.

.

Ali Kara - İlim ve İrfan Menbaı

DOMUZ GRİBİ Mİ? DOMUZLARIN GRİBİ Mİ?

   Ne çok domuz çiftliğimiz varmış meğer     
 
domuz-eti-yakalandi.jpg"Domuz Gribi" Türkiye'de çarpıcı bir gerçeği daha ortaya çıkardı. Türkiye'de domuz üretim çiftliği hem var hem de yok. Ruhsatlı çiftlik yok ama ruhsatsız var...

Tarım Bakanlığı yetkililerinden edinilen bilgiye göre Türkiye'de 'ruhsatlı' domuz çiftliği yok. Ancak ruhsat almamış 5 çiftlikte 2 bin 252 domuz var.

Bu çiftliklerin dağılımı ise şöyle; İzmir'de iki çiftlikte bin 600; Mersin, Antalya ve Kırklareli'ndeki birer çiftlikte ise toplam 652 domuz bulunuyor.

Bakanlık yetkilisi, söz konusu çiftliklerin hiçbirinin ruhsatının olmadığını zaten çiftlik sahiplerinin bunları eritmek için çaba sarf ettiklerini söyledi.

Ne yediğimiz belli değil

Yetkililerden biri 2004'te İzmir'de domuz etinden yapılan çiğköfte yiyenlerin trişinozis hastalığına yakalanmalarının ardından çiftliklerin zapturapt altına alınması için bir yönetmelik çıkarıldığını anımsattı. Ancak hiçbir çiftliğin yönetmelikteki şartları yerine getirmediği için ruhsat alamadıklarını ve birçoğunun da kapandığını söyledi. Domuzun özel kesimhanelerde kesilmesi gerektiğini anımsatan yetkili; sadece Antalya'da domuz kesimi yapan bir mezbaha bulunduğunu açıkladı.


Kaçak domuz çiftlikleri aldı başını gidiyor

İddialara göreyse Türkiye'de 80 civarında kaçak çiftlikte yılda bir milyon civarında domuz üretiliyor ve bunlar kaçak olarak normal kesimhanelerde kesiliyor. Meksika'da ortaya çıkan ve 103 kişinin ölümüne neden olan domuz gribi; domuz, insan ve kuş gribi virüslerinin daha önce görülmemiş bir bileşimi. Kanada'nın ardından İspanya ve İsrail'e de sıçrayan virüs nedeniyle ABD'de olağanüstü hal ilan edildi. Domuz gribi salgını Türkiye'nin bu konuda ne kadar güvenilir olup olmadığı sorusuna neden oldu.


İsrail'de hapis cezası

Öte yandan, İlahiyatçı Yazar Reşit Haylamaz'ın hazırladığı Türkiye'de 'Domuz Gerçeği' kitabında 24 il ve ilçede 87 domuz çiftliği bulunduğu bildiriliyor.

Bunun yüzde 56'sı İstanbul, Tekirdağ ve Eskişehir'de yer alıyor. Kitaptaki bilgilere göre; İsrail'de domuz eti satımı kanunen yasak. İsrail'de domuz eti satarken yakalanan bir kişiye 12 ile 16 yıl arasında hapis cezası veriliyor.

AB uyum yasaları nedeniyle AKP Hükümeti tarafından çıkartılan yönetmeliklerle, marketlerde domuz eti satışı, üretimi ve kesimi serbest bırakılmıştı.
Çarşamba, 29 Nisan 2009 17:36 tarihinde güncellendi

GAZOZLARA CEVAZ YOK....

Gazlı içeceklere helal sertifikası yok



Pazartesi, 27 Nisan 2009 12:40

gazoz_byk.jpgAmerika’daki helal gıda sertifikası veren kuruluşların, içinde alkol bulunduğu gerekçesiyle gazlı içeceklere helal sertifikası vermedikleri açıklandı.

İFANCA Müdürü Dr. Muhammed Münir Chaudr, helal gıda konusunda Amerika’da önemli çalışmalar yaptıklarını söyledi. 1982 yılında helal gıda konusunda Müslümanlara bilgi vermek amacıyla kurulduklarını belirten Chaudr, “Daha sonra endüstriyel danışmanlık ve Helal Sertifikası vermeye başladık. Şu anda yaptığımız çalışmalarda Amerikada 12 Eyalette helal gıda yasasını çıkarttık. Şu anda ABD’de birçok ürünün helal olup olmadığını denetliyoruz. Coca Cola ve Pepsi Cola’da alkol bulunduğu için Helal Sertifikası vermiyoruz. Cola üreticileri, halkı Müslüman olan ülkelerde alkol oranını binde bir civarına çekiyorlar. Nüfusunun yarısı Müslüman olan ülkelerde ise colada alkol oranı yüzde 50 oranında artırılıyor. Müslüman olmayan ülkelerde ise cola da alkol oranı yüzde 1’dir. Birçok ülkeden bize helal sertifikası almak için ürünler geliyor. Ama Türkiye'den ürünler gönderilmedi” dedi.


GAZOZCULAR “ALKOLÜ” GİZLİYOR


Türkiye’de firmaların ürünleri hakkında net bilgi vermiyerek üreticiyi aldattığını belirten Sağlık ve Gıda Hareketi Yönetim Kurulu Üyesi, Orhan Demir ise, “Alınan numunelerde Türkiye’de satılan gazozlarda etil alkol tespit ettik. Konuyu firmalara sorduğumuzda, aroma çözücüleri yönetmeliğine göre alkol kullanabileceklerini söylediler. Konunun kamuoyuna mal olması üzerine ise, Gazoz’a kattıkları aroma çözücülerin fermantasyona uğrayarak alkolleştiğini belirttiler. Daha sonra da artık alkol katmıyoruz gibi bir açıklama yaptılar. Biz firmaların ürünlerinin içinde bulunan maddeleri açıkça yazmalarını talep ediyoruz” şeklinde konuştu. TÜBİTAK’ın laboratuvar incelemelerinde ise 10 gazoz markasında alkol tesbit edilmişti.

 

TÜBİTAK, Uludağ’ın litresinde 1.56 gram, Akmina 1.28, Tansaş 1.16, Çamlıca 0.84, Fruko 0.76, Sensun 0.60, Sprite 0.56, Adese 0.48, Seven Up 0.44, Kipa 0.20 gram/litre alkol bulunduğu tesbit edildi.



HAZIR KIYMALAR MİKROP YUVASI

Yasaklanmasına rağmen birçok markette hazır kıyma satışlarının da devam ettiğini vurgulayan Demir, “İstanbuldaki ilçe belediyelerine Açık kıymaların tahlil edilmesi için talepte bulunduk. 32 belediyeden 10’u bizimle çalışmayı kabul etti. Ürünlerine güvenen 132 firmadan numune alarak İstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesi’nde tahlil ettirdik. Numunelerin 132’si de bozuk çıktı. Yüzde 15’inde antibiyotik ilaç kullanıldığını, zararlı bakterilerle birlikte faydalı bakterileri de öldürdüğü tesbit edildi” dedi.


TÜRKİYE EN BÜYÜK PAZAR


Amerikan Helal Vakfı Başkanı Mohammed Munir Cazhar Hussaini ise, “1.57 milyar Müslüman nufusunun 1.1 milyarının Müslüman ülke ve toplumlarda yaşadıklarını, dünyada her dört kişiden birinin Müslüman olduğunu belirterek, “İslam konferansı örgütüne 57 müslüman ülke üyedir. Helal gıda endüstris 2.1 trilyon dolardır. Helal gıdanın yılda 150 milyar dolarlık işlem hacmi bulunuyor. Türkiye, Suudi Arabistan, Malezya ve Endonezya en fazla potansiyeli olan pazarlardır.” Şeklinde konuştu.

Çarşamba, 29 Nisan 2009 17:32 tarihinde güncellendi

Iste iranin kardeslik anlayis

iran_bayra.jpg• 19/3/2009 - Iste iranin kardeslik anlayisi....sunni katliami...


İRAN ANALİZ ÖZEL / Anayasas‎nda Sünniliًe yer vermeyen, Tahran’da tek bir Sünni camisinin yap‎m‎na izin vermeyen, bakanl‎klar, askeri, diplomasi, bürokrasi ve üst düzey önemli devlet makamlar‎n hiçbirinde Sünni vatanda‏lara yer vermeyen iran islam Cumhuriyeti Sünni kesimleri hedef almaya devam ediyor. 13 Mart 2009, günü iran iki önemli Sünni alimi idam etti.

En son 600 kapasiteli Ebu Hanife Camisi ve Okulunu 2008 yaz mevsiminde yerle bir eden iran Devleti, Belucistan, Ahvaz ve Zahidan bölgesinde de Ehli Sünnet kesimlerini, önde gelen Sünni alimleri sindirmeye, tutuklamaya, faili mechul ‏ekilde yok etmeye veya idam etmeye devam ediyor.

iran’daki Ehli Sünnet kesimin resmi sitesi olan Sunni Online web sitesinin haberine göre 8 Rebiülevvel 1430 Hicri, 13 Mart 2009 günü sabah‎ Belucistan ve Sistan eyaleti ba‏kenti Zahidan’daki Ehli Sünnet vel Cemaat’in önde gelen alimlerinden şeyh Halilullah Zarii ile şeyh Haf‎z Selahaddin Seyyidi hakk‎ndaki idam karar‎n‎ infaz etti.



فki ‏ehit alim hakk‎ndaki idam karar‎ mahkeme taraf‎ndan sözde rejime tehdit olu‏turmak ve kanunsuz ‏ekilde silah saklamak suçlamas‎yla uyguland‎.

Öte yandan فran Rejimi’nin ülke içindeki Ehli Sünnet kesimlerini hedef alan sald‎r‎lar‎n‎ pervas‎zca art‎rarak devam etmesinde dünya genelindeki Müslümanlar‎n sessiz kalmas‎n‎n ve kitle ileti‏im araçlar‎nda فran’‎n Sünnileri hedef alan cinayet, asimilasyon ve hiçbir hakk‎n‎ vermediًi noktas‎nda yeterli düzeyde etkili haberlerin yer alm‎yor olmas‎n‎n sebep olduًuna dikkat çekiliyor.

Kaynak: İran Ehli Sünnet Resmi Sitesi

Salı, 28 Nisan 2009 05:22 tarihinde güncellendi

MEZHEBİ OLMAYANIN DİNİ OLMAZ.....

televizyon_.jpgEhli sunnet ulemasi M.Islamoglu aleyhine reddiye yazdi...

• 19/3/2009 - M.islamoglunun hezeyanlari


Mustafa İslamoğlunun Hezeyanları!      
<blogcu.com sitesinden alıntıdır)

 

 

"Cennet cehennem yok olacaktır" görüşü benim görüşüm değildir. Bir Kur'an talebesi olarak Kur'an’daki "huld" ves "ebed" kelimelerini tahlil ettim. Cennet ve Cehennemin ebediliğinin nasıl anlaşıldığını sahabenin olayı nasıl yorumladığını söyledim.

Hz. Ebubekir'in, Hz. Ömer'in, Hz. Abdullah b. Mes'ud başta olmak üzere birçok güzide sahabinin bu konudaki günümüz yaygın kanaatinin aksine olan görüşlerini serdettim. Cehennemin sonsuz olmadığını söylediklerini naklettim. 

Buna da İbn kayyım el-Cevziyyenin yazdığı Hadi'l-Ervah İla Biladi'l-Efrah adlı eserini kaynak gösterdim. Bu eser arapça olarak piyasada var. Her yerde satılıyor. Bakmak isteyen açıp bakar. İbn Kayyım'ın ilmi yetkinliğinin derecesini siz bilmezseniz bilen birine sorabilirsiniz. “

Bir sonraki derste kendi görüşümü naklettim. O da şuydu: “CENNET VE CEHENNEMİN ZAMANI GAYBİ BİR KONUDUR. BU KONUDA KONUŞMAK ĞAYBI TAŞLAMAKTIR. BUNU ALLAH BİLİR. BİZE DÜŞEN CEHENNEMDEN SAKINMAK CENNETİ HAK ETMEKTİR” M.İslamoğlunun sözleri burada bitti. Tenkit; 

Ehl-i Sünnet, Cennet ve cehennemin ebediliği hususunda görüş birliği içindedir. Sadece İbn Teymiyye ve İbnu'l-Kayyım'da bu noktada İcma'a muhalif bir tavır görüyoruz.

"İbnu´l-Vezîr" diye bilinen, el-Avâsım sahibi Muhammed b. İbrahim el-Yemânî, Sübülü´s-Selâm sahibi Muhammed b. İsmail es-San´ânî ve Zâhid el-Kevserî, kâfir ve müşrikler için Cehennem hayatının sonsuz olmadığı görüşünü İbn Teymiyye ve İbnu´l-Kayyım´a nisbet etmiştir.[1]

İbn Hazm, üzerinde icma bulunan meseleleri zikretmek maksadıyla kaleme aldığı Merâtibu´l-İcmâ´da "beka-i nar" meselesini de zikretmiş ve şöyle demiştir:

"Cehennem´in hak olduğunda, buranın ebedî bir azap yurdu olduğunda, kendisinin de içindekilerin de sonsuz ve ebedî olarak devam edip, fena bulmayacağında ittifak etmişlerdir?" [2] 

M. İslamoğlu, Kur’an-da onlarca apaçık Ayet varken,  Alimlerin İcmaı varken, Cennet ve Cehennemin ebediliğini nasıl olurda gaybı bir mesele olarak ele alır? İşte asıl felaket budur!

Ayrıca, Bazı büyük Sahabelerin Fena-i Nar (Cehennemin sonsuz olmadığını söyledikleri) ilgili görüşleri, O büyük Sahabelere atılmış korkunç bir iftiradır! Bu iftiranın sahibi kimlerse Allah Onları kahretsin!

Vede İslamoğlu, Fena-i nar hususunda, İbn Teymiyye ve Kayyım’ın Küfür olan “batıl” görüşlerini nakledip, bunları karşı görüş gibi göstermesi, gerçekte onların suçuna ve günahına ortak olmasıdır!

Hakkı bilip gizlemek ne kötüdür!

Bu Hususta, Allah’ın (C.C) Yüce Resulü (Sav) şöyle buyurur;

“Bid’atlar veya fitneler ortaya çıkıp, Ashabıma dil uzatıldığı zaman, Âlim(ler)de ilim(ler)ini açığa çıkarsın(lar)(halkı aydınlatsınlar). Bunu yapmayana Allah’ın, meleklerin ve bütün insanların laneti üzerine olsun. Allah bunlardan ne farzları ne de sünnetleri kabul eder.” (3)

Cennet ve cehennem hayatının ebediliği, Kur'an, Sünnet ve İcma ile sabit zarurat-ı diniyyedendir. Konuyla ilgili ayet ve hadisler burada zikredilemeyecek kadar fazladır. Ümmet seleften halefe bu itikat üzere icma ede gelmiştir. İbn Hazm, "Merâtibu'l-İcma"da cennet ve cehennemin ebedî olduğu konusunda icma edildiğini ve bu icmaa muhalefet edenlerin küfründe icma bulunduğunu söyler. (4) 

İşte Kur’andan Bazı Ayetler;

“... İşte onlar Rablerine karşı inkara sapanlar, işte onlar boyunlarına (ateşten) halkalar geçirilenler ve işte onlar -içinde ebedi kalacakları- ateşin arkadaşları olanlardır”. (Rad Suresi, 5)

2-BAKARA 162- “Onlar ebedi olarak onun altında kalırlar. Ne azabları hafifletilir, ne de kendilerine göz açtırılır.”

3-AL-İ İMRAN 116- “O inkâr edenler (var ya), onların ne malları, ne de evlatları, onlara Allah'a karşı hiçbir fayda sağlamayacaktır. Onlar, ateş halkıdır; orada ebedi kalacaklardır.”  

9-TEVBE 17- “Müşrikler kendi inkârlarına kendileri şahit olup dururlarken Allah'ın mescidlerini imar etmeleri mümkün değildir. Onların bütün yaptıkları boşa gitmiştir. Ve onlar ateş içinde ebedi olarak kalacaklardır.”

9-TEVBE 63- “Bilmiyorlar mı ki, kim Allah'a ve Resulüne karşı gelirse, ona muhakkak ki içinde ebedi kalınacak cehennem ateşi vardır. İşte rüsvaylığın büyüğü de budur.”

10-YUNUS 52- “Sonra o zulüm yapanlara "Tadın bakalım şu ebedi azabı!" denilecek. Vaktiyle kazandığınızdan başkası ile mi cezalandırılacaksınız?"

43-ZUHRUF 74- “Şüphesiz ki suçlular, cehennem azabında ebedi olarak kalacaklardır.”

Salı, 28 Nisan 2009 05:34 tarihinde güncellendi

Sayfa 194 - 414

Yasal uyarı : Sitedeki sohbet, yazı ve resimler; üzerinde hiçbir değişiklik yapılmadan ve kaynak göstererek alınabilir.
Üzerinde değişiklik yapılması, ticari amaçla kullanılması hukûken yasaktır.