.

.

Ali Kara - İlim ve İrfan Menbaı

Tevekkül!

mevlana.jpg

Kalb hallerini bilmekte farzdır. O haller; tevekkül, Allah'a yönelmek, Allahtan korkmak, rıza gibi hallerdir. Çünkü bunlar bütün hallerde meydana gelir.

<<Tevekkül: Allah’a güvenmektir.

 

وَعَلَى اللهِ فَتَوَكَّلُوا إِنْ كُنتُمْ مُّؤْمِنِينَ

“Ancak Allah’a tevekkül ediniz, şayet mü’minler iseniz.” [1]

Tevekkül sebepleri kaldırmak değildir, zira Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem, Allahu tealayı herkesten daha iyi bilir ve onun sevgilisidir; böyle olduğu halde hayatı boyunca on dokuz kadar savaşa katılmıştı, ve bunun için silah, azık, asker temin etmiştir. Halbuki bir dua etse

Çarşamba, 31 Aralık 2008 11:06 tarihinde güncellendi

Berat Geceniz Mübarek Olsun!

berat_2007.jpgBerat Geceniz Mübarek Olsun!

Bu gece, Şaban ayının yarısna tesadüf eden 15. gece yani berat gecesidir. Bu gecenin fazileti ve önemi hakkında tefsirlerden aldığımız malumatı sizlere takdim ediyoruz:

Bu hususta alimlerin beyanettiğine göre Duhan suresinin 3. ve 4. ayetleri, Berat gecesi hakkındadır. Önce ayetlerin mealini ve sonra ilgili açıklamaları Kurtubi Tefsiri ve Tefsiri Kebirden nakledelim:

1. Ha, Mim.

2. Mubin kitaba yemin olsun ki;

3- Şüphesiz Biz onu mübarek bir gecede indirdik. Muhakkak Biz kor­kutup uyaranlarız.

"Mübarek gece" kadir gecesidir. Şabanın onbeşinci gecesi olduğu da söylenmiştir. Bunun dört adı var­dır: Mübarek gece, beraat gecesi, sak gecesi ve kadir gecesi.

Yüce Allah'ın onu; "mübarek" olmakla nitelendirmesi bu gecede kulla­rının üzerine pekçok bereketler, hayırlar ve sevab indirmesinden dolayıdır.

Çarşamba, 20 Ağustos 2008 16:24 tarihinde güncellendi

İmamı Rabbani kuddise sırruhu - 2

i_rab._tr.jpg

Nakşi Tarikatını Hoca Bakibillah kuddise sırruhu’dan alması hakkındadır:

 İmamı Rabbani kuddise sırrahu, zikredilen kemalatlarla birlikte yine de manevi susuzluk içinde olup Nakşi yolunu arzulardı. Bu yol hakkında yazılmış bazı risaleleri mütalaa etmişti. Bu yolun büyüklerinden biriyle karşılaşmayı çok arzu ederdi. Babası vefat edince, bir sene sonra evinden çıktı, hac vazifesini eda etmek için yola koyuldu. Hind beldelerinden Dehli’ye girince, bazı arkadaşlarının delaletiyle Şeyh Muhammed Bakibil-lah kuddise sırrahu’nun sohbetine kavuştu. Ezeli cezbelerle onu çekip ebedi devlete onu delalet etti.

Kalbinde beliren hac yolculuğunu erteleyip orda kaldı, iki gün sonra Bakibillah’a beyat etti, sohbetine daim oldu.

Şu beyitleri terennüm etti:

Ey Temennim! haccım ve umrem  senin içindir.

Milletin haccı toprak ve taşlaradır.

Yüce kabiliyyeti gereğince talebte bulundu, ‘keşke-belki’ gibi sözlerle oyalanmayıp hiçbir inceliği yitirmedi.

Şeyhi onda kabiliyyetin kemalini ve üstün fıtratı farketti, hatta ken-disine müjdelenen bütün vasıfları onda müşahede etti, bu kemalatların ve daha fazlasının sahibi olarak müjdelenen şahsın o olduğuna kesin karar verdi. Onun hakkında bütün inayetini sarfetti, her türlü iltifatı ona bezletti. Allahu subhanehu’nun yardımıyla cezbesinin kuvvetiyle onu en son hadde ki kemalatlara ulaştırdı.

Kısa müddet içinde başkalarında hasıl olmayan derecede büyük kemalatlar İmamı Rabbani’de zuhur etmeye başladı, öyleki bunların onda biri başkaları için uzun senelerde hasıl olmaz.

