.

.

Ali Kara - İlim ve İrfan Menbaı

PİRİ REİS İN HARİTASINI ANLIYAMADILAR... MANEVİYAT LAZIM Kİ....

Dünyanın Piri Reis Şaşkınlığı

Piri Reis çizdiği dünya haritası ile başta Ruslar olmak üzere tüm dünyayı şaşkına uğrattı. Harita çizimlerine hiçbir uzman bilimsel açıklama getiremiyor.

Piri Reis çizdiği dünya haritası ile başta Ruslar olmak üzere tüm dünyayı şaşkına uğrattı. Harita çizimlerine hiçbir uzman bilimsel açıklama getiremiyor.

Rus uzmanlar 500 yıl önce Osmanlı amirali Piri Reis'in çizidiği dünya haritasının uydudan çekilen dünya fotoğrafları kadar eksiksiz ve mükemmel olduğu söylediler. Komsomolskaya Pravda gazetesi Piri Reis'e geniş yer ayırarak haritaya göre 10 bin yıl önce Antartika'da yaşamın olduğunu yazdılar. Şili kıyıları, Ant Dağları ile Afrika'nın Piri Reis'in haritayı çizdiği döneme kadar eşi görülmemiş bir biçimde ayrıntılı olarak çizildiğini belirterek; "Türk amiralin haritasında, keşfinden 300 yıl önce Antarktika ile ancak 1958"de bulunan takımadalar da var." diyerek açıklama yaptılar.

Trigonometri Bilmecesi

Sergey Manukov isimli Rus tarihçi 1513 yılında Piri Reis'in çizdiği haritanın benzerinin hazırlanası için dünyanın uydudan çekilmiş fotoğraflarının gerekliği söyledi. Ayrıca Rus uzman haritanın uydu fotoğrafına benzediğini, sanki bir uydu aracının bölge üzerinde dolaşarak çizim yaptığını söyledi. Özellikle güney yarım kürenin oldukça ayrıntılı olduğunuda sözlerine ekledi.

Manukov, Piri Reis'in haritası gibi bir harita çizimi için trigonometri bilmek gerektiği ifade etti. Fakat trigonometrinin 18. yüzyıl itibari ile kullanılmaya başlandığıdan Piri Reis'in böyle bir harita çizebilmesinin oldukça şaşırtıcı bir durum olduğunu dile getirdi. "Piri Reis'in ölümü üzerinden yıllar geçmesine rağmen hala adından söz ediliyor ve yüzyıllar geçmesine rağmen hala harita çizimlerindeki hataların düzeltilmesi için Piri Reis'in haritalarına bakılıyor." dedi.

NOT: Bilim adamı denen kişilere biraz da maneviyat lazım ki bu işlerin vehbi olduğunu anlasınlar. Ecdadımızın büyükleri âleme ruh gözüyle baktığından bütün âlem önlerinde sofra kadar kalır. hatta evliyanın bir çoğuna göre avuç içi gibi kalır, Nakşibend k.s. hazretlerine göre ise tırnağın üzeri gibi kalır. Böyle olunca onların gözünden bir şey kaçarmı?  Asla! Ancak açıklamakta fayda görmezler. Zira asıl marifet Allahu tealayı bilip ona kulluk yapmaktır.

Pazar, 10 Temmuz 2011 14:32 tarihinde güncellendi

İRAN TÜRKİYE SAVAŞI

Ortadoğu uzmanı Şerafettin Mollaoğlu yazdı...

 

İran Türkiye savaşı ve BOP Projesi’nin tahakkuku

Kuzgun dolaşıyor insan leşinde
Kan kokuyor ortadoğu dostlarım
Bizimkiler ak karanın peşinde
Kan kokuyor orta doğu dostlarım


Bu yazımı yazmamak için kaç defa masamın başından kalktım Rabbim biliyor…

Aslında yazacaklarımın bazı yazarların, cizerlerin, özellikle ülkemizde ki bazı kafası karışıkların tepkisini çekeceğini ve beklide bu yazım okunduğunda yazıyı yazanın ümmetin içine fitne tohumu saçan bir fitneci olarak değerlendirileceğini de düşünmedim değil…

Tarih boyunca biz Müslümanlar Nebevi bir terbiye ile her zaman Ümmetin içine fitne sokmaktan uzak durmuş, Allah’a ve Resulüne inanan tüm Müslümanları kardeş olarak görmüş ve bu konuda ne kadar hassas olduğumuzu tarihin her sayfasında görmekteyiz.

İslam tarihinin suduruyla ortaya çıkan ve kıyamete kadar devam edecek olan Müslümanlar arasındaki bu inşikakı biz tarih boyunca ortadan kaldırmaya ne zaman teşebbüs ettiysek her defasında ihanete uğradığımızı aklıselim her Müslüman bilmektedir.

Kuranın ifadesiyle " İşte onlar bir ümmetti (topluluktu), geçtiler gittiler! Onların kazandıkları(sevap ve hatalar) kendilerine aittir, sizin kazandıklarınız da size! Ve size onların yaptıklarının hesabı sorulmayacaktır" Bakara 134

Biz Müslümanlar yukarıda zikrettiğim inşikakı değerlendirirken ölçümüz her zaman bu ayet olmuştur. Aksini iddia eden ya İslam tarihini bilmiyor ya da tarihi anlamada Maraz-ı Muh’a yakalanmış demektir. Rabbim böyle Müslümanlara acil şifalar ihsan etsin!

Gelelim konumuza…

Bugün İslam ülkelerine ister sağdan ister soldan ister yukarıdan ister aşağıdan isterseniz tepeden bakın nerden bakarsanız bakın ya kan, ya gözyaşı, ya zulüm ya da sömürü var. Hükümetimizin izlemiş olduğu yanlış politikalara rağmen Tabiri caizse elle tutulacak bir İslam ülkesi varsa o da Türkiye…

Bu yazımda İslam Ülkelerinde olan olayları, acıları, gözyaşlarını, zulümleri, sömürüleri ve bu ülkeleri bu hale getiren dâhili ve harici mülhitlerin yaptıklarını yazmayacağım.

Yıllarca İslam coğrafyasına huzur, güven ve barış getirmiş ecdadımızın torunları bugün öyle bir senaryo ile karşı karşıya ki şayet bu senaryo doğru okunmaz ise ülkemiz çok yakın bir zamanda İran ile savaşa sürüklenecektir. Bu savaşın sebebi ise Ortadoğu’da uygulanmaya çalışılan Ortadoğu Projesidir.

Ortadoğu’da iki proje var; Birincisi batı ve Siyonizm’in Büyük Ortadoğu Projesi ikincisi Teşeyyuğ (Şiileştirme) Projesi


Batı ve Siyonizm bu projesini gerçekleştirmek için önce Irak’la savaştı ve şimdilerde Baas ve İran rejimini yıkarak bölgede tek güç olarak kalacak olan ülkemizi yalnızlaştırıp ve böylece son savaşınıda ülkemizle yapıp yıllardır Siyonizm’in rüyası olan Arz-ı Mevut’u gerçekleştirmek istemektedir. Bunu gerçekleştirmek için de bugünlerde Batı ve Siyonizm Ülkemizi maşa olarak kullanmaya çalışmakta ve bölgede Suriye, İran ve Türkiye savaşı çıkarmak istemektedir.

İran ise kendisini yıllardır bölge Müslümanlarını Siyonizm düşmanlığı ile kandırarak bölgeyi Şiileştirmektedir. Bugün Suriye’de yaşanmakta olan olaylar, İran’ın ve Suriye’nin Türkiye’yi tehdit etmesi, batının açık şekilde Siyonizm’in ise arka planda Türkiye’yi bu iki ülkeyle savaştırmak için desteklemesi bu iki Ortadoğu Projesinin gerçekleştirilmesi için tarafların yaptığı son çırpınışlarıdır.

Suriye’de başlayan halkın özgürlük harekâtının diğer Arap Ülkelerinde ki hareketlerden neden daha önemli olduğunun sebebi bölgede gerçekleştirilmek istenen bu iki projeden dolayıdır.

