.

.

Ali Kara - İlim ve İrfan Menbaı

Allah'ın kanunları burda geçmez

  tesettur-adabi-nasil-olmali.jpgAllah'ın kanunları burda geçmez

Çarşaflı bir kadın, hakkını aramak için gittiği mahkeme salonunda hakim tarafından bu sözlerle kovuldu

Mahkeme Başkanı Hakim Ayla Kara, boşandığı kocası hakkında açtığı tazminat davasının duruşmasına katılan Naciye Sönmez'in çarşaflı olduğunu görünce önce uyardı, ardından da çarşafını çıkarmasını istedi.

Çarşafını çıkaracaksın
İddiaya göre hakim, çarşafını çıkarmaması durumunda duruşma yapmayacağını söyledi. Bunun üzerine şikayetçi olan Naciye Sönmez, peçesini açarak yüzünün görünmesini sağladı. Ancak bu da hakim Ayla Kaya'yı tatmin etmedi. Hakim, "Böyle olmaz! Bütün çarşafını çıkaracaksın." diyerek Sönmez'i azarladı. Neye uğradığını şaşıran genç kadının, çarşafını çıkaramayacağını söylemesi üzerine hâkim Kaya, "Atatürk ilke ve kanunlarına göre seni böyle kabul edemem, yargılama başlayamaz." dedi.

Atatürk'ün hanımı çarşaflıydı
Bunun üzerine Sönmez, "Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında böyle bir şey yok. Düşüncelerinizi uygulayabilmek için Atatürk'ün arkasına sığınmayın. Atatürk'ün hanımı çarşaflıydı, sizin gibi yapmıyordu." diyerek tepki gösterdi.

Senin Allah'ının kanunları burada geçmez
Davaya başlamayacağını yineleyen Ayla Kaya ise "Sizin Allah'ınız ve Allah'ınızın kanunları burada geçmez." diye bağırdı. Kaya, çarşaflı olduğu için ertelettiği duruşmanın tutanaklarını yazdırmaya başlayınca Sönmez, dışarıdaki insanlara "Bu rezalete şahit olun." diye bağırdı. Bunun üzerine Hakim Kaya, "Terbiyesiz, ahlaksız, ukala." diyerek hakaret etti.

Örtünmem benim dinimin gereğidir
Naciye Sönmez, gördüğü muamele karşısında adeta şoke olduğunu söyledi. Türkiye Cumhuriyeti hâkimlerinin insanların kılık kıyafetine göre değil, önüne gelen dava dosyalarına göre yargılama yapması gerektiğini ifade etti. Sönmez, "Davaya bakan hakim konuyu unuttu, yarım saat benim çarşafımla ilgilendi. Bir hakime yakışmayacak kelimeler söyledi. Örtünmem benim dinimin gereğidir." diye konuştu. Hakim Kaya ise bu konuda konuşmak istemediğini belirterek, basın mensuplarının sorularını yanıtsız bıraktı

YORUMLAR

 

 

abdullah kelebek   Allah'ın kanunları her yerde geçerli
sayın hakim senin yaşaman bile Allah (c.c.)ın bir kanunudur.Hem sen bir hakimsen insanın nasıl biri olduğuna veya nasıl ğiyindiğine değil idiasında haklımı haksızmı ona bakmalısın.sayın hakime bir sorum var sen oksijen olmadan yaşaya bilirmisin oksijende Allah(c.c.)ın bir kanunudur.hakim olmuşsun ama bir hukukcu olamamışsın.
adem selvi   allahsızlık bu
hakimin yaptıgı tam bır allahsızlıktır
mustafaak dadas   bunuda MUSALLA taşında savun an bir imam bulunur
BU HAKİMİN verecegi kararın adil oldugunu kim savunabilir MAHALLE baskısı diyorlasr işte MAHKEME baskısı
Ugur Aydin   Hakimler
Gecenlerde almanca okudugum Hadisi size sunmak istiyorum. Hakimler dörte ayrilir1. Hakki bilmeyip, yanlis karar veren.2. Hakki bilipde, yanlis karar veren.3. Hakki bilmeyip, dogru karar veren.4. Hakki bilipde, dogru karar veren.Ilk ücü cehennemliktir.Hayirli cumalar
abdullah hazar   sevsinler sizin inklapları
sayın hakim çırıpçıplak gezelim ozaman belki ozaman kültürlü ve inkilapı olur nerde senin şeref ve haysiyetin
Cumartesi, 23 Mayıs 2009 17:21 tarihinde güncellendi

Bilgisayarınızı kapatın, insan olun" çağrısı

bilg_elik.jpgMEDENİYYETLERİ  TIKANDI.....  İLKEL HAYATA DÖNÜŞ ARZUSU...