Bu hal üzerinden iki ay ve birkaç gün geçtikten sonra, şeyhi ona tam icazet verdi. Vatanına dönmesiyle ona emretti, umumun kalblerine feyiz-leri akıtmasını ona tenbihledi. Pek çok mürüdinin terbiyesini İmamı Rabba ni’ye havale etti. Onları da yanına katarak hepsini vatanı olan Serhend’e gönderdi.

Vatanına gelince irşad postuna oturdu, taliplerin hidayetine ve müridlerin terbiyesine, ifade ve irşatta kamil neşe ile başladı.

Kısa zamanda etrafında çok kimseler toplandı, kemalatı ve kuvvetli feyzi her tarafta yayıldı, alimler, fazıl kimseler, idarecilerden pek çokları etrafına birikmeye başladı.

Kendisi Şeriatı Muhammediyye’nin ihyasında son derece gayretli idi. Bütün arkadaşlarını da Sünneti Nebevi’ye temessük/yapışmak ile emreder di, sünnetin ihyasını ve onunla amel edilmesini, çirkin bid’atlardan sakınılmasını son derece dikkatle tenbihlerdi.

Vaktinin idarecilerini, sayısız mektuplarıyla dinin ihyasina ve sünnete ittibaya teşvik ederdi. Öyleki Hind beldesinin her tarafı bu nurla aydınlan-dı. Şeriatı Muhammediyye, inkıraza uğradıktan sonra bu sebeble tekrar dosdoğru ve düzgün şekilde tatbik edilmeye başlandı. Kendisi ve daha sonra evlat ve ahfadı/torunları da aynı yol üzere devamla şeriatı ve tarikatı her tarafa ulaştırdı. Öyleki onun feyzi ve bereketiyle nurlanmayan belde kalmadı, hatta zamanımızda bile onun halifelerinin halifeleri sayesinde aynı usul üzere devam edilmektedir.

ذَلِكَ فَضْلُ اللهِ  يُؤْتِيهِ  مَنْ يَشَاءُ وَاللهُ ذُو الْفَضْلِ الْعَظِيمِ

     “Bu, Allah’ın fazlıdır, onu dilediğine verir. Allah büyük fazıl sahibidir.”[1]

Bilmek gerek ki, her peygamber ve Allah dostlarının hayatlarında sıkıntılar, belalar ve düşmanların eziyetleri çok fazla olmuştur. İmamı Rabbani kuddise sırrahu hakkında da durum böyle olmuştur. Vaktinin sul-tanlarının zulmünden, sabırla ve sünneti seniyyeye devamla kurtulmuş ve mahfuz olmuştur. Öyleki, evvelki düşmanları önünde pişman olup tevbe ederek kendisine intisab etmiştir. Bu durum Allahın adeti olup bütün dost-ları hakkında devam edip gelmektedir.


[1] Hadid: 21

Cuma, 15 Ağustos 2008 16:43 tarihinde güncellendi

İmamı Rabbani kuddise sırruhu - 1

i.rab.kabr2.jpg İmamı Rabbani'nin k.s.Doğumu ve Hayatı

 971 Senesinde Serhend beldesinde doğmuştur. Burası Lahor ve Dehli arasında büyük bir beldedir. Evvelce burası aslanların çok bulunduğu bir orman imiş, ilk binaları sultan Firuz Şah zamanında yapılmaya başlanmış. Orda ilk yerleşen İmam Refiuddin, İmamı Rabbani’nin altıncı ceddidir. İşte evvelce aslanların arazisi iken sonradan hakiki aslan olan alimlerin arazisi olmuştur.

Doğumundan birkaç gün sonra hastalanınca babası onu Şeyhi Kemal Keyehteli el Kadiri’ye götürmüş, şeyhi ona korkmamasını tenbihlemiş ve ömrünün uzun olacağını müjdelemiş. Hallerinin güzelliğini, elinden kamil cezbe alacağını da ona haber vermiş. Dilini onun ağzına koyup onun diline Kadiri nisbetini akıtmış.


Cuma, 15 Ağustos 2008 16:46 tarihinde güncellendi

Sayfa 375 - 414

Yasal uyarı : Sitedeki sohbet, yazı ve resimler; üzerinde hiçbir değişiklik yapılmadan ve kaynak göstererek alınabilir.
Üzerinde değişiklik yapılması, ticari amaçla kullanılması hukûken yasaktır.