.

.

Ali Kara - İlim ve İrfan Menbaı

TAM OLMASA DA .....

hilal.jpg İslam ülkelerinde bayram günü için ittifak var.

İslam ülkelerinin kahir ekseriyeti, Ramazan Bayramı'nın pazar gününde olması konusunda görüş birliğine vardı.

İslam ülkelerinin geneli Ramazan Bayramının 20,09,2009 tarihi Pazar gününde olması konusunda görüş birliğine vardı. Mısır Jeoloji ve Gökbilim Enstitüsü, 1430 yılında Şevval ayının 20 Eylül 2009 Pazar günü başlayacağını açıklayarak, bayramın önümüzdeki Pazar günü olacağını ilan etti. Suudi Arabistan, Kuveyt, BAE, Umman ve Bahreyn gibi Körfez ülkelerinin tamamı da bayramın Pazar günü olacağını açıkladı. Gökbilimciler de, cumartesiyi pazara bağlayan akşam hilalin görüleceğini öngörüyor.

Hilali çıplak gözle takip etmeyen ve astronomi hesaplamalarını baz alan Türkiye ve Balkan ülkeleri de, bayramın Pazar günü olacağını açıklamıştı. Libya dışındaki bütün Arap ülkelerinde de bayram, pazar günü olacak. Libya Ramazan'a Türkiye ve Balkan ülkeleriyle beraber Arap ülkelerinden bir gün önce başlamıştı. Ramazan Pakistan'da ise Türkiye'den iki gün sonra başlamıştı.

Pazar, 27 Eylül 2009 17:04 tarihinde güncellendi

ANCAK AKŞAMA KADAR SÜRER...

yahudilr.jpg   İranlı yahudilerden Kudüs Günü çağrısı
 


İranlı Yahudiler, yarınki ''Dünya Kudüs Günü'' yürüyüşüne kitlesel katılım çağrısında bulundu.

Tahran Yahudi Cemiyetinin yayınladığı bildiride, ''Dünya Kudüs Günü, ilahi dinlerin bu kutsal kente olan aşk ve sevgilerinin bir ifadesidir'' denilerek, İran'daki tüm Yahudilerden ülke genelindeki yürüyüşlere katılmaları istendi.

''Kudüs'ün tek tanrılı dinlerin ve takipçilerinin saygıyla yüceltiği bir kent olduğunun'' belirtildiği bildiride, ''Dünya Kudüs Günü'nün, Filistin halkına yönelik şiddet ve zulme karşı duyulan nefretin de bir ifadesi olduğu'' kaydedildi.

Bildiride, ''İranlı Yahudiler, ilahi dinlerin, barışın, kardeşliğin ve kutsallığın şehri olan Kudüs'ün önünde eğiliyoruz'' ve ''Filistin halkının hakkıyla Müslüman, Hristiyan ve Yahudilerin barış içinde kardeşçe yaşamalarını savunuyoruz'' denildi.

İran'daki Yahudilerin Meclisteki temsilcisi Siamak Moreh-Sedeq de açıklamasında, ''Müslümanlarla birlikte emperyalizm ve siyonizmin kötülüklerine ve onların kölelerine karşı sesimizi yükselteceğiz'' ifadesini kullandı.

''Filistin halkının desteklenmesi'', ''Müslümanların ilk kıblesi Mescid-i Aksa'nın özgürlüğe kavuşması'' ve ''Kudüs'ün işgalden kurtarılması'' amacını taşıyan Dünya Kudüs Günü yürüyüşleri Tahran ve diğer 29 eyalette yapılacak.

Dünya Kudüs Günü'nde, İslam ülkelerinin yanı sıra Müslümanların yaşadığı ülkelerde Filistin topraklarının işgalden kurtarılması ve dünya kamuoyunun Filistin sorunu hakkında bilinçlendirilmesi amacıyla çeşitli etkinlikler düzenleniyor.

Ramazan ayının son cuması ''Dünya Kudüs Günü'' olarak ilan edilmişti
Pazar, 27 Eylül 2009 17:01 tarihinde güncellendi

İşte masonların alçak planları

Müslümanlar üzerindeki mason planı
18 Eylül 2009 Cuma 07:28
Ergenekon iddianamesi ek delil klasöründe çıkan skandal bir belge masonların Türkiye ve Müslümanlar üzerindeki alçakça planlarını açıkça ortaya koyuyor.
İşte masonların alçak planları
 
Ergenekon iddianamesi ek delil klasöründe çıkan skandal bir belge masonların Türkiye ve Müslümanlar üzerinde karanlık planlarını açıkça ortaya koyarken, nasıl ve nerelere sızdıkları ile ilgili şok edici bilgiler veriyor. İddianamenin ek delil klasörlerinde yer verilen Avrupa Merkez Masonlarının eylem planlarının da Türkiye'deki masonlara iletilmek üzere alınan kararlar sıralanıyor. 

