumlar ve bunlar etrafında toplanmış gruplar vardır. İslam'da da önce zühdü (dünya nimetlerine değil, ebedî hayata, Allah ile ilişkiye ve erdeme yönelmeyi, bunlara öncelik vermeyi) vurgulayan naslar ve Hz. Peygamber zamanında yaşanmış örnek zühd hayatı üzerinde yoğunlaşan fertler ve gruplar meydana çıkmış, sonra bu gruplar içinden madde ötesi âlemle ilgili nasları farklı yorumlayan, bu yorumlara uygun bir ilişkiler ağı kuran, din ve dünya görüşü oluşturan kimseler yetişmiştir. Farklı yaşantıdan farklı bilgi, zevk ve vecde doğru gelişerek değişen bu harekete tasavvuf, mensuplarına sûfî ve mutasavvıf, çeşitli kriterlere göre oluşmuş iç fırkalarına tarîkat denmiştir.
 
      Bir yanda vahdet-i vücud, vahdet-i şühud gibi bir epistemolojik ve ontolojik temel üzerinden yürünerek ortaya konmuş bulunan İslam anlayışı, diğer yanda yaratan Allah'ın farklı (vâcib, ezelî, ebedî, tek ve benzersiz...) varlığını, yaratılmışların varlığından ayıran, nasları, zorunlu olmadıkça zahir mânalarından saptırmayan kelamcı ve fıkıhçıların İslam anlayışı tarih boyunca yanyana var olmuşlardır.>>>
Pazartesi, 23 Şubat 2009 09:28 tarihinde güncellendi

Efendi Hazretlerinin Mübarek Sözleri...5

    hazine.jpg

 

 

1) Efendi babam hiç durmaz, devamlı İslam’i faaliyetlerde bulunurdu ve derdi ki “Oğlum söz verdim Rabbime O’nun emir ve nehiylerini insanlara ölene kadar duyuracağım” İşte bizler onun vasıtası ile bu ilimlere nail olduk. Ona teşekkür etmemiz gerek.

    2) Kendisini hakir bilen aldanmaz. Başkasını hakir bilen aldanır. Bu ahlak üzere olalım.

    3) Bir erkeğin kadına bakması nasıl haramsa, bir hanımın başka bir hanıma şehvetle bakması da haramdır.

    4) Efendimiz salallahü aleyhi ve sellem’in mübarek eli, biat esnasında hiçbir kadının eline değmemiştir. O onlarla ancak sözlü biatte bulunmuştur.

    5) Hanımlar imamlık, müezzinlik edemez, şeriat bozulmasın diye böyle emredilmiştir. Hanımlar tarikat dersi veremez, ancak tarikatlı olan hanımlardan birisi, bir yer tayin edip orada hanım ihvanlara derslerini öğretebilir. Bizim kapıda bu böyledir. Bizde büyüklerimiz den görmediğimiz şeyi yapmamaya gayret edelim. Büyüklerimiz mümkün olduğunca hanımları bir araya toplamak istemiyorlar. Sizlerin burada sohbet için bir araya gelişiniz zaruretten dolayıdır. Sohbete gelmeyenlerin nasıl yoldan çıktığını hepimiz biliyoruz. Bazıları televizyon hastası oldu, ne olacak onların halleri. Mevla’m  Tevbe suresinin 71. ayetinde şöyle buyuruyor. “Erkek ve dişi bütün müminler birbirinin yardımcılarıdır, iyiliği emreder fenalıktan alıkoyarlar”

Bir hoca, ikamet ettiği yerden dünyanın bir ucuna gitmek dahi olsa emri bil’maruf yapmak için gitmelidir. Okunan ayeti celile’de mümine hanımlarda zikredildiğine göre, onlar da mahremleri ile beraber öteye beriye gidebilirler. Mahremleri olmayan hanımlar, mümkün oldukça evlerinde bulundukları yerde sohbet ederler, şimdiye kadar Mevla Teala hanım ları muhafaza etti, bundan sonrada muhafaza edecek. Allah’a sığındık.

    6) Birbirine namahrem olan kadın ve erkeğin bir arada olması ateş ve barut misalidir, bir birini yakarlar, Ben’i İsrail’in yıkılması kadınlar yüzündendir.

