.

.

Ali Kara - İlim ve İrfan Menbaı

HANGİ ALAMET KALDI ???

  kyamet1.jpgKIYAMET  ALAMETLERİNDEN BAZILARI

 

اللَّهِ صلى الله عليه وسلم{ إنَّ مِنْ أَشْرَاطِ السَّاعَةِ أَنْ يُرْفَعَ الْعِلْمُ وَيَظْهَرَ الْجَهْلُ

 

وَيَفْشُوَ الزِّنَا وَيُشْرَبَ الْخَمْرُ وَيَكْثُرَ النِّسَاءُ وَيَقِلَّ الرِّجَالُ حَتَّى يَكُونَ لِخَمْسِينَ امْرَأَةً

 

قَيِّمٌ وَاحِدٌ } .

Nebi sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: “Kıyametin alametlerinden, ilmin kalkması, cehaletin yerleşmesi, zinanın yayılması, içkilerin içilmesi, kadınların çoğal-ması, erkelerin azalması, hatta elli kadın için bir erkek kaim olacak.”

 وَمِنْ غَرِيبِ حَدِيثِ عَلِيِّ بْنِ أَبِي طَالِبٍ رضي الله عنه قَالَ : قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى

 

الله عليه وسلم{ : إذَا فَعَلَتْ أُمَّتِي خَمْسَ عَشْرَةَ خَصْلَةً حَلَّ بِهَا الْبَلَاءُ قِيلَ : وَمَا هِيَ

 

يَا رَسُولَ اللَّهِ قَالَ إذَا صَارَ الْمَغْنَمُ دُوَلًا , وَالْأَمَانَةُ مَغْنَمًا وَالزَّكَاةُ مَغْرَمًا , وَأَطَاعَ

 

الرَّجُلُ زَوْجَهُ , وَعَقَّ أُمَّهُ , وَبَرَّ صَدِيقَهُ وَجَفَا أَبَاهُ وَارْتَفَعَتْ الْأَصْوَاتُ فِي الْمَسَاجِدِ ,

 

وَكَانَ زَعِيمُ الْقَوْمِ أَرْذَلَهُمْ وَأُكْرِمَ الرَّجُلُ مَخَافَةَ شَرِّهِ , وَشُرِبَتْ الْخُمُورُ وَلُبِسَ

 

الْحَرِيرُ وَاُتُّخِذَتْ الْقِيَانُ وَالْمَعَازِفُ , وَلَعَنَ آخِرُ هَذِهِ الْأُمَّةِ أَوَّلَهَا فَلْيَرْتَقِبُوا عِنْدَ ذَلِكَ

 

رِيحًا حَمْرَاءَ وَزَلْزَلَةً وَخَسْفًا أَوْ مَسْخًا وَقَذْفًا }

Ali ibni Ebi Talib r.a., Nebi sallallahu aleyhi ve sellem’den rivayet etti:

“Ümmetim on beş hasleti işleyince, bela üzerlerine iner.”  Denildiki: Bunlar nelerdir ya Resulellah!

Buyurdu: “Ganimet (devlet malı) kendi aralarında dön-dürülürse, zekat borç olarak görülürse (ödenmezse), kişi hanımına itaat ederse, annesine eziyet ederse, arka daşına iyilik edip babasına cefa ederse, mescidlerde konuşmalar yükselirse, kavmin önderi en rezilleri olur-sa, kişiye şerrinden korkulduğu için ikram edilirse, şa-raplar (içkiler) içilirse, ipekler giyilirse, şarkıcı ve cal-gıcı kadınlar-aletler edinilirse, bu ümmetin sonu evveli-ne lanet ederse, bunlar olduğunda kızıl rüzgarlar, yer sallantıları, yer batmaları veya şekillerin değiştirilmesi ve taş yağdırılmaları bekleyin.”    

Çarşamba, 27 Mayıs 2009 18:19 tarihinde güncellendi

ÇOCUK PAZARI....

cocuk_agla.jpgAllah bu hale düşürmesin

Avrupa'da yoksul aileler çocuklarını 2 bin dolara kadar düşen fiyatlarla zengin müşterilerine satıyor...

