.

.

Ali Kara - İlim ve İrfan Menbaı

Şeriat mı yoksa domoşeriat mı?

pakist.jpgPakistan kuzeybatıda şeriat ilan etti

Pakistan hükümeti, ülkenin kuzeybatısındaki Svat vadisi ve çevresinde şeriat yönetimi uygulanmasına karar verdi. Amaç, Taliban’ın 2007'den beri başlattığı isyanı bastırarak, kontrolü ele geçirmek.



Pakistan'da Kuzeybatı Sınır Eyaleti hükümeti ile Taliban militanlarının, Svat Vadisi'nde şeriat uygulanmasını öngören bir anlaşma sağladıkları bildirildi.

Yerel Enformasyon Bakanı Mian İftikhar Hüseyin, Peşaver'de yaptığı açıklamada, Kuzeybatı Sınır Eyaleti hükümetiyle Sufi Muhammed arasında bir anlaşma imzalandığını belirtti.

İftikhar Hüseyin, Svat'ı da kapsayan Malakand bölgesinde şeriata aykırı olan tüm yasaların yürürlükten kaldırılacağını ve şeriat uygulanacağını kaydetti.

Pakistan'ın bir zamanlar turist cenneti olan Svat Vadisi'nin büyük kesiminin denetimi militanların elinde bulunuyor.

(aa)
Salı, 17 Şubat 2009 07:24 tarihinde güncellendi

Bu millete ne oldu???

ates.jpgAcılı baba kendini ateşe verdi

  Acılı baba kendini ateşe verdi

"Param yoktu, oğlum için para bulmaya çalışıyordum. Ancak oğlum öldü ve dün toprağa verdik. Sağlık Bakanı 'yeşil kart alın' diyordu. Kimse bana yeşil kart vermedi."

  Tekirdağ'da kriz nedeniyle işyerini, evini otomobilini kaybeden 45 yaşındaki Abdülkadir Uçar, 2 gün önce dea İstanbul Cearrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi'nde lösemi tedavisi gören 10 yaşındaki oğlu Hasan Fehmi Uçar'ı kaybedince bunalıma girdi. Valilik önünde kapılarını kilitlediği minibüsün içinde üzerine benzin dökerek kendini ateşe veren babayı, durumu fark eden polis ekipleri minibisün camını kırarak yangın söndürme tüpü ile alevleri söndürüp kurtardı.

Olay, saat 14.45 sıralarında Hükümet caddesi üzerinde bulunan Valilik binasının önünde meydana geldi. İşsiz Abdülkadir Uçar, Devlet Bakanı Murat Başesgioğlu'nun Tekirdağ Valisi Aydın Nezih Doğan'ı ziyaret edeceğini öğrenince, 59 PP 132 plakalı panelvan tipi minibüsle Valilik binanısının önünde geldi. Burada minibüsün kapılarını kilitleyen Abdülkadir Uçar, üzerine benzin dökerek kendisini ateşe verdi. Bakan Başesgioğlu'nun Valilik binasına gelecek olması nedeniyle çevrede güvenlik önlemi alan polis ekipleri minibüsün içinde yanan sürücüyü görünce hemen ekip otosunda bulunan yangın söndürme tüpünü aldı ve kapıları kilitli olan minibüsün camını kırarak yangını söndürdü. Daha sonra minibüsten indirilen ve yüzü ile saçları yanan Abdülkadir Uçar sağlık ekipleri gelene kadar oturtuldu. Bu sırada bir polis memuru Uçar'a 'Değer miydi bu yaptığın' dedi. Uçar ise 'Hani kriz yoktu' yanıtını verdi.

İŞİNİ, EVİNİ, EN SON DA OĞLUNU KAYBETTİ
Oğlunun hasta olduğunu ve 2 gün önce öldüğünü belirten Abdülkadir Uçar şunları anlattı:
"Param yoktu, oğlum için para bulmaya çalışıyordum. Ancak oğlum öldü ve dün toprağa verdik. Sağlık Bakanı 'yeşil kart alın' diyordu. Kimse bana yeşil kart vermedi. Çocuğum dün öldü ve gömüldü. Cerrahpaşa bile oğluma bakmadı. Sayın Başbakan 'sosyal devlet diyorsun. Çocuğumu hasta hasta öldürdün. Ne oldu. Evimi aldınız. Arabamı aldınız. Kriz beni vurdu. Param vardı, esnaftım. İflas ettim. Hani sosyal devlettik. Herkesin çocuğu var. Çocuğum öldü canım yandı."
Uçar daha sonra gelen ambulansla Tekirdağ Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Hastanede tedavi altına alınan Uçar'ın vücudunun çeşitli yerlerinde yanıklar olduğu belirtildi.

Olayın ardından Valilik programını iptal eden Devlet Bakanı Bakanı Başesgioğlu, AKP İl Başkanlığı'nı ziyaret etti.

Milliyet

Pazartesi, 16 Şubat 2009 10:08 tarihinde güncellendi

Hıyanet merkezi mescidi dırar

mesc_drar.jpgTevbe suresi: Ayet: 107. (Münafıklar arasında) zarar vermek, inkâr etmek, mü'minler ara­sına ayrılık sokmak için ve -daha evvel Allah'a ve Rasülüne sa­vaş açan kimselere- beklemek ve gözetlemek yeri olmak üze­re bir mescid edinenler ve: "İyilikten başka birşey kastetme­dik" diye yemin edenler (vardır). Halbuki Allah, onların muhak­kak yalancı olduklarına şahidlik eder.