Batının ve Siyonizm’in planı olan Büyük Ortadoğu Projesinini herkes biliyor ancak İran’ın Ortadoğu Projesinden bölge halkları bihaber.


Aslında buraya kadar anlatmak islediğim bundan sonra anlatmak istediklerimin daha iyi anlaşılması için bir mukaddime niteliğinde idi.

Ve bu yazımda tarih sayfalarını karıştırdığımızda karşımıza çıkan ve her asırda ümmetin baş belası olan ve ümmeti her asırda arkadan vuran bir zümreden kısada olsa bahsetmek istedim.

Bugün Suriye’deki olaylarda iş başında olan ve tarih boyunca ne haclıların ne de Siyonizm’in yapmadığı zulmü Suriye’li kardeşlerimize reva gören Yezidi zihniyeti anlatmak istedim.

Asırlardır hergün Kerbela heryer Kerbela diye ağıt tutan bu zihniyet Kerbela’da Hz Hüseyin(r.a)nin mübarek başını gövdesinden ayıran ve Ehli Beyt’e zulmeden o çukur zihniyetin yaptıklarının bin mislini bugün Suriye’deki mazlum halka yapmaktadır.

Kerbela’da Efendimizin erkek torunlarına tecavüz edilip erkeklik organları kesilmemişti.

Oysa bu çukur zihniyet yıllarca halkına zulmeden bu zihniyeti devirip kaybedilen haklarını almak için sokağa inen göstericilerin erkek çocuklarına tecavüz ederek erkeklik organlarını kesip öldürmektedir.

Kerbela’da Hz Hüseyin (r.a) nin mübarek başını kesip Resullullah’ın mübarek dudaklarının öptüğü Hz Hüseyin (r.a) nin yüzüyle alay ederek oynayan Yezidi zihniyet neyse bugün Suriye’de Müslüman kadınlara tecavüz eden zihniyet ondan daha aşağı bir zihniyettir.

Tarih boyunca Afganistan’dan tutunda Suriye’ye kadar olan İslam coğrafyasında yıllardır Müslümanları cihat mantığıla öldüren yine bu zihniyettir.

1982 yılında Şehit Hama olaylarında askerleriyle kırk bine yakın Müslüman’ı yakan öldüren yine kadınlarına tecavüz eden bu çukur zihniyetin askerleri değil miydi?

Suriye olaylarında batı parmağı var Türkiye silah gönderiyor Türkiye iç işlerimize burnunu sokuyor diye feryat eden bu zihniyet Irak’tan Mehdi ordusunu Lübnan’dan bilmem ne ordusunu ve ana vatanından Hares-i Sevri ordusunu göndererek Suriye’de ki yapılan bu alçak zülme ortak olmuyor mu?

Daha düne kadar Türkiye’ye geldiğinde bu ülke çok güzel bende kendi ülkemi Türkiye gibi geliştireceğim bu ülkede demokrasi var benim ülkemde yok diye övgüler yağdıran oğul Esat bugün küstahça açıklamalarla başta Türkiye olmaz üzere bütün İslam ülkeleri üzerine salyalarını akıtmaktadır.

Türkiye’de son yıllarda yapılan olumlu değişiklikleri bizden ders alarak kendi ülkesine uygulamaya çalışan Suriye başbakanı geçenlerde basın toplantısı yapıyor ülkedeki onca zulmü görmezden gelerek utanmadan sıkılmadan gazetecinin ‘Efendim Türkiye bizim iç işlerimize karışıyor ne dersiniz? Sorusuna cevaben ‘İt ürür kervan yürür’ küstah açıklamasını yapıyor.

Yıllarca bu mezkur çukur zihniyetin Ülkemizde ki tellallığını yapanlar akıllarını başlarına almalı ve önce Müslümanların sonrada ülkemizin düşmanlarını çok iyi tanımalı. Akla karanın seçiminde karar verirken İslam tarihini iyi okumalı. Yoksa Batı ve Siyonizme karşı bu cukur zihniyeti destekleyerek tarihte olduğu gibi müstakbelde ümmetin başına yeniden bela etmeyelim. Şayet Suriye’de yapılan zulümle tarih boyunca Batı ve Siyonistlerin yaptığı zulmü karşılaştıracak olursak Suriye’de yapılan zulmün daha zalimce olduğu görülecektir.

‘Görelim Mevla neyler Neylerse güzel eyler’ diyerek eli kolu bağlı oturmamalı. Ülkemizin ve bölge Müslümanlarının gelecekte kaderini belirleyecek olan bu iki ortadoğu projesinin hiçbirinin taşeronluğuna bilerek yada bilmeyerek yapmamalı.

 

TİMURTAŞ HOCA NIN KEMİKLERİ SIZLIYOR....

Diyanet'ten fetva aldı, iddaa'yı uçurdu

02 Temmuz 2011 Cumartesi 10:54

Bardakoğlu'ndan fetva aldığını söyleyen Uçar'dan ilginç açıklama

Spor Toto Teşkilat Başkanı Bekir Yunus Uçar'dan ilginç açıklamalar!..

TFF seçimleri öncesi gazetelere tam sayfa ilan veren Spor Toto Teşkilat Başkanı Yunus Bekir Uçar, “Bir sonraki ilanımız teşekkür için
olur” dedi.

İddia oyununu yöneten teşkilatın başına geçmeden önce  Diyanet İşleri Başkanı  Ali Bardakoğlu’ndan fetva aldığını söyleyen Uçar, TRT Spor’da şunları söyledi:

"En önemli sponsorlardan biriyiz. Gönderdiğimiz paralar
daha iyi kullanılsın diye kendimizi paralıyoruz. Temenni mektubunun cümlesindeki ifade de açık; 'Üzerimize düşen görevi yerine getireceğiz.'

Bundan sonra yayınlayacağımız ilanlar inanıyorum ki Mehmet Ali Aydınlar
ve ekibine teşekkür ilanı olur. Henüz başkan seçilmemişken delegelerin oyu sandığa yansımamışken Mehmet Ali bey’in alınması beni şaşırttı.

Biz bu temenniyi üzüm yemek maksadıyla yaptık.. Babam diyanet emeklisiydi. Teşkilatın bu biriminde görev yapmamla ilgili bundan önceki diyanet başkanımıza sordum.

Ali Bardakoğlu hocam bana 'Kendin oynuyor musun, zorla oynatıyor musun?' diye sordu sonra da 'Aldığın paranın karşılığını fazlasıyla devlete ver' dedi."

Yorumcu:

Tekin Arikan · ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ İ.İ.B.F İŞLETME BÖLÜMÜ

Rahmetli Timurtaş Hocanın oğlu.Bardakoğuna fetva sormuş.Rahmetli babana sorsan ne derdi.Hey gidi günler daha neler göreceğiz.Muhafazakar müslümanlığın tipik bir örneği.Durmak yok yola devam!Hayaldi gerçek oldu!Timurtaşın oğlu kumarın başında.

Salı, 05 Temmuz 2011 14:25 tarihinde güncellendi

DİYALOGÇULAR PEYGAMBERE İNANIR MI?

Resulullaha inanmayan mümin olamaz!

Soru: “Kelime-i tevhidin La ilahe illallah kısmını söyleyen, fakat Muhammedün Resulullah kısmını söylemeyen insanlara da merhametle bakmalı, çünkü ahirette onlar da Allah’ın sonsuz rahmetine kavuşacak” (bkz. Fethullah Gülen, Küresel Barışa Doğru, s.131) diyenler çıkıyor.

Böyle inanan Müslüman olur mu, Cennete girer mi?

CEVAP
Allah’ın rahmeti, dünyada herkesedir. Ahirette, gayri müslimlere zerresi yoktur. Allahü teâlâ, (Rahmetim her şeyi kaplamıştır) dedikten sonra, (Rahmetim, benden korkup, haramdan kaçan, zekatını veren ve Kur’ana inananlar içindir) buyuruyor. Daha sonra da resule iman edip uymamızı emrediyor. (Araf 156-158)

Resulullaha inanmayan Müslüman olamaz, Cennete giremez.

Kur’an-ı kerim baştan sona kadar Muhammed aleyhisselama iman edip uymayı emrediyor, uymayan Müslüman olamaz, kâfir olur buyuruyor.