Google'ın CEO'su Eric Schmidt, teknolojinin gelişimi ve internet nedeniyle insan ilişkilerinin her geçen gün sekteye uğradığını belirterek "bilgisayarınızı kapatın, insan olun" çağrısı yaptı.

 Pennsylvania Üniversitesi mezuniyet töreninde konuşan Schmidt, 6 bin yeni mezuna hitaben yaptığı konuşmada, "Dijital yaşamı bir kenara bırakın ve biraz analog yaşayın. Sanal dünyadan uzaklaşıp gerçek insan ilişkilerine yönelin. Bilgisayarınızı ve cep telefonunuzu kapatın. Çevrenizdeki diğer insanların varlığını keşfedin. İnsan olun. Bir torununuz olduğu zaman ilk adımlarını attığında onun elini tutmanın zevkini başka hiçbir şey vermez" dedi.

Perşembe, 21 Mayıs 2009 19:25 tarihinde güncellendi

YENİ ÖDEVLER GELDİ..... TÜRKİYE HAZIRMISIN?

 
trk_-b.jpg AB'nin Türkiyeden beklentileri:
Türkiye dün, 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutlarken, Brüksel’de de Türkiye’nin “Avrupa Birliği yolu” masaya yatırıldı.

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış’ın katıldıkları Türkiye-AB Ortaklık Konseyi toplantısından çıkan en ilginç sonuç, AB’nin “IMF ile anlaşmayı imzalayın” tavsiyesi oldu.
 
Türk bakanlara AB tarafından sunulan AB Ortak Tutum belgesinde, “AB Türkiye’yi, fon almak ve yatırımcıların güvenini artırmak içim IMF ile anlaşmayı kısa zamanda imzalamaya teşvik ediyor” ifadesi kullanıldı. 
 
İŞTE EV ÖDEVLERİ

Belgede ayrıca, askerin siyasetten uzak tutulmasından, Anayasa değişikliğine, ifade ve dini özgürlüklere kadar bir dizi “ev ödevi” içeriyor.
İşte AB’nin Türkiye’den beklentileri;

*Ordunun siyasete karışmasını engelleyin
*Komutanları iç ve dış politika konusunda konuşturmayın
* Savunma harcamalarını Meclis denetimine getirin
* Ombudsmanlık yasasını çıkarın
* Siyasi Parti kapatmayı zorlaştırın
*Dini azınlık vakıflarının malları konusunda yaşanan hukuki zorlukları aşın
*Heybeliada Ruhban Okulu’nu açın
*Yargı reformunu gerçekleştirin, “tarafsız, bağımsız, güvenilir, şeffaf ve ehil” bir yargı sistemi kurun
* TRT’nin Kürtçe televizyonu ve Ermenice yayın yapan radyo açılışı olumlu. Ancak Rum Azınlığın eğitim ve mülkiyet sorunlarını da çözün.
* Kamu görevlilerinin basın özgürlüğüne saygı göstermesini sağlayın.
* Kıbrıs Rum Kesimi’ne liman ve havaalanlarını bir an önce açın, Rumlar ile ilişkileri normalleştirin
*Kamu yönetiminde reforma gidin
*Yolsuzluklarla mücadele için, uluslararası standartlarda yönetmelikler benimseyin
* Güvenlik güçlerinin protesto ve gösterilerde orantısız güç kullanmasını engelleyin, bu konuda yeni yasalar çıkarın.
*Basın özgürlüğünü ve eylemlerini kısıtlamaya yönelik üst düzey kişilerin yaptığı söylemlere yönelik, AB basın özgürlüğünün tam olarak garanti altına alınabileceği bir atmosfer yaratılmasının gerekliliğini belirtti.
* Türkçe dışında diğer dillerin de politik yaşamda, kamusal hizmetlere erişimde ve yerel yayında kullanılmasını sağlayın
* Çingenelerin barınma, sosyal koruma, sağlık ve iş gibi hizmetlere eşit katılımını sağlayın
Perşembe, 21 Mayıs 2009 19:15 tarihinde güncellendi