“HALKÇI PARTİLERDEKİ BİRADERLER ÇOĞALTILSIN”
Fransızca'dan Türkçe'ye tercümesi yapıldıktan sonra iddianameye konulan, karanlık örgütün yalnızca üst düzey üyelerine gönderdiği ve örgüt içi gizli kararların yayınlandığı Rönesans isimli mecmuada yayınlandığı belirtilen eylem planı dudak uçuklatıyor. 

Planda Türkiye'deki ‘Halkçı partiler' cümlesi kullanılarak bu partilerin kadrolarındaki “biraderlerin” miktarının çoğaltılması gerektiğine, maddi kaynaklarla destekleneceklerine değiniliyor.

MASON VE YAHUDİ KARŞITLARI BELİRLENİP İMHA EDİLECEK 
İddianamede yer alan gizli toplantının en can alıcı kararı “Mason ve Yahudi aleyhtarı bütün gelişmeleri tespit etmek ve bunları önlemek” başlığı altında toplanıyor.
Alınan karar göre Türkiye'deki bütün mason ve Yahudi karşıtı gruplar belirlenecek ve “Masonik ideallerin gerçekleşmesini önleyebilecek hareketleri imha” edilecek. 

CEMAATLERİN ARASINA FİTNE SOKARAK BİRBİRİNE DÜŞÜRMEYİ AMAÇLAMIŞLAR 
Toplantıda alınan bir başka kararda ise dini gruplar arasında oluşan ihtilafların tespit edilerek körüklenmesi gerektiği ve aralarına fitne sokulan bu grupların önce masonluk aleyhindeki etkilerinin zayıflatılması daha sonra basında bulunan biraderler vasıtası ile bu grupların yok edilmesi gerektiği belirtiliyor. 

ROTERYEN VE LİONS KULÜPLERİNİN ARDINDA DA MASONLAR VAR
Eylem plandaki dikkat çekici ayrıntılardan bir diğeri ise Türkiye'de faaliyet gösteren Rotary ve Lions kulüplerinin sözde hayır ve kültür organizasyonu. Çevirisi yapılan belgede ‘Masonlar hakkındaki önyargı problemini çözmek, müttefikimiz olan Rotary, Lions vs. gibi kulüpleri bu göreve yöneltmek. Halkın sempatisini kazanmak için kültürel kampanyalar tespit etmek.' İfadeleri ile bu teşkilatların düzenlediği sözde yardım faaliyetlerinin ardındaki gerçek itiraf ediliyor. 

HEDEF TÜRKİYE'Yİ ELE GEÇİRMEK 

İşte masonların sinsi planlarındaki çarpıcı kararlar:

1-Mason ve Yahudi aleyhtarı bütün gelişmeleri tespit etmek ve bunları önlemek

2- Masonik ideallerin gerçekleşmesini önleyebilecek hareketleri imha etmek

3- Hassas noktalarda görevli biraderlerin isimlerinin açıklanmasını önleyecek hayati tedbirler alınması 

4- Gerici, dinci teşekküllerin önlenmesi konusunda daha dikkatli ve hassas davranılması için basındaki biraderlerin uyarılması.

5- Halkçı partilerin kadrolarındaki biraderlerin miktarının çoğaltılması ve bunların etkilerinin takviyesi

6- Mali problemler konusunda Avupa Localarından yardım ve işbirliği istenmesi. 

7- Müttefikimiz olan Rotary, Lions vs. gibi kulüpleri bu göreve yöneltmek. Halkın sempatisini kazanmak için kültürel kampanyalar tespit etmek.

8- Dogmatik dini inançlardan uzak tutulması için halkı eğitmek 

9-. Radikal İslamcı hareketlerin kontrol edilerek uzun vadede yok edilmesi 

10- Dini grupların arasındaki ihtilaf ve bölünmelerin körüklenerek masonluk aleyhindeki etkilerinin zayıflatılması

11- Dini akımların toplugücünün değişik odaklara yönlendirerek masonik ideallere zarar vermelerinin önlenmesi. 

12- Bilinen ve etkili antimasonik yazar ve yayınlarının faaliyetlerinin durdurulması.

KUR ANA KİM SAHİP ÇIKACAK?

KKTC polisi Kuran kursu baskınlarına göz yummuş PDF Yazdır e-Posta

Perşembe, 17 Eylül 2009 10:42

KKTC Demokratik Haklar ve İnanç Platformu'nun, Kur'an kurslarına yapılan baskınlara ilişkin hazırladığı rapor, çarpıcı gerçekleri gün yüzüne çıkardı.

