.

.

Ali Kara - İlim ve İrfan Menbaı

İBRETLİK-- HANIMINI DÖVENLER HAZIR OLUN.....

Dayakçıya Kur'an'dan ezber cezası

Kocaya "Kur'an-ı Kerim'den ezber ve kitap okuma" cezası verildi.

8 Mayıs 2012, Salı - 14:00

Suudi Arabistan'da yayımlanan Al-Medinah gazetesinin haberine göre, Cidde Bölge Mahkemesi, karısına şiddet uygulayan kocaya Kur'an-ı Kerim'den 5 cüz ezberleme, 3 ahlak kitabı okuma ve 100 Hadis-i Şerif hıfzetme cezası verdi.

Karısını "evden izinsiz çıktığı" gerekçesiyle döven kocayı suçlu bulan mahkeme, gerekçeli kararında "Zanlının dini duyguları güçlü olsaydı eşine şiddet uygulamazdı. Kuran-ı Kerim'den ezber yaparak Allah'ı hatırlayacak, hadisleri okuyarak Peygamberimizin örnek yaşamına yeniden tanık olacak" denildi.

BAŞBAKANA GÖRE -TEK DİN OLMAZ.....MIŞ...

'Başbakan'ın dili sürçtü tek din olmaz'

 

Erdoğan’ın 'tek din' ifadesine AK Parti’nin iki numarası Hüseyin Çelik’ten tashih.

8 Mayıs 2012, Salı - 10:25

 

AKP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Hüseyin Çelik, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, geçen hafta sonunda, partisinin Adana’daki İl Kongresi’nde yaptığı konuşmadaki, “tek din” ifadesinin bir dil sürçmesi olduğunu zira kendisinin bugüne kadar böyle bir kelime sarf etmemiş olduğunu söyledi.

Çelik, “Sayın Başbakan, bugüne kadar tek din demedi, ilk defa söylüyor. Başbakan da olsa, beşer şaşar, dil sürçmesi olabilir. Diğer yandan, PKK gayretlerine ve çabalarına rağmen bu ülkede Türk-Kürt kavgası çıkmamış olmasından hareketle Türkler ve Kürtler arasındaki gönül birlikteliğini, aynı kitaba inanmış olmalarını kastetmiş olabilir” dedi.

Eşyanın tabiatına aykırıBaşbakan Erdoğan’ın, Adana İl Kongresi’ndeki konuşmasında, “Dört tane kırmızı çizgimiz var; Tek devlet, tek millet, tek bayrak ve tek din” sözlerindeki, “Tek din” vurgusuna, muhalefet partileri, hukukçular ve inanç temsilcilerinden sert tepkiler gelmişti.

Erdoğan’ın, tepki çeken sözlerine açıklık getiren Çelik, şu görüşleri dile getirdi: “Başbakan’ın bugüne kadarki icraatı, duruşu ve söylemi bizatihi bu söyleme (tek din) manidir. Üç kırmızı çizgimiz; etnik, bölgesel ve dini milliyetçiliktir. Başbakan bugüne kadar tek dil, tek din demedi. Bu bir dil sürçmesidir. Esasen, demoktratik bir ülkede, laik bir devlette tek din iddiasında ve imasında bulunmak eşyanın tabiatına aykırıdır.

NOT:  Ne demek istediğini iyice karıltırmış galiba, ama ağızlarından bir bakla var, onu yumuşata yumuşata millete kabul ettirmeye çalışıyorlar, bizi bir şey diyor, diğeri de güya onu tashih ediyor, ikisi de yanlış.

Allah indinde tek din islamdır.... bunu mu demek istiyor, yoksa devlet laiktir tek din ile olmaz bir çok dini karma yapalım mı.... Allah idarecilere şuur versin, ehli sünnetten ayırmasın yoksa işimiz çok zor, üstelik müslümanlar bu gidişten maalesef memnunlar hatta dua bile ediyorlar, ıslahı için hayırlar için dua et ama yapılan işleri destekler mahiyette nasıl dua ederler......

Efenidi hazretlerimiz k.s. çok kere derdi elin sayısı kadar kaldık......

,Düşmanımın düşmanı dostımdur kaidesi üzere işi idare ediyoruz.....

