Dil inkılabının başlıca iki sebebi vardır: 1. Batı karşısında geri kalmışlık duygusu. Dil inkılâbının esas sebebi geri kalmışlık duygusunun verdiği karmaşadır. Zira Türkiye ileri bir ülke olsaydı, böyle bir şeye katiyen ihtiyaç duymayacaktı (Bizden başka hiç bir millet ve ülke böyle bir şeyi tecrübe etmemiştir).
2. Şark medeniyetinden kopma arzusu. Başka bir ifadeyle eski kültürel ve iktisadi yapı yeni kelimelerle ve yeni kelimelerin çağrışım dünyasıyla ortadan kaldırılmak istenmiştir. Böylece yeni bir düşünüş sistemiyle batı medeniyeti daha kolay kabul edilmiş olacaktı. Yani amaç alfabe devrimiyle birlikte yeni bir dil oluşturmak ve eski kültürle alakayı koparmaktı.
İkinci maddedeki gerekçede milliyetçiliğin öze dönüş şiarı da rol oynamıştır. Ancak maddi ve teknolojik gelişmeyle dildeki eski ve yeni kelimeler arasında katiyetle her hangi bir bağ yoktur. Eğer böyle olsaydı, Stalin diktatörlüğü ve “kültür ihtilali” yapan Çin, dinî çağrışım yapıyor diye kelimeleri yasaklarlardı, fakat böyle bir şey vâki olmamıştır.
Abdülkadir İnan’ın dil inkılâbının sebeplerini pek güzel açıklayan bir hatırasını nakledersek, mesele daha iyi anlaşılacaktır:






