.

.

Ali Kara - İlim ve İrfan Menbaı

RESULULLAHIN İCTİHADI VAHİYLEDİR.....

kitp-mecel.jpg

 

RESULULLAH’IN -sallallahu aleyhi ve sellem- İCTİHADI

Diyanet işleri yayınlarından birinde, aşağıdaki alıntılarda görüleceği gibi, Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem in bazı konulardaki ictihadı zikredilmiş. Önce yazıyı okuyalım:

<<<"Ana Konulara Yeni Yaklaşımlar" alt başlığı isimli kitapta Sünnet'in ele alındığı bölümün (67) yazarı, Hz. Peygamber (s.a.v)'in Kur'an'da olmayan hükümler koyduğunu belirtmiş: "Hz. Peygamber'in Kur'an'dan bağımsız hüküm koyamayacağını ileri süren bazı bilginler varsa da, bu görüş isabetli değildir. Çünkü evrensel bir din olan İslâm'ın kıyamete kadar canlılığını sürdürmesi, gelişen ve değişen şartlara göre yeni hükümler verilmesiyle mümkündür. Dinin temel ilkelerini referans alacak bu tür hükümleri vermede fakihlere, müçtehitlere tanınan hakkın, bu dinin peygamberine tanınmaması düşünülemez. Bu yüzden İslâm tarihinde Hz. Peygamber ve arkadaşlarından başlayarak her dönemde İslâm bilginlerince Kur'an'da olmayan ama özü itibarıyla ona ters düşmeyen çok sayıda hüküm verilmiştir." (70)>>>

Bu ifadeleri okuduğunuzda aklınızda kalan şu oluyor: Efendimiz (s.a.v) Kur'an'da bulunmayan hükümler vaz etmiş ve fakat bunu ictihad ederek yapmıştır. Üstelik bu ictihad mahiyet ve kaynaklık değeri bakımından herhangi bir fakihin içtihadından farklı değildir!


Pazartesi, 16 Mart 2009 11:37 tarihinde güncellendi

MİLLİ GÖRÜŞÜN KIRKINCI YILI....

 
erbakan.jpgHOCA'NIN TESPİTLERİ...
 
Milli Görüş 40’ıncı Yıl Gençlik Gecesi’nde konuşmasına selam, dua ve teşekkür konuşmasıyla başlayan Milli Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan, “Bu muhteşem gecede aşkımızı, azmimizi coşturup, Milli Görüş’ün Türkiye’miz ve bütün insanlığı kurtarmak için yürütmekte olduğu ‘3’üncü Şahlanış Hamlesi’ni yapıyoruz. Bu toplantının hazırlığında emeği geçen kardeşlerimiz başta olmak üzere Saadet Partimizin Gençlik Teşkilatının bütün yönetici ve mensuplarına, Saadet Partimizin başta Genel Başkanı olmak üzere bütün yönetici ve mensuplarına bu tarihi toplantıya teşrif eden bütün gençlerimiz ve misafirlerimize teşekkürlerimi sunuyorum” dedi.

Saadet’e ancak Hakkın Hâkimiyeti ile ulaşılabilir
İnsanın eşrefi mahlukat olduğunu ifade eden Erbakan, “Hz. Adem’den (A.S.) beri hak ve batıl vardır. Bir biriyle mücadele etmektedir. Kıyamete kadar da bu böyle devam edecektir. Hak, her şart altında doğru olan şey demektir. Batıl ise, her şart altında yanlış olan şey demektir. Saadet’e ancak Hakkın Hâkimiyeti ile ulaşılabilir. Batılın hakim olduğu yerde, saadet olmaz. Zulüm olur. Batıl yanlış bir hak anlayışının sonucudur ve tek bir merkezden yönetilmektedir. Bu merkez, günümüzde ırkçı emperyalizmdir. Irkçı emperyalizm, 5767 sene önce Mısır’da Firavunlar döneminde zulüm gören Ben-i İsrail ırkına mensup Kabala adlı bir zatın kitabındaki, fikirlere ve iddialara dayanan ve yanlış hak anlayışı dolayısıyla yeryüzünde huzursuzluğa sebep olan bir ırkçı inanıştır. Irkçı emperyalizmin yanlış hak anlayışına göre, hak; kuvvet, çokluk, imtiyaz ve menfaatten doğar. Buna mukabil, Milli Görüş doğru hak anlayışına dayanmaktadır ve hakkın ancak doğuştan insanlara verilen eşit insan hakları, emek, rıza ile yapılan anlaşma ve mukaveleler ve Adalet Gereği Doğan Haklar’dır” şeklinde konuştu.

