.

.

Ali Kara - İlim ve İrfan Menbaı

Metin - Müftü ile Kâdı Arasındaki Fark

belge_2.jpg METİN
Şeyh Kâsım'ın «Tashih» namını verdiği kitabında söylediklerinin hasılı şudur ki, müftü ile kadı arasında fark yoktur.
Ancak, müftü hükmü haber verir, kadı ise onu ilzam eder. Mercuh, yani terkedilmiş bir kaville hüküm ve fetva vermek cehalettir, icmaa muhalefettir.  Müleffek hüküm, bi'l-icma batıldır.
Bir müçtehidi amelde taklid ettikten sonra rücû etmek, bilittifak batıldır. Mezhepte muhtar olan budur. Hilâf, müçtehid olan kadıya mahsustur. Mukallide gelince; onun, mezhebi hilafına hüküm vermesi asla nafiz/geçerli değildir. «el-Künye» nam kitapta da böyledir.
Ben derim ki: Bilhassa bizim zamanımızda katiyyen nafiz olamaz. Çünkü Sultan, zayıf kavillerle hüküm vermekten nehyettiğini fermanında hasseten bildirmiştir. Şu halde,

 


Pazartesi, 18 Ağustos 2008 13:56 tarihinde güncellendi

İsa (a.s.)' yı nasıl tanırız?

emevi-camii-serifi-beyaz-minare.jpgEbu Hureyre’den (Radıyellahu anhu) Resulullah’ın (Sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurduğu rivayet edildi:

“Peygamberler baba bir kardeş gibidirler. Anneleri değişiktir. Dinleri birdir. Ben Meryemoğlu İsa’ya insanların en evlasıyım (layık olanıyım). Zira onunla benim aramda peygamber yoktur. Ve O, mutlaka inecektir.
Onu gördüğünüz vakitte
onu kırmızı ve beyaza mail/meyleden, orta boylu bir adam olarak tanıyın. Üzerinde iki kırmızımsı elbise vardır. Her ne kadar ona ıslaklık değmese de sanki başından su damlıyor.
Haçı kırar, hınzırları öldürür, cizyeyi
(gayri müslümlerden alınan vergi) kaldırır, insanları islama davet eder. O'nun zamanında Allah, islamdan başka bütün milletleri helak eder. Zamanında Allah, Mesih Deccali helak eder.
Yeryüzüne emniyet gelir, hatta aslanlar develerle otlar, kaplanlar ineklerle otlar, kurtlar koyunlarla otlar, çocuklar yılanlarla oynar da onlara zarar vermezler.


Salı, 03 Şubat 2009 16:55 tarihinde güncellendi

Hanefi Fıkhında Bazı Istılahlar

kitap25.jpgÂmmetu-l Meşayıh: Ulemamızın ekserisi.
Caiz: Bazan sahih manasında kullanılır, bazan helal olur manasındadır.
Lâ be’s: Ekserde mubah ve terki evla olan için kullanılır. Bazen de mendub için kullanılır.
Yenbaği: Mendub ve gayrısında, evvelki alimlerin örfünde kullanılmıştır. Sonra gelen alimler sadece mendubta kullanmış-lardır.
Meşayıh: İmamı A’zam’a yetişemeyen alimler.
Mütekaddimin: Üç imama yetişenler. Yetişemeyenler müte-ahhirindir.
Halef: İmamı Muhammed’den, Şemsul Eimme’ye kadar olan dönem. (Hicri: 189-456 tarihleri arası.)
Selef: Ebu Hanife’den, İmamı Muhammed’e kadar. (Hicri: 80