.

.

Ali Kara - İlim ve İrfan Menbaı

Müslüman panter

dhoruba_kr._pantr.jpg

 

• Kara Panter Partisi’nden başlayalım. Marksist bir hareketti...

 

Diyalektik materyalizme inanıyorduk, fakat daha ziyade Mao’nun Kızıl Kitap’ına göre hareket ediyorduk. Avrupa merkezli bir sosyalizm vaazetmiyorduk.

 

• Sizi Müslüman bir aktivist olarak tanıyoruz. Fakat hâlâ 40 yıl önce kapanmış bir partiyle birlikte anılıyorsunuz. Hâlâ Kara Panter misiniz?

 

Kur’an’da beni kalbimden yakalayan bir ayet vardı: ‘İçinizden, hayrı yayan, kötülükten men eden öncü bir topluluk bulunsun.’ Kara Panterlere tam da bunun için katılmıştım. Dolayısıyla, Müslüman olduğumda aynı şeyleri artık Allah rızası için yapmaya başladım. Halkımı savunmak için Kara Panterlere katılmış olmakla iftihar ediyorum. Birçok arkadaşım öldürüldü ve birçoğu da hapiste. Fakat ben Allah’ın inayetiyle özgürlüğüme kavuştum.

 

Dhoruba Bin Wahad: 1945 doğumlu. Eski adı, Richard Moore. Amerikalı yazar ve aktivist. Kara Panter Partisi liderlerinden. Eski mahkum. Siyah Kurtuluş Ordusu’nun (Black Liberation Army) kurucularından. 2 polis öldürdüğü gerekçesiyle, 1971’de ömür boyu hapse mahkum edildi. Hapishanede Müslüman oldu. 19 yıl yattı, masum olduğu anlaşıldı. Siyahi Müslümanlar, politik mahkumlar, Afrika Birliği gibi konulara yoğunlaşmış durumda. Still Black Stil Strong /Hâlâ Siyah, Hâlâ Güçlü  adlı bir kitabı ve hakkında yapılmış Passin’ It On adlı bir belgesel var.

 

Çarşamba, 09 Aralık 2009 11:10 tarihinde güncellendi

Özgürlük konvoyu yolda

konvoyy.jpg

 

Filistin halkına konvoylu destek yola çıktı


İsrail'in Gazze'de Filistin'lilere yönelik şiddet ve izolasyon politikalarını protesto eden sivil toplum gönüllüleri, ambargoya tepki için yüzlerce araçlık konvoyla Londra'dan Filistin'e doğru yola çıktı.
 

İçi tıbbı malzeme, ilaç ve sağlık ekipmanı dolu araçların tamamen karayolu kullanılarak Filistin'e ulaşması planlanıyor. Konvoyun Fransa, İtalya ve Yunanistan üzerinden geçerek 15 Aralık 2009 tarihinde Türkiye'ye ulaşması hedefleniyor.

Bütün dünyanın engellenmesi yönünde çaba harcağı İsrail askerlerinin Filistin topraklarında yaptığı operasyonlar, aradan geçen bir yıla rağmen unutulmadı. Çeşitli sivil toplum kuruluşlarına bağlı gruplar İnsani Yardım Vakfı (İHH) öncülüğünde bir araya gelerek bağışlarla bir araya getirilen yardımları ulaştırmak üzere Filistin'e doğru yola çıktı.

Bir yıl önce İsrail saldırıları nedeniyle 500'ü çocuk olmak üzere yaklaşık 1500 filistinli bütün dünyanın gözleri önünde hayatını kaybetmişti. İsrail'in ambargoları nedeniyle bölgedeki Filistinliler ilaç ve gıda bulmakta zorlanmıştı. Sivil toplum kuruluşları bu tecritin önlenmesi amacıyla bir araya gelerek yardım kampanyası başlatmıştı.

Toplanan yardımların Filistin'e ulaştırılması için bir araya gelen görevliler kamuoyunda etkili olması için yardımların karayoluyla ulaştırılarak mesaj verilmesine karar verdi. Bu nedenle " Özgürlük konvoyu adı verilen araçların Fransa, İtalya ve Yunanistan üzerinden Türkiye'ye giriş yapması ve konvoya her ülkeden katılım olması planlanıyor. 15 Aralık tarihinde Edirne'den Türkiye'ye giriş yapması beklenen konvoy İstanbul, Adapazarı, Konya, Adana ve Gaziantep üzerinden Suriye'ye giriş yapacak. Gaziantep'ten Suriye'ye geçecek olan konvoy daha sonra Ürdün'e, ardından da Mısır üzerinden Gazze'ye giriş yapacak. Konvoya Türkiye'den de çok sayıda aracın katılması bekleniyor.

Gazze'ye giriş yapıldıktan sonra şehrin bir ucundan diğer ucuna protesto yürüyüşü gerçekleştirilecek. Filistinli halkına "yanınızdayız" mesajı verilecek Eylemin ardından konvoy ile getirilen otobüsler, kamyonlar, ambulanslar ve binek araçlar Gazze halkına bağışlanacak.

