.

.

Ali Kara - İlim ve İrfan Menbaı

AYASOFYA DA MI ELDEN GİDİYOR?

Ayasofya'da AYİN yapmak istiyorlar
11 Eylül 2010 Cumartesi 13:43
Ortadokslar Ayasofya'da ayin yapmak istiyor.

Uluslararası Ayasofya Kilise Bölgesi Derneği Başkanı Kris Spiru, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a bir mektup yazarak 17 Eylül’de Ayasofya’da ayin yapmak istediklerini ifade etti. Spiru mektubunda Başbakan Erdoğan’ı ve Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu’nu da ayine davet etti.

Ayasofya’da daha önce Büyük Birlik Partisi (BBP) ve Alperen Ocakları üyeleri bayram namazı kılmak için çaba harcamış fakat gerekli iznlerin çıkmaması ve provokasyon ihbarı üzerine bu fikir ertelenmişti.

Kültür Bakanlığı’na bağlı olan Ayasofya 1935 yılında ibadete kapatılmış ve müze haline getirilmişti. O zamandan beri “namaz ya da ayin” taleplerine izin verilmiyor.

Habertürk gazetesinin haberine göre Spiru mektubunda Başbakan’dan izin istemek yerine Erdoğan’ı ve hükümet üyelerini ayine katılmaya ve dua etmeye davet etti.

Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay ise konuyla ilgili olarak, “Hiçbir dine özel müsamaha göstermeyeceğiz. Ayasofya, 1500 yıl ibadethane olarak hizmet etti. Bundan sonra da insanlığa hizmet edecek. Ayasofya’yı, dünyanın özel bir mabedi olarak muhafaza edeceğiz. Hiçkimseye öyle bir izin yok” dedi.

Kiliselerde ayin konusuna olumsuz yaklaşmayan Diyanet İşleri Başkanlığı ise Ayasofya konusunda henüz görüş açıklamış değil.

BBP üyesi 40 kişilik bir grup 2006 yılında, Papa 16. Benedikt’in ziyaretini protesto etmek için Ayasofya’da ibadet etmiş ve namazdan sonra Türk bayrağı açarak tekbir getirmişti. Grup daha sonra gözaltına alınmıştı.

BAYRAM GECESİ

Normal 0 21 false false false TR X-NONE AR-SA MicrosoftInternetExplorer4 /* Style Definitions */ table.MsoNormalTable {mso-style-name:"Normal Tablo"; mso-tstyle-rowband-size:0; mso-tstyle-colband-size:0; mso-style-noshow:yes; mso-style-priority:99; mso-style-qformat:yes; mso-style-parent:""; mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt; mso-para-margin:0cm; mso-para-margin-bottom:.0001pt; mso-pagination:widow-orphan; font-size:11.0pt; font-family:"Calibri","sans-serif"; mso-ascii-font-family:Calibri; mso-ascii-theme-font:minor-latin; mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; mso-fareast-theme-font:minor-fareast; mso-hansi-font-family:Calibri; mso-hansi-theme-font:minor-latin;}

BAYRAM GECESİNİ İHYA ETMEK

السنن الكبرى للبيهقي

عَنْ أَبِى الدَّرْدَاءِ قَالَ : مَنْ قَامَ لَيْلَتَىِ الْعِيدِ لِلَّهِ مُحْتَسِبًا لَمْ يَمُتْ قَلْبُهُ حِينَ تَمُوتُ الْقُلُوبُ.

Ebu Derda’dan r.a şöyle dediği rivayet edildi:

Kim, Allah için iki bayram gecesini, mükafatını umarak ihya ederse, kalbler öldüğü günde, (ihya edenin) kalbi ölmez.

İmamı Şafii r.aley şöyle derdi:

Beş gecede dua icabet edilir. Cuma gecesi, Kurban bayramı gecesi, Ramazan bayramı gecesi, Recebin ilk (regaib) gecesi, Şabanın on beşi (Berat) gecesi.

كنز العمال في سنن الأقوال والأفعال - (8 / 548)

 

"من أحيى ليلة العيدين وليلة النصف من شعبان لم يمت قلبه يوم تموت القلوب"

Kenzul Ummal’de başka bir rivayette:

İki bayram gecesini ve Şabanın yarısı gecesini ihya edenin kalbi, kalbler öldüğü günde ölmez.

İbni Ömer r.anhuma, bayram namazına gitmeden önce gusleder ve en kıymetli elbisesini giyinirdi. Ramazan bayramı namazı için gidilirken tekbirler sessiz olarak alınır. Kurban bayramı için tekbirler sesli olarak söylenir.

Ramazanın bitmesiyle üzülmek, bayrama ulaştığımız için sevinçli olmak lazımdır. Ancak sevincimizi eğlenceye dönüştürmeyelim, zira dinimizde eğlenceye yer yoktur. Ayrıca İslam aleminin halini iyi düşünmek lazım. Kimisi sel altında, kimisi düşman esaretinde, kimizi başka bir felaket içinde ümmet darmadağınık bir halde….

Başımıza böyle musibetlerin gelmemesi için çok dua etmeli, nimetin kadrini bilip şükretmeliyiz.

Son olarak tüm kardeşlerimizin bayramını tebrik eder, yine nice ramazanlara kurbanlara sıhhat ve afiyet içinde Efendi Hazretlerimizle k.s. birlikte kavuşmak dileğiyle…. Allahın selam ve rahmeti üzerinize olsun….

BAYINDIRIN TERAVİHİ İNKARINA REDDİYE....

TERAVİH KILINMASININ ASLI

Buhari ve Müslimde ittifakla rivayet edilen bir hadisi şerifi zikredeceğiz.

اللؤلؤ والمرجان فيما اتفق عليه الشيخان - (1 / 211 )

 

حديث عَائِشَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللهِ صلى الله عليه وسلم خَرَجَ ذَاتَ لَيْلَةٍ مِنْ جَوْفِ اللَّيْلِ فَصَلَّى فِي الْمَسْجِدِ،

 

فَصَلَّى رِجَالٌ بِصَلاَتِهِ، فَأَصْبَحَ النَّاسُ فَتَحَدَّثُوا، فَاجْتَمَعَ أَكْثَرُ مِنْهُمْ فَصَلَّوْا مَعَهُ، فَأَصْبَحَ النَّاسُ فَتَحَدَّثُوا، فَكَثُرَ

 

أَهْلُ الْمَسْجِدِ مِنَ اللَّيْلَةِ الثَّالِثَةِ، فَخَرَجَ رَسُولُ اللهِ صلى الله عليه وسلم فَصَلَّوا بِصَلاَتِهِ، فَلَمَّا كَانَتِ اللَّيْلَةُ الرَّابِعَةُ

 

عَجَزَ الْمَسْجِدُ عَنْ أَهْلِهِ حَتَّى خَرَجَ لِصَلاَةِ الصُّبْحِ؛ فَلَمَّا قَضَى الْفَجْرَ أَقْبَلَ عَلَى النَّاسِ فَتَشَهَّدَ ثُمَّ قَالَ: أَمَّا بَعْدُ؛

 

فَإِنَّهُ لَمْ يَخْفَ عَلَيَّ مَكَانُكُمْ، لكِنِّي خَشِيتُ أَنْ تُفْرَضَ عَلَيْكُمْ فَتَعْجِزُوا عَنْهَا

 

أخرجه البخاري في: 11 كتاب الجمعة: 29 باب من قال في الخطبة بعد الثناء أما بعد

Aişe r. anha validemiz şöyle rivayet etti:

Resulullah s.a.v geceleyin mescide çıktı ve orda namaz kıldı, bazı kimseler de onunla birlikte kıldılar. Sabah olunca insanlar bu haberi konuştu. İkinci gece daha fazla insan toplandı ve O’nunla birlikte kıldılar. Bu haber de yayıldı. Üçüncü gece mescitte insanlar çoğaldı. Resulullah s.a.v çıktı ve onlarla birlikte namaz kıldı. Dördüncü gece olunca, mescid insanları almaz oldu. Resulullah s.a.v sabah namazı için çiktı. Sabahı kılınca, insanlara karşı dönüp diz üstü oturdu, sonra şöyle dedi. Bundan sonra; haliniz bana gizli değildi. Lakin üzerinize farz edilmesinden korktum, sonra bu namazdan aciz kalırsınız.

Şimdi birileri (Bayındır gibileri) çıkıp, Peygamberimiz teravih kılmadı, o yüzden ben kılmıyorum diye zırvalamasına artık ne demeli….

Hazreti Ömer’in r.a teravih namazını mescitte cemaatle kıldırması da ayrıca sünnet olduğunu sabitler, zira ashabın bilhassa halifelerin tatbikleri de sünnet kapsamındadır, zira onların sünnetine yapışılmakla emredildik.

 

Perşembe, 07 Ekim 2010 22:04 tarihinde güncellendi

ŞEHİT HOCAMIZI ANARKEN

Aşk bedel ister diyordu,bedelini ödedi şehid olarak rabbine döndü.

Fatih Çarşamba'da  bulunan İsmailağa Camii'nde  emekli imamımız, sabah namazından sonra verdiği sohbette, cemaatin arasına bulunan Mustafa Erdal isimli bir şahsın kalbinin üzerine sapladığı 34 santimlik bıçak darbesiyle şehid edilmişti.

Ruhuna el FATİHA

 

Pazar, 05 Eylül 2010 17:28 tarihinde güncellendi

Sayfa 75 - 414

Yasal uyarı : Sitedeki sohbet, yazı ve resimler; üzerinde hiçbir değişiklik yapılmadan ve kaynak göstererek alınabilir.
Üzerinde değişiklik yapılması, ticari amaçla kullanılması hukûken yasaktır.