.

.

Ali Kara - İlim ve İrfan Menbaı

30 bin kişi uğurladı

   Hafızların Hocası'nı 30 bin kişi uğurladı      

efendim.jpg
Rizede tedavi gördüğü hastanede akciğer yetmezliği sonucu 77 yaşında vefat eden emekli vaiz Mustafa Yıldız Hoca efendi, düzenlenen cenaze töreni ile toprağa verildi.Yoğun ilgiden dolayı cenazede izdiham yaşandı.

Bir süredir akciğer rahatsızlığı tedavisi gören ve önceki gün vefat eden İrşat Vakfı Kurucusu Zavendikli Mustafa Hoca lakaplı Mustafa Yıldız Hocaefendi için bugün Rize Şeyh Camisi'nde cenaze namazı kılındı.

Namaz öncesi caminin bulunduğu Cumhuriyet Meydanı'na giden yollar araç ulaşımına kapandı. Polis tarafından çevrede geniş güvenlik önlemleri alındı. Zavendikli Mustafa Hoca'nın yakınlarına başsağlığı dileğinde bulunmak isteyenler yüzlerce metre uzunluğunda kuyruklar oluşturdu. Öğle Namazı'nın ardından cenaze namazına katılmak isteyen binlerce kişi Cumhuriyet Meydanı'na akın etti. Namaza yaklaşık 30 bin kişi katıldı.
 ve Cübbeli Ahmet Hoca , eski Rize Milletvekili Şevki Yılmaz gibi isimler de yer aldı. Efendi Hazretleri camiye tekerlekli sandalye ile geldi.

Camide Efendi Hazretlerini  görmek isteyen cemaat  izdihama neden oldu. Bu yüzden Ustaosmanoğlu bir ara ezilme tehlikesi yaşadı. Cenaze namazının ardından Zavendikli Mustafa Hoca'nın tabutunu taşımak isteyenler birbirleriyle yarıştı.

Bu arada Zavedikli Mustafa Hoca'dan din dersi aldığı öğrenilen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından aileye gönderilen başsağlığı mesajı da okundu.























Pazartesi, 26 Ekim 2009 06:25 tarihinde güncellendi

ZAVENDİKLİ MUSTAFA HOCA EFENDİ.....

Hafızların Hocası'nı 30 bin kişi uğurladı

zavendk.jpg

Rizeli din alimlerinden Zavendikli Mustafa Hoca'nın cenaze namazına 30 bin'e yakın kişi katıldı.

Bir süredir akciğer rahatsızlığı tedavisi gören ve önceki gün vefat eden İrşat Vakfı Kurucusu Zavendikli Mustafa Hoca lakaplı Mustafa Yıldız Hocaefendi için bugün Rize Şeyh Camisi'nde cenaze namazı kılındı. Namaz öncesi caminin bulunduğu Cumhuriyet Meydanı'na giden yollar araç ulaşımına kapandı. Polis tarafından çevrede geniş güvenlik önlemleri alındı. Zavendikli Mustafa Hoca'nın yakınlarına başsağlığı dileğinde bulunmak isteyenler yüzlerce metre uzunluğunda kuyruklar oluşturdu. Öğle Namazı'nın ardından cenaze namazına katılmak isteyen binlerce kişi Cumhuriyet Meydanı'na akın etti. Namaza yaklaşık 30 bin kişi katıldı. Zavendikli Hoca'nın cenaze namazına katılanlar arasında İsmailağa Cemaati'nin lideri olan Mahmut Ustaosmanoğlu, cemaatin önde gelen isimlerinden Cübbeli Ahmet Hoca olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü  gibi isimler de yer aldı. Mahmut Ustaosmanoğlu camiye tekerlekli sandalye ile geldi. Ustaosmanoğlu'nu görmek isteyen cemaat mensupları izdihama neden oldu. Bu yüzden Ustaosmanoğlu bir ara ezilme tehlikesi yaşadı. Cenaze namazının ardından Zavendikli Mustafa Hoca'nın tabutunu taşımak isteyenler birbirleriyle yarıştı.

İHRACATIMIZ ARTIYOR....... TACİKİSTAN DA NASİBİNİ ALDI...

deccali65.jpgTürkiye'den laiklik ithal eden ülkedeki ilginç yasak

Tacikistan parlamentosundaki tek muhalefet partisi olan İslami Uyanış Partisi lideri Muhyiddin Kabiri, Tacikistan'ın giderek daha otoriter bir devlete dönüştüğünü belirterek, İslam inancına getirilen yasakların sözde laiklik adına yapıldığını ve hükümetin bunu da ‘Türkiye de demokratik bir ülke orada da başörtüsü yasağı var' şeklinde savunduğunu söyledi.

50 YAŞINDA SADECE ÜÇ SANTİMLİK SAKAL BIRAKILABİLİR
Kabiri'ye Tacikistan'ı daha da otoriter bir düzene götüren uygulamaları sorduğumuzda gülerek şöyle cevap veriyor: “Mesela ben 45 yaşındayım ve sakal bırakamam. Üniversitede görev yapan öğretim görevlileri ancak 50 yaşından sonra sakal bırakabilirler ve bu sakalın boyu da üç santimi geçmeyecek şekilde olmalı. Yani benim sakal bırakabilmem için 5 yıl daha beklemem gerekiyor ve bu sakalın boyu da üç santimi geçmeyecek. Ben de üniversitede çalıştığım için bu kategoriye giriyorum.”