Salı, 08 Mayıs 2012 13:08 tarihinde güncellendi

AYASOFYA CAMİ OLURSA ELİNİ ÖPECEK

Erdoğan Ayasofya’yı cami yaparsa elini öpeceğim

 

CHP Milletvekili Sinan Aygün'den Başbakan Erdoğan'a çağrı...

6 Mayıs 2012, Pazar - 21:55

Sinan Aygün: Camiler üzerinden siyaset yapmak yanlış, sayın Başbakan'a sesleniyorum samimiyse Ayasofya'yı ibadete açsın gidip eline öpeceğim...

Samanyolu Haber TV'de yayınlanan Günlük programına katılan CHP Milletvekili Sinan Aygün , Abdullah Abdulkadiroğlu'nun sorularını cevapladı.

ATO Eski Başkanı ve CHP Milletvekili Sinan Aygün, 2007 yılında Önder Sav'ın kendisine milletvekilliği teklifinde bulunduğunu açıkladı.

"CHP camileri kapattı" iddialarına değinen Sinan Aygün, "camiler üzerinden siyaset yapmak yanlış, sayın Başbakan'a sesleniyorum samimiyse Ayasofya'yı ibadete açsın gidip eline öpeceğim. Başbakan bana elini öptürür, benim dudaklarımın temiz olduğunu bilir. Vatandaş olarak konuşuyorum benim içimde bir özlemdir açsın ibadete sayın başbakanın arkasında namaz kılacağım" şeklinde konuştu.

AYASOFYA NEDEN ÖNEMLİ?

Miladi 1453’e kadar Doğu Roma imparatorluğunun en kutsal kilisesi olan Ayasofya Müslüman Türklerin İstanbul’u fethiyle birlikte camiye çevrilmiş, bu da Vatikan ve Hırıstıyan Avrupa’ya çok ağır gelmişti.. Dünyaya medeniyetler diyalogundan sözeden Batılılar Ayasofya konusundaki tavırlarıyla, bu çağrılarında samimi olmadıklarını göstermiş bulunuyorlar.

Pazartesi, 07 Mayıs 2012 08:42 tarihinde güncellendi

AYASOFYA'DA NAMAZA ENGEL

Hıristiyana serbest Müslümanlara yasak

Ayasofya'da namaz kılmayı kim engelliyor?

5 Mayıs 2012, Cumartesi - 09:37

Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın müze yönetmeliği, azınlıkların ayinine izin verirken Müslümanlara yasak getiriyor. İstanbul 4. İdare Mahkemesi, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın müze yönetmeliğini gerekçe göstererek Ayasofya'da namaza izin vermedi! Bakan Ertuğrul Günay, Sümela Manastırı ve Akdamar Kilisesi'nde Hırıstiyanların ayin yapmaları için yönetmeliği esneterek izin vermişti.

Ayasofya'da namaz kılmayı kim engelliyor?

Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın müzeler hakkında yönetmeliği; Ermeni kökenli Hıristiyanlar, Rum ve Rus asıllı Ortodoks Hıristiyanlar ve Alman asıllı Protestan ve Katolik Hıristiyanlar için ibadet özgürlüğü getirirken, aynı yönetmelik Müslümanlara namaz kılma yasağı getiriyor.
İstanbul 4. İdare Mahkemesi, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın müzeler hakkındaki yönetmeliklerinde yer alan maddelerini gerekçe göstererek Ayasofya'da Kurban Bayramı'nda namaz kılınmasına izin vermedi!

"AYASOFYA KURBAN BAYRAMI NAMAZI KILINMASI İÇİN UYGUN DEĞİL"

Bir vakıf; Ayasofya'da Kurban Bayramı'nda namaz kılınmasına izin verilmesi talebiyle İstanbul 4. İdare Mahkemesi'ne başvurdu. İstanbul Valiliği; müze niteliğindeki bir yerin ibadethaneye açılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddini savundu. Mahkeme; Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın yönetmeliklerini gerekçe gösterdi ve Ayasofya'nın Kurban Bayramı namazı kılınması için uygun olmadığını karar verdi.

"MÜZELERİN İBADETE AÇILMASI MÜMKÜN DEĞİL"

İstanbul 4. İdare Mahkemesi'nin kararında; müzelerin, tarihi ve kültürel değerlerin tanıtılması, sergilenmesi, biriktirilmesi gibi amaçlar doğrultusunda faaliyet yürütmekte olduğu, müzelerin, işlevleri ve niteliği gereği ibadethane olarak kullanılması ve ibadete açılmasının mümkün olmadığı savunuldu.