Bir çocuğun fiyatı 2 bin dolara kadar düşüyor. Aileler "Açız, başka ne yapabiliriz" diyor. Alıcılar arasında pedofili çeteleri de var. İngiliz dergisi Fabulous'un haberine göre yılda yaklaşık 1 milyon 200 bin çocuk aileleri tarafından satılıyor. Bu ticarette aracı olan çetelerin yıllık karı ise 25 milyar doları buluyor. Çocuk ticaretinin Avrupa'daki merkezleri ise Bulgaristan ve Romanya. Guatemala ve Hindistan da çocuk ticaretinin yoğun olduğu ülkeler. Bu ülkelerdeki yoksul aileler çocuklarını 2 bin dolara kadar düşen fiyatlarla zengin müşterilerine satıyor. Çocukları satın alanların kimliklerini ise sadece aracılık yapan çeteler biliyor.

Alıcalar arasında ne ararsan var

Alıcılar arasında çocukları olmayan çiftlerden, pedofili çetelerine kadar her türlü müşteri var. Çocuk ticaretinin oldukça kolay olduğuna dikkat çeken dergi araştırmaya başladıktan sadece iki saat sonra çocuklarını satmak isteyen bir aileye ulaştıklarını belirtti. Muhabir olanları şöyle aktardı: "Sofya yakınlarındaki bir köyde yaşayan genç bir kadın Desislava adındaki kızı için 13 bin dolar istedi. 'Bu çocuğu size vermek istiyorum. Bütün gün bir şey yemedi. Başka ne yapabilirim' derken, kadının 70 yaşındaki annesi de 'Biz çok fakiriz. Çocuklar aç. Ekmeğimiz yok, hiçbir şeyimiz yok' diyerek bizi ikna etmeye çalıştı. Biz aracıyla konuşurken, yaşlı kadın başka yalınayak bir çocuğu gösterip, 'Bunun için 6 bin dolar verseniz yeter' diyerek fiyat kırdı."

Açlık ve sefaletin geldiği son nokta

Daha önce bir çocuğunu satan, üç ay sonra dünyaya getireceği bebeğini de şimdiden satmak isteyen bir başka kadın da dergiye şöyle konuştu: "Beş çocuğum var. Hiçbirinin ayakkabıları, kıyafetleri hatta yatakları bile yok. Hastayım, kocamın da astımı var. Aldığımız para tamamen veresiye yiyecek aldığımız dükkanlara gidiyor. Kışın yakacak bulamıyoruz."

Pazartesi, 25 Mayıs 2009 19:20 tarihinde güncellendi

N.FAZIL' IN VASİYYETİNDEN

necip-fazil.jpgYazımızı, merhum Necip Fazıl’ın uzunca vasiyetindeki cenazesinin nasıl kaldırılmasını istediği satırlarla bitirelim. Yazının bu kısmını, bahsi geçen müftü beyefendiye ithaf ediyorum.

Necip Fazıl’ın vasiyetindeki ilgili kısımlar şöyle:

“...Nasıl, nerede ve ne şekilde öleceğimi Allah bilir. En büyük korkularımdan biri, nice müellifin başına geldiği gibi, ölümümden sonraki tahriflerdir.

Beni, ayrıca hususi vasiyetimde gösterdiğim gibi, İslami usullerin en incelerine riayetle gömünüz!

Cenazeme çiçek ve bando muzika gönderecek makam ve şahıslara uzaklığımız ve kimsenin böyle bir zahmete girişmeyeceği malum. Fakat bu hususta bir muziplik zuhur edecek olursa, ne yapılmak gerektiği de beni sevenlerce malum... Çiçekler çamura ve bando yüzgeri koğuşuna...

Cenazemde, namazıma durmayacaklardan hiç kimseyi istemiyorum! Nede, kim olursa olsun, kadın... Ve bilhassa, ölü simsarı cinsinden imam! Ve "bid"at" belirtici hiçbirşey!...

