.

.

Ali Kara - İlim ve İrfan Menbaı

DİN DERSİ ZORUNLU DEĞİLMİŞ.....

ate_kitp.jpgZorunlu din dersinde FLAŞ karar

Antalya 3. İdare Mahkemesi, bir çiftin 5. sınıf öğrencisi kız çocuklarının Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinden muaf tutulması istemiyle açtığı davada, uygulamanın öğrenci lehine yürütmesini durdurdu.

Antalya 3. İdare Mahkemesi, bir çiftin 5. sınıf öğrencisi kız çocuklarının Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinden muaf tutulması istemiyle açtığı davada, uygulamanın öğrenci lehine yürütmesini durdurdu.

Antalya'da yaşayan M.A.D. ile D.D. çiftinin Muratpaşa ilçesindeki bir ilköğretim okulunun 5. sınıfında eğitim gören kız çocukları S.D'nin zorunlu Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinden muaf tutulması istemiyle açtıkları davada, Antalya 3. İdare Mahkemesi yürütmeyi durdurma kararı verdi.

Muratpaşa Kaymakamlığı aleyhine açılan davada Avukat Nusret Gürgöz, S.D'ye eğitim gördüğü ilköğretim okulunda ailesinin iradesine, dini inançlarına ve felsefi görüşlerine aykırı biçimde dinsel eğitim verildiğini, davalı idarenin işleminin hukuka aykırı olduğunu savundu.

“İÇSEL ÇATIŞMA VE SINIFTA KALMA RİSKİ”

Davacı çiftin çocuklarına bu dersten not verildiğini, öğrencinin içsel çatışma yaşayarak dersi algılamakta zorlandığını iddia eden Gürgöz, dilekçesinde, “Öğrencinin sınıfta kalma riski vardır. İşlem hukuka açıkça aykırıdır. Bu nedenle telafisi güç zararlar oluşmuştur” ifadesine yer verdi.

Gürgöz, davacı çiftin çocuklarına yönelik zorunlu din dersinin yürütmesinin durdurulmasını ve işlemin iptalini talep eti.

Davalı Muratpaşa Kaymakamlığı da savunmasında, zorunlu dersler arasında yer alan Din Kültürü ve Ahlak Öğretimi'nden sadece Türk vatandaşı Hristiyan ve Musevilik dinine mensup olanların muaf olduğunu, davacı öğrencinin bu muafiyet kapsamı dışında kaldığını öne sürerek, davanın reddedilmesini talep etti.

MAHKEMENİN KARARI

Zorunlu din dersinin yürütmesinin durdurulması istemine yönelik kararı veren Antalya 3. İdare Mahkemesi, gerek Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 24. maddesi, gerekse İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşmesi'nin 9. madde hükümlerinin herkesin dini inancını ve özgürlüğünü koruduğunu ifade etti.

Eğitim ve Öğretim Yüksek Kurulu Başkanlığı'nın 9 Temmuz 1990 tarihli kararla, ilk ve orta öğretim okullarında İslam dini öğretimine yönelik okutulan Din Kültürü ve Ahlak Öğretimi dersinden İslam dinine mensup olmayanların muaf tutulduğunu belirten mahkeme heyeti, “Herhangi bir dine mensup olmayan kişilerin velisi oldukları çocuklarının da bu muafiyet kapsamında değerlendirilmesinin ilgili yasal düzenlemeler ve bu düzenlemelerin amacına uygun olacağı açıktır” görüşüne hükmetti.

Mahkeme heyeti, zorunlu din dersi uygulamasının davacı öğrenci yönünden yürütmesinin durdurulmasına karar vererek, kararına ilişkin şu tespitlerde bulundu:

“Davalı idareye yaptıkları başvuruda veya dava dilekçesinde, okulda zorunlu olarak okutulan Din Kültürü ve Ahlak Öğretimi dersinin dini ve felsefi inançlarına uygun olmadığını belirten davacıların herhangi bir din mensubu olduğuna bakılmaksızın, temel hak ve hürriyetlerden olan dini inanç özgürlüğünün uygulanması kapsamında çocuğunun zorunlu sayılan dersten muaf tutulması gerektiği sonucuna varıldığından, bu istemin reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Hukuka aykırılığı açık olan dava konusu işlemin uygulanması halinde telafisi güç zararlar doğabileceğinden, yürütmesinin durdurulmasına oy birliğince karar verilmiştir.”

Avukat Nusret Görgöz yaptığı açıklamada, müvekkillerinin Alevi inancına mensup bir aile olduğunu belirterek, ilgili yasalar ve uluslararası sözleşmelere uygun olarak Antalya 3. İdare Mahkemesi'nin herhangi bir inanca bakılmaksızın zorunlu din dersinin yürütmesini 5. sınıf öğrencisi S.D. lehine durduğunu bildirdi.
Farklı dini inancı olan ya da dini inancı bulunmayan vatandaşların zorunlu din eğitime alınamayacağını kaydeden Gürgöz, “Karar emsal teşkil ediyor. Zorunlu din dersinden muaf olmak isteyenler dava açsın” dedi. Gürgöz, kararın Türkiye'de bu yönde verilen 6-7 karardan biri olduğunu söyledi.

