.

.

Ali Kara - İlim ve İrfan Menbaı

Bakara Suresi: 14

 

Normal 0 21 false false false MicrosoftInternetExplorer4

TEFSİR DERSİ BAKARA SURESİ AYET :14

وَإِذَا لَقُوا الَّذِينَ آمَنُوا قَالُوا آمَنَّا وَإِذَا خَلَوْا إِلَى شَيَاطِينِهِمْ قَالُوا إِنَّا مَعَكُمْ إِنَّمَا نَحْنُ مُسْتَهْزِؤُونَ 14

“Onlar Mü'minlere rastlayınca "iman ettik" derler. Şeytanlarıyla başbaşa kaldıklarında "Biz sizinle beraberiz" derler.”

14. Ayetin Tefsiri:

وَإِذَا لَقُوا الَّذِينَ آمَنُوا قَالُوا آمَنَّا (İman edenlere kavuştukları vakitte 'iman ettik' derler.) Müminlerle buluştukları vakitte böyle derler. Münafıklar, müminler ile karşılaş-tıkları zaman, onlara yalan söyleyerek kendilerinin de onlarla beraber olduklarını, sadakatli şekilde bildirirler. Onlardan ayrılıp kendi gibilerine kavuştukları zaman, müminlerle alay ettiklerini söylerler.

Rivayet edildiki İbni Übeyy ve arkadaşları, ashabı kiramdan bir topluluk ile karşılaşınca kendi aralarında "Bakın! şunları nasıl sizden çevireceğim" dedi. Sonra Ebu Bekir Sıddık Hazretlerinin elini tutup "Merhaba Beni Temim'in efendisi Sıddık, islamın büyüğü, Peygamberimizin mağara arkadaşı, canını ve malını bu yolda veren kişi"

Sonra Hazreti Ömerin elini tuttu "Beni Adiy'in efendisi merhaba! Allahın dinini kuvvetlendiren canını ve malını Resulullaha veren kişi "

Sonra Hazreti Alinin elini tuttu "Ey Resulullahın amca oğlu merhaba, onun damadı ve Beni Haşim'in efendisi, Resulullahtan ayrılmayan kişi" şeklinde medhler söyledi.

Sonra birbirlerinden ayrılınca İbni Übeyy arkadaşlarına, "onlara nasıl yaptım beni gördünüz mü" diyerek neşelendi. Bunun üzerine ayeti kerime indi.

وَإِذَا خَلَوْا إِلَى شَيَاطِينِهِمْ (Şeytanlarıyla baş başa kaldıkları vakitte)

Burdaki "iza" kelimesi zaman bildiren zarftır. Yani onlar şeytanlarıyla baş başa kaldıkları vakit anında, ilerdeki gelecek olan "muhakkak biz sizinle beraberiz" sözünü derler.

Halvet: Baş başa tenhada kalmak demektir. Yani şeytanlarıyla, dostlarıyla başbaşa kalıp konuştukları vakit.

Şeytanları küfürlerini açıklayan inatçı kişilerdir. Küfürde ortak oldukları için veya münafıkların büyükleri oldukları için böyle söylenmiştir. Diğerleri derece bakımından küçükleridir.

قَالُوا إِنَّا مَعَكُمْ (Derler ki, muhakkak biz sizinle birlikteyiz,) Yani dinde, inançta sizinle beraberiz. Müminlerle karşılaştıkları vakitte söyledikleri söz tekidli olmayıp, kendi dostlarıyla buluşunca söyledikleri bu son sözü tekidli olarak getirdiler. Zira onlar mümin-lerle konuşurken kendilerinde imanın yeni oluştuğunu iddia ettiler. Kendi dostlarıyla, şeytanlarıyla buluşunca evvelki halleri ve itikadları üzere sabit kaldıklarına inandırmak için tekidli olarak kullandılar. Zira dostları, kendilerinin bu davranışını inkar etmek durumunda olduklarından onları inandırmak için tekidli söz kullanmaları gerekirdi.

إِنَّمَا نَحْنُ مُسْتَهْزِؤُونَ (Muhakkak biz onlarla alay edicileriz,)

Bu cümle "muhakkak sizinle beraberiz" sözünü tekiddir. Yani kendilerinin küfürde sabit olduklarını ifade ettiler. Bu söz ile islamı redettiler, zıddı olan küfrü kendilerinde sabit ettiler. Zira islam ile alay, onu hafife almak, küfrü kabul ve sabit kılmaktır. Her kim islamı hakir görürse, muhakkak küfre tazim etmiş olur. (Bundan Allaha sığınırız.) Müminlere "bizde iman ettik" dedikleri için, şeytanları tarafından -sizin haliniz nedir, müminlere muvafakat ediyorsunuz? diye azarlanınca, "Ancak biz onlarla alay edicileriz" diye cevap verdiler.

İstihza: maskaralık ve hafife almaktır. Aslı, çabuk öldürmek manasında kullanılan hüzüv kelimesinden gelir. Bir kişi aniden bulunduğu yerde ölünce, هَزَءَ فُلاَنٌ "falancı aniden öldü" denir. Münafıkların bu alayına ilerki ayette cevab verilecektir.

Fahrur-Razi Tefsirinde şöyle der:

Bu alayları küfürlerinin artmasıdır, zira müslümanlar hakkında hile ve desiselerin türlü nevilerini ortaya çıkarmakta cehd-u gayret içindedirler.

