.

.

Ali Kara - İlim ve İrfan Menbaı

Risale

ris_00011.jpg
Çarşamba, 17 Eylül 2008 12:22 tarihinde güncellendi

Alemin - Eşyanın Perde Arkası!

kainat.jpgRisale-i Kudsiyye Tercümesi Cilt 1, Sahife 529  (Efendi Hazretlerinin k.s. İzahlarından)

 

‘Mezahirde aceb kim var arada’

 

Mezahir ile zahir arasında acaba kim var? Zahir ile mazharı anlamak için bir misal verelim.

Güneş zahir, güneşin ışıklarının vurduğu yer mazhardır. Allahu Teala nın isimleri zahir, o isimlerin vurduğu yer mazhardır.

Allahu Teala nın isimleri, insanlara, hayvanlara, cinlere, sebzelere, meyvelere, aya, güneşe vesaire canlı cansız her şeye vurur. Mesela bir üzümü ele alalım. Üzümün çekirdeği yaprağı dalları salkımı gövdesi kökleri herbiri ayrı ayrı mezahirdir. Allahu Teala nın halık ismi o üzümün köküne gövdesine yaprağına salkımına çekirdeğine vuruyor, o halık ismi zahir vurduğu yer mezahir oluyor. İnsan da böyledir, insana vuran ismi zahir insan o ismin mazharıdır. Allahu Teala nın görmek sıfatı zahir bizim gözlerimiz mazhardır, Allahu Teala nın işitme sıfatı zahir, bizim kulaklarımız mazhardır. Allahu Teala nın kelam sıfatı zahir, bizim lisanımız mazhardır.

Allahu Teala bütün her şeyi esma-sıfatıyla yaratıyor. Kendisi öz zatıyla yaratmaya tenezzül etmiyor. Eğer eşyayı öz zatıyla yaratsaydı, bütün eşya zatının karşısında dayanamaz yanardı. Allahu Teala dan başka yaratıcı varmı? Yok.

Büyük Şeyh Efendi k.s. soruyor! O mazharlarla (yaratılanlarla) Mevla teala arasında kim var ki? O yaratsın da Mevla teala yaratmasın! Yine kendisi cevap veriyor:

 

‘Ânınladır kamu eşya verada’

 

Bütün eşya perde arkasında Allahu Teala iledir. Yani Mevla teala ile eşya arasında kimse yoktur, ancak bütün eşya perde arkasında Mevla tealanın esma-sıfatıyla meydana geliyor. Arada siz de yoksunuz, ben de yokum, herşeyi yaratan Mevla tealadır.

Yani Mevla tealanın görülmemesi varya, o veradır. Mevla teala görünmediği yerden canlıları cansızları çiçekleri sebzeleri meyveleri herşeyi yaratıyor ve herşeyi o idare ediyor. Biz bu yaratılanları nasıl yarattı diye hiç düşünmüyoruz. Mesela; evler inşa ediyoruz, fakat bunları onun yarattığı malzemeler ile yaptığımızı hiç düşünmüyoruz. Bir de o evde horon ediyoruz.  O’nun zeytinini peynirini kaymağını yiyoruz, hiç düşünmüyoruz bunları kim yarattı diye!

Giyindiğimiz elbiseyi terziden biliyoruz, o terzinin vucudunu elini gözünü diğer azalarını kim yarattı? O eli hareket ettiren kim? O ele tesir eden var o da ruhtur, o ruha da tesir eden var, o da Mevla tealadır. Dön dolaş her şeyi Mevla teala yapıyor. Mevla teala gökten yağmur yağdırıyor, otları bittiriyor, koyunlar onlardan yiyor postlarından yün oluyor, yünler kırpılıyor iplik yapılıyor, dokunup kumaş olarak çıkarılıyor sonra da dikilip elbise oluyor.

Saatin bir zenbereği onca aletleri döndürür, bir olan Mevla teala da bütün eşyayı yapıyor ve hareket ettiriyor. İnsan bunları düşünse, konuşsa Allahu Teala dan utanır, Mevla teala da ondan hoşnut olur.

 

“Gözün aç hep siva hâlik arada.”

 

Gözünü aç, Allahu Teala dan başka aradakilerin hepsi helak olcudur. O üzümler asmalar, bağlar o asmayı diken adam, o adamın ruhu, rüzgarlar yağmurlar ay güneş hepsi helak olucudur.

“O’nun Zat’ından başka herşey helak olucudur.”  (Kasas : 88) 

 

“Allahu teala, sizi ve sizin yaptıklarınızı yaratmıştır.”  (Saffat : 96)

 

Bizler yemeği yiyoruz, tadını duyuyoruz ama bu nimetleri yaratan Allahu Tealayı çok az hatırlıyoruz. Mevla teala helak olucu şeyleri arada sebeb kılıyor, bu eşyayı icat ettiriyor. Büyük bir ıurmaktan bahçemize yol açsak su gelir. O bahçeye gelen su, harkınmı yoksa ırmağınmıdır? Irmağındır. O hark su benim dese yalancıdır. İşte bizim bedenimiz ile yaptığımız işler, yağmur bulut vesaire hepsi o hark gibidir.

Vay yazıklar olsun bize, fani şeylerden geçemiyoruz, koca kafalılarız. Büyük Şeyh Efendi sözü daha da kuvvetleştirerek buyurdu ki:

 

‘Ânındır emr-u ferman, hükm-ü irade.’

 

Emir, ferman, hüküm ve irade Allahu Teala nındır.

Rüzgara bulutu taşıması için kim emrediyor? Buluta suyu boşalt diye kim emrediyor? Yağmur sebebiyle toprak yumuşuyor, taşa bir şey olmuyor. Toprağı yumuşatıp nemlendiren, çiçeklere meyvelere sebzelere şekil veren tat veren renk veren koku veren hep Mevla Tealadır, perde arkasından hepsini yapıyor, biz de zannediyoruz ki bahçıvan yapıyor, bizim aklımız o kadar işte.

 

“Hemân Allah deyup Hakka gidelim, cemali bâ kemâle seyredelim.”

 

NOT:

Alemin-madenin sırrını araştıranlar evvela tasavvufun sırlarını bir araştırsınlar, gerçekten iman edip marifet sahibi olsunlar, bakalım ondan sonra neyi araştıracaklar, maddenin sırrını mı? Yoksa her şeyin sahibini mi? Allahu Teala bizleri cehaletten ve yanlışa düşmekten muhafaza eylesin, dostlarının elinde cemaline kavuştursun. Âmîn!

 

 

 

Pazartesi, 15 Eylül 2008 19:14 tarihinde güncellendi

Papazlar - Keşişler Dünyacı - Maddeci

manastr.jpgSosyete manastırı'nda skandal..!



Kadınlara yasaklı adanın başkeşişi, servet skandalı ile Yunanistan'ı karıştırdı. İşin içinde Osmanlı tapuları var. Skandalın bir ayağı Türkiye'ye uzanıyor.


yazı boyutu yazı boyutu arttır yazı boyutu azalt

Yunanistan’ın ruhani merkezi Aynoroz’da ticaret ve mülk sever bir keşişin vurgunları hükümeti zor duruma soktu... İşin içinde Osmanlı ve Bizans tapuları da var.

 

"Keşişler diyarı" olarak da bilinen ve ruhani yönetimi İstanbul Fener Rum Patrikhanesi’ne ait olan Aynoroz’daki Vatopediu manastırının merkezinde yer aldığı skandal, Yunanistan Başbakanı Kostas Karamanlis’e zor günler yaşıyor.

Hürriyet’in haberine göre kadınların giremediği Aynoroz’da yer alan ve İngiltere Prensi Charles da dahil dünya jetsetini ağırladığı için "sosyete manastırı" diye anılan Vatopediu’nun Başkeşişi Efrem’in, kutsal bölgede yasak olmasına karşın giriştiği ticari faaliyetlerde büyük vurgunlar yaptığı ortaya çıktı.

Buna göre Başkeşiş, 1999 yılında Bizans ve Osmanlı tapularını kanıt olarak göstererek, Yunan devletinin Kurtuluş Savaşı sırasında Türkiye’nin çeşitli bölgelerinden göç eden Yunanlılara ülkenin kuzey bölgelerinde verdiği yüzbinlerce dönüm araziyi ele geçirmeyi başardı.

TÜRKİYE’DE DE MÜLKÜ VAR

Efrem daha sonra devlet ile pazarlığa oturup bu arazileri Yunanistan’ın çeşitli bölgelerindeki devlet arazileri ile takas ettirdi. Takas işlemlerinde manastır arazileri yüksek, devlet arazileri ise çok düşük fiyattan gösterildi. Takasla alınan arazilerin bir bölümü hemen satıldı. Bu şekilde manastırın kasasına 100 milyon euro’dan fazla para girdi.

Artık internet, bilgisayarlar, kahve makinaları ve güvenlik kameraları bile bulunan manastırın "vizyonu" Yunanistan sınırlarını aşıyor. Efrem’in emrindeki keşişlere göre, manastırın serveti Türkiye’de Gelibolu, Trabzon, Mudanya ve İzmir’deki büyük arazileri de kapsıyor. Ancak keşişler, herhangi bir talepte bulunabilmek için Türkiye’de yasaların değişmesi gerektiğini belirttiler. Efremci keşişlere bakılırsa, Romanya, Rusya (Moskova’daki Kızıl Meydan’ın bir bölümü) ve Sırbistan’da da büyük araziler yine Bizans ve Osmanlı tapularına göre Vatopediu manastırına ait.

BAKANLARIN MANEVİ BABASI

Başkeşiş Efrem’in, Yunanistan ve Kıbrıs Rum Kesimi’nde birçok siyasetçiyle yakın ilişkilere sahip olması, manastırdaki vurgun skandalının etkisini büyütüyor. Yaklaşık 10 yıldır devletten her istediğini kopardığı ortaya çıkan ve Pasok’un eski hükümetlerinde de dostları bulunan Efrem, Karamanlis Hükümeti’nin birçok bakanına yakın bir isim. Birçok siyasetçinin Efrem’i "manevi babaları" olarak gördükleri öne sürülüyor.

EFREM KİMDİR?

KKTC’nin Maraş kentinde doğan Yunan Başkeşiş Efrem, Atina’da ilahiyat fakültesini bitirdikten sonra, 1978 yılında Kıbrıs’a döndü, keşiş Joseph’in talebesi oldu. Baf metropolitinin Joseph ve talebelerini Kıbrıs’tan kovması üzerine, Efrem diğer Rum keşişlerle birlikte Aynoroz’da Vatopediu Manastırı’na yerleşti. Rum keşişler, yasak olmasına rağmen büyük ticari faaliyetlere başladı. Eski Rum lider Tasos Papadopulos’a yakınlığıyla tanınan Başkeşiş Efrem, Rum kesimindeki EOKA’cı ve faşist Nikos Kutsu’nun aynı babadan kardeşi.

internethaber
YORUM:
Arsaların acaba ne kadar hissesi diyalogçuların? 
Pazartesi, 15 Eylül 2008 19:16 tarihinde güncellendi

Türkiye'de namaz kılanlar azalıyor!

namaz1.jpg

Yapılan bir araştırmaya göre, Türkiye'de namaz kılan, oruç tutan ve örtünen kişi sayısı giderek azalıyor. İşte araştırmanın çarpıcı sonuçları...


yazı boyutu yazı boyutu arttır yazı boyutu azalt

Yapılan bir araştırmaya göre, Türkiye'de namaz kılan, oruç tutan ve örtünen kişi sayısı giderek azalıyor. Yaygın kanaatin aksine çıkan sonucun sebebi ne? Yerel seçimlerde hangi parti galip çıkacak? İşte araştırmanın çarpıcı sonuçları...
NEŞE DÜZEL'in haberi...

 

A-G Araştırma şirketinin kamuoyu yoklamasından sürpriz sonuç: Türkiye aslında muhafazakarlaşmıyor. Türkiye'de her geçen gün oruç tutan, namaz kılan ve örtünün kişi sayısı giderek azalıyor.

"Türkiye, ılımlı islam devletine doğru gidiyor diyenlerin aksine, ülke aslında modernleşiyor. Bizdeki muhafazakarlık özde değil sözde! Bu sözlerin sahibi ise, bu konuda çok yeni bir araştırma yapan A-G'nin sahibi Adil Gür...

Araştırmaya göre, eğitim ve gelir seviyesi yükseldikçe, insanların hayata bakışı değişiyor. Örneğin flörte kesinlikle karşı çıkanlar zenginleştikçe kadın-erkek ilişkilerine daha olumlu bakmaya başlıyor.

Taraf

YORUM:

İşte gerçekci bir açıklama, maalesef ibadet ehli azalıyor, Efendi Hazretlerimiz k.s. bir gün -elin parmak sayısı kadar kaldık- demişti. Şu camilerin cuma hariç diğer zamanları hakikatı gösteriyor. Şu sokakların hali nereye gittiğimizi işaret ediyor. Artık ağustos debremi mi yoksa sel mi yel mi veya büyük felaketler mi bilemeyiz ama Allahu tealadan hayırla ıslah etmesini diliyoruz. Namaz kılanların da halini bir incelersek acaba iman ehli kaç tane kalır? Ahır zamanda başsız kalan müslümanların imdadına Allahu teala yetişsin. İŞiası vehhabisi laikleri münafıkları ikdidar olmuş devlet kurmuşlar, ama ehli sünnetin sahibi yok??? Çaresini düşünen kaç kişi var acaba??? 

Pazartesi, 15 Eylül 2008 19:18 tarihinde güncellendi

Sayfa 328 - 414

Yasal uyarı : Sitedeki sohbet, yazı ve resimler; üzerinde hiçbir değişiklik yapılmadan ve kaynak göstererek alınabilir.
Üzerinde değişiklik yapılması, ticari amaçla kullanılması hukûken yasaktır.