 

Dışişleri Bakanı Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu'nun talebi üzerine yapılan çalışmada, polisin önceden haberdar olmasına rağmen baskınlara müdahale etmediği ileri sürülüyor. Hükümet ve Milli Eğitim Bakanlığı, baskınlara sessiz kalmakla eleştiriliyor. Eylemleri gerçekleştiren Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası üyelerinin ise dinî değerleri hedef göstererek, toplumsal çatışma çıkarmak istediklerine dikkat çekiliyor. Rapora göre, yasalara uygun faaliyet gösteren Kur'an kursları, devlet televizyonu BRTK'da kaçakmış gibi lanse edildi.

 

Öte yandan, kursların basıldığı 3 köydeki yaklaşık 100 veli ile çok sayıda sivil toplum kuruluşu, öğrencilerin eğitimlerinin engellendiği ve psikolojilerinin bozulduğu gerekçesiyle başsavcılık ve polis müdürlüklerine şikâyette bulundu.

KTÖS üyelerini durdurmayan KKTC Polis Genel Müdürlüğü, askere bağlı olarak görev yapıyor.

Kuran-ı Kerim ve dini kitaplar yere savruldu

Bakan Davutoğlu, KKTC'de yaz dönemi Kur'an kurslarına yönelik baskınları mercek altına aldı.Davutoğlu'nun geçen ayki Kıbrıs ziyareti sırasında 20 sivil toplum kuruluşunun yer aldığı KKTC Demokratik Haklar ve İnanç Platformu'ndan ülkedeki 'din eğitimi' sorunuyla ilgili hazırlamasını istediği rapor tamamlandı.

Lefkoşa'daki Türkiye Büyükelçiliği'ne teslim edilen rapor, ülkedeki yasal Kur'an kurslarını basan öğretmen sendikasının, hiçbir yaptırımla karşılaşmadığını gözler önüne serdi. KTÖS, Kuzey Kıbrıs'ta yasal mevzuata uygun faaliyette bulunan Akova köyündeki yaz Kur'an kursuna 3 Ağustos 2009 tarihinde baskın düzenlemişti. Rapora göre olaydan sonra KKTC Din İşleri Başkanı Yusuf Suiçmez, muhtemel başka bir saldırıya karşı KKTC Polis Genel Müdürlüğü'ne 4 Temmuz 2009'da yazılı başvuruda bulundu. Dilekçede, kursların faaliyetlerini engelleyen sendika üyelerine karşı önlem alınması talep edildi.

Müracaattan kısa bir süre sonra sendika üyeleri, bu kez Değirmenlik köyü ve Alayköy'deki kursları bastı. Ders saatinde sınıflara girerek öğrenci ve öğretmenleri zor kullanarak dışarı çıkaran sendikacılara, güvenlik güçleri tarafından hiçbir müdahalede bulunulmadı. Sendika üyeleri, Alayköy'deki kursu basıp öğrencileri dışarı çıkardıktan sonra Kur'an-ı Kerim ve yardımcı din kitaplarını yere savurdu. Durumu kabullenemeyen öğrenci velileri ile sendikacılar arasında tartışma çıktı.

Baskınlar konusunda kurs öğretmenlerine önceden bilgi veren polis, kursları basan sendikacılara hiçbir müdahalede bulunmadı. Baskınlar peş peşe devam ederken kursların faaliyetine izin veren Kıbrıs hükümeti ile Milli Eğitim Bakanlığı'nın yaşananlara sessiz kalması da manidar bulundu. Kursların basıldığı 3 köydeki yaklaşık 100 veli ile çok sayıda sivil toplum kuruluşu, öğrencilerin eğitimlerinin engellendiği ve psikolojilerinin bozulduğu gerekçesiyle başsavcılık ve polis müdürlüklerine şikâyette bulundu. Ancak 1 aydan fazla bir süre geçmesine rağmen şikâyetler hâlâ gündeme alınmadı.

DEVLET TELEVİZYONU BASKINLARA ALET EDİLDİ

Rapora göre KTÖS üyeleri, kursların kaçak olduğu görüntüsünü vermeye çalıştı. Devlet televizyonu BRTK da baskınlara alet edildi. Kanal, yaptığı yayınlarla kursların kaçakmış gibi yansıtılmasını sağladı. Din eğitiminin anayasa tarafından teminat altına alınmış temel hak ve özgürlüklerden olduğunun anlatıldığı raporun sonuç bölümünde ise şu değerlendirme yapıldı: "Halk tarafından talep edilen bir din eğitimi vardır. Müslüman bir çocuğun kendi dini akidelerini öğrenmesi kimseye zarar vermez. Bu dini eğitim de kimseye mecbur tutulmamaktadır. İsteyen, çocuğuna bu eğitimi aldırmakta hürdür."

Sayfa 143 - 414

Yasal uyarı : Sitedeki sohbet, yazı ve resimler; üzerinde hiçbir değişiklik yapılmadan ve kaynak göstererek alınabilir.
Üzerinde değişiklik yapılması, ticari amaçla kullanılması hukûken yasaktır.