Başucumda ne nutuk, ne şamata, ne medh, ne şu, ne bu... Sadece Fatiha ve Kur"an...

Mezarımda ilahi ve ulvi isim ve sıfatlardan ve benim beşeri ve süfli isim ve sıfatlarımdan hiçbir iz bulunmayacak... Mevlid de istemem! Onu, uhrevi rüşvet vasıtası yapanlara bırakınız! Sadece Kur"an...

Şimdi sıra en büyük dileğimde... Müslümanlardan, Eğer bu davada hizmetim geçtiğine inanan varsa, şunları istiyorum: Her ferdin, herhangi bir kifayet hesabına yanaşmaksızın, benim için "Necip Fazıl"ın kaza borcuna karşılık" niyeti ile bir günlük (Beş vakit) namaz kılması ve yine birgün oruç tutması... Mevtanın ardından, onun için kaza namazı Şafii içtihadında caizdir ve aynı içtihat Hanefilerce de rahmettir. Her ferdin, en aşağı yüz Tevhid kelimesi okuyup sevabının mislini bana hediye etmesi... 70 bine dolması lazım... Bir de, üzerimde hakkı olanların bunu Allah rızası için helal etmeleri... Ölünceye dek, üzerimdeki Allah ve kul haklarından mümkün olanını ödeyebilmek için elimden geldiği kadar cehdetmek azmindeysem de ne olacağını, nereye, hangi noktaya varabileceğimi bilmiyorum ve yardımı müslümanlardan bekliyorum. "Şey"en lillah" tabiriyle bana Allah için birşey veriniz! Yardımınızı esirgemeyiniz!

Allah’ı, Allah dostlarını ve düşmanlarını unutmayınız! Hele düşmanlarını!...

Olanca sevgi ve nefretinizi bu iki kutup üzerinde toplayınız!

Beni de Allah ve Resul aşkının yanık bir örneği ve ardından bir takım sesler bırakmış divanesi olarak arada bir hatırlayınız!”

       Vasiyetin bazı bölümleri işte böyle...

        Biz de kendisinin vasiyetine uyarak bu vesile ile Üstad Necip Fazıl’ı hatırlamış olduk. Ruhu şad oldun...

Pazartesi, 25 Mayıs 2009 19:13 tarihinde güncellendi

Yaşayan Rantisi nin karısıyım

filistin.jpgŞehit edilen HAMAS Lideri Prof. Abdülaziz Rantisi'nin eşi Raşa Rantisi, "Ben yaşayan Rantisi'nin dul karısı değilim. Yaşayan karısıyım. Çünkü Allah yolunda ölenler şehittir ve şehitler ölmez" dedi.

        Eşinin şahadetini metanetle karşılayan Raşa Rantisi, eşinin şahadetiyle ilgili olarak şunları söyledi: "Biz hayatımızda en değer verdiğimiz şeyleri kaybetmeye alıştık. Bana Rantisi'nin şahadet haberi geldiği zaman Şaron ve çetesini lanetlemesi için Rabbime dua ettim. Şahadetini büyük bir metanetle karşıladım. Çünkü ecel geldiği zaman ölüm ne bir dakika ileriye ne de geriye alınır. Biz Müslümanız ve böyle inanıyoruz."

17 Nisan 2004 tarihinde İsrail'in düzenlediği saldırıda şehit olan HAMAS Lideri Prof. Abdülaziz Rantisi'nin eşi Raşa Rantisi, İHH İnsani Yardım Vakfı'nın ev sahipliğinde düzenlenen Filistin Sivil Dayanışma Konferansı için Türkiye'ye geldi. Konferansta konuşan Raşa Rantisi, "Ben Rantisi'nin dul karısı değilim. Yaşayan karısıyım. Çünkü Allah yolunda ölenler şehittir ve şehitler ölmez" dedi. "Filistin kadınından bahsetmek istiyorum" diyen Raşa, "Filistin kadını, işgali, her türlü saldırıyı en ağır şekilde hissediyor. Ancak işgale karşı büyük bir sabır gösteriyor. Çünkü Filistinli kadınlar güçlerini imandan ve haklı olduklarını bilmelerinden alıyorlar. Doğru ve hak bir davaya sahip olduklarını biliyorlar. Kadınlar bugün direnişin en önemli bir ayağı. Filistin kadını bütün katliamlara rağmen, bütün saldırılara rağmen dimdik ayakta durmayı başarmıştır. Filistin kadını komploları bozmuştur, siyasi ve askeri her alanda mücadele etmiştir. Filistinli kadınlar gerçekten fedakârdır. Filistin kadını Peygamber Efendimizin ve sahabelerin eşlerini örnek aldığı için bugün örnek birer kadın olmuştur" şeklinde konuştu.

