.

.

Ali Kara - İlim ve İrfan Menbaı

Dışa Değer Vermek!

İlim tahsilini tamamlayan üç alim, yakınlarında bulunan bir şeyh efendiyi ziyaret edip duasını almak istemişler. Epey gittikten sonra tekkeye varıp misafir olmuşlar, yemekten sonra namaz geçilmiş. Şeyh efendi namazı kıldırmış. Ancak şeyh efendinin kıraatında biraz galat (tecvidi noksan) varmış. Bunun üzerine üç alim namazdan sonra kendi aralarında konu şarak: -Buraya kadar geldik, büyük bir zat dediler ama namazı ve kraatı da pek iyi değilmiş- dediler.
Yatma vaktinde odalarına çekilmişler, ama gece üçü de ihtilam olmuş. Hemen kalkarak yakında bulunan bir dereye giderek yıkanmak istediler. Elbiselerini çıkarıp dereye girdiler ama birde ne görsünlar dere kenarında bir aslan, elbiselerin yanında durmuş bunlara bakıyor. Korkudan dışarı çıkamadılar, su içinde biraz daha fazla kaldılar.
O sıra şeyh efendi misafirleri sormuş, odalarında olmadığını haber alınca aramak için dışarıya çıkmış. Sonunda dere kenarına geldiğinde misafirlerin suyun içinde olduğunu, dışarda bir aslanın beklediğini gören şeyh efendi, aslanın yanına yanaşıp kulağından tutarak misafirlerini korkuttuğu için aslanı azarlamış ve ormana göndermiş. 
Sonra misafirlere dönerek, -ne yapalım! siz dışınıza değer verdiğiniz için mahluktan korktunuz, biz içimize-ruhumuza- değer verdiğimiz için mahlukat bize teslim olmuş- dedi.

TEMBELLİK SEBEBLERİ

TEMBELLİK SEBEBLERİ

Muhakkak tembellik çok balgam ve rutubetten ortaya çıkar. Balgamı azaltmanın yolu yemeği azaltmaktır.

Denildiki: yetmiş Peygamber (aleyhisselam) unutmanın çoklu-ğunun, balgamın çokluğundan olduğuna ittifak ettiler. Balgamın çokluğu çok su içmektendir. Çok su içmek, çok yemektendir.

Kuru ekmek balgamı keser, aynı şekilde aç iken kuru üzüm ye-mekte balgamı keser. Kuru üzümden çok yememeli ki, kişi su içmeye ihtiyaç duymasın ve balgam ziyade olmasın.  

<<Denildiki, kim kuru ekmekle kuru üzüm yerse doktora ihtiyaç duymaz.  >>

 

Misvak balgamı azaltır, hıfzı ve fesahatı arttırır, zira misvak sünnet-i seniyyedir. Namazın ve Kur'an okumanın sevabını arttırır.

<<Misvakla alınan abdestle kılınan iki rekat namaz, dörtyüz rekata denktir.[1] Başka bir rivayette, yetmiş beş rekattan daha efdal-dir.   

Misvak, Kur’an okuyanın ağzından çirkin kokuları giderdiğin-den  okumak sevabını da artırır. >>

Aynı şekilde kusmak balgamı ve rutubeti azaltır.

<<Balgam dimağdan göze inerse ağrılara sebeb olur. Eğer boğaza inerse ağrı ve hastalık meydana gelir. >>

Yemeği azaltmanın faidesi sıhhat, iffet ve (din kardeşini kendi yerine) tercihtir.

<<Hastalığın ekserisi çok yemekten dolayıdır, özellikle ikinci yemek evvelkinin hazmedilmesinden önce yenirse veya yarım saat geçmeden üzerine su içilirse veya yemekten iki saat öncesine kadar su içilirse hastalığa sebe olur.

Yemeğin azaltılması şehveti kırar, böylece harama düşmek-ten, zinadan, kötü fiil işlemekten korunur.

Az yemanin ayrı bir faidesi de kardeşine ikram etmektir.

Bu hususta Allahu Teala şöyle buyurdu:

      

“Daha önceden Medine'yi yurt edinmiş ve gönüllerine imanı yerleştirmiş olan kimseler (ensar), kendilerine hicret edip gelenleri (muhacirleri) severler ve onlara verilenlerden dolayı içlerinde bir rahatsızlık hissetmezler. Kendileri zaruret içinde bulunsalar bile onları kendilerine tercih ederler. Kim nefsinin cimriliğinden koru nursa, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.”[2]

Daha evvel Medine’ye yerleşmiş olup imanı gönüllerine yer-leştiren ensarı kiram, kendilerine gelen muhacirleri severler. Ayette evvel ensar zikredildi, çünkü bunlar evvela Allah’ın celalini ve keremini sevdiler. Resulullahı sevgi ile karşıladılar.

Muhacirlere verilen ganimetlerden dolayı ensarın gönlünde hiçbir sıkıntı olmazdı. Onları kendi nefislerine tercih ederlerdi. İsterse kendilerinin ganimetlere ihtiyaçları fazla olsa bile.

Her kim nefsinin cimriliğinden kurtarırsa işte bunlar yüksek matluba ve yüce maksada ulaşmışlardır. Sanki bunlardan gayrısı kurtulmuş değillerdir.

Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) buyurdu “Cömertlik cennette ağaçtır. Cimrilik te cehennemde bir ağaçtır.”>>

Çok yemenin kötülenmesi hakkında dendi ki:

Yemekten dolayı kişinin şaki olması ardır, sonra yine ardır, sonra yine ardır.

<<Çok yemek, lezzetli yemek şehvetin artmasına ve kişiye galip gelmesine sebebtir. Bu durum onu haramları işlemeye ve emirleri terk etmeye sevk eder. Böylece yüzünü kızartacak ve karartacak işler yapar. >>

                                                                                                      

قَالَ رَسُولُ اللهِ r ثَلاَثَةُ نَفَرٍ يُبْغِضُهُمُ اللهُ تَعَالَى مِنْ غَيْرِ جُرْمٍ َاْلاَكُولُ وَ الْبَخِيلُ وَالْمُتَكَبِّرُ

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’den rivayet olundu ki: “Günahı olmadığı halde üç kişiye Allah'u Teala bu’z eder: çok yiyen, cimri, kibirli.”

Çok yemenin zararını düşünmek te, yemeği azaltmanın yolu-dur. Bu (zarar) hastalık yapması ve tabiatın tembelleşmesidir.

Denildiki:      << اَلْبِطْنَةُ تُذْهِبُ الْفِطْنَةَ>>

                         Mideyi şişirmek zekayı giderir.

Doktor Calinus’tan hikaye edildiki kendisi dedi:

“Narın tamamı faidelidir. Balığın tamamı zararlıdır. Balığın azı, narın çoğundan daha hayırlıdır.”

<<Nar’ın bütün cüzlerinde faidelidir. Balığın bütün cüzlerini yemek zararlıdır. Az kere balık yemek, çok kere nar yemekten faidelidir. Zaten nar belli vakitte bulunur, balık ise ekser vakitlerde değişik nevileri bulunur.

 Musa aleyhisselamın seferindeki azığı da balık idi. Mahşer yerinde mü’minlerin ilk yiyeceği balık havyarıdır. İlk içeceği Kevser şarabıdır. Rabbim cümlemize nasibe etsin. Amin! >>

Çok yemekte (ayrıca) malı telef etmek vardır. Doyduktan sonra yemek sırf zarardır, ahiret yurdunda bu sebepla azabı hak eder.

<<Mülteka isimli fıkıh kitabının kerahiye bölümünde yemek yemenin kısımları bahsinde zikredildiğine göre doyduktan sonra mideye indirilen lokmalar çöpe atılmış gibidir, zira midede bozulup hazmedilmeye başlanan yemekler artık necis sayılır. İçine konan diğerleri de onlar gibi olur.

Ancak ibadete kuvvet niyeti ile yenmesinde caiz olduğu görüşü tercih edilmiştir.>>

Çok yiyenler (kamillerin) kalbinde bu’z olunur. Az yemenin yo-lu: yağlı yemeli, yemekte evvela hoşuna gideni, iştahı çektiğini ye-meli.

<<Yağlı yerse çabık doyar, az yemiş olur. Ayrıca önce lezzetli ve hoşuna gideni yerse, doyunca yemeği bırakır. Fakat lezzetliyi geri bırakırsa, doyunca daha fazla yemek ister. >>

Açlarla beraber yememeli, ancak çok yemek hususunda sağ-lam bir maksadı varsa (o zaman doyduktan sonra yiyebilir.) Oruç tutmaya, namaz kılmaya, zor amelleri işlemeye kuvvet bulması gibi, bu durumda çok yemesi o kişiye caizdir.

<<İbadetlerin yapılması sahih maksattır. Oruç, ayakta namaz kılmak, hac yolculuğu ve cihad gibi.

Rivayet edildiki kafir kırallardan biri, müslümanlara çok çeşitli yemekler yedirmiş ki hasta olsunlar. Daha sonra araştırmış, bir de görmüşlerki müslümanlar yemekten sonra namaz kılıyorlar. Anla-mışlarki namaz, fazla yemeğin zararını gideriyor. >>



[1] Tahtavi (Merakul Felah şerhi)

[2] Haşr suresi ayet: 9

KİTABA ABDESTSİZ DOKUNMAMAK

altn_mahfz.jpgKİTABA ABDESTSİZ DOKUNMAMAK Kitaba ta’zim ilme ta’zimdendir. İlim talibinin abdestsiz kitabı tutmaması gerekir. Şemsu-l eimme Hulvani (r.a.) den hikaye edildi ki kendisi şöyle buyurdu: “Bu ilme ancak ta’zimle ulaştım. Ben kağıda ancak abdestle tuttum. Şemsul-eimme Serahsi (r.a.), karın ishali olmuştu, aynı gece-de (hastalığının tekrarından dolayı) on yedi kere abdest aldı.
Pazartesi, 25 Ağustos 2008 13:43 tarihinde güncellendi

İLİM VE EHLİNE TA'ZİM

kuran_2.jpgİLİM VE EHLİNE TA’ZİM HAKKINDADIR. Şunu bil ki ilim taleb eden ilme ancak; ilme ve ehline, hocaya hürmet ve ta’zim ile ulaşır ve ilimden menfaatlenir. Denildiki: ulaşan ancak hürmetle ulaştı, (makamından) düşen ancak hürmeti terketmekle düştü. Denildiki; hürmet (Allahın emir ve yasaklarına riayet) ibadetten daha hayırlıdır. Bakılmaz mı ki insan günah sebebiyle küfre nisbet olunmaz, ancak hürmeti terk sebebiyle küfre nisbet olunur. Muallime tazim, ilme tazimdendir. Ali radıyellahu anhu buyurdu: “Bana bir harf öğretenin kölesiyim. Dilerse beni satar, dilerse köle yapar, dilerse hür eder” <<Köle gibi beni kapısında hizmet ettirir, dilerse salıverir. Bu hususta Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyur-muştur:
Pazartesi, 25 Ağustos 2008 13:25 tarihinde güncellendi

Sayfa 373 - 414

Yasal uyarı : Sitedeki sohbet, yazı ve resimler; üzerinde hiçbir değişiklik yapılmadan ve kaynak göstererek alınabilir.
Üzerinde değişiklik yapılması, ticari amaçla kullanılması hukûken yasaktır.