.

.

Ali Kara - İlim ve İrfan Menbaı

Sadaka-i Fıtır

sdka.jpgSadaka i Fıtır

Tarifi: Ramazan bayramında müslümanın zekat kendisine verilenlere verdiği sadakadır.

Hükmü: Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi ve sellem) hicretin ikinci senesinde bize pek çok yüce hikmetler ve büyük maksadlar için bunu emretti.

Bunlardan bazıları:

1- Şu büyük günde fakirleri dilencilik zilletinden kurtarmaktır.

2- Bütün müslümanların sevinçli ve ferahlı olduğu bu günde fakirleri ferahlandırıp sevindirmektir.

3- Oruçla bedenini temizledikten sonra sadaka ilede, malını temizlemektir.

4- Orucunda umduğu bir bozukluğu tamamlaması. Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi ve sellem) Efendimiz buyurdu ki “Sadakai Fıtır oruçluyu boş ve kötü sözden temizliktir.”

Rüknü: Kendisine verilene mülk etmektir, ibaha bunda yeterli olmaz.

Sebebi: Bakıp sorumlu olduğu şahıstır. Tam sorumlu olduğu bmesul olduğu kişilerdir. Sadakai fıtrı kendisi, fakir küçük çocuğu, hizmetçi kölesi, müdebber ve ümmü veled köleleri için verir.

 

1- Müdebber köle: efendisi ona “ben ölkdükten sonra hürsün” dediği köledir.

Mükateb: efendisiyle belli bir miktar para karşılığında hür olmak üzere anlaşmış köledir. Parayı getirirse hür olur.

Ümmü veled: efendinin cima etmesiyle kendisinden çocuk olan cariyesidir. Bütün bunlar yine efendinin sorumluluğnda olduğundan bunla-rın fitresini efendi verir.

 

            

Fitrenin vucub şartları:

1- İslam

2- Hürriyet

3- Asli ihtiyaçlarından fazla olan nisab miktarı mala sahipolmak, isterse bu nami -gelir getiren mal- olsun, isterse olmasın; isterse üzerinden sene geçsin veya geçmesin eşittir.

 

Vacib olma vakti:

Fitre ramazan bayramı sabahı vacib olur. Fecirden evvel ölen, veya fakirleşen kişi üzerine, veya fecirden sonra müslüman olan veya doğan, veya zenginleşen üzerine vacib olmaz.

Bayram gününden evvel veya sonra verilmesi sahihtir, ancak namazgaha çıkmadan evvel vermek müstehabtır. Kişiye vacib olduktan sonra malın helak olmasıyla (üzerinden) düşmez.

Fitre kendisinden verilen sınıflar:

Fitre kendisinden verilen sınıflar dörttür.

1- Buğday  2- Arpa  3- Hurma 4- Kuru üzüm

 

Vacib olan miktar:

Vacib olan miktar buğdaydan veya unundan veya kavruğundan yarım sa’ arpadan veya hurmadan veya kuru üzümden tam sa’dır. Sa’ mısır kilesi ile iki kadeh (ölçek) ve üçte biridir.

 

Kıymeti vermek:

Kıymeti vermek caizdir, belki fakir için daha menfaatli ise (kıymeti vermek) efdaldır.

 Bu zamanda kıymet verilmelidir, bu da bu günki şartlarda en az 6 ytl dir, durumu iyi olanların biraz daha fazlasından vermesi uygundur.

 

Pazartesi, 22 Eylül 2008 13:39 tarihinde güncellendi

İtikaf Sünneti:

cami10.gifİtikaf

Tarifi: İtikaf, niyetle kendisinde bil fiil beş vakit farz namazın kılındığı mescitte beklemektir. Seçilen fetvaya göre, kendisinde beş vakit namaz kılınmayan mescitte caiz olmaz.

Kadının evinde namaz kılmak için tayin ettiği odasında itikafa girmesi sahihtir.

İTİKAFIN KISIMLARI

İtikaf üç kısımdır:

1- Nezredilende gereken vacib itikaf.

2- Ramazanın son on gününde sünneti müekkede olan itikaf.

3- Bu ikisinin haricindeki müstehab itikaf.

Oruçlu olmak sadece nezredilen itikafta şarttır.

Nafile itikafın en az müddeti (mescidin içinden) yürüyüp geçmeklede olsa az bir müddettir, müftabih olan budur.

 

Mu’tekifin mescitten çıkması:

Mescidden ancak dini bir ihtiyaç için çıkar, Cuma namazı gibi veya tabii bir ihtiyaç için idrar dökünmek gibi, veya zaruri bir ihtiyaç için mescidin yıkılması gibi. Zalim tarafından zorla çıkartılması, cemaatın dağılması, zorbalar tarafından kendine ve malına gelecek zarardan olan korku sebebi ile dışarı çıkması halinde hemen o anda başka bir mescide girer.

Özürsüz mescitten bir saat çıksa vacib olan itikaf bozulur. Diğerleri biter.

Mu’tekifin fiilleri:

Mu’tekifin yemesi, içmesi, uyuması, kendisine ve ailesine gerekli olan şeyleri satın alması mescidde olur.

Ticaret eşyasını mescitte  hazır etmesi mekruhtur. Ticaret için olan şeyleri alıp satması mekruhtur.

İbadet düşüncesiyle devamlı susması mekruhtur. Hayırlı olan sözlerinden başkasıda mekruhtur.

Cima etmesi ve cimaya çeken şeyleri yapması haramdır. İtikaf cima etmekle ve cimaya çeken şeyleri yapmak sebebiyle meninin gelmesiyle batıl olur.

 

Gece ve gündüzlerin nezredilmesi:

Gündüzleri nezretmekle geceleride itikaf etmesi ona lazım gelir. Geceleri peşpeşe olmasını nezretmekle gündüzlerinde itikafı gerekli olur; peşpeşe olmasını şart koşmasa da, zahirrivayede böyledir. İki günün nezri ile iki geceninde itikafı gerekir. Hassaten gece hariç gündüzlerin nezredilmesi sahihtir.

Bir ayın itikafını nezretse ve özellikle gündüzlere niyet etse veya özellikle gecelere niyet etse bu niyeti geçerli olmaz, ancak istisna ettiğini açıkça belirtse bu müstesnadır. (o zaman istisnasına göre amel eder)

 

İtikafın meşru’ olması, değeri ve hikmeti:

İtikaf kitab ve sünnetle meşru’ (sabit) dur. İtikaf ihlasla yapılırsa en şerefli amellerdendir. İtikafın güzelliklerinden bazısı; dünya işlerinde kalbi boşaltmak, nefsi mevlaya teslim etmek, mevlasının evinde ona ibadete yapışmak ve rabbisinin kalesine sığınmaktır.

Ata’ (Rahmetullahi aleyh) derki: mu’tekıf ihtiyacı için büyük bir kapıya gelip bekleyen bir kişi gibidir. Mu’tekif “affedilmedikçe buradan ayrılmam” der.

Pazartesi, 22 Eylül 2008 13:32 tarihinde güncellendi

İtikafa engel olma!

hz.mhammd.jpgEfendimiz sünnetine müftülük engeli
 
Hatırlatmalı: “Kim benim sünnetimi yaşatırsa, beni sevmiş olur. Beni seven kimse ise, cennette benimle beraberdir.”


Diyanet İşleri Başkanlığı Yaptığı Uygulamalar İle  Ramazan Ayının Ruhu Anlamına Gelen  Peygamber Efendimizin Hiçbirzaman Terk Etmediği  Sünneti Olan İtikaf İbadetini İl Müftülerinin Keyfi Uygulamaları İle Öldürüyor.

Peygamber Efendimiz Hz.Muhammed’in  ;

“Kim benim sünnetimi yaşatırsa, beni sevmiş olur. Beni seven kimse ise, cennette benimle beraberdir.”

Aişe (r. anhâ) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) vefat edinceye kadar Ramazan'ın son on gününde itikafa girer ve derdi ki: "Kadir gecesini Ramazan'ın son on gününde arayın.”


Hadislerine Rağmen Diyanet , Kendi Müftülerinin İtikafa Girerek Halkada Örnek Olup Cemaatin İtikafa Girmesini Teşvik Edeceğine İtikaf Talebinde Bulunan Camii Cemaatini İse Geri Çeviriyor. Yani Diyanet Peygamber Efendimizin Sünnetini Gözgöre Göre Öldürüyor.