Bu buyruğa dair açıklamalarımızı on başlık halinde sunacağız..

BUNLARIN İÇ YÜZÜ DAHA DA KİRLİDİR.....

yahud.jpg
Yahudiler Kudüs'te Hıristiyanlara tükürüyor
PDF Yazdır e-Posta
Haber - GÜNDEM
Cumartesi, 14 Şubat 2009 12:16
Kudüs'te Yahudilerin Hıristiyanlara her fırsatta tükürmesi ve bu davranışı durdurmak için haham ve İsrail polisinin gerekli tedbirleri almaması, Hıristiyan toplumunu kızdırıyor.

Haaretz'in haberine göre, bir kaç hafta üst düzey Rum Ortodoks bir din adamı, Kudüs'teki Givat Shaul bölgesinde bir hükümet binasında yapılan toplantıya katıldı. Otomobiline döndüğünde, başında kippası yaşlı bir Yahudi gelerek, otomobilin camına vurdu. Rum Ortodoks din adamı pencereyi açınca, Yahudi kişi yüzüne tükürdü.

Rum Ortodoks din adamı polise herhangi bir şikayette bulunmayı tercih etmedi ve tanıdıklarına Yahudilerin kendisine tükürmelerine alıştığını söyledi.

Kudüs'teki bir çok Hıristiyan din adamı, benzer saldırılara maruz kalıyor.

Pazar günü, Musevi din okulu Yeşiva öğrencisi Kudüs'ün eski şehir kısmında bir ayin sırasında Ermeni başpiskopos tarafından taşınan haça tükürdü. Çıkan kargaşada 17. yüzyıldan kalan haç kırıldı ve başpiskopos yeşiva öğrencisine tokat attı.

Polis her ikisinin ifadesini aldı, Musevi okulu öğrencisi yargılanacak. Kudüs Bölge Mahkemesi öğrencinin Kudüs'teki eski şehire yaklaşmasını 75 günlüğüne yasakladı. Ermeniler polisin yeterli tedbir almadığını belirterek bu tür olayların yıllardan beri devam ettiğini söylediler.

İsrail eğitim bakanının bu konuda bir şeyler söyleyeceğini umut ettiğini söyleyen Başpiskopos Nurhan Manongyan, "Dünyanın herhangi bir yerinde Yahudilere saldırı olsa, İsrail hükümeti hemen kızıyor. O zaman neden bizim dinimiz ve onurumuz incindiğinde sert tedbirler almıyorlar?" sorusunu sordu.

Din işleri bakanlığı eski danışmanı ve Kudüs'teki Hıristiyan-Yahudi diyalog merkezi direktörü Daniel Rossing, son zamanlarda bu tür saldırıların arttığına dikkat çekerek "Bunun sebeplerinden biri ülkede hoşgörünün azalması" diye konuştu.

Saldırıların zaman ve yere göre benzerlikler gösterdiğini belirten Rossing, Yahudi ve Hıristiyanların karışık yaşadığı bölgelerde saldırılara daha sık rastlandığını kaydetti. Kudüs'ün eski şehrinde Yahudi ve Ermeni bölgeleri var ve Jaffa Kapısı'nda Hıristiyan ve Yahudiler karışık yaşıyor.

Senenin belirli zamanlarında da Yahudilerin Hıristiyanlara saldırıları artıyor. Bunlardan biri Purim tatili. Rossing, "Bütün Purim tatili sırasında Hıristiyanların kendilerini evlerine hapsettiklerini biliyorum." dedi.

Kudüs belediye başkanının Hıristiyan işlerinden sorumlu eski danışmanı Shmuel Evyatar, eski şehirde saldırganların çoğunun Yeşiva öğrencisi olduğunu ve öğrencilerin Hıristiyan dinini hakir gördüklerini belirterek "Hahamlar ve iyi tanınan eğitimciler bu olayları kınarlarsa, saldırıların yakında duracağına eminim. Pratikte, Yeşiva hahamları olayları görmezden geliyorlar hatta tahrik ediyorlar." dedi.

Evinin yakınında bir Sırp piskopos ile yürürken kendisine bile tükürüldüğünü söyleyen Evyatar, "Bir grup Yeşiva öğrencisi bize tükürdü ve öğretmenleri yanlarındaydı ve sadece baktı" şeklinde konuştu.

Kudüs belediye yetkilileri problemin farkında olduklarını fakat bununla polisin ilgilenmesi gerektiğini söylediler. Polis sözcüsü Shmuel Ben-Ruby, son iki yıl içinde Hıristiyanlardan sadece iki şikayet aldıklarını ve her iki durumla ilgili olarak suçluların yakalanıp cezalandırıldığını ifade etti.
Pazar, 15 Şubat 2009 12:40 tarihinde güncellendi

Sayfa 256 - 414

Yasal uyarı : Sitedeki sohbet, yazı ve resimler; üzerinde hiçbir değişiklik yapılmadan ve kaynak göstererek alınabilir.
Üzerinde değişiklik yapılması, ticari amaçla kullanılması hukûken yasaktır.