Yeni dönem için uyarılar
19’uncu yüzyıldan beri bu Haçlı seferinin hedefine ulaşması için, Siyonist ırkçı emperyalizmin bütün gücüyle çalıştığını ve gizli, açık planlarını uyguladığını belirten Erbakan, “Böylece Dünyamız, Irak, Afganistan, Filistin sonuçlarıyla tarihin görülmemiş vahşetini yaşamakta, gözyaşı ve kan gölü haline gelmiş bulunmaktadır. Böylece Yeni Döneme girilmiştir. 1990’dan önce, komünizm varken, Sovyetler dağılmadan yeryüzünde insanların görüşleri ‘Sağcı – Solcu’ diye ikiye ayrılıyordu. 1990’dan sonra bu tasnifin değeri kalmamış, ırkçı emperyalizmin gözü kara atılımları sonucu olarak insanlar şu şekilde ikiye ayrılmışlardır: Siz menfaatleri dolayısıyla ırkçı emperyalizmin Dünya hakimiyetine hizmet eden bir ‘işbirlikçi’ misiniz, yoksa yeryüzünde bütün insanlığın saadeti için Hakkın ve Adaletin Hakim olduğu bir “Saadet Dünyası”ndan yana mısınız. İşte bu ikincilere ‘Milli Görüşçüler’ denmektedir. Milli Görüş zihniyetinin kimyası maneviyatçı olmak, Hakkı üstün tutmak ve nefse esareti değil, nefse terbiyeyi esas almaktır.Buna mukabil ırkçı emperyalizm ve işbirlikçiler materyalisttirler. Kaba kuvveti üstün tutarlar. Nefse esareti esas alırlar. Bir anancın temeli yukarıda da belirtilen kimyasal yapıya sahip olarsa, Cenab-ı Hak o inanç sahibine hidayet, feraset ve dirayet verir. İşbirlikçilerin fizikleri ise hidayet kararması, hayırla şerri ayıramamak ve hayır değil, şerre hizmet etmek ve ırkçı emperyalizmin uydusu ve hizmetkarı olmaktır” dedi.

Milli Görüş milletimizin ruh kökü
Milli Görüş’ün 40 yıllık tarihçesi ve şahlanışlarını anlatan Erbakan, şöyle konuştu: “Türkiye’mizde, 2’nci Cihan Harbinin arkasından 30 Ocak 1943’de Adana’da yapılan Churchill – İnönü görüşmesinin ardından Türkiye, Birleşmiş Milletlere üye olabilmek için çok partili döneme geçmek durumunda kalmıştır. 1946-1969 arasında geçen takriben çeyrek asırlık bir dönemde, muhtelif partiler kurulmuş bu partiler zihniyet itibariyle çeşit, çeşit ve derece derece Batının etkisini yansıtan partiler olmuştur ve çeyrek asır esnasında bir çok iyi niyetli kalkınma teşebbüsleri yapıldıysa da, bu teşebbüsler beklenen atılımı sağlamamış, hür, öncü ve güçlü Türkiye’nin kurulmasını sağlayamamıştır. Batının uydusu olmak ve dış güçlerin etkisiyle az veya çok ölçüde Hayım Nahum doktrinine hizmet etmek durumunda kalmışlardır. Bu duruma razı olmayan milletimiz, bizim gibi tarihin eşsiz bir milleti olduğu halde, Batı taklitçisi olmasına razı olamamış ve 1969’da Milli Görüş patlaması meydana gelmiştir. Dış güçler, bağımsız, güçlü bir Türkiye istemedikleri için çeşitli etkinliklerini kullanarak Milli Görüşün gelişmesini önlemek için 40 yıl boyunca ellerinden gelen her türlü gayreti göstermişlerdir. Milli Görüş, milletimizin tarihi, inancı, kimliği ve ruh kökü olduğu için bu milleti Milli Görüş’ten ayırmak mümkün değildir. Meşhur sözümüzü bilirsiniz. Bu milletin 2 türlü evladı vardır. Birincisi Milli Görüşçü olduğunu ifade edenler. İkincisi ise sırasını bekleyenlerdir.
Pazar, 01 Mart 2009 12:06 tarihinde güncellendi

HELADA AĞAÇ KIYIMI.....

  tvlet_kad.jpg Tuvalet kağıdı otomobilden zararlı

     
Yumuşak tuvalet kağıdının çevreye "benzin içen" otomobilden daha çok zarar verdiği belirtildi.


Daily Mail'in haberine göre, Amerikalıların kabarık ve çok katlı yumuşak tuvalet kağıdına merakı, her yıl binlerce ağacın ABD pazarı için kesilmesi anlamına geliyor. Ülkedeki tuvalet kağıdının yüzde 98'inin bakir ormanlardan geldiğine dikkat çekiliyor.

Bunun yanı sıra selüloz yapımında kullanılan kimyasallar yüzünden havaya zehirli duman salınıyor.

Avrupa'da ise tuvalet kağıdının yüzde 40'ı geri dönüşümlü ürünlerden üretiliyor.

Tabii Kaynaklar Savunma Konseyinden bilim adamı Allen Hershkowitz, "Bu, üç saniyeden az zamanda kullanıp attığımız bir ürün, ama bu ürünün ağaçtan imal edilmesinin ekolojik sonuçları çok büyük" dedi.

Hershkowitz, "Bakir odundan tuvalet kağıdı imal etmek küresel ısınma açısından Hummer cip sürmekten daha zararlı. İnsanlar yumuşaklığın çevrenin tahribatıyla eşit olduğunu anlamıyor" diye konuştu.

