.

.

Ali Kara - İlim ve İrfan Menbaı

AYASOFYA NAMAZ İÇİN NE ZAMAN AÇILACAK

Trabzon'un Maçka ilçesindeki tarihi Sümela Manastırı'nda 88 yıl aradan sonra bir günlüğüne düzenlenen ayin sona erdi. Ayine 500 kadar Ortodoks Hristiyan katıldı.

Hristiyan aleminde ''Meryem Ana'nın göğe yükseliş günü'' olarak kabul edilen ve kutsal sayılan bu günde düzenlenen ayini, Fener Rum Patriği Dimitri Bartholomeos yönetti.

Ayine Rusya Federasyonu, Yunanistan, Gürcistan, ABD ve Türkiye'de yaşayan 500 kadar Ortodoks Hristiyan da katıldı. Ayin sırasında mumlar yakıldı, dualar edildi, ilahiler okundu.

Yaklaşık yarım saat süren bu bölümün ardından konuşma yapan Bartholomeos, Karadenizlilerin, Trabzonluların sıcak kanlı ve misafirperver olduğunu belirterek, ''88 yıl sonra Sümela Manastırı'nda tarihle ve sizlerle buluşmaya, kucaklaşmaya geldik. Çok uzun bir ayrılıktan sonra bu muhteşem bölgede ve tarihi manastırda ibadetimizi yapmamıza vesile olan yüce Allah'ımıza hamdolsun. Sümela Manastırı on yıllarca bir efsane gibi aramızda sabırla bu günleri beklemiş. Ortodoks camiasının, hatta tüm Hristiyan camiasının en önemli günlerinden biri olan Aziz Meryem Ana'mızın ölüm yıl dönümünün de olduğu bir tarihte, yani 15 Ağustosta burada bulunmaktan ve ayini yönetmekten büyük bir onur ve mutluluk duymaktayım'' dedi.

Rum, Gürcü, Rus, Bulgar, Romen, Ukraynalı, Arnavut, Arap ve daha nice Ortodoks inananın kalbinin bugün kendileriyle beraber olduğunu söyleyen Bartholomeos, şunları söyledi:

''Bu heyecan, bu sevgi, bu inanç, bu bağlılık asla farklı anlamlarla bağdaştırılmamalıdır. Biz, her zaman olduğu gibi bugün de dua etmeye geldik. Burada yüzyıllarca yaşamış olan Rum Ortodoks halkının anısına ve bu manastırda hizmet etmiş keşiş ve ruhanilerimizin ruhlarına dua etmeye geldik. Bu manastırın tarihinde, onu gönülden seven, destekleyen Osmanlı padişahlarından İkinci Beyazıt, Birinci Selim, İkinci Selim, Üçüncü Murat, Birinci İbrahim, Dördüncü Mehmet, İkinci Süleyman, İkinci Mustafa ve Üçüncü Ahmet'in anılarına dua etmeye geldik. Türkiye'nin, Ortadoğu'nun, insanlığın ve burada bulunan bizleri izlemeye gelen herkesin saadeti, huzuru ve mutluluğu için dua etmeye geldik. Çok inanan, az inanan Ortodoks veya başka mezhep ve dinden olanlar için dua etmeye geldik. Yüce Allah bu kutsal günde, bu kutsal mekanda şükür dualarımızı kabul etsin.''

Bu sırada, manastırda ayinin yapıldığı bölüme gelen Maçka Belediye Başkanı Ertuğrul Genç'i gören Bartholomeos, Genç'e, ''Hoşgeldiniz sayın başkan'' dedikten sonra konuşmasına devam etti.

Bu tarihi günü yaşamalarına yardımcı olan hükümete, özellikle Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay'a, Trabzon'daki devlet yöneticilerine ve yerel yöneticilere şükranlarını sunduğunu ifade eden Bartholomeos, ''Birlikte yaşam kültürü medeniyetimizin bizlere bıraktığı bir mirastır. Bu mirası yaşatalım ve öğretelim ki artık bu konularda acılar vuku bulmasın, ailelerin yürekleri yanmasın. Ortadoğu ve Kafkas halklarına ve tüm insanlığa barış, huzur, mutluluk gelsin. Bu vesile ile Ramazan ayınızı kutlarız. Huzur, sabır ve ibadetle bu anlamlı ayı yaşamanızı temenni ederiz'' diye konuştu.

Konuşmanın ardından ayin, dua ve ilahilerle devam etti. Yaklaşık 3 saat süren ayin, katılımcılara ekmek sunulmasıyla sona erdi.

