.

.

Ali Kara - İlim ve İrfan Menbaı

KİM ADINA VARSIN??? YENİ ŞAFAK VE YARDAK.....

Allahın selam ve rahmeti samimi kardeşlerimize olsun. Resulullah aleyhisselama ve ali-ashabına- tabilerine de salat-selam olsun.

malumunuz yeni şafak denen masabaşı fitnecileri, sultanımız hakkında mesnetsiz bir haber yayınladı. ancak bu ve evvelce alimler toplantısı hakkında yazdığı provakasyon başlığı sadece gazetenin icraatı değildir, kesinlikle içerden birileriyle hazırlanmış ve arkasından neyin çıkacağı belli olmayan bir tezgah. Allahu teala cümle ihvanımızı özellikle sultanımızı ve hizmetinde olan tüm kardeşlerimizi sevenlerini muhafaza eylesin...

Ordakiler bedenen hizmet ederler, bizler ilmen hizmet ederiz, niyetimiz Allah rızası olunca hepimiz aaynı safta yek vucut olmuş oluruz. Bu hassasiyyetimizi muhafaza edelim, dışardan içimize sokulmak istenen zehirlere yaldızlı zehirlere aldanmayalım, zararı sadece kendimize olur.

zira Efendi Hazretlerimiz k.s. için herhangi bir mekanda sıkışıp kalmak ve orda hizmete mecbur edilmek gibi bir şey söz konusu olamaz, bütün alem onun hizmet sahasızır, bizler de güneşin doğup battığı bütün aleme şeriatı-tarikatı-sünneti seniyyeyi ulaştırma gaye ve hedefiyle hizmet etmeye gayret ediyoruz...Elhamdulillah.

Şimdi tüm ihvanımıza önemle bildirelim ki şafak paçavrasının iddia ettiği gibi Efndi hazretlerimiz İsmailağaya Çarşambaya gelmiyor-getirilmiyor iddiasını cevaplayalım; sonra da bu kapının bazı özelliklerini aktaralım ki ihvanımızın itikadı maneviyatı bozulmasın, istikamet üzere daim olalım.

Efendi Hazretleriİsmailağa'ya getirilmiyormuş..... Kuyruklu bir yalan  hatta iftiradır. Bizzat bu fakir cuma günü kürsüden vaaz ettiğimde Efendi Hazretlerimiz çıka geldi. Kim ona mani olabilir ki?? Bir kere mani olunsa sonra ne yapacaklar....Asla bunu düşünmek ihvan olana yakışmaz, yani Efendi hazretlerimiz bir şeyi yapmak istiyor da yapamıyor mu demek istiyorlar??? Haşa tasarruf sahibi olan zat ya direk yapar veya dolaylı yoldan yaptırır, illaki Allahın muradı yerine gelir kimse mani olamaz. Bizler hayırlısını isteyelim, gelmesi için lazım olan ahlaki manevi ve zahiri sebebleri hazırlayalım...

öyleya şimdi Efendi Hazretleri ismailağa ya gelse kaç kişi görebilecek? ve nekadar durabilecek? Çünkü eski evi çok küçüktür, orda rahat edemez, oranın havası oksijen durumu kısıtlıdır o yüzden akıllı olalım, onun gelmesini isteyeceğimize ona layık olalım ki bizden razı olsun, başkaları bizim içimize karışmasın.... Bir aile gibi olduğumuzu unutmayalım... Hepimiz Efendi Hazretlerimizin sağlığını düşünmemiz gerekir...

Kendim 30 seneden beri takip ederim bir sürü hizmetçi değişti kimisi kaydı gitti hatta cemaate bile gelmez. şimdi görev sırası olan hizmetçilere de dua etmek lazımdır, zira o hizmet hekesin işi değil içinden gelenler bilir. üstelik bazı kardeşler akraba olduğu için daha kolay hizmet edebiliyorlar, onların işini kolaylaştıralım da daha fazla efendi hazretlerini görme imkanımız olsun...