    7) Bu kibiri eritmenin çaresi vardır. İnsan ibadet ederken Hazreti Allah’tan öyle haberdar olmalı ki, başka hiçbir şeyden haberdar olmamalıdır. İşte böyle eritilir benlik duygusu, kendimizden bize fayda yok. Rabbimizden bize fayda var.

    8) Çarşaf giymek mühimdir, her ne şey ki mühimdir, düşmanı çoktur. Biliniz ki Türkiye erkek ve kız talebelerimiz hürmetine duruyor.

    9) Boyuna din ile hiçbir lakası olmayan gazeteler okuyorlar, İslam ilmihali okusalar ya.

    10) Bir kimsenin mürşidi yoksa hep uyur, tavşan uykusuna tutulmuşlar; sokaklarda dolaşıyorlar, yiyorlar, içiyorlar, zannediyorlar ki uyanıklar. Halbuki uyanık değiller.      

   11) Ahirette tarikata giren bir, girmeyen iki pişman olacak, tarikata giren ahirette tarikatın bereketini anlayınca “Neden daha çok zikretmedim?” diye pişmanlık duyacak, tarikata girmeyen ise “Neden tarikata girmedim?” diye, birde “Neden zikretmedim?” diye iki kere pişman olacak.  

   12) Bu Risale-i Kutsiye’nin beyitlerini iyi belleyin. Bunlar bütün dünyaya lazım. Aman sizi göreyim, gayretli olun, her şey unutuldu. Sizler terk edilmiş yolu diriltiyorsunuz. Fazla yemeyi, fazla uykuyu terk etmeli, ancak zaruret miktarı yemeli uyumalı.

   13) Bazı erkekler kısa kollu gömlekle Namaz kılıyorlar. Giyimlerine dikkat etmiyorlar. Bu hal ile bir hakimin yanına gidemezler, Allah’ın huzuruna nasıl giderler.

   14) Peygamberimizin ahirete intikali ile nur-u nübüvvetten uzaklaşmaya başlandı. Efendi babam dedi ki; “Nuru nübüvvetten uzaklaştıkça insanlar dinden teberrüd ediyorlar. (soğuyorlar)”

   Sahabeyi kiram: “Peygamber efendimiz (sallallahu aleyhi ve selem) toprağa konulduğu zaman içimizde dünyaya karşı farklılık hissettik.” buyurmuşlardır. İşte o farklılık gide gide nereye vardı? Televizyon seyretmeye, plajlardan denize girmeye vardı.

   15) Namaz için insanın önce tahareti öğrenmesi lazım, temizliği kağıt ile değil su ile yapmalıdır. Helalarda ne zaman ki kağıt kullanılmaya başlandı, yağmurlar kesilmeye başladı. Eğer avret mahalli iyi temizlenmezse abdest olmaz. Abdest olmayınca da namaz olmaz.

   16) Şeriatın müsaade ettiği şeylere bakmalıdır. Bazıları yolda giderken sağa, sola, etrafa bakıyor, dala konmuş kuş gibi ortalığı gözetliyor. İşte bunlar hep cahillik eseridir. Hocalar bunların yanlış olduğunu demese, insanlar nereden öğrenecek.

   17) Karı kocanın birbirini sevmesi normaldir. Fakat vaktiyle yatıp vaktiyle kakılmazsa o zaman aldanmış oluruz.

   18) Camiye sağ ayakla girmeyi bilmek ilim, yapmak edep, bu ikisi şeriat oluyor. Suyu içerken azar azar, yudum yudum içmeli ama beceremiyoruz ki, içimizdeki hararet bize diyor ki “suyu kuvvetli yuvarla”

   19) Nefis insana kötü söyletmek ister, kötü şeyler dinletmek ister. Nefsin dediklerini dememeli veya dinlememelidir. Eğer Mevla Teala’ya gitmek istiyorsak yılanın başına basıldığı gibi biz de nefs-i emmare’ye basalım. Yılan yakalınınca beynine vurulur, niçin? Bütün vücudunu oradan idare ediyor da onun için, ayaklarınla nefsin başına basmazsan Hakk’a gidemezsin.

                                                                                     

 

Pazartesi, 23 Şubat 2009 07:15 tarihinde güncellendi

Sayfa 239 - 414

Yasal uyarı : Sitedeki sohbet, yazı ve resimler; üzerinde hiçbir değişiklik yapılmadan ve kaynak göstererek alınabilir.
Üzerinde değişiklik yapılması, ticari amaçla kullanılması hukûken yasaktır.