İşte bazı âyet-i kerime mealleri:

(Allah’a ve Resulüne itaat edin!) [Enfal 20]

(Resulüme uyun ki, doğru yolu bulun!) [Nur 54]

(Allah ve Resulüne itaat eden, en büyük kurtuluşa ermiştir.) [Ahzab 71]

(Resule itaat eden, Allah’a itaat etmiş olur.) [Nisa 80]

(De ki, “Allah’a ve Peygambere itaat edin! Eğer [uymayıp] yüz çevirirlerse, [kâfir olurlar] Elbette Allah kâfirleri sevmez.) [Al-i İmran 32]

(Allah ile resullerinin arasında farklı bir yol tutmak isteyenler kâfirdir.) [Nisa 150,151]

(Biz her peygamberi kendisine itaat edilsin diye gönderdik.) [Nisa 64]

(Allah ve Resulüne itaat eden Cennete, isyan eden Cehenneme gider.) [Nisa 13,14]

(Allah’a ve Resulüne inanmayan [kâfir olur] kâfirler için de çılgın bir ateş hazırladık.) [Feth 13]

(Allah’a ve Resulüne karşı gelen, apaçık bir sapıklıktadır.) [Ahzab 36]

(Allah’a ve Resulüne karşı gelen, bilsin ki, Allah’ın azabı çok şiddetlidir.) [Enfal 13]

(Aralarında hüküm verilmek üzere Allah’a ve Peygambere çağırıldıkları vakit: Müminler, “İşittik, itaat ettik” derler, işte kurtuluşa erenler bunlardır.) [Nur 51]

(Allah ve Resulü, bir işte hüküm verince, artık inanmış kadın ve erkeğe, o işi kendi isteğine göre, tercih, seçme hakkı kalmaz.) [Ahzab 36]

(O Peygamber, güzel, temiz şeyleri helal, çirkin, pis şeyleri haram kılar.) [Araf 157]

(Resulümün verdiğini alın, yasakladığından da sakının!) [Haşr 7]

(O, [Resulüm] vahiyden başkasını söylemez.) [Necm 3,4]

Resulullah, Kur’an-ı kerimi açıklayarak, imanı şu şekilde tarif etmiştir:

(İman; Allah’a, meleklere, kitaplara, peygamberlere, ahiret gününe [yani Cennete, Cehenneme, hesaba, mizana], kadere, hayrın ve şerrin Allah’tan olduğuna ölüme, öldükten sonra dirilmeye, inanmaktır.) [Buhari, Müslim, Nesai]

Mümin olmak için bütün peygamberlere inanmak gerekir. Yahudiler ve Hıristiyanlar, diğer küfürleri bir yana, Muhammed aleyhisselama inanmadıkları için de kâfir oluyorlar.

İbni Abidin hazretleri buyuruyor ki: İman edilecek şeylerden birine bile inanmayan kimse, (La ilahe illallah Muhammedün resulullah) dese de, Müslüman olmaz. Amentüdeki altı şeye inanan ancak Müslüman olur. (R.muhtar)

Resulullaha uymakla ilgili hadis-i şeriflerden birkaçı da şöyledir:

(Allah’tan başka ilah olmadığına ve benim de, Onun kulu ve resulü olduğuma şehadet eden, Cennete girer.) [Deylemi]

(Allah’ın Rab, benim de peygamber olduğuma kesin olarak inanana, Cehennem haram olur.) [Hakim]

(Beni duyup da iman etmeyen Yahudi ve Hıristiyan [ve diğer kâfirler] elbette Cehenneme girecektir.) [Hakim]

(Cennete sadece Müslüman olan girer.) [Buhari, Müslim]

Salı, 05 Temmuz 2011 13:38 tarihinde güncellendi

Sayfa 44 - 414

Yasal uyarı : Sitedeki sohbet, yazı ve resimler; üzerinde hiçbir değişiklik yapılmadan ve kaynak göstererek alınabilir.
Üzerinde değişiklik yapılması, ticari amaçla kullanılması hukûken yasaktır.