Maverdi Tefsirinde:

Şeytanları kelimesi hakkında iki söz vardır: İbni Abbas’a r.a. göre onlara tekzible emreden yahudilerdir. İbni Mes’ud’a r.a. göre ise küfürdeki reisleridir.

Münafıkların bu kötü halleri, kendilerindeki dünya sevgisi sebebiyledir. Dünyalık menfaatlerinin elden çıkmaması için kuvvetli gördükleri tarafa uygun şekilde davranırlar. Bu davranışları sonunda onların dini imanı olur ve onları katmerli küfre götürür.

Pazartesi, 12 Nisan 2010 10:51 tarihinde güncellendi

Din dersi zorunlu

  kazakcamii.jpg  Kazakistan’da din dersi zorunlu oldu     
Kazakistan'da Milli Eğitim Bakanlığı, aldığı kararla ülkedeki okullarda dini eğitimi zorunlu hale getirdi.

Kazakistan'da Milli Eğitim Bakanlığı, Sovyetler döneminde ateizmin ülkenin neredeyse resmi ideolojisi haline gelmesinden sonra önümüzdeki seneden itibaren okullarda din dersinin zorunlu hale getirilmesi kararı aldı.

Bakanlık sözcüsü, "Bundan önce seçmeli olan din dersi, önümüzdeki öğretim yılından itibaren bütün okullarda zorunlu hale gelecek. Dini hoşgörünün çocuklarda erken yaşlarda oluşmasının yararlı olduğuna inanıyoruz." dedi.

"Dinler ve tarihleri hakkında bilgi verecek olan öğretmenlerin tamamı, özel olarak eğitime tabi tutuldu." diyen sözcü, kararın dini taassuba bir set çekeceğini düşündüklerini kaydetti.

Kazakistan nüfusunun çoğunluğu Müslümanken, azınlıkta olan Hıristiyanların neredeyse tamamına yakını ise Rus Ortodoks Kilisesi'ne bağlı bulunuyor.

Kazakistan'ın nüfusu yaklaşık 16 milyon. Müslümanlar nüfusun %65'ini, Hıristiyanlar %30'unu ve diğer dinler ise %5'lik bölümü oluşturuyor. Devletin resmi dili Kazakça, ikinci resmi dil ise Rusça.

Başkanlık sistemi esasına dayalı olan Kazakistan'da devletin resmi bir dini yok ve 1995 yılında oluşturulan anayasada devletin laik olduğu ve sütün etnik grupların devlet karşısında eşit olduğu belirtilmiş.

Kazakistan'da geçtiğimiz günlerde de halka açık mekanlarda içik içilmesi yasaklanmıştı.

Salı, 11 Ağustos 2009 18:49 tarihinde güncellendi

Mescid-i Aksa'ya tekbir getirerek gireceğimiz günler de gelecektir

henye.jpgAMBARGO BAŞARISIZ OLDU'

Gazze Belediyesi'nin dün yeniden faaliyete soktuğu Yermük Stadyumu'nun açılışına katılan Başbakan Heniyye, Gazze'ye uygulanan ambargonun hedefine ulaşamadığını ve Filistin halkının iradesini kıramadığını belirterek, her şeye rağmen Gazze'de hayatın devam etmesinin işgale ve işgalcilerin kirli planlarına karşı zafer anlamına geldiğini söyledi.

“Kudüs'te olacağımız gün de gelecektir.
 
Biz olmazsak çocuklarımız olacaktır.
 
Onurlu bir şekilde Kudüs'e ve Mescid-i Aksa'ya
 
tekbir getirerek gireceğimiz günler de
 
gelecektir” diyen Heniyye, şehitlere, esirlere ve yaralılara fedakarlıkları dolayısıyla teşekkür etti.
Salı, 11 Ağustos 2009 18:47 tarihinde güncellendi

'Selamünaleyküm' dedi, işi bitti!

 
deccali65.jpg
 
1993 yılında İngiliz Kraliyet Akademisi'nde bale eğitimi veren Chinko Refik, Türkiye'den çalışma teklifi aldı. Özel sebeplerle teklifi erteleyen Refik, ancak 10 yıl sonra davet aldığı Türkiye'ye gelebildi. İlk görüşme için İstanbul'daki Atatürk Kültür Merkezi'ne geldi. Merkez müdürüyle 'selamünaleyküm' diyerek diyaloga geçmek isteyince de kendisini şok eden bir tepkiyle karşılaştı: "Selamünaleyküm Türkçe değil, Arapçadır. Burası bir Arap ülkesi değil."
Bu sözler üzerine, "Neden aleykümselam?" demiyorsunuz diye soran ünlü balet, daha sonra yaşananları şöyle anlatıyor:
"Türkiye'nin Müslümanların yaşadığı bir ülke, kendimin de Müslüman olduğumu söyledim. Efsane balet Rudolf Nurayev'in yakın arkadaşı olduğumu, kendimin de önemli bir balet olduğumu anlattım. Türk balesine büyük katkılar sağlayabileceğimi söyledim. Ama bu diyalogdan sonra beni bir daha aramadılar."
Salı, 11 Ağustos 2009 19:05 tarihinde güncellendi

Sayfa 153 - 414

Yasal uyarı : Sitedeki sohbet, yazı ve resimler; üzerinde hiçbir değişiklik yapılmadan ve kaynak göstererek alınabilir.
Üzerinde değişiklik yapılması, ticari amaçla kullanılması hukûken yasaktır.