.

.

Ali Kara - İlim ve İrfan Menbaı

RABITA HAKKINDA ÖNEMLİ BİR MÜLAHAZA

 

RABITA HAKKINDA BİR MÜLAHAZA

Mişkatul Mesabih şerhi Mirkatul Mefatih (Allame Aliyyul Kari’nin eseri.) isimli eserin 15/129 da şu malumat zikredilmiş:

Hakikatte hikmet, ilmin itkanı (yakini olması), amelin şeriat ve tarikat üzere olmasıdır.

Hikmet sahibi, şu hadisi şerif hükmünce;

“Kim kırk sabah Allah için halis/ihlaslı olursa, Allahu Teala kalbinden, lisanına hikmet pınarlarını fışkırtır.”

ilmi ile amil olan, muhlis ve kamil olandır. Bu zat kemale erdiren mürşid olur. Herkes üzerine bu gibi bir zatla birlikte olmayı talep etmek lazımdır ki onunla sohbete nail olsun.

Allahu Teala buyurdu:

“Ey iman edenler! Allah’tan korkun ve sadıklarla beraber olun.” (Tevbe:119)

Yani kavlen/sözünüzle ve halen/halinizle.

Bazı arifler derki:

اصحبوا مع الله فإن لم تطيقوا فأصحبوا مع من يصحب مع الله

“Allah ile birlikte olun, şayet buna gücünüz yetmezse, Allah ile beraber olanla beraber olun.”

Bu zatın hallerinin sıhhatinin alameti, sözleri ve fiillerinin tashihinden sonradır.

Şimdi iyi düşünmek lazım, böyle yakini iman sahibi olan sadık kimselerle birlikte olmak, Allahu Teala ile birlikte olmak değimlidir?

Bu zatlar görülünce Allahu Teala hatırlanır. O halde bu zatları mana itibarıyla hatırda bulundurmak neden yasak olsun! Asla bu gibi bir düşünce doğru olamaz. Çünkü ayeti kerime açıkça beyan etmiştir ki her hal ve zamanda, söz ve fiillerinizle benim dostlarımla birlikte olun, haliniz sözünüz ve işleriniz onlara uysun, asla muhalif olmasın.

Şu hadisi şerif bu konuyu izah eder: “Kişi sevdiği ile beraberdir.”

Ayrıca ashabtan Sevban r.a.ın kıssası da bizlere rabıtanın sevginin ne kadar ileri derecede olmasını göstermektedir. Abdullah ibni Abbas’tan r.anhuma rivayet edilen kıssada, Efendimiz’in s.a.v hanımlarından birinin yanına gidince kendisine ayna veriyorlar, aynaya bakınca aynada Efendimiz’in s.a.v suretin görmüştür. Bu durum rüyasında Efendim’i s.a.v gördükten sonra vakı olmuştur.

Huzeyme r.a. hadisinde bahsedilen ve Efendimiz’in s.a.v alnına secde etmesi meselesi de, mürşid olan zatın müridlerine teveccühüne delildir.

O halde iyice incelediğimiz zaman tarikatta hiçbir şey delilsiz değilmiş, ama delil arayan ve kabul eden için bu böyledir. İnkar için, muhalefet için ararsanız hiçbir şey delil olmaz hatta aksine delil zannedilir.

Ancak biz açıkça söylüyoruz ki, hangi ayeti ve hadisi şerifi getirirseler getirsinler, mutlaka onu kendileri aleyhine delil yapmak mümkündür, bunu acizane iddia etmekte hiçbir mahzur görmüyorum, aksini iddia eden varsa buyursun…..

Muhaliflerin getireceği en büyük ve kendilerine göre en sağlam delil ne olabilir? Mesela “Ancak sana ibadet ederiz ve ancak senden yardım isteriz” (Fatiha: 5) ayeti kerimesi…

Bu ayeti kerimeyi bir talebenin hocası karşısında tekrar ederek okuduğunu düşünelim, o durumda talebe hocaya mı hitab eder yoksa ALlahu teala’ya mı? Elbette Allahu tealaya.. Hoca vesiledir, maksud Allah’tır.

O hlade mürid mürşidin veçhine bakarak ve onu tasavvur ederek Allah, Allah derse, ne yapmış oluyor? Aracı ve vesile ile maksud olan Rabbisini zikrediyor… Aynı talebenin hocası yardımıyla ayetleri öğrenmeye çalışması gibi. Bu hususu anlamayan kalın kafalılara ne diyelim. O zaman bunlar Kabe’ye dönerek namaz kılmasınlar da direk Allaha dönsünler bakalım??? Mecburen bir vesile gerekir; hatta emir böyledir. Dinlemeyen, yani Kabe’ye dönmeden kılan kafir olur. Vesileye başvurmadan Allah’a ulaşacağını zanneden de mahrum olur.