Kararda; "Ayasofya Müzesi'nin 1934 tarihinde Bakanlar Kurulu kararı ile müzeye çevrildiği, uluslararası boyutta ziyaret edilen müze niteliği taşıdığı, bu özellik ve nitelikleri sebebiyle Kurban Bayramı namazı kılınması için uygun olmadığı görüldüğünden dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu sonucuna varılmaktadır" denildi ve davanın reddine karar verildi.

İstanbul 4. İdare Mahkemesi'nin Ayasofya kararı; Van Akdamar Kilisesi ve Trabzon Sümela Manastırı'nda ayinlerin Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın müzeler hakkındaki yönetmeliklerine aykırı olduğu sonucunu ortaya çıkarıyor.

BAKAN GÜNAY AYİNLERE İZİN VERDİ!

Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın yönetmeliği; İstanbul Fethi'nin sembolü olan ve fetihten sonra camiye çevrilen Ayasofya'da namaza izin vermezken, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, yönetmeliği esneterek müzeye çevrilen Van Akdamar Kilisesi'nde, müze olarak kullanılan Trabzon Sümela Manastırı'nda ayine izin vermişti. Günay'ın, 15 Mart 2010 tarihinde Van Valiliği'ne gönderilen yazısında; "Akdamar Anıt Müzesi'nin İnanç Turizmi kapsamında eylül ayının ikinci haftasında belirlenecek bir gün ile sınırlı olmak şartıyla inanç turizmine açılması talep edilmektedir. Söz konusu talep doğrultusunda, İnanç Turizmi kapsamında Van Akdamar Anıt Müzesi'nin (Akdamar Kilisesi) ziyaretçi sirkülasyonuna engel teşkil etmeyecek bir bölümünde, sınırlı sayıda ziyaretçinin katılımıyla, yılda bir defa olmak üzere eylül ayının ikinci haftasında günü, saati ve süresi valilikçe belirlenmek kaydıyla dini içerikli etkinlik düzenlenmesine izin verilmesi Bakanlığımızca uygun görülmektedir" deniliyor.

SÜMELA'DA AYİNE İZİN!

Ertuğrul Günay, Rum ve Rus asıllı Ortodoks Hıristiyanların da; müze olarak kullanılan Trabzon Sümela Manastırı'nda yılda bir gün sınırlı olarak ayin düzenlenmesine izin vermişti.

Günay, 3 Mayıs 2010 tarihinde Trabzon Valiliği'ne gönderdiği yazıda; "İstanbul Rum Patrikhanesi'nin başvurusunda; 15 Ağustos 2010 tarihinde Trabzon Sümela Manastırı'nda yurtdışından gelecek turistlerin de katılımıyla patriklerince bir ayin düzenlenmesi için izin verilmesi talep edilmekte olup; yazımızla belirlenmiş olan eylül ayının ikinci haftasının yerine 15 Ağustos 2010 tarihinde müzenin ziyaretçi dolaşımına engel teşkil etmeyecek biçimde dış avlu bölümünde saati ve süresi valilikçe belirlenmek kaydıyla dini içerikli etkinlik düzenlenmesine izin verilmesi hususu Bakanlığımızca uygun görülmektedir" deniliyor.

BUNUN ADI ÇİFTE STANDART!

Vatandaşlar; halkın yüzde 99'unun Müslüman olduğu ülkemizde, İstanbul Fethi'nin sembolü olan ve fetihten sonra camiye çevrilen Ayasofya'da namaz kılınmasının yargı kararıyla yasaklanmasında Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın müzeler hakkında yönetmeliğin gerekçe gösterildiğini hatırlatarak, “Bu yönetmelik, Ayasofya'da namaz kılmaya engel oluyor. Aynı yönetmelik, azınlıklara uygulanmıyor ve azınlıklar, Van Akdamar Müzesi ve Trabzon Sümela Manastırı'nda ayin yapıyor. Bakan Ertuğrul Günay, bu çifte standarta son versin” dediler.

 

Sayfa 34 - 414

Yasal uyarı : Sitedeki sohbet, yazı ve resimler; üzerinde hiçbir değişiklik yapılmadan ve kaynak göstererek alınabilir.
Üzerinde değişiklik yapılması, ticari amaçla kullanılması hukûken yasaktır.