Yeşil Barış Örgütü Greenpeace'ten Lindsey Allen de, "ABD'de, geri dönüştürülmüş ürünlerden elde edilen tuvalet kağıdının düşük kaliteli, karton gibi olduğu efsanesi hakim" dedi.

ABD en çok kağıt tüketilen ülke. Amerikalıların tükettiği kağıt miktarının İngilizlerinkinin üç, Çinlilerinkinin ise 100 katı olduğu ifade ediliyor.

Pazar, 01 Mart 2009 12:03 tarihinde güncellendi

"Mekke" gece klubünün ismi değiştirildi....

  yildirim-resmi.jpgUkrayna halkının ve yetkililerinin sağduyusu 'Mekke' provokasyonunu son anda engelledi.

 Başkent Kiev'de 'Mekke' adı altında açılacak bir gece kulübünün adı, Ukrayna Müftülüğünün insiyatifi ve devlet makamlarının durumu ivedilikle ele alması sonuncunda, açılışına saatler kala 'Noname' (İsimsiz) olarak değiştirildi.

Genç Ukraynalı girişimcilerin 'Hleb' (Ekmek) ve 'Tsar' (Çar) adlı gece kulüpleri zincirine 'Mekke' adı altında bir gece kulübü daha ekleyeceği Ukrayna basınında yer almıştı. TOP 10 dergisinde basılan 'Buyurun Hac'a' başlıklı haberinin ardından çalışma başlatan Ukrayna Müftülüğü, provokasyon ihtimalini göz önüne yetkili makamlara başvurdu.

Konuyla yakından ilgilenen Ukrayna Milli ve Dini Haklar Devlet Komitesi Başkan Yardımcısı Mikola Romanoviç Naviçenko, Ukrayna Müftüsü Şeyh Ahmed Tamim'i makamında ziyaret ederek konu hakkında bilgi aldı ve bu hadise üzerine süratle gideceklerini belirtti. Naviçenko'nun hızla olay müdahale etmesinin ardından 'Mekke' adındaki gece kulübünün açılışı son anda durduruldu. 27 Şubat'taki açılışa saatler kala, girişimciler çareyi 'Noname' yazan bir branda asarak gece kulüplerini 'İsimsiz' şekilde açmakta buldu.

Cihan'a özel bir demeç veren Ukrayna Müftüsü Tamim, "Burada biz bu durumu şaka ya da reklam benzeri bir yaklaşım olarak algılamadık. Çünkü kişi ya da kişiler bu proje için büyük meblağları ciddi bir şekilde harcadı. Bu yapılanlar Müslümanlara ve İslam'a karşı bir hareketti. Bunun üzerine başta Ukrayna Cumhurbaşkanlığı olmak üzere, Başbakanlık, Başsavcılık, Milli ve Dini Haklar Devlet Komitesi, Kiev Belediyesi, İçişleri ve Dışişleri Bakanlıklarının yanı sıra Müslüman ülkelerin elçiliklerine kadar, ilgili bütün mercileri gerek telefonlarla gerek yazılarla bilgilendirdik. Ukrayna devlet makamları konunun üzerinde hassasiyetle durarak 'Mekke' adında bir gece kulübünün açılmasına engel oldu" dedi. 

Söz konusu projenin sorumlusu Dmitriy Slukin ise, Cihan'a yaptığı açıklamada, "Gece kulübümüzün adını açılış öncesinde 'Mekke' olarak duyurmuştuk. İnsanlara mahcup olduk. Aslında burada hukuka aykırı yaptığımız hiçbir şey olmamasına rağmen devletimiz bizim yanımızda yer almadı. 'Mekke' ismini kullanmamıza izin vermedi. Ama her şeye rağmen isimsiz de olsak güzel bir açılışımız oldu" şeklinde konuştu. 

Ukrayna kanunlarına göre direkt ya da dolaylı olarak inanç ve insanların dini değerlerine zarar vermenin mahkumiyet gerektiren suçlar çerçevesinde olduğuna dikkat çeken Müftü Tamim, aynı zamanda Ukrayna anayasasının toplumu kamplara bölen, topluma nefret aşılayan ve dini duygularla aşağılayan hareketlere karşı ağır yaptırımlar içerdiğini hatırlattı. 

TOP 10 dergisinde yer alan habere göre, 'Mekke' gece kulübü normalde 2008 Kasım'ında açılacaktı. Ancak çıkan çok sayıda sorun nedeniyle açılış tarihi 27 Şubat'ı 28 Şubat'a bağlayan geceye kadar, aylarca ertelenmek zorunda kalındı.

(CİHAN)

Pazar, 01 Mart 2009 11:56 tarihinde güncellendi

Sayfa 233 - 414

Yasal uyarı : Sitedeki sohbet, yazı ve resimler; üzerinde hiçbir değişiklik yapılmadan ve kaynak göstererek alınabilir.
Üzerinde değişiklik yapılması, ticari amaçla kullanılması hukûken yasaktır.