(CİHAN)

Yılbaşı ve Müslüman

    
noel_.jpg Hazreti Allah c.c. kur’an-ı keriminde buyurur ki: “bu gün sizin dininizi kemâle erdirdim, size nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak islamdan razı oldum” (maide/3) hal böyle olunca bir müslümanın bütün hayatı boyunca yapması/yapmaya çalışması gereken tek şey; inancının ve işlerinin mükemmel olan din-i mübîn-i islama uygun olması ve bu sayede yüce Allah’ın rızasına kavuşmasıdır. Çünkü bir kişinin şu fani dünya hayatında elde edebileceği en büyük şey ‘Allah’ın rızası’dır. Zira hazret-i kur’anda “Allah'tan olan azıcık hoşnutluk ise en büyüktür. İşte büyük kurtuluş ve mutluluk budur." (tevbe/ 72) buyurulmaktadır. Bundan dolayıdır ki mü’min
Salı, 23 Aralık 2008 07:46 tarihinde güncellendi

Şiirlerimizden dahi korkanlar...

minarre-yasag.jpg
 
 
Minare karşıtları Gökalp şiirine dayandı

     İsviçre'de alınan minare yasağına destek veren Avusturya'daki aşırı sağın temsilcisi FPÖ lideri HC Strache, Başbakan Erdoğan'a atıfta bulunarak, 1997'ee okuduğu kendini hapse attıran şiiri Hristiyan karşıtlığına örnek gösterdi.

    Geçtiğimiz yıl bir kazada hayatını kaybeden Jörg Haider'den sonra aşırı sağın Avusturya'daki yeni yüzü olan Avusturya Özgürlükçüler Partisi (FPÖ) lideri HC Strache, minare yasağının konuşulduğu bir tartışma programında Başbakan Erdoğan'a atıfta bulundu.

    Avusturyalı bir Müslüman temsilciyle mecliste yapılan açık oturumda minarelerin sadece ibadethaneyi çağrıştıran bir sembol olduğunun ifade edilmesi üzerine FPÖ lideri Strache, ilginç sözler sarf etti.

   Başbakan Erdoğan, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı iken, 12 Aralık 1997'de  Siirt’teki mitingde Ziya Gökalp'ın 1912 yılında Balkan Savaşı için yazdığı 'Asker Duası'nın son mısrasını okumuştu.

"Minareler süngü,kubbeler miğfer,
Camiler kışlamız, müminler asker,
Bu ilahi ordu dinimi bekler,
Allahu Ekber,Allahu Ekber."


    Erdoğan bu dizeyi okuduğu için, Diyarbakır DGM’de yargılanmış,  21 Nisan 1998 tarihinde,  Türk Ceza Kanunu’nun 312/2 maddesinden “Halkı din ve ırk farkı gözeterek kin ve düşmanlığa açıkça tahrik etmek” suçunu işlediği kararıyla, bir yıl hapis ve 860 Milyon TL para cezasına çarptırmıştı. Bu ceza daha sonra, önce sanığın  mahkemedeki tavrı ve duruşmadaki hali gözönüne alınarak cezası 10 ay hapis ve 176 TL para cezasına, sonra da Ceza İnfaz Yasası gereği hapis cezası 4 aya indirilmişti.

     Erdoğan 4.5 yıl sürdürdüğü İstanbul Belediye Başkanlığını bırakarak 26 Mart 1999 günü Pınarhisar Cezaevine girdi ve cezasını 24 Temmuz 1999 günü tahliye oldu... (Haber 7)
     Başbakan Erdoğan'ın yıllar önce okuduğu ve bu yüzden hapis yattığı, Ziya Gökalp'in,"Minareler Süngü, Kubbeler Miğfer, Camiler Kışlamız, Müminler Asker" mısralarına atıfta bulunan Strache, minarelerin Hıristiyanlığa karşı bir egemenlik sembolü olduğunu ifade etti.

    Bunun da bizzat Türkiye Başbakanı tarafından ifade edildiğini söyleyen Strache, yine Türkiye rahatsızlığını dile getirdi.

    Avrupa'da İslamlaşmadan sürekli dem vuran Strache, seçimlerde kullandığı İslam ve Türk karşıtı afişlerle tanınıyor.

   Türkiye'nin AB'ye katılmamasını her ortamda savunan Strache, birçok çevre tarafından ülkede yabancı düşmanlığını körüklemekle suçlanıyor.

   Avrupa Yeşiller Eşbaşkanı  Daniel Cohn-Bendit minare yasası ile Müslümanlara bir tokat atıldığını ve İsviçrelilerin bir sene sonra yasayı tekrar oylaması gerektiğini savundu.  

    Dün gece İsviçre Devlet Televizyonu'nda yayınlanan Infrarouge programına katılan Cohn-Bendit, ''Demokrasi her zaman haklı çıkmıyor. İkinci Dünya savaşında Almanların büyük çoğunluğu Yahudilere karşıydı." dedi.

    İsviçre'ye sert eleştiriler yönelten Yeşiller Eşbaşkanı, "Bu utanç verici ve ırkçı oylamayı sandıkta hayır diyerek ancak İsviçreliler temizleyebilir.'' diye konuştu.

CİHAN
Çarşamba, 02 Aralık 2009 08:11 tarihinde güncellendi

Sayfa 121 - 414

Yasal uyarı : Sitedeki sohbet, yazı ve resimler; üzerinde hiçbir değişiklik yapılmadan ve kaynak göstererek alınabilir.
Üzerinde değişiklik yapılması, ticari amaçla kullanılması hukûken yasaktır.