KADINLARIN CAMİLERE GİRMESİ VE BAŞÖRTÜSÜ YASAKLANDI
Sakal, Tacikistan'daki katı laik uygulamaların en uç örneğini oluşturuyor ancak yasaklar sadece sakalla sınırlı değil. Rahmon yönetimi, laiklik adına ülkedeki camilere kadınların girmesini ve devlet daireleri ile üniversitelerde başörtüsü giyilmesini yasakladı. Kabiri bu durumu şöyle açıklıyor: “İç savaş sona erdikten sonra demokratik bir anayasa etrafında uzlaştık ve bugün bu anayasa hala mevcut. Ama hükümetin bakanlarının yayınladığı yönetmeliklerle kadınların camilere girmesi, başörtüsü giyebilmesi yasaklanıyor. Tacikistan'da böylesi bir durum Sovyet döneminde bile yaşanmadı. Komünizm'in en sert yıllarında bile başörtüsü yasağı yoktu.”

LAİKLİK ADINA NAMAZI BİLE YASAKLADILAR
Kabiri yasakları sıralarken bir başka ilginç örnek daha veriyor: “Bugün Tacikistan'ın hiçbir devlet dairesinde namaz kılınamaz. Hükümet bunu güya laiklik adına yasakladı. Mesela ben meclisteki odamda namaz kıldığımda bile bazı vekiller ‘bu laikliğe aykırı' diyerek, namaz kılmamamı istediler. ‘Namaz kılmak için ille de camiye gitmelisin' dediler.”

FRANSA VE TÜRKİYE'Yİ ÖRNEK GÖSTERİYORLAR
Anayasa'nın demokratik olmasına rağmen bu yasakların dayandırıldığı dayanağı sorduğumuzda ise Kabiri ilginç bir cevap veriyor: “Biz neden böyle yapıyorsunuz dediğimiz de bize Fransa ve Türkiye'yi örnek gösteriyorlar. ‘Fransa ve Türkiye de demokratik ülke ama orada başörtüsü yasağı var' diyorlar. Ama tabii sığındıkları bu mazeretler bile çok komik. Biz laikliğin din ile devlet işlerinin birbirinden ayrılması olarak görüyor ve devletin vatandaşların dini inancına karışamayacağını söylüyoruz ama onlar tersini anlıyor laikliği bir din gibi uyguluyorlar. Yani ülkede bugün katı seküler bir din anlayışı enjekte ediliyor.İnsanlar bu durumdan çok rahatsız ve biz ülkenin yeni bir iç savaşa sürüklenmemesi için elimizden geleni yapıyoruz.

Çarşamba, 21 Ekim 2009 05:30 tarihinde güncellendi

SÜNNETMİŞ NE OLACAK MI DERSİNİZ???

el-yikama1.jpgElin Santimetrekaresinde 6 Bin Bakteri

BURSA - Temiz görünen erişkin bir insan elinin santimetrekaresinde 6 bin adet bakteri bulunabileceği bildirildi.

Uludağ Üniversitesi (UÜ) Veteriner Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Tayar, yaptığı açıklamada, gün içinde oldukça fazla kirlenen ellerin sık aralıklarla yıkanması gerektiğini söyledi.

Grip başta olmak üzere birçok hastalığın eller aracılığıyla bulaştığını belirten Tayar, günde sadece birkaç dakikanın ellerin yıkanmasına ayrılması durumunda hastalıklara karşı mücadelenin en önemli adımının atılmış olacağını ifade etti.

Tayar, temiz gibi göründüğü durumlarda bile erişkin bir insan elinin santimetrekaresinde 6 bin adet bakteri bulunabileceğine dikkati çekerek, şöyle konuştu:

"Elin tamamı ve kirli olduğu düşünüldüğünde milyonlarca bakteriden söz edilebilir. Bu kadar bakteri birden fazla hastalık taşıyabilir. Öksürürken ya da hapşırırken mendil kullanmak yerine ağzımızı elimizle kapatır ve avucumuzun içine hapşırırız. Aynı havayı soluduğumuz diğer kişilerin hastalanmaması için yaptığımız bu davranış sonrasında da aynı insanlarla tokalaşarak ayrılırız. Sonuçta elimizi bir hastalık bulaştırma aracı olarak kullanmış oluruz. Son günlerde sıkıntı yaratan domuz gribi virüsünden sonra doğru el yıkamanın önemi daha çok gündeme gelmektedir. Grip virüsleri ellerde saatlerce canlı kalabilir."

ELLERİ NE ZAMAN YIKAMALI?

Bulaşıcı hastalıklardan korunmanın en kolay ve etkili yolunun el yıkamadan geçtiğini bildiren Prof. Dr. Tayar, şunları kaydetti:

"Elleri, yemek hazırlamadan ve yemek yemeden önce, işe başlamadan önce, tuvaleti kullandıktan, yemek yedikten, sigara içtikten, bozulmuş gıda ve çöplere dokunduktan, kimyasal madde kullandıktan, saçları taradıktan veya elledikten sonra yıkamak gerekiyor. Para alışverişinden, burun temizliğinden, kedi, köpek ve diğer tüm hayvanları elledikten sonra da elleri yıkamak hastalıklara yakalanma riskini en aza indirecektir."

Çarşamba, 21 Ekim 2009 05:31 tarihinde güncellendi

Sayfa 133 - 414

Yasal uyarı : Sitedeki sohbet, yazı ve resimler; üzerinde hiçbir değişiklik yapılmadan ve kaynak göstererek alınabilir.
Üzerinde değişiklik yapılması, ticari amaçla kullanılması hukûken yasaktır.