"Filistin'de direniş güçleniyor"

Filistin'de direnişin her geçen gün güçlendiğine dikkat çeken Raşa Rantisi, şöyle konuştu: "Filistin'deki ihtilaf Filistin halkı arasında değil. Asıl İhtilaf projeler arasındadır. Filistin'de bugün iki proje vardır. Birinci proje, Filistin halkının özgürlüğünü savunan ve bunun ancak direnişle olabileceğini savunan projedir.  İkinci proje ise sadece hezimetçi ve teslimiyetçi, Siyonistlerle işbirliğini öngören projedir. Bu projedekiler İsrail saldırılarına karşı direnmek yerine işbirliğini, teslimiyetçiliği savunurlar. Oysa özgürlük ancak ve ancak direniş projesiyle gerçekleşir. Zafer ise ancak birlikte direnerek gerçekleşir. Filistin ihtiyacı olan bu birlikteliktir."

"Gazze'de yaşayacağım"

Gazze'de yaşamaya devam edeceğini ifade eden Raşa Rantisi, "6 çocuğumla birlikte Gazze'de yaşamaya devam edeceğim. Benim çocuklarım Filistin halkının bir parçası. Onlar kalplerinde Filistinli komutanların, liderlerin mesajlarını taşıyorlar. Biz açıkça söylemek gerekirse özgürlüğün ağır bedellerini ödemeye hazırız. Özgürlüğe ulaşmak için inanç ve çaba gerekiyor. Biz bu çabayı göstereceğiz" ifadelerini kullandı. Filistin'e destek veren bütün İslam ümmetini selamladığını ifade eden Raşa Rantisi, "Göstermiş olduğu duyarlılıktan dolayı Türkiye Başbakanı Tayyip Erdoğan'ı ve Venezuela Devlet Başkanı Hugo Chavez'i de selamlıyorum" şeklinde konuştu.

"Eşimin şahadetini metanetle karşıladım"

Raşa Rantisi eşinin şahadetiyle ilgili olarak ise şunları söyledi: "Biz hayatımızda en değer verdiğimiz şeyleri kaybetmeye alıştık. Bana Rantisi'nin şahadet haberi geldiği zaman Şaron ve çetesini lanetlemesi için Rabbime dua ettim. Şahadetini büyük bir metanetle karşıladım. Çünkü ecel geldiği zaman ölüm ne bir dakika ileriye ne de geriye alınır. Biz Müslümanız ve böyle inanıyoruz."

Haniye'den mesaj var

Filistin Başbakanı İsmail Haniye ise konferansa gönderdiği mesajda "Bu tür konferanslara çok ihtiyacımız var. Size dünyanın en büyük hapishanesinden sesleniyorum. Şehitler ve tutsaklar adına konuşuyorum. Kesinlikle direnişten vazgeçmeyeceğiz. Bölünmeyi ortadan kaldıracağız. Birliği sağlayacağız. Kardeş ülke Türkiye'yi selamlıyorum. İnşallah bu tür konferanslar Mescid-i Aksa ve Kudüs'te de yapılır" dedi.

Pazartesi, 25 Mayıs 2009 19:10 tarihinde güncellendi

Sayfa 181 - 414

Yasal uyarı : Sitedeki sohbet, yazı ve resimler; üzerinde hiçbir değişiklik yapılmadan ve kaynak göstererek alınabilir.
Üzerinde değişiklik yapılması, ticari amaçla kullanılması hukûken yasaktır.