Elazığ Müftüsünden Hukuksuzluk

 Elazığ Müftüsü Ömer KOCAOĞUL Ramazan Ayında İtikaf İbadetini Yerine Getirmek İsteyen Cami Cemaatinin Müftülüğe Verdiği Dilekçeleri  Kabul Etmeyerek  Ayrı Bir Hukuksuzluğa  İmza Attı.
Geçtiğimiz Yılda Aynı Keyfi Uygulamayı Sürdürerek Müslümanların Efendimizin Sünnet’ini İhya Etmesine Engel Olmuştu.


Camileri Koruyamayan Dinayet İşleri Çareyi Camiyi İbadete Kapatmakta Buluyor. İşte Ramazan’ın Ruhu Anlamını Taşıyan İtikaf İbadetine Camileri Kapatmanın Belgesi :

Diyanet’ten Çözüm Bekleniyor

İtikaf İbadetini Yerine Getirmek İsteyen Müslümanlar Diyanet İşlerinden Olaya El Atılmasını Ve Yaşanılan Mağdurlukların Giderilmesini Bekliyor. İtikaf Sünnetinin Yeniden Diriltilmesi Ve Hayata Geçirilmesinin Diyanet’in Ramazanda En Önemli Görevlerinden Biri Olduğu Düşünülüyor
Pazartesi, 22 Eylül 2008 13:31 tarihinde güncellendi

ABD, bir müttefikini daha kaybediyor !

  af-paktan-.jpg Pakistan ve ABD askerlerinin Afganistan sınırında sık sık çatışmaları, ABD'nin sadık bir müttefiğini daha kaybettiği yorumlarına yol açtı.
   Çin ve Rusya'nın başını çektiği Şanghay Örgütü'nde halen gözlemci olarak bulunan Pakistan'ın, Rusya'nın davetiyle yakında tam üye olabileceği belirtiliyor.

Zaman Gazetesi yazarı Abdülhamit Bilici, bugünkü yazısında Pakistan'daki tavır değişikliğini irdeledi.


Pakistan'da neler oluyor?

İç gündemlere daldığımız için pek fark edemiyoruz ama Kafkaslar'da olduğu gibi alt kıtada, özellikle kardeş Pakistan'da da kritik gelişmeler yaşanıyor. Dünün müttefikleri Pakistan ile ABD askerleri, Afgan sınırında karşı karşıya geliyor ve baştan beri Batı ekseninde yer alan Pakistan'da yeni eksenler konuşuluyor.
Hatırlarsanız, geçtiğimiz günlerde Bush'un askerlerine Pakistan'da operasyon yetkisi verdiği haberi çıkmış; Amerikan Genelkurmay Başkanı Mullen da Afganistan'daki direniş gruplarını yenmek için bunların Pakistan'daki üslerine de operasyon yapılması gerektiğini söylemişti. Çok geçmeden, Pakistan askerlerinin bölgede operasyon yapan ABD askerlerini durdurmak için ateş açtığı haberi geldi. Mullen'ın İslamabad'da bu tür olayların tekrar etmeyeceği sözünün hemen ardından benzer bir hadisenin yaşanması, Pakistan'ı ayağa kaldırmış durumda.

Dün yolum Ankara'ya düşünce, bir fırsat bulup Pakistan'da ya-şananların ne anlama geldiğini en iyi bilenlerden biri olan Furkan Hamidi'nin kapısını çaldım. Onunla, Cumhurbaşkanı Gül'ün Pakistan gezisinde tanışmıştık. Gül, kendisine eşlik eden Türk gazeteci heyetine onu da eklemişti. 20 yıldır Türkiye'de yaşadığı için bizi iyi tanıyan, iki ülke liderlerinin görüşmelerinde tercümanlık yapan Hamidi, Pakistan resmi haber ajansının Türkiye temsilcisi ve ülkesinin en büyük gazetesi Cenk'in köşe yazarı. Dil Tarih Coğrafya Fakültesi'nde ise Urduca hocası.

Ülkesinde yaşananları anlatırken, Pakistanlıların hissiyatını, siyasi tablonun karmaşıklığını ve karşı karşıya oldukları kritik tercihleri dile getiriyor. Amerikalıların Pakistan içinde operasyona girişmesi, zaten yüksek olan Amerikan karşıtlığını zirveye taşımış. "Şayet sınırın Pakistan tarafında tehlikeli bir durum varsa ABD, bunu Pakistan'a haber verir. Gerekli müdahaleyi Pakistan askeri yapar." diyor. Taliban lideri Molla Ömer ve El Kaide lideri Ladin Afganistan'da yaşıyorken, ABD'nin neden kafayı Pakistan'a taktığına kimsenin anlam veremediğini söylüyor.

Amerika'nın hamlesi, Pakistan'ın milli egemenliğine müdahale olarak görülüyor ve buna karşı iki tedbir konuşuluyor: Birincisi, Afganistan'daki operasyonlar için Amerika'nın Pakistan üzerinden yaptığı sevkiyatı durdurmak. Irak için İncirlik ve Habur ne ise Afganistan için Karaçi limanı onu ifade ediyor. İkinci seçenek ise Çin ve Rusya'nın başını çektiği Şanghay Örgütü'ne katılmak. Bu örgütte halen gözlemci olarak bulunan Pakistan'ın tam üyeliğine karşı çıkan Rusya'nın şimdi Pakistan'ı davet ettiği söyleniyor.

Bu, ciddi bir kırılma noktası. Çünkü Soğuk Savaş boyunca Rusya'ya kaşı Batı ittifakının yanında yer alan ve Afganistan'da Moskova'ya karşı ABD ile omuz omuza savaşan Pakistan'ın, ABD karşıtı cepheye geçişinden söz ediliyor. Bu arada eskiden Rusya'ya yakın duran Hindistan ile ABD arasındaki yumuşamayı da unutmamalı.

Bu kritik tercihler karşısındaki Pakistan'ın zorluğu, bir türlü istikrara kavuşmayan siyasi yapısı. Ülke genelinde radikal eğilimlere destek marjinal olsa da Afganistan'a sınır olan ve devlet otoritesinin pek ulaşmadığı sınır eyaletinde Taliban çizgisi güçleniyor. Burada Müşerref tarafından kızlar için yaptırılan okul binalarının, son aylarda yakılıp yıkılması bunun göstergesi. Askerlerin bu bölgedeki aşırı unsurlara karşı savaşmasına karşı fetvalar veriliyor.

Ayrıca kaotik bir sürecin ardından yapılan cumhurbaşkanlığına seçilen Benazir Butto'nun eşi Zerdari'nin ne kadar kalıcı olacağı tartışmalı. Şimdiden siyaset tıkanmış durumda. Müşerref'i düşüren süreç, yargıya yaptığı müdahaleyle başlamıştı. Ve muhalefet de yargıçların görevlerine iade edileceği sözüyle iktidara geldi. Şimdi Zerdari, bu sözü yerine getiremiyor. Zira yargıçların, Müşerref'in kendi cumhurbaşkanlığı karşılığında Butto'yla vardığı uzlaşma çerçevesinde rafa kaldırdığı yolsuzluk dosyalarının tekrar açılacağını ve koltuğunu kaybedeceğini düşünüyor. Bu adımı atmadıkça da daha ilkeli siyaset izleyen, İslami kimliği daha güçlü Navaz Şerif'in popülaritesi yükseliyor.

Pakistan'ın karşı karşıya olduğu bu kritik tercihlerin ve siyasi yapıdaki belirsizliklerin yeni bir askerî müdahaleye kapı açmasından bile endişe ediliyor. Öyle görünüyor ki, Pakistan kolay kolay gündemden düşmeyecek.
Pazartesi, 22 Eylül 2008 13:27 tarihinde güncellendi

Sayfa 321 - 414

Yasal uyarı : Sitedeki sohbet, yazı ve resimler; üzerinde hiçbir değişiklik yapılmadan ve kaynak göstererek alınabilir.
Üzerinde değişiklik yapılması, ticari amaçla kullanılması hukûken yasaktır.