Muhammed Ma'sum K.S

m._masum_k.jpgMUHAMMED MA’SUM K.S ‘NUN MEARİFİNDEN…

Muhammed Ma’sum k.s., İmamı Rabbani k.s. ‘nun oğlu ve halifesidir. Nakşi silsile (Altın silsile) sinde kendisi, oğlu ve torunu (İmamı Rabbani, Muhammed ma’sum, Seyfuddin Ebu-l Berekat Ahmed k.sırrahum) peşpeşe gelen başka veli olmamışıtır. Malumdurki hılafet meselesi Allah vergisidir, şeyhin kendi tayini ile değildir.

Muhammed Ma’sum k.s. nun risalesinden bazı marifetleri zikredelim de, onların dolaştığı deryalardan bir nebze haberdar olalım, ahırete kör cahiller gibi gitmeyelim; hernekadar bazıları bunları inkar etse de;

“Bu Allahu teala’nın fazlıdır, onu dilediğine verir…”

     Muhammed Ma’sum k.s. velayet mertebelerini kısımlara ayırır:

1-Velayeti suğra (küçük velayet), ümmetin velilerinin elde ettiği velilik derecesi.

2- Velayeti kübra (büyük velilik) Bu, nebilerin velayet derecesidir.

3- Velayeti ulya (yüksek velayet) Bu, meleklerin velayetidir.

(Not: Burda aklımıza, peygamberlerin velayetinin aşağıda olduğu düşük kaldığı sorusu gelirse; buna Mahmud Efendi k.s. hazretlerinin lisanıyla cevab veririz: Üç katlı binanın en kıymetli yeri neresidir? Orta katıdır. Üst kat gürültülü olur, ilk katta öyle, en alası orta kattır. Peygamberlerin faziletinde asla şüphe yoktur.)

Seyri sülük, öz Zat mertebesine uçmak için gerekli olan iki kanat mesabesin-deki, ez-zahir isminde ve el-batın isminde tamam olduktan sonra, (orda üç velayet tamam olmuştu), artık seyr Nübüvvet kemalatlarında olur.

Bu makamda bir nokta kadar mesafe aşmak, geride zikredilen üç velayetin mesafesinden daha fazlasını aşmaktan daha efdaldir. 

 

Velayeti ulyadan sonraki mertebeler:

Esma ve sıfat perdeleri olmaksızın hasıl olan Zat teala ve tekaddesin tecelli mertebesi. Bunun için üç mertebe vardır:

 

1-    Kemalatı Nübüvvet mertebesi.

2-    Kemalatı Risalet mertebesi.

3-    Kemalatı ulul azim mertebesi.

Bu mertebeler, asaletle Peygamberlere mahsustur, ancak onlara mükemmel tabi olan veliler için de, bunlardan nasib vardır.

 

Burda salik için hasıl olan bir takım manevi daireler (makamlar) vardır:

1- Hakikatı Kabe dairesi.

2- Hakikatı Kur’an dairesi.

3- Namazın hakikatı dairesi.

4- Ma’budiyyeti sırfe dairesi.

5- Hakikatı Museviyye dairesi.

6- Hakikatı Muhammediyye dairesi.

7- Hakikatı Ahmediyye dairesi.

8- Hubbu sırfe dairesi.

9- Lâ teayyün dairesi.

Perşembe, 21 Mayıs 2009 19:06 tarihinde güncellendi

Sayfa 183 - 414

Yasal uyarı : Sitedeki sohbet, yazı ve resimler; üzerinde hiçbir değişiklik yapılmadan ve kaynak göstererek alınabilir.
Üzerinde değişiklik yapılması, ticari amaçla kullanılması hukûken yasaktır.