(AA)
Perşembe, 26 Şubat 2009 07:02 tarihinde güncellendi

GECELERİ İHYA - SEYR-İ SÜLÜK

aksai.jpgSEYR-İ SÜLÜK

Nakşi yolunda dervişlerin manevi ilerlemesi için tayin edilen yolculuğa seyr-i sülük denir. Mürşid olan zat, dervişleri terbiye eder, ruhlarını arındırır, nefislerini temizleme yollarını omşara öğretir. bu husustanakşi yolunda ölçü, sünneti seniyyeye ittibadır. Asla bid'at ile Mevla'ya dost olunmaz.

Efendimiz s.a.v nasıl ki sabahlara kadar ibadetle meşgul ise, nakşi yolu da gecelerin ihyasına çok önem vermiştir. "Gece kalkmayanın kalbi uyanmaz" demişlerdir. Siz artık sabah namazına kalkamayanların halinini anlayın....

Neyse konumuza gelelim; Efendi hazretleri k.s. dervişlerin terbiyesinde bazı dönemlerde, seyri sülük hizmetini gece ortasında bizzat yürütmüştür. Şöyleki: Teheccüd vaktinde dervişler mescide gelirdik. Önümüzde Efendi hazretleri k.s. olduğu halde, tek tek teheccüd namazımızı lılardık. Sonra tarikat derslerine başlardık. Sabah namazı vakti girince iki rekat sünnetini kılıp hafif biruykuya yatardık. Yarım saat sonra Efendi hazretlerini k.s. kadırıp abdestimizi alırdık ve sabah namazının farzını kılmak için mescide giderdik. Sabah namazından sonra işrak vaktine kadar hatmi şerif mektubat okunurdu. İşraktan sonra da Efendi hazretleri k.s. kendi gözetiminde mektubat okuturdu.

 Bu minval üzere epey devam edilmişti. Sonraki dönemlerde bazı siyasi meseleler yüzünden bu hizmetten de mahrum kaldık.

Seyri sülük yapıldığında tarikat dersleri mutlaka geceden biterdi. 

İşte tarikata kızanlar, neye kızıyorlar bir bilseler?  Kendilerinin hayatını devam ettirecek bir hizmete kızıyorlar. Rızıkların gelmesi, huzurun temini, evlatların salih olması, hayatın ibadet üzere geçmesi hep buna bağlıdır. İnsanoğlu nankördür, bindiği dalı keser. Biz onlara aldırmayalım, talebelerimizle veya kendi evimizde bu hizmeti yapmaya çalışalım. Teheccüde kalkamazsak, gündüzün tamamlayalım...... 

Salı, 24 Şubat 2009 14:03 tarihinde güncellendi

KUKLA , GÖREVİNİ YAPMIŞ.....

mah._abbas.jpg   El Fetih'in yeni marifeti      

 

İsrail ile işbirliği tescillenen El Fetih Lideri Mahmud Abbas'ın yeni bir marifeti daha ortaya çıktı. Hamas, El Fetih'in, Gazze soykırımı sırasında hedefleri belirlemek için Google Earth'ü kullanarak İsrail hesabına casusluk yaptığını açıkladı.

Hamas'ın İçişleri Bakanı İhab El-Hüseyin Gazze'de düzenlediği basın toplantısında, "Ramallah'ın subay ve güvenlik güçleri, Gazze'deki ajanlarını Gazze Şeridi'ndeki direnişin hareketlerini gözlemekle görevlendirdi" dedi.

Bu bilgilerin Filistin Yönetimi'nin Ramallah'taki karargâhına gönderildiğini, ardından da savaş öncesi ve sonrasında toplanan istihbarat temelinde hedef belirleyen düşmana (İsrail) geçildiğini iddia eden El Hüseyin, El Fetih üyesi olduğu ileri sürülen kişilerin yer aldığı bazı görüntüleri kanıt olarak sundu.

Hamas'ın istihbarat şefi Ebu Abdullah da, İsrail uçakları tarafından vurulan birçok hedefin yerini belirlemek için özelikle Google Earth programından yararlanılarak haritalar hazırlandığını ileri sürdü.

Ebu Abdullah, bu grupların Google Earth yardımıyla camilerin, kuruluşların, tünellerin veya atölyelerin yerini belirlemek için haritalar hazırladıklarını iddia ederek, tam savaştan önce bunları Batı Şeria'daki güvenlik güçlerinin yetkililerine gönderdiklerini savundu.

Kaynak:Milli Gazete

Salı, 24 Şubat 2009 14:05 tarihinde güncellendi

Bu yazıyı mutlaka okuyun FLAŞ!

 ca-mossad.jpg

AKP'nin CIA ve MOSSAD bağlantılarını açıklayan Tevfik Diker, AKP'nin Amerika-İsrail projesi olduğunu kanıtlarıyla açıkladı. Okuyunca çok şaşıracaksınız!

AKP'nin kuruluş yıllarında CIA ve MOSSAD!..

Yıl 2000. Türkiye ekonomik krizle yatıp kalkıyor. Başbakan Ecevit rahatsız. Siyasi istikrar yok. Başbakan Ecevit'in yardımcıları Mesut Yılmaz ve Devlet Bahçeli.

Medya manşetleri televizyon ekranlarında sürekli hortum haberleri.

Halk, yolsuzluklardan bıkmış.

Yolsuzluklar can yakmaya da başlamıştı.

Salı, 24 Şubat 2009 12:57 tarihinde güncellendi

Sayfa 237 - 414

Yasal uyarı : Sitedeki sohbet, yazı ve resimler; üzerinde hiçbir değişiklik yapılmadan ve kaynak göstererek alınabilir.
Üzerinde değişiklik yapılması, ticari amaçla kullanılması hukûken yasaktır.