-ÖREN YERİNDE SAMİMİ SOHBETLER YAŞANDI-

Mekanın müsait olmaması nedeniyle manastıra alınamayan bin dolayındaki Hristiyan ise, ayini, manastırın alt kısmındaki vadide bulunan ören yerinde kurulan 2 dev ekrandan canlı izledi.

Bu arada, ören yerindeki bazı konuklarla yöre halkı arasında sıcak sohbetlerin yaşandığı görüldü. Yörede yaşayan Emine Turan, daha önce manastıra geldiklerinde tanıştığı yabancı uyruklu bir grup ile karşılaşınca gruptakilerle bir süre Rumca sohbet etti.

Sohbetin ardından Turan, iki oğlunun Yunanistan'da olduğunu, birinin rehberlik yaptığını, diğerinin ise inşaatta işçi olarak çalıştığını söyledi, geçmiş dönemden tanıdığı kişilerle karşılaşması ve sohbet etmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

FENER RUM PATRİĞİ BARTHOLOMEOS: ''BUGÜNKÜ BU OLAY TÜRKİYE'Yİ SEVEN, TÜRKİYE'YE DESTEK VEREN KOMŞULAR VE DOSTLAR İLE TÜRKİYE'Yİ AVRUPA BİRLİĞİ TERTİBİNDE GÖRMEK İSTEYENLERCE SON DERECE TAKDİR EDİLECEKTİR''

Fener Rum Patriği Dimitri Bartholomeos, tarihi Sümela Manastırı'nda 88 yıl aradan sonra bir günlüğüne ayine izin verilmesinin Hristiyan kitlelerince çok takdir edilecek bir olay olduğunu belirterek, ''Bugünkü bu olay Türkiye'yi seven, Türkiye'ye destek veren komşular ve dostlar ile Türkiye'yi Avrupa Birliği tertibinde görmek isteyenlerce son derece takdir edilecektir'' dedi.

Maçka ilçesindeki Altındere Vadisi'nde yer alan bir dağın yamacına kurulan tarihi Sümela Manastırı'nda Ortodoks Hristiyanlar tarafından 88 yıl aradan sonra düzenlenen ayini yöneten Fener Rum Patriği Bartholomeos, ayinden sonra kara yoluyla Maçka ilçe merkezine geldi.

Bartholomes, Maçka Belediye Başkanı Ertuğrul Genç'i makamında ziyaret etti.

Sümela'daki ayine katılan bütün Ortodoks'lar adına Genç'e teşekkür eden Bartholomeos, ''Bugünkü ayine katılan bütün Ortodokslar adına bize gösterdiğiniz kolaylıklara, yardımlara çok samimi teşekkür etmek istiyoruz. Ayrıca İstanbul'a gelip beni Maçka'ya davet etmeniz beni çok duygulandırmıştı. Bu hoşgörünüz ve geniş ufuklarınız bizce bir takdir vesilesidir'' diye konuştu.

Manastırda ayine izin verilmesinin tarihi bir olay olduğunu ifade eden Bartholomeos, şunları kaydetti:

''Eminim ki bugün yaşadığımız tarihi gün, yurt dışındaki büyük Hristiyan kitlelerince çok takdir edilecek bir olaydır. Malumunuz, patrikhanemiz 1700 senelik çok önemli bir kurumdur. Tarih şahitliği yapan, bugün tarih yazan ve tarih yazmaya devam eden çok önemli bir kurumdur. Bu kuruma karşı gösterilen hoşgörü ve yapılan yardımlar yurt dışında büyük kitleler tarafından çok takdirle izleniyor. Bu açıdan bugünkü bu olay Türkiye'yi seven, Türkiye'ye destek veren komşular ve dostlar ile Türkiye'yi Avrupa Birliği tertibinde görmek isteyenlerce son derece takdir edilecektir.''

Ertuğrul Genç de Sümela'daki ayinin İslam dini ve Türk ulusunca benimsenen, sevginin ve hoşgörünün paylaşıldığı ramazan ayında yapılmasının kendilerini mutlu ettiğini belirterek, ''İnançların özgürce yaşanması her zaman şiarımız olmuştur. Bu bağlamda burada ayin yapılması bu bölgede inançlara gösterilen hoşgörünün, tevazunun örneğidir'' dedi.

Ayinin yapılmasında emeği geçenlene teşekkür eden Genç, Bartholomeos'a ''Bu ayinlerin sürekli olarak sizin dininizin kutsal saydığı zamanlarda burada yapılması için gerekli hassasiyeti göstereceğimizi ve izin alınması için gayret sarf edeceğimizi bildiririm'' diye konuştu.