Hanesine gittiğimizde illa görüşeceğim mantığı dervişin ahlakı değildir, nasipse görüşürsün, hatta efndi hazretleri seni kabul ederse huzurna alır değilse dön git demek ister sen de tevazu ile döner gidersin.... Bu adabtır, riayet etmek lazımdır.

bir de şunu sormak lazım  daha düne kadar efendi hazretleri çavuşbaşında kalsın, biz burayı idare ederiz diyenler şimdi ne oldu da efendi hazretlerini ellerinin altında görmek istiyorlar???? Bu sırır anlayan bana mesaj çeksin... Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız adersimi yazdım..

Biz efendi hazretlerine geldik teslim olduk rabıtamız onadır, ondan gayrısı din kardeşimiz tarikat ıhvanımız olarak severiz, ama efendi hazretleri manevi aynamızdır, ilahi nurların vesilesidir, oraya ve araya başkası giremez, teslimiyyet bunu gerektirir, başkalarının sevgisi, vesilemizin yanında çok çok düşükte kalır....

efendi hazretleri adına il ve ilçelerdehizmet eden hoca kardeşlerimize de çok iş düşüyor, Allah için doğruları usülüne göre cemaatlerine anlatsınlar, ahde vefa göstersinler, mürşidimizin namusunu korusunlar....  az söyleyeyim çok anlayın, özel meselelerimizi kendi aramızda dertleşelim biraraya gelip bazı şeyleri konuşlım ki sonra manevi tokat yemeyelim...

Aslında şunu hatırlatmak lazım:::

Efendi hazretlerimizin ismailağa ya gelmesini istememizden  evvel bazı şeylerin yapılması çözüme kavuşturulması lazımdır yoksa boşuna hayal kurmayalım:::

 

Selam ve hürmetle....

 

 

Perşembe, 05 Ocak 2012 19:22 tarihinde güncellendi

HAVVA ANNEMİZİN YARATILMASI

Yeni bir açıklamayla karşı karşıyayız. Aşağıda açıklamayı okuyacaksınız, sonra bizim açıklamamızı...
Kaburga yorumu Tevrat'tan
Diyanet İşleri Başkanlığı Dini Yayınlar Kurulu Başkanı Prof. Dr. Saim Yeprem, bildirgede yer alan 'kadına yönelik mitoloji ve hurafelerin İslam'da yeri olmadığı' maddesine açıklık getirdi. AKŞAM'ın sorularını yanıtlayan Yeprem, 'Kadının Adem'in kaburga kemiğinden yaratıldığı' inanışının Tevrat'ta var olduğunu ancak Kur'an'da olmadığını bildirdi. Kur'an'a göre kadınla erkek ayrı ayrı olarak değil, eşzamanlı olarak tek bir 'öz'den yaratıldığını vurgulayan Yeprem, 'Ama halk arasında Kur'an'da söylenen değil, Tevrat'ta yeralan kaburga kemiği inanışı daha yaygın. Biz, Kur'an diliyle konuşuyoruz' diye konuştu.
 
Evvela konuyla alakalı Nisa suresinin ilk ayetini yazalım:

سورة النساء
ألآية 1 : يَا أَيُّهَا النَّاسُ اتَّقُواْ رَبَّكُمُ الَّذِي خَلَقَكُم مِّن نَّفْسٍ وَاحِدَةٍ وَخَلَقَ مِنْهَا زَوْجَهَا وَبَثَّ مِنْهُمَا رِجَالاً كَثِيراً وَنِسَاء