Muhaliflerin başka bir delili, “İstediğin zaman sadece Allah’tan iste…” şeklinde gelen hadisi şeriflerdir.

Bunlara karşı bir çok hadisi şerifler getirerek bu iddialarını nakzedebiliriz. Bir tanesi a’ma/kör olan bir zatın gelip Efendimiz s.a.v den dua istemesidir. Efendimiz s.a.v ona dua etmedi de –git abdest al, iki rekat namaz kıl ve şöyle dua et- buyurdu ve duanın sonunda – Ya Muhammed! Hacetimi yerine getirmesi için seninle rabbime yöneliyorum/tevessül ediyorum- demesini emretti.

Şayet bu emri, Allah’tan başkasından istemek manasında olsaydı, o a’ma olan kişiye böyle emredermiydi?

Demekki, Allahu telanın razı olduklarını vesile etmekle sanki Allah’tan istemiş gibi oluyor, arada fark yok, hatta böylesi Allah için daha hoştur. Evet, yağmur duası için yapılan uygulamalar da bunu teyid eder.

Muhalifler bazen de putçuların putlarını vesile ederek Allah’a yakınlaşacaklarını iddia ettikleri ayetlerle delil getirirler.

Evvela şunu bilsinlerki o ayetler putçu müşrikler hakkındadır ve onlar putlara ibadet ederler. Yani Allah ile beraber putları da ilah olarak kabul ederler ve onların emir ve yasaklarına tabi olurlar.

Bir derviş, ehli sünnet itikadında olunca, Allah’tan başka ilah kabul edebilirmi??? Asla!!! Mürşidi onun için bir vesiledir, ve Allahın rızasına ulaştıran yolu kendisine öğretir. Eğer mürşid Allah ve resulüne muhalif bir şey emretse zaten mürşid olamaz ve ona kimse tabi olamaz. O halde mürşidler müridleri kendilerine davet etmezler, bilakis Allah ve Resulüne davet ederler ve Allah ve Resulünun emirlerini yasaklarını müridlerine tebliğ ederler. Bu ikisinin arasını ayıramayan kalın kafalılar da mürşidleri putlara benzeterek çok büyük bir iftiraya düçar olurlar…

Netice olarak deriz ki, bütün Kur’an ve hadisi şerifler, her müslümanın bir alime tabi olmasını, takva ve Salih kimselelrle birlikte olmasını ya direk olarak veya dolaylı olarak emreder, ama kim anlayacak???

Salı, 05 Temmuz 2011 13:46 tarihinde güncellendi

ALLAH KATINDA TEK DİN İSLAMDIR KAVLİ ŞERİFİ IŞIĞINDA İLMİ OTURUM TAMAMLANDI.

MARİFET DERNEKLER FEDERASYONU'NUN TERTİPLEDİĞİ, ASRIN MÜCEDDİDİ MAHMUD EFENDİ (KUDDİSE SİRRUHU) HAZRETLERİ'NİN RİYASETİNDE YURTİÇİ VE YURT DIŞINDAN ÇOK DEĞERLİ İSLAM ALİMLERİNİN VE YURT İÇİNDEN BEŞ VAKIF, ALTI FEDERASYON, KIRKBİR DERNEĞİN İŞTİRAKİYLE DÜZENLENEN "ALLAH KATINDA    TEK DİN İSLAMDIR KAVLİ ŞERİFİ IŞIĞINDA İLMİ OTURUM TAMAMLANDI.

 

 

Salı, 14 Ağustos 2012 10:42 tarihinde güncellendi

ASRIMIZIN MÜCEDDİDİ EFENDİ (K.S) HAZRETLERİ İCAZET TÖRENİNE KATILDI.

Hiranur vakfının tertiplediği icazet töreni Asrımızın Müceddidi Mahmud Efendi (Kuddise Sirruhu) Hazretleri ile yurt içi ve yurt dışından çok değerli ulemanın da katılımıyla tamamlandı.

Yirmi bini aşkın muhibbanın izlediği tören dünya birincisi Bünyamin Topçu hoca efendinin aşr-ı şerif okumasıyla başladı ve ulemadan Cübbeli Ahmet Hoca ‘nın konuşmasıyla devam etti. Büyük muhaddis ve müfessir Muhammed Avvame, Muhammed Es-Sabuni, altmışıncı hükümet te diyanetten sorumlu devlet bakanı ve yirmidördüncü dönem Şanlı Urfa milletvekili Faruk ÇELİK ve Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Hasan Kamil YILMAZ birer konuşma yaptı.

Tören mezun olan hoca efendilerin icazetlerini Asrımızın Müceddidi Mahmud Efendi (K.S) hazretlerinin elinden almalarıyla son buldu.

 

 

 


Salı, 14 Ağustos 2012 10:53 tarihinde güncellendi

DİYALOG NETİCESİ EZANLAR KİLİSEDE.....

Kilisede Ezan!.. Nereye bu gidiş?

 

Vatikan projesi olan Dinler arası diyalog çalışmaları tehlikeli bir noktaya doğru ilerliyor. ABD'de 70 kilisede ezan okundu. "İnançları paylaşma" adı altında düzenlenen programların camilerde de ayin yapılmasının önünü açmaya yönelik olduğu kaydedildi.

 

ABD’de ilk kez, 32 eyalette 70’ten fazla kilisenin pazar ayininde Müslüman, Hıristiyan ve Yahudi dinin din adamları bir araya gelerek, birlikte dua etti.

Tüm dinleri anlama ve hoşgörü için ‘Interfaith Alliance-Dinlerarası İttifak’ ve ‘Human Rights First-Önce İnsan Hakları’ adlı örgütlerin uzun çabaları sonucu
ilk kez “İnançları paylaşma” töreni yapıldı.

Bu kapsamda, 32 eyalet ve başkentteki 70’in üzerinde kilisede, Hıristiyanların
pazar ayinine Musevi ve Müslüman din adamları, Hıristiyan din adamlarıyla birlikte katıldı.

BİRLİKTE İLAHİLER OKUDULAR


Din adamları kendi kutsal kitaplarından bölümler okudu, birlikte ilahiler söyledi. Başkent Washington DC’de etkinliğe, ülkenin en büyük
ikinci katedrali olan Washington Ulusal Katedral ev sahipliği yaptı.

EZAN VE MUMLU AYİN!

Katedralde ilk kez ezan sesi yükseldi. İmam
, katedralin balkonlarından birinde ezan okudu. “Tarihi bir tören” olarak nitelendiren bu
özel anmada, Katedral Başkanı Samuel T. Lloyd III, İmam Muhammed Mecid ve Haham Amy M. Schwartzman, mumlar eşliğinde ayin sahnesine getirildi.

Tören sonrası A.A. muhabirinin sorularını yanıtlayan, Kuzey Amerika İslam Toplumu Başkanı İmam Mecid, “Böylesine güzel bir ibadet yerinde birbirimizin kutsal kitaplarından parçalar okumamız, ABD’deki Hıristiyanlar, Müslümanlar ve Yahudilerin bağnazlığa, nefret ve hoşgörüsüzlüğe ‘hayır’ demek için omuz omuza durduğunu gösteriyor. Birbirimize sevgi ve saygı mesajları verdiğimiz
bu  etkinliğin bir parçası olmaktan mutluluk duydum” diye konuştu.

Etkinliği organize eden kuruluşlardan Interfaith Alliance’ın Başkanı Rahip Dr. C. Welton Gaddy, “Özellikle üç semavi dinin temsilcileri olarak, kutsal kitaplarımızın bize emrettiği işbirliği türünü aramızda kurmayı başarabilirsek, dünyada iyi yönde bir farklılık yaratabiliriz. Bunu bizden başkası yapamaz” dedi.

İZMİR'DE CAMİ'DE AYİN YAPILMIŞTI

Geçtiğim haftalarda İzmir'de bir camide Fener Rum patriği Bartholomeos'un yönettiği bir ayin yapılmıştı. Bu durumun giderek yaygınlaşmasınadan endişe ediliyor.

 

NOT:  Bu rezilliğe alet olanları, Allahın meleklerin ve tüm alemin lanetine havale ediyoruz.....

Allaha iftira eden papazla, Allaha şirk koşulan kilise de bir araya gelmeye tahammül eden bir imamın ne alçak rezil biri olduğunu anlamayanlara yazık olsun.....

Bu gibi işlerin güya islamın tanıtılmasına insan haklarına v.s. güzel şeylere sebeb olacağını iddia eden ve zanneden gafilleri de şiddetle tel in ediyoruz..... Bu fitne ateşini yaktınız ama bu evvela sizi yakacak...........


 

 

Çarşamba, 29 Haziran 2011 00:46 tarihinde güncellendi

Sayfa 46 - 414

Yasal uyarı : Sitedeki sohbet, yazı ve resimler; üzerinde hiçbir değişiklik yapılmadan ve kaynak göstererek alınabilir.
Üzerinde değişiklik yapılması, ticari amaçla kullanılması hukûken yasaktır.