Daha sonra, Ertuğrul Genç, Bartholomeos'a telkari sanatıyla yapılan gümüş plaket, Bartholomeos da Genç'e kitap armağan etti

Salı, 17 Ağustos 2010 15:27 tarihinde güncellendi

VASİYET.....

Normal 0 21 false false false TR X-NONE AR-SA /* Style Definitions */ table.MsoNormalTable {mso-style-name:"Normal Tablo"; mso-tstyle-rowband-size:0; mso-tstyle-colband-size:0; mso-style-noshow:yes; mso-style-priority:99; mso-style-qformat:yes; mso-style-parent:""; mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt; mso-para-margin:0cm; mso-para-margin-bottom:.0001pt; mso-pagination:widow-orphan; font-size:11.0pt; font-family:"Calibri","sans-serif"; mso-ascii-font-family:Calibri; mso-ascii-theme-font:minor-latin; mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; mso-fareast-theme-font:minor-fareast; mso-hansi-font-family:Calibri; mso-hansi-theme-font:minor-latin; mso-bidi-font-family:Arial; mso-bidi-theme-font:minor-bidi;}

Hz. Ali’nin r.a. vasiyeti

Ölüm döşeğinde yatan Hz. Ali’nin vasiyeti neydi? Ölüm döşeğinde yatan Hz. Ali, hangi vasiyette bulundu?

Ölüm döşeğinde Hz. Ali’nin vasiyeti

Mü’min kardeşlerinizle bağlarınızı koparmayın. Birbirinize iyilikte bulunun, birbirinize sırt çevirmekten, aranızdaki ilişkileri koparıp ayrılıklara düşmekten sakının. Günah ve düşmanlık üzere değil, iyilik ve takva üzere yardımlaşın. Allah’a karşı gelmekten sakının.

Hz. Ali’nin vasiyetine kulak verelim

Hz. Ali, hain bir el tarafından yaralandığında oğlu Hz. Hasan ağlayarak yanına girer. Hz. Ali: “Seni ağlatan nedir oğlum?” der. “Nasıl ağlamayayım, sen vefat etmek üzeresin.” der. Hz. Ali: “Yaptığında sana zarar vermeyecek sekiz tavsiyemi ezberle oğlum” der ve sözlerine şöyle devam eder:

“Zenginliğin en iyisi akıl zenginliğidir. En büyük fakirlik de ahmaklıktır. En büyük yalnızlık kendini beğenmektir. En büyük şeref güzel ahlâktır.” Hz. Hasan, “Babacığım bu dört tanesi. Bana diğer dördünü öğret.” dediğinde ise Hz. Ali şöyle buyurur:

“Ahmakla arkadaş olmaktan sakın. Sana faydalı olmak isterken zararı dokunur. Yalancı ile arkadaş olmaktan sakın. Çünkü o sana uzağı yakın, yakını uzak gösterir. Cimri ile arkadaş olmaktan sakın. Çünkü o kendisine en çok ihtiyaç duyduğun anda senden uzaklaşır. Fâsıkla, kötü kimse ile arkadaş olmaktan sakın. Çünkü o, çok değersiz bir şeye seni satar.”

Hz. Ali, oğulları Hasan ve Hüseyin’e, özetle takvalı olmalarını, namaz kılmalarını, zekat vermelerini, öfkelerini yutmalarını, dost ve akrabalarına ziyarette bulunmalarını, affedici olmalarını, Kur’ân’a bağlı yaşamalarını, komşularıyla iyi geçinmelerini, kardeşleri Muhammed b. Hanefiye’ye iyi davranmalarını vasiyet eder.

ALLAH’IN İPİNE SARILIN, DAĞILMAYIN!

Hz. Ali evlatlarına şu vasiyette bulunur:

“Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla. Bu, Ebu Talib oğlu Ali’nin vasiyetidir ki, o, Allah’tan başka ilah bulunmadığına, O’nun ortaksız olduğuna, Muhammed’in de O’nun kulu ve elçisi olduğuna şehadet eder. Puta tapanlar hoşlanmasa da, dinini bütün dinlerden üstün kılmak üzere Peygamberini doğru yol ve hak dinle gönderen Allah’tır. Namazım, ibadetlerim, hayatım ve ölümüm, âlemlerin Rabbi Allah içindir. Onun hiçbir ortağı yoktur.

Böyle emrolundum ve ben Müslümanların ilkiyim. Ey Hasan, ey bütün oğullarım ve ey bu yazımın kendisine ulaştığı herkes; Allah’a karşı takvalı olmanızı, ancak Müslüman olarak ölmenizi size vasiyet ediyorum. Hepiniz topluca Allah’ın ipine sarılın, dağılmayın.

Akrabalarınıza bakın. Namazınızı kılın ki, Allah hesabınızı kolaylaştırsın. Yetimlere haksızlık etmekten sakının. Onları dinlemezlik etmeyin. Onlara haksızlık edilmesin. Komşularınıza haksızlık etmeyin. Çünkü onlar, peygamberinizin size emanetidir. Onlar hakkında o kadar vasiyette bulundu ki, biz onları bize mirasçı kılacağını sanmıştık. Kur’ân’ın emirleri dışına çıkmayın. Sizden başkaları sizden önce Kur’ân’la amel etmesin. Önce siz amel edin.

NAMAZINIZA DİKKAT EDİN!

 

Namazınıza dikkat edin. Çünkü o, dininizin direğidir. Rabbinizin Beyt’inden uzak durmayın. Issız kalmasın. Hayatta bulunduğunuz sürece onu ziyaret edin. Eğer onu metruk bırakırsanız, size rahmet nazarıyla bakılmaz. Ramazan ayına dikkat edin. Çünkü o ayda tutulan oruç, Cehennem ateşine karşı bir kalkandır. Allah yolunda mallarınız ve canlarınızla cihad etmeye bakın. Zekât ödememezlik yapmayın. Çünkü zekât, Rabbin öfkesini söndürür. Peygamberinizin ashabını da kollayın. Çünkü Resûlullah (sallallâhu aleyhi ve sellem), onlara iyilik yapılmasını vasiyet etmiştir. Yoksullara ve düşkünlere yardımcı olun, onları geçiminize ortak edin.

Mü’min kardeşlerinizle bağlarınızı koparmayın. Birbirinize iyilikte bulunun, birbirinize sırt çevirmekten, aranızdaki ilişkileri koparıp ayrılıklara düşmekten sakının. İyilik ve takva üzere yardımlaşın. Günah ve düşmanlık üzere yardımlaşmayın. Allah’a karşı gelmekten sakının. Çünkü Allah, azabı şiddetli olandır. Allah, sizi ehl-i beytin şikâyetinden muhafaza etsin. Peygamberiniz, onları sizin üzerinize bekçi kılmıştır. Sizi Allah’a emanet ediyor, size selam söylüyorum. Allah’ın rahmeti üzerinize olsun.”

Hz. Ali’nin bu vasiyeti bizim için bir yol haritasıdır. Ne mutlu bu yol haritasına uyup istikametten ayrılmayanlara!

RAMAZAN AYININ FAZİLETİ

4. MEKTUBUN BAŞLIĞI VE KONUSU

Dördüncü Mektup, Mübarek Ramazan ayının faziletlerini açıklamak, Hakikati Muhammediyye (O’na ve âli üzerine salat-u selam ve tahiyye olsun) ‘nin beyanı hakkındadır.

İmamı Rabbani (Kuddise sırruhu) Hazretleri bu mektubu da büyük Şeyhine (Muhammed Baki Billah Kuddise sırruhu) yazmıştır.

4. MEKTUBUN TERCÜMESİ

Hizmetçilerin en düşüğünün arzu halidir. Durum şu ki müddet uzadı, yüce eşiğinizin hizmetçilerinin haline, şerefli feyizleriniz yolundan, kıymetli habercileriniz vasıtasıyla haberdar olamadım. Şu an Mübarek Ramazan ayının gelmesini bekliyoruz. Bu ay için yüce Kur'an ile tam bir münasebet vardır. Öyle ki o Kur'an, Zati kemalatlar ve asıl dairesine[1] dahil olan şanla-rın tamamını ihtiva eder. Öyle ki bunlara asla zılliyet arız olmamış.

Kabiliyeti Ula[2] onun zıllıdır.

Bu münasebet sebebiyle Kur'anın inişi bu ayda vaki olmuştur. Allah'u Teâlâ’nın şu kavli;

شَهْرُ رَمَضَانَ الَّذِى أُنْزِلَ فِيهِ الْقُرْآنُ

“Ramazan ayı öyle bir aydır ki kendisinde Kur'an indirilmiştir”[3] bu sözümüze ölçüdür. Bu münasebet sebebiyle şu ay bütün hayırları ve bereketleri cem edici oldu. Her hayır ve bereket ki sene boyunca her han-gi bir şekilde kişilere ulaşırsa ancak o şey, sonsuz derecede kıymeti bü-yük olan şu ayın bereket denizinden bir damladır.

Şu ayda olan cem’iyyet, (kalb huzuru) sene boyunca hasıl olan cem'iyyete sebebtir. Bu ayda tefrika, (kalbin dağınıklık hali) bütün sene boyunca olan tefrikaya sebebtir. Müjde şu kimseye için olsun ki şu müba-rek ay üzerinden razı olduğu halde geçti. Yazık o kimseye ki şu ay ona öfkelidir. Bu sebeble hayırlardan mahrum olur ve bereketlerden men edilir.

Yine Kur'an hatminin sünnet olması (şu sebeble) mümkündür ki, asli kemalatların ve zılli bereketlerin tamamını elde etmek vasıtasıyladır. Bu ikisini cem edenin, Ramazanın bereketlerinden mahrum olmaması, hayır-larından men edilmemesi umulur. Muhakkak şu ayın günleri ile alakalı bereketler, başkalarına benzemez. Bu ayın geceleri ile alakalı hayırlar, başkaları onlara kıyas edilmez.

Umulur ki iftarın acele edilmesinin ve sahurun geciktirilmesinin efdal olması, iki vakit cüzleri arasında tam bir ayrılık hasıl olması içindir.[4]



[1] Zati kemalatlar: Allahu teala’nın Zat’ı ile alakalı olgunluklardır. Asıl dairesi: Sıfatların bulunduğu makama sıfatlar dairesi denilir. Sıfat dairesinin üzerinde asıl dairesi vardır. Bu dairede, sıfatların Zat ile alakasına şanlar denir. İşte Kur’an, bütün Zat ile alakalı kemalat-ları cem etmektedir. Kur’anı okumakla, bütün kemalatları elde etmek hasıl olur.

[2] Kabiliyyeti ula: ilk teayyün, ilk yaratılan hakikat olup Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in hakikatıdır. Diğer bütün mahlukat onun nurundan yaratılmıştır. Ona Hakikatul hakayık denilir. Bu hususta varid olan hadisi kudsi yeri gelince zikredilecektir. İnşaallahu teala. Yani: "Allahu tealanın ilk yarattığı benim nurumdur…"

[3] Bakara: 185

[4] Oruçlu vakit ile, oruçsuz olan vakit birbirinden ayrılır.

 

Salı, 17 Ağustos 2010 15:31 tarihinde güncellendi

MİRAS TAKSİMİ NASIL OLUR?

FERAİZ HESABINDA GEÇERLİ OLAN KIRK MESELE

(Feraiz hakkında bizim için lazım olacak olan 40 meseledir.)

BABANIN 3 HALİ VARDIR:

1-Altıda bir alır. Ölünün bir veya birkaç oğlu veya oğlunun oğulları olsa, babası altıda bir hisse alır.

Mesela ölünün 60 milyarı kalsa, babası 10 milyarı alır, kalanı ölünün oğluna kalır.

2- Farz hisse (altıda bir) ile birlikte asaba olur. (kalanı alır)

Ölünün bir veya daha fazla kızı veya oğlunun kızı ile babası kalsa, baba önce farz hissesi olan altıda biri alır. Kızlar malın yarısını alır, geri kalanı baba asaba olarak alır.

Mesela ölünün 60 milyarı kalsa, baba evvela 10 milyarı alır, iki kızı için 30 milyar verilir, kalan 20 milyar yine babaya verilir.

3- Asaba olur ve kalanı alır. Ölünün oğlu veya oğlunun oğlu olmadığında baba diğer hisse sahiblerinden kalanın tamamını asaba olarak alır. Ölünün bir hanımı olsa, ona dörttebir verilir, geri kalanın tamamını babası alır.

Mesela ölünün 60 milyarı kalsa, ölünün hanımı için 15 milyar verilir, kalan 45 milyar babaya verilir.

SAHİH DEDENİN 4 HALİ VARDIR.

1- Farz hissesi altıda bir. Ölünün babası olmayıp, sadece bir veya daha fazla oğlu ve oğlunun oğlu bulununca dedesi altıda bir alır.

Mesela ölünün 60 milyarı kalsa, dedesine 10 milyar verilir, kalan 50 milyar oğullarına verilir.

2- Farz ile asaba olması. Bu, ölünün dedesi ile beraber kızı veya kızının kızı veya oğlunun kızı bulunduğu haldedir. Dede farz olarak altıda biri alınca, kızlar yarım hisseyi alırlar, geri kalanı tekrar dede asaba olarak alır.

Mesela ölünün 60 milyarı kalsa, dedeye önce 10 milyar verilir, kızlara 30 milyar verilir, kalan 20 milyar dedeye verilir.

3- Sadece asaba olması. Ölünün babası, oğlu ve oğlunun oğlu olmadığında diğer hisse sahiplerinden kalan malın tamamını asaba olarak dede alır. Ölünün hanımı kalsa, ona dörttebir verilir, geri kalanı dede asaba olarak alır.

Mesela ölünün 60 milyarı kalsa, ölünün hanımına 15 milyar verilir, geri kalan 45 milyar dedeye verilir.

4- Düşmesi hali. Ölünün babası varsa, dede miras alamaz.

EVLADI ÜMMÜN (Anne tarafından erkek ve kız kardeşlerin) 3 HALİ VARDIR

1- Altıda bir. Ölünün babası-dedeleri-oğlu-oğlun oğulları bulunmayınca ölünün anne tarafından bir olan tek erkek veya kız kardeşe malın altıda biri verilir.

Mesela ölünün 60 milyarı kalsa, 10 milyarı anne tarafından olan kaerdeşi alır, geri kalan 50 milyarı anne-baba bir olan kardeş alır.

2- Üçte bir. Ölünün babası-dedeleri-oğlu-oğlun oğulları bulunmayınca ölünün anne tarafından bir olan birkaç erkek veya kız kardeşe malın üçtebiri verilir.

Mesela ölünün 60 milyarı kalsa, anne tarafından olan kardeşe 20 milyar verilir, kalanı anne-baba bir olan kardeş alır.

3- Düşmesi hali. Ölünün babası veya oğlu veya oğlun oğlu bulununca, ölünün anne tarafında olan kardeşine mal verilmez.

ANNENİN 3 HALİ VARDIR.

1- Altıda bir. Ölünün annesi ile, ölünün oğlu veya kızı veya oğlun evladı veya daha aşağıya doğru torunları veya ölünün iki veya daha fazla erkek veya kız kardeşi bulununcadır.

Mesela ölünün 60 milyarı kalsa, 10 milyar annesine verilir, kalanı oğluna verilir.

2- Bütün malın üçte biri. Ölünün annesi ile, ölünün oğlu veya kızı veya oğlun evladı veya daha aşağıya doğru torunları veya ölünün iki veya daha fazla erkek veya kız kardeşi bulunmayıncadır.

Mesela ölünün 60 milyarı kalsa, 20 milyar anneye verilir, kalan mal mesela asabalardan var olan bir erkek kardeşe kalır.

3- Kalanın üçte biri. Ölünün annesi, ölünün babasıyla ve kocası veya hanımı ile birlikte oluncadır. Bu durumda koca veya hanım hissesini aldıktan sonra anne kalanın üçte birini alır, geri kalanı da babası alır. Burda baba yerine dede olsa, anne için bütün malın üçtebiri vardır.

Mesela ölünün 60 milyarı kalsa, ölünün karısına 15 milyar verilir, annesine kalan 45 milyarın üçtebiri olan 15 milyar verilir, kalan 30 milyarı da ölünün babası alır.

CEDDE-İ SAHİHA (NİNE) NIN 2 HALİ VARDIR.

1- Altıda bir. Ölünün annesi olmayıp bir ninesi varsa, malın altıda birini alır. Aynı seviyede birkaç nine olsa hepsine altıda bir eşit olarak verilir.

Mesela ölünün 60 milyarı kalsa, nineye 10 milyar verilir, kalan mal asabalardan anne-baba bir kardeşe kalır.

2- Düşmesi hali. Ölünün annesi varsa, her bakımdan olan nineler sakıt olur, miras alamazlar.

SULBİYYENİN (Öz kızlar) 3 HALİ VARDIR.

1- Yarım. Ölünün oğlu olmayıp bir kızı olursa malın yarısını alır.

Mesela ölünün 60 milyarı kalsa, bir kızına 30 milyar verilir, kocasına 15 milyar verilir, kalan 15 milyar asaba olan erkek kardeşine verilir.

2- Üçte iki. Ölünün oğlu olmayıp iki veya daha fazla kızı olunca. Bunlara malın üçte ikisi eşit olarak verilir.

Mesela ölünün 60 milyarı kalsa, iki kızına 40 milyar verilir, kalan 20 milyar asabaya kalır.

Normal 0 21 false false false TR X-NONE AR-SA /* Style Definitions */ table.MsoNormalTable {mso-style-name:"Normal Tablo"; mso-tstyle-rowband-size:0; mso-tstyle-colband-size:0; mso-style-noshow:yes; mso-style-priority:99; mso-style-qformat:yes; mso-style-parent:""; mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt; mso-para-margin:0cm; mso-para-margin-bottom:.0001pt; mso-pagination:widow-orphan; font-size:11.0pt; font-family:"Calibri","sans-serif"; mso-ascii-font-family:Calibri; mso-ascii-theme-font:minor-latin; mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; mso-fareast-theme-font:minor-fareast; mso-hansi-font-family:Calibri; mso-hansi-theme-font:minor-latin;}

3- Ortaklaşa asaba olmaları. Ölünün kızları, oğulları ile birlikte olunca, diğer farz hisse sahiplerinden artan mal aralarında erkeklere iki hisse, kızlara bir hisse olarak pay edilir.

Mesela ölünün 60 milyarı kalsa, hanımına 7.5 milyar verilir, kalan 52.5 milyar kızı ve oğlu arasında ikiye bir olarak taksim edilir. Mesela bir oğul ve iki kızı olsaydı 52.5 milyar dörde bölünür ve iki hisse bir oğluna, birer hisse de kızlara verilirdi.

İBNİYYENİN (Oğlun kızlarının) 6 HALİ VARDIR.

1- Yarım hisse. Ölünün öz kızı olmayıp, oğlunun bir kızı veya oğlun oğlunun bir kızı varsa, malın yarısını alır.

Mesela ölünün 60 milyarı kalsa, kocasına 15 milyar verilir, 30 milyar oğlunun kızına verilir, kalan 15 milyar asaba olana kalır.

2- Üçte iki hisse. Ölünün oğlunun veya oğlun oğlunun iki veya daha fazla kızı varsa, bunlar malın üçte ikisini alırlar.

Mesela ölünün 60 milyarı kalsa, kocasına 15 milyar verilir, iki kıza 40 milyar verilir, kalan 5 milyar asabaya verilir.

3- Altıda bir hisse. Ölünün öz kızı ile birlikte oğlun kızı veya daha aşağıdakinin kızı birlikte olunca, bu torun tarafından olan kıza altıda bir verilir. Öz kızı malın yarısını alır.

Mesela ölünün 60 milyarı kalsa, öz kızı 30 milyar alır, 10 milyar oğlun kızına verilir, kalanı asabaya verilir.

4- Ortaklaşa asaba olmaları. Ölünün oğlu olmayıp, aşağı doğru erkek torunların kız ve erkek evlatları bulununca kızlar da erkeklerle birlikte asaba olurlar, erkeklere iki, kızlara bir hisse verilir.

Mesela ölünün 60 milyarı kalsa, kocasına 15 milyar verilir, kalan 45 milyar kız ve erkek torunlar arasında ikiye bir olarak bölünür. Mesela iki kız torunu ve iki erkek torunu olsa, 45 milyarı altı hisse yaparız ve kizlara bir hisse, erkelere iki hisse verilir.

5- Varis olamama hali. Ölünün iki veya daha fazla öz kızı varsa, oğlun kızları mirasçı olamaz.

6- Düşme hali. Ölünün oğlu ile, oğlunun kızları birlikte bulununca oğlun kızları miras hakkından düşerler.

ANNE-BABA BİR KIZ KARDEŞİN 5 HALİ VARDIR.

1- Yarım hisse. Ölünün evladı, babası ve sahih dedesi yok ise ve anne-baba bir kız kardeşi varsa, malın yarısını alır.

Mesela ölünün 60 milyarı kalsa, 30 milyar anne-bab kız kardeşe verilir, kalanı asaba olan alır.

2- Üçte iki hisse. Ölünün evladı, babası ve sahih dedesi yok ise ve anne-baba kız kardeşi birden fazla varsa, malın üçte ikisini alır.

Mesela ölünün 60 milyarı kalsa, iki tane kız 40 milyarı alır, kalan 20 milyar asabaya verilir.

3- Ortaklaşa asaba olmaları. Ölünün evladı, babası ve sahih dedesi yok iken, bir veya daha fazla anne-baba bir kız kardeşi, anne-baba erkek kardeşle birlikte olunca, asaba olarak erkeklere iki, kızlara bir hisse verilir.

Mesela ölünün 60 milyarı kalsa, bütün mal kardeşler arasında kızlara bir hiise, erkeklere iki hisse olarak pay edilir.

4- Sadece asaba olmaları. Ölünün bir veya daha fazla anne-baba bir kız kardeşi, ölünün bir veya daha fazla kızı ile veya oğlunun kızı ile veya daha aşağıdaki torunun kızıyla birlikte olmasıdır. asaba olarak farz hisselerden geri kalanı alırlar.

Mesela ölünün 60 milyarı kalsa, kızı 30 milyarı alır, kalan mal asaba olarak anne-baba bir kız kardeşe kalır.

5- Düşme hali. Ölünün oğlu, veya torunu, veya babası veya yukarı doğru dedesi ile birlikte, anne-baba bir kız kardeşin bulunmasıdır ki bu kız kardeşlere miras yoktur.

BABA BİR KIZ KARDEŞİN 7 HALİ VARDIR.

1- Yarım hisse. Ölünün evladı, babası, dedesi, anne-baba bir erkek veya kız kardeşi bulunmayınca, sadece baba tarafından olan bir kız kardeş için malın yarısı vardır.

Mesela ölünün 60 milyarı kalsa, kocasına 15 milyar verilir, 30 milyar kız kardeşe verilir, kalanı asabaya verilir.

2- Üçte iki hisse. Baba tarafından iki veya daha fazla kız kardeş olup, ölünün evladı, babası, dedesi, anne-baba bir erkek veya kız kardeşi bulunmayınca. Üçte iki, baba tarafından kız kardeşlere eşit olarak bölünür.

Mesela ölünün 60 milyarı kalsa, 40 milyar kızkardeşlere kalır, kalan mal asabaya verilir.

3- Altıda bir hisse. Baba tarafından olan kız kardeşler, ölünün anne-baba bir olan kız kardeşlerle birlikte olunca, malın altıda birini alırlar. Anne-baba bir olanlar malın yarısını alır.

Mesela ölünün 60 milyarı kalsa, anne-baba bir olan kız kardeşler 30 milyarı alır, baba tarafından olan kız kardeşler 10 milyar alır, kalan asabaya verilir.

4- Ortaklaşa asaba olmaları. Ölünün baba tarafından erkek ve kız kardeşleri olup, evladı, babası ve dedesi olmayınca asaba olmalarıdır. Erkeklerle birlikte kalan malı alırlar.

Mesela ölünün 60 milyarı kalsa, anne-baba bir olan kız kardeşleri için malın üçte ikisi olan 40 milyar verilir, geri kalan 20 milyar bab tarafından olan kız ve erkekler arasında ikiye bir olarak taksim edilir.

5- Sadece asaba olmaları. Ölünün baba tarafından kız kardeşi, ölünün kızı veya oğlunun kızı veya daha aşağıdaki kızı ile birlikte bulunup, ölünün oğlu, babası, dedesi ve anne-baba bir kız kardeşi olmayın-cadır. Farz hisselerden geri kalanı, baba tarafından olan kız, asaba olarak alır.

Mesela ölünün 60 milyarı kalsa, kocası için 15 milyar verilir, ölünün oğlunun kızına 30 milyar verilir, kalan 15 milyar baba tarafından olan kız kardeşe asaba olarak verilir.

6- Varis olamaması. Ölünün anne-baba bir olan birkaç kız kardeşi bulununca, ölünün baba tarafından olan kız kardeşi varis olamaz.

7- Mirastan düşme halidir. Ölünün oğlu, daha aşağıdaki oğlu (torun), veya babası veya yukarıya doğru dedesi, veya ane-baba bir erkek kardeşi, veya kızı, veya aşağıya doğru kızın oğlu ile beraber asaba olan anne-baba bir kız kardeş bulunursa, baba tarafından olan kız kardeş miras alamaz.

KOCANIN 2 HALİ VARDIR.

1- Yarım hisse. Ölen hanımın evladı, aşağı doğru oğlu tarafından torunu olmazsa, kocası malının yarısını alır.

Mesela ölünün 60 milyarı kalsa, kocasına 30 milyar verilir, kalanı anne-baba bir kardeşine verilir.

2- Dörtte bir hisse. Ölen hanımın erkek veya kızı veya aşağı doğru oğlunun evladı bulunursa, koca malının dörtte birini alır.

Mesela ölünün 60 milyarı kalsa, 15 milyarı kocasına verilir, kalanı oğlun oğluna verilir.

HANIMI 2 HALİ VARDIR.

1- Dörtte bir hisse. Kocanın evladı veya oğlunun evladı bulunmayınca, bir veya birkaç hanım için kocanın malından dörtte biri vardır.

Mesela ölünün 60 milyarı kalsa, hanım için 15 milyar verilir, kalanı ölünün kardeşlerine verilir.

2- Sekizde bir hisse. Bir veya daha fazla hanım, kocanın evladı veya oğlunun evladı ile bulunursa, hanımlar için sekizde bir hisse vardır.

Mesela ölünün 60 milyarı kalsa, sekizde biri (7,5 milyar) hanımına verilir, kalanı da ölünün oğluna verilir.

 

 

Pazar, 22 Ağustos 2010 14:37 tarihinde güncellendi

Sayfa 78 - 414

Yasal uyarı : Sitedeki sohbet, yazı ve resimler; üzerinde hiçbir değişiklik yapılmadan ve kaynak göstererek alınabilir.
Üzerinde değişiklik yapılması, ticari amaçla kullanılması hukûken yasaktır.