Manası: Ey iman edenler, sizi bir tek nenisten yaratan Rabbinizden korkun -sakının-, ondan da zevcesini yarattı, her ikisinden bir çok erkek ve kadını çoğaltıp türetti....
evzaul beyan isimli tefsirde:
أضواء البيان - (5 / 322)
ثم لما خلقه من طين خلق منه زوجه حواء، كما قال في أول النساء {يَا أَيُّهَا النَّاسُ اتَّقُوا رَبَّكُمُ الَّذِي خَلَقَكُمْ مِنْ نَفْسٍ وَاحِدَةٍ وَخَلَقَ مِنْهَا زَوْجَهَا} [النساء: 1] وقال في الأعراف {وَجَعَلَ مِنْهَا زَوْجَهَا} [الأعراف: 189] وقال في الزمر: {ثُمَّ جَعَلَ مِنْهَا زَوْجَهَا} [الزمر: 6] كما تقدم إيضاح ذلك كله، ثم لما خلق الرجل والمرأة، كان وجود جنس الإنسان منهما عن طريق التناسل، فأول أطواره: النطفة، ثم العلقة.
Tercümesi: Sonra Allahu teala Âdemi topraktan yaratınca, ondan da zevcesi Havayı yarattı. Nisa suresinin ilk ayeti bunu ifade eder. A'raf suresinde 189  -ondan zevcesini yarattı- der.  Zümer suresi 6 da: Sonra ondan zevcesini yarattı- der.  bundan sonra erkek ve kadını yaratınca, insan cinsinin mevcudiyyeti artık bu ikisinden nesil yoluyla meydana geldi. ilk tavrı nutfe (meni) dir, sonra alaka (donuk bir kan pıhtısı) şeklinde olur....
bu açıklamalarla kesdin anlaşılan Havva annemizin Âdem babamızdan yaratıldığıdır. Kaburga kemiğinden yaratılması hakkındaki rivayetler, Tevrat kaynaklarına uygun oluyorsa bu bize zarar vermez, zira hak bilgi herkesin ortak malıdır, tevrat veya Zebur da olması ilmi hakikati zedelemez, bilakis daha fazlasıyla işin kesin olduğu ortaya çıkar. Zaten bir çok yerde Efendimiz aleyhisselam ehli kitabı hakkı kabule davet edince gelmediler, o zaman kitaplarınızı getirin ve okuyun bakalım işin aslı neymiş, denildi yine kaçtılar, zira kitaplarında da aynısı vardı.
şimdi kalkıp bir din görevlisinin tevratta öyle imiş diyerek güya ilimle konuşması nereye sığacak... Tevrat ve İncil ve bütün sahifeler Allahın birliğini söylemiyormu, Perygamberin hak olduğunu ahıretin varlığını muhasebenin olduğunu söylemiyormu?  Evet!  Onları da mı inkar edecekler! Hâşâ....
Yarım hoca dinden eder denmiş, boşuna değil.... 
Teshil isimli tefsirde Havva annemizin Âdem'in a.s. kaburga kemiğinden yaratıldığı açıklanmış.
التسهيل لعلوم التنزيل لابن جزى - (2 / 461)
خلقكم من نفس واحدة  يعني آدم عليه السلام  ثم جعل منها زوجها  يعني حواء خلقها من ضلع آدم
Dürrül mensur da zikredilen hadisi şerifte de bu konu açıklanmış.  Dahhak'tan gelen rivayette: Havva'nın, Âdem'in a.s.  arka kaburga kemiğinden yaratıldığı zikredilmiştir.
الدر المنثور - (2 / 423)
وأخرج ابن أبي حاتم عن الضحاك خلق منها زرجها قال : خلق حواء من آدم من ضلع الخلف وهو أسفل الأضلاع
Salı, 07 Ağustos 2012 15:16 tarihinde güncellendi

HİZMETLER İÇİN DUYURU - ÇİFTLİK KURULUMU

Muhterem kardeşlerim, Allahın selamı rahmet ve bereketi üzerinize olsun.

ilmi hizmetlerin Türkiye de yayılmasında vakıflar ve derneklerin çok büyük hizmeti vardır. Yani siz müslümanların gayretleriyle bu hizmetler yürütülüyor. Ancak maddi imkanların gittikçe kısıtlanmasıyla hizmetlerimizin ilerlemesi zorlaşmaktadır. Bu hususu halletmek için kendi aramızda bir gelir kaynağı temin etme düşüncesine gittik. Bu hususta kendi kontrolümüzde emin kardeşler ile birlikte bir besi çiftliği kurup hayvancılık ve kurban hizmetiyle hem kendi maddi ihtiyaçlarımızı hem de hizmetlerimizi desteklemek istiyoruz. Uygun gören kardeşlerimizden haber bekliyoruz. mailime özel yazarsanız kendi aramızda düşündüğümüz şekliyle meseleyi meşvere ederiz. selam ve hürmertlerle....

Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız

MASONLUĞUN SARIKLI ŞÖVALYELERİ

Masonluğun Üç Sarıklı Şövalyesi Afganî, Abduh, Reşid Rıza

Şu üç ismi hiçbir uyanık ve şuurlu Ehl-i Sünnet Müslümanı hatırından çıkartmamalıdır: Cemaleddin Afganî, Muhammed Abduh, Reşid Rıza.

Şu üç ismi hiçbir uyanık ve şuurlu Ehl-i Sünnet Müslümanı hatırından çıkartmamalıdır: Cemaleddin Afganî, Muhammed Abduh, Reşid Rıza.

Bunların müşterek özelliği üçünün de sarıklı Farmason olmasıdır.

Bunların üçü de İslam'da reform, yenilik, değişim taraftarıdır.

Afganî, asıl kimliğini gizleyerek Müslümanları aldatmıştır.

O, aslen İran'ın Esedabad şehrine mensup olduğu halde kendisini Afgan göstermiştir.

O, aslen Şiî olduğu halde kendisini Sünnî göstermiştir.

Böylece "Bizi aldatan bizden değildir" hadîsinin tehdidi altına girmiştir.

Bunların üçü de Osmanlı Hilafetinin yıkılmasında, doğrudan doğruya veya dolaylı olarak rol oynamıştır.

Bunların üçü de Ehl-i Sünnet ve Cemaat İslamlığına büyük zarar vermiştir.

Masonluk nedir?.. Evrensel, gizli ve özel bir kardeşlik hareketi perdesi altında dünyayı ve insanlığı hakimiyeti altına almak isteyen bir tür dindir. Masonlar iki ana gruba ayrılır: Allah'a inanan Masonlar. Allah'a inanmayan, kimi agnostik, kimi ateist Masonlar.

İki Mason grubu da İslam'a, Kur'ana, Şeriata, Hilafete karşıdır.

Masonlar kendi aralarına Hıristiyanları ve Müslümanları alırlar ama Masonluğu diğer dinlerden üstün kabul ederler.

Afganî, Abduh, Reşid Rıza Masonluğun İslam dünyasında üç büyük ajanı, üç şövalyesi olmuştur.

Afganî ve Abduh'un Masonlukları dışında Bahailikle de alakaları olduğuna dair iddialar ve belgeler vardır.

Hindistan arşivlerindeki şu belge hayli dikkat çekicidir:

(C:S:B) Report of D. E. McCracken, dated 14 August 1897, in file foreign: Secret E, Sept. 1898, no. 100. pp. 13-14; national archives of the governement of India, New Delhi.

Abduh Abdul Baha ile şahsen görüşmüş ve onun hakkında sitayişkar cümleler yazmıştır.

(Colm Juan R. I., "Rashid Rida on the Bahai Faith: A Utilitarian Theory of the Spread of Religions", Arab Studies Quarterly 5, 3 (Summer 1983): 278)

Bugünkü İslam dünyasındaki modernist, reformist, bazısı aşırı, bazısı ılımlı akım ve hareketlerde bu üçlünün büyük tesirleri ve tuzu biberi vardır.

Ehl-i Sünnet uleması, fukahası ve mürşidleri Masonluğa karşı olmuş, onu bir küfür ve fesat hareketi olarak görmüştür.

Hiçbir İslam aliminin, fakihinin, mürşidinin Bahailiğe en ufak bir sempatisi olmamış, görülmemiştir.

(Türkiye'de Bahaî cemaati vardır. Hattâ son birkaç yıl içinde onlardarn birinin bir üniversiteye rektör tayin edildiğini duymuştum.)

Devlet-i Aliyye-i Osmaniye'nin yıkılmasında Masonlar büyük rol oynamıştır.

Hilafetin yıkılmasında Masonlar büyük rol oynamıştır.

Şeriatın kaldırılmasında Masonların büyük rolü vardır.

İslam medreselerinin kapatılmasında Masonların rolü büyüktür.

Bugün Türkiye'de bazı reformcu ve aykırı ilahiyatçılar Afganî'nin, Abduh'un, Reşid Rıza'nın hayranıdır ve onların izinden gitmektedir.

Alim, fakih, arif bir Müslümanın bu üç Masonun peşinden gitmesi, onları sevmesi, onların metot ve doktrinini benimsemesi dinen caiz olur mu?

Âqil ve bilge Müslümanların bu konuyu tartışmaları gerekir.

Kur'an tek hak, muteber, geçerli dinin İslam olduğunu, Allah'ın İslam'dan başka din kabul etmeyeceğini çok açık, çok seçik, çok vâzıh, çok sarih şekilde bildirmektedir.

Bir insan nasıl, hem Müslüman, hem Hıristiyan olamazsa; hem Mason, hem Müslüman olabilir mi?

Birtakım reformcu, yenilikçi, değişimci, yeni İslamcı ilahiyatçıların, Afganî, Abduh ve Reşid Rıza sevgilerini Ümmet'e açıklamaları ve savunabilirlerse kendilerini savunmaları onlar için bir vicdan vazifesidir.

Sünnî Müslümanlar bu üç ismi, bu sacayağını, Masonluk dininin bu üç şövalyesini bir an bile hatırlarından çıkartmamalıdır.

Onlar Osmanlı Hilafetini yıkarak, Müslümanlık alemini perişanlığa, esarete, zillete sürüklemiştir.

İslam alemi onların ektikleri zehirli tohumların ekinleriyle kaplanmıştır.

Onlar, bilerek veya bilmeyerek emperyalizme, sömürgeciliğe, global Kapitalizme ve Liberalizme hizmet etmiştir.

Ehl-i Sünnet Müslümanları böyle şâibeli, bulaşık, karışık, bulanık adamların peşinden gitmez.

Bizim yakın tarihteki imamlarımız Şeyhülislam Mustafa Sabri, Muhammed Zâhid el-Kevserî, Yusuf İsmail en-Nebhanî, Halid-i Bağdadî, Şeyh/İmam Şâmil, Ahmed Zeyni Dahlan, Abdülhakim Arvasî, Muhammed Zâfir el-Medenî, Ebu'l-Hüda es-Sayyadî ve benzeri ehl-i Sünnet uleması, mürşidleri ve mücahidleridir.

Peygamberimizin zuhurundan, risaletini ilanından, tebligatından itibaren önceki dinler ve şeriatlar nesh olunmuş, yürürlüktan kaldırılmıştır.

İslam, tek hak din oluşunda hiçbir ortaklık kabul etmez.

Masonluk, kendini dinlerin üzerinde gören bir doktrin olarak Kur'ana, Sünnete, Şeriata göre merduttur.

Afganî, Abduh, Reşid Rıza merduttur.

Onlan Müslümanlara önder olmaz, baş olmaz, örnek olmaz.

Onların yolundan gidilmez.

Onların eteklerini tutarak Mevla bulunmaz.

Gerçek, icazetli, muhlis, muttaki Ehl-i Sünnet ulemasının, fukahasının, mürşidlerinin peşinden gidenler Resulullahın (Salat ve selam olsun ona) hidayet yolunda olur ve Mevlasını bulur.

Afganî'nin, Abduh'un, Reşid Rıza'nın yolundan gidenler, silsilenin sonunda Masonların Hiram Ustasını bulur. Hiram Usta'nın yolu necat yolu değildir. Hiram Usta'nın eteğine tutunarak ebedî saadet bulunmaz, Cennete girilmez.

Fa'tebirû yâ ülü'l-ebsar...

 

 

Pazartesi, 30 Temmuz 2012 10:38 tarihinde güncellendi

Sayfa 39 - 414

Yasal uyarı : Sitedeki sohbet, yazı ve resimler; üzerinde hiçbir değişiklik yapılmadan ve kaynak göstererek alınabilir.
Üzerinde değişiklik yapılması, ticari amaçla kullanılması hukûken yasaktır.