.

.

Ali Kara - İlim ve İrfan Menbaı

Kütüphaneleri yakmaya gerek kalmadı

ate_kitp.jpgDil inkılabının başlıca iki sebebi vardır:
   1. Batı karşısında geri kalmışlık duygusu. Dil inkılâbının esas sebebi geri kalmışlık duygusunun verdiği karmaşadır. Zira Türkiye ileri bir ülke olsaydı, böyle bir şeye katiyen ihtiyaç duymayacaktı (Bizden başka hiç bir millet ve ülke böyle bir şeyi tecrübe etmemiştir).
  2. Şark medeniyetinden kopma arzusu. Başka bir ifadeyle eski kültürel ve iktisadi yapı yeni kelimelerle ve yeni kelimelerin çağrışım dünyasıyla ortadan kaldırılmak istenmiştir. Böylece yeni bir düşünüş sistemiyle batı medeniyeti daha kolay kabul edilmiş olacaktı. Yani amaç alfabe devrimiyle birlikte yeni bir dil oluşturmak ve eski kültürle alakayı koparmaktı.
      İkinci maddedeki gerekçede milliyetçiliğin öze dönüş şiarı da rol oynamıştır. Ancak maddi ve teknolojik gelişmeyle dildeki eski ve yeni kelimeler arasında katiyetle her hangi bir bağ yoktur. Eğer böyle olsaydı, Stalin diktatörlüğü ve “kültür ihtilali” yapan Çin, dinî çağrışım yapıyor diye kelimeleri yasaklarlardı, fakat böyle bir şey vâki olmamıştır.
Abdülkadir İnan’ın dil inkılâbının sebeplerini pek güzel açıklayan bir hatırasını nakledersek, mesele daha iyi anlaşılacaktır:
    




Pazartesi, 27 Ekim 2008 14:11 tarihinde güncellendi

Tüzmen'in önerisi Batı'yı çok kızdıracak!!!

2-uluslararasi-irak-fuari-gaziantep-ortadogu-fuar_o.jpgKürşat Tüzmen, İslam ülkeleri arasında gümrükleri sıfırlama önerisinde bulundu

Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen, İslam ülkeleri arasında serbest ticaret alanı oluşturarak, gümrükleri sıfırlama önerisinde bulundu. 

Bakan Tüzmen, 12. Uluslararası İş Forumu (IBF) Kongresi dolayısıyla Türkiye'de bulunan İSEDAK ülkelerine mensup gazetecilerle sohbet toplantısı düzenledi. 

Toplantıda soruları yanıtlayan Bakan Tüzmen, "İslam ülkeleri arasında, serbest ticaret alanı oluşturalım, gümrükleri sıfırlayalım. Bunu başarırsak, çok önemli bir iş yapmış oluruz. Birbirimizle ticaretimiz çok hızlı artar. Bunu biran önce gerçekleştirmeliyiz" dedi. 

İslam ülkeleri arasında oluşturulacak serbest ticaret alanının global krizlere karşı panzehir olacağını da kaydeden Tüzmen, bunun bütün ülkeleri küresel krizlere karşı dirençli hale getireceğini belirtti

İslam Kalkınma Bankasının daha efektif davranması gerektiğine inandığını kaydeden Bakan Tüzmen, bir soru üzerine, Türkiye'nin İSEDAK üyesi ülkelere ihracat artışının, genel ihracat artışından iki kat fazla olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi: 

"AB'ye olan ihracatımızın genel ihracatımız içindeki payı yaklaşık 10 puan düştü ama biz yine de yüzde 35 ihracat artışını gerçekleştiriyoruz. Bu, komşu ve çevre ülkelere olan ihracatımızın çok daha fazla artmasından kaynaklanıyor. Bütün İslam ülkeleri benzer bir politika izleyerek ekonomilerine olumlu katkılar yapabilir. Böyle bir politika herkese kazandırır, herkes karlı çıkar." 

İslam ülkeleri arasında yapılan ekonomik anlaşmaların yürürlüğe girmesinde zaman zaman gecikmeler yaşandığını ifade eden Tüzmen, gerçekleştirilen anlaşmaların biran önce yürürlüğe girmesi gerektiğini de dile getirdi.

Pazartesi, 27 Ekim 2008 05:54 tarihinde güncellendi

İlmin fazileti

altn_mahfz.jpg

 

Muhakkak ilmin menkıbeleri ve faziletleri hakkında ayetler ve sahih, meşhur hadisler gelmiştir, biz onları zikretmekle meşgul olmadık bu yazı uzamasın diye.
<<İlimin fazileti hakkında bazı ayeti kerimeler:
“Allah’tan ancak alim kulları korkar.”
“Allah, içinizden iman edenleri ve kendilerine ilim verilenleri derecelerle yükseltir.”
İbni Abbas (radıyellahu anhuma) derki,

Perşembe, 23 Ekim 2008 19:28 tarihinde güncellendi

ALIŞ-VERİŞ VE FAİZ

paralr.jpgAlışveriş ve Faiz:

 Bakara suresi, ayet: 275

Yüce Allah'ın: "Alışveriş de ancak ribâ gibidir" (dediklerini aktaran) buy­ruğunun anlamı şudur: Yani vade geldiği sırada vade sonunda istenen faz­lalık akdin başında alınan asıl para gibidir. Şöyle ki; Araplar bundan başka bir ribâ (faiz) bilmiyordu. O bakımdan herhangi birisinin alacağının vadesi geldi mi borçlusuna: Ya borcunu öde veya faiz ver, yani borcun miktarını ar­tır, derlerdi.

Şanı yüce Allah, bunu haram kıldı ve onların bu şekildeki iddialarını ken­di hak sözü olan: "Halbuki Allah alışverişi helâl ribâyı haram kılmıştır" buyruğu ile reddetmekte ve vade geldiği takdirde eğer borçlunun borcunu ödeyecek imkânı yok ise, kolaylıkla ödeyebileceği bir süreye kadar mühlet verileceğini açıklamaktadır.

İşte Peygamber (sav)'ın Arefe günü: "Şunu bilin ki; her türlü ribâ (faiz) kal­dırılmıştır. Kaldırdığım ilk faiz ise bizim faizimiz olan Abbas b. Abdulmuttalib'in faizidir. Şüphesiz ki o bütünüyle kaldırılmıştır" sözleri ile neshettği faiz işte budur.

Peygamber (sav), amcası, insanlar arasında en yakını olanının alacağı olan faizi kaldırmakla işe başladı. İşte bu imamın (devlet başkanının) adil uygu­lamasının bir gereği idi. İmam adaleti önce kendisine ve en yakınlarına uygular ve ondan sonra adalet insanlar arasında yaygınlık kazanır. <<Kurtubi Tefsiri>>

Perşembe, 23 Ekim 2008 14:17 tarihinde güncellendi

Sayfa 303 - 414

Yasal uyarı : Sitedeki sohbet, yazı ve resimler; üzerinde hiçbir değişiklik yapılmadan ve kaynak göstererek alınabilir.
Üzerinde değişiklik yapılması, ticari amaçla kullanılması hukûken yasaktır.