.

.

Ali Kara - İlim ve İrfan Menbaı

EFENDİ HAZRETLERİMİZİ K.S. TANIYAN TANITIRMIŞ....

Seyyid İbrahim el Ahsai k.s. ziyaretinden sonra Efendi Hazretlerimizi k.s. tanıtıyor...

linkine bakın... kendini dinleyin...   Alimler takva sihib kimseler bunu kabul ederken, bununla gurur duyarken, bizdeki akılsız yeni yetmeler tenkit için ayıp bulmak noksan göremek ve göstermek için yırtınıyorlar...Boşuna güneş balçıkla sıvanmaz...... ALlah hidayet nasip etsin....

Sultanımızdan bizleri ayırma yarabbi! kendimizi neslimizi akraba ve cemaatlerimizi de bu dualara kat ya rabbi!.

http://www.marifetdernegi.org/contentV2.aspx?id=c6e5462c-ebe9-4536-b779-b47480ff8ce1

Salı, 14 Ağustos 2012 10:39 tarihinde güncellendi

AMERİKAN AJANLARI DA İSLAMI ÖĞRENİYORMUŞ....NİÇİN?

Ilımlı İslam için Kur'an değiştirilmeli

18 Eylül 2011 Pazar 16:35

FBI ajanlarına İslami eğitim veriliyor!

 

FBI ajanlarına İslami eğitim veriliyor!
Müslümanlara yönelik dünyanın farklı bölgelerinde operasyon yürüten ABD’nin ajanlarına verdiği eğitimde, ‘cihad’ ve ‘ılımlılaştırma' kavramları dikkat çekiyor!

Son günlerde ABD yönetimi tarafından FBI, CIA ve diğer silahlı kuvvetlere, İslam dini ve Müslümanlara karşı mücadele etmek için verilen eğitim programları ile ilgili dikkat çeken belgeler yayınlanıyor.

Yayınlanan belgelerden birinde, Müslümanlara karşı operasyon düzenleyen FBI ajanlarına verilen eğitimin niteliği dikkat çekiyor. FBI ajanlarına verilen eğitimde 'cihad' ve Müslümanların ‘ılımlaştırılması’ ile ilgili çarpıcı detaylar var

“KUR’AN ALLAH’IN SÖZÜ OLDUĞU MÜDDETÇE MÜSLÜMANLAR ILIMLAŞTIRILAMAZ”

Belgede “Kur’an Kerim’in Allah’ın sözü olduğu müddetçe İslam dininin ve Müslümanların ‘ılımlaştırılamayacağı’”  ifade ediliyor.

FBI ajanlarına verilen eğitimlerde İslam’ın, Kur’an ve Sünnet üzerine kurulduğu ile ilgili genel bilgiler verilirken; Şiî ve Sünnî mezheplerin bazı noktalarda ayrıldığı ifade ediliyor.

FBI ajanlarına İslam dini ile ilgili verilen eğitimde, İslam’ın temel inançları ile ilgili detaylı bir eğitimin verildiği göze çarpıyor.

Belgelerde zekat ile ilgili ayrıntılı bilgi verilirken; zekat ile Müslümanların İslam’ın güçlenmesine katkı sağladığı ifade edilmekte ve bu yolla ‘İslam ordusu’nu destekledikleri belirtilmekte.

'DAR’UL HARP - DAR’UL İSLAM'

FBI ajanlarına verilen eğitimde ‘Dar’ul Harb’ ve ‘Dar’ul İslam’ gibi kavramlar ile ilgili bilgi verilmesi de dikkat çekiyor. Verilen eğitimde İslam inancının inananlar ile inanmayanlar arasında bir ayrıma gittiği ve bu topluluklar arasında ‘sürekli bir savaş halinin’ olduğu ifade ediliyor.

“İNTİHAR YASAK; ANCAK İNTİHAR SALDIRILARI SERBEST”

ABD’nin FBI ajanlarına verdikleri eğitimlerde İslam’da intiharın yaksa olduğunu; ancak İslam için ‘intihar eylemlerinin’ yasaklanmadığı ifade ediliyor.

Belgede cihad kavramı ile ilgili de bilgiler veriliyor. Cihad’ın inanmayanlara karşı bir ‘din savaşı’ olduğu ifade edilirken; Hz Muhammed’in cihad stratejisinin dört ana kolda yürütüldüğü ifade edilmekte:

İlk olarak, İslam’a inanmayanları önceki günahları için af dilemeye ve İslam inancını seçmeye sözlü olarak davet. İkinci olarak, Müslümanlara yönelik saldırılara karşı savunmaya izin verilmesi. Üçüncü olarak, Müslüman olmayanlara karşı kutsal aylar haricinde saldırılmasına izin verilmesi ve son olarak da, her yerde ve her zaman Müslüman olmayanlara karşı saldırı…

“CİHAD İNANMAYANLAR İLE SAVAŞTIR”

Belgelerde ‘cihad’ kavramının İslam dinindeki mezheplere göre ayrıntılı  açıklamalarının yapılması dikkat çekiyor.

FBI ajanlarına Müslüman kadınlar ile ilgili de bilgilendirme yapılıyor. Müslüman kadınların cihad kavramı içerisindeki yeri ise şöyle açıklanıyor: “Eğer bir İslam ülkesi yabancılar tarafından işgal edilirse; ülkedeki Müslüman kadınlar da savaşa destek verebilir.”

Uzmanlar ise Afganistan ve Irak başta olmak üzere, ABD tarafından işgal edilen ülkelerdeki kadınlara yönelik hukuksuz müdahalelerin verilen bu eğitim sonrası meşrulaştırıldığını dile getiriyor.

Ayrıca, İslam bölgelerinin işgal edilmesi halinde Müslüman kadınların da savaşa destek vermesi gerektiği ifade ediliyor.

LAİKLİK NEYMİŞ???

 BAŞBAKAN DAN LAİKLİK DERSİ

<<>>

NOT:  Bir kere şu bahsedilen tarafsızlık nerde? Ne zaman olmuş? kim azınlıkta? kim iş başında kimin dediği oluyor. Hırıstiyan vakıfları geri verildi hadi eşitlik ise Ayasofyayı ve bütün tarihi medreseleri açın islami ilimler serbesçe okunsun hatta laik devlet alimlere özel maaş versin.....

islamin ahkamından hangisi serbest, ama bütün dinsizlikler serbest, hiç karşılaştırma yapacak bir durum varmı??? Kimi kandırıyorlar..... Bundan 15*20 sene evvel çarşamba meydanında kendinin şeriatçı olduğunu haykıran birinin şimdi nelerle uğraştığına baktıkça çok yazık diyoruz, değişerek Allahın rızası kazanılamaz, istikametle devam ederek rıza kazanılır, asıl iş ve keramet istikamettir......

 

MÜSLÜMANIN VAKIFLARI NE OLACAK.......

Azınlıklar Kadar Hak Sahibi Olmak İstiyoruz

Hükümet bitik AB’ye şirin gözükmek için her şeyi yapıyor. Artık bıktık! Millet olarak ezikleri oynamaya mahkûm ediliyoruz. Her hakareti, tüm aşağılamaları kabullenmemiz isteniyor. Hiç kimsenin şüphesi olmasın ki, bu millet hak edenlere Osmanlı tokadını yapıştırıverir.

Türkiye’ye en ufak bir şey yaptırmak isteyen öylesine alışmış ki hemen “AB’nin hoşuna gider” veya “yapmaz iseniz AB size çok kızar” diyorlar. Bunlardan biri de Bartholomeos. AKP hükümeti ile ihya olan patrikhane Türkiye’nin her yerinde rahatlıkla ayinler yapıyor. Ekümenik olmayan patrik menfaati olduğunda hemen konuşmasına, AB’nin bundan çok memnun olacağını ekleyip, doğru yoldasınız mesajı veriyor. Birisi de çıkıp “bu AB bu kadar iyi ise memleketin Yunanistan’ın, Kıbrıs Rum Kesiminin şu hali ne?” demiyor. Ayrıca halen patrikhanenin kin kapısı da kapalı. Bu, bizim devlet adamlarının hayatına karşı bir tehdittir. Kimsenin bunu sorduğu da yok!

Yok olup gitmiş kiliselerin, manastırların ihya edilmesi için büyük paralar harcanıyor. Adeta her yere haçlar dikiliyor. Bu yetmezmiş gibi şimdi de azınlık vakıflarının malları iade edilecek, üçüncü kişilere geçen mallarının ise bedeli ödenecekmiş. AB’yi çok memnun ederler ama bu AB’ye kaç gün yeter? AB’nin nihai amacı artık hepimizce malum.

Şimdi bunların kılıfı olarak Türkiye bir hukuk devleti yaveleri atılıyor. Hukuk devleti milletin başını önüne eğdirmeden olunur! Müslümanların vakıfları talan edilirken sesini çıkarmak şöyle dursun başlarını çevirenler, hukuk devletinden bahsetmesinler! Vakfından kopartılmış, amacı dışında kullanılan nice yerler var. Misalen, Kadıköy İskele Camii’nin vakfiyelerini şimdi kimler kullanıyor? Hangi amaca hizmet ediyor? Gelirleri ne oluyor? Böylesi örnekler çok fazla. İslam eserleri yok olup gider iken kilise ihya etme sevdası neyin nesidir?

Hukuk devleti kulağa çok hoş geliyor. Hukuk hak temeline dayanır, adil bir düzen kurmak için vardır ve herkes için geçerlidir! Ancak gayrimüslimlerde hukuk devleti kendileri için başka, sömürgeler için başkadır. Sizin lehinize bir hüküm çıkar ise onu uygula(t)mazlar. Devreye hemen başka kavramlar sokarak niçin o hükmün sizde uygulan(a)mayacağını anlatırlar. Onların kavramlarına takılmadan olayları değerlendirmek ve hakkaniyetle bakmak gerekir.

Azınlıklar kadar haklarımız yok! Onlar istedikleri gibi giyinir, dini eğitim alır, doğar doğmaz çocuğunu kiliseye götürür, dini nikâh yaptıklarında ceza verilmez. Peki, Müslümanlar niçin çocuklarına istediği gibi dini eğitim veremiyor? Niçin halen dini nikâh bu kadar sorun oluyor? İnancı gereği başörtüsü takan hanımlarımız niçin okuyamıyor, istediği yerde çalışamıyor, uydurma kamusal alan kavramı ile resmi olmayan toplantılara dahi katılamıyor? Niçin bir Müslüman mescit sorduğunda kendisine uzaydan gelmiş gibi bakılıp dışlanıyor? Zoraki bir mescit konuluyor ise bu niçin yerin bilmem kaç kat altında tuvaletlerin yanında, tuvalet ve rutubet kokularının içerisinde oluyor? Kendi ülkemizde parya mıyız?

Kimse çıkıp da “Müslümanlara kim karışıyor?” demesin! Bunu diyenler bu tür talepleri olmayanlar, talepleri olmayınca sorunları da olmuyor.

Osmanlı vakfiyeleri azınlıkların soydaşı olan devletlerde yağmalanıp, yıkılır iken, camiler meyhanelere çevrilirken biz niçin bunların hesabını sormuyor, mütekabiliyet şartını ileri sürmüyoruz? Niçin pazarlık gücümüzü artıran imkânları kullanmıyoruz?

Hükümet hukuk devleti olmaya o kadar hevesli ise öncelik ile kendi cihan padişahının vakfiyesine sahip çıksın! Fatih Sultan Mehmet Han’ın vakfiyesi Ayasofya CAMİİ’ni ibadete açsın! Fatih’in vasiyetine uysun! Böyle olursa AB eksi puan mı verir? Yazık, ya bizi AB’ye almazlarsa? Affedersiniz, kaç senedir AB üyesi olmak için bekliyorduk?

Sayfa 40 - 414

Yasal uyarı : Sitedeki sohbet, yazı ve resimler; üzerinde hiçbir değişiklik yapılmadan ve kaynak göstererek alınabilir.
Üzerinde değişiklik yapılması, ticari amaçla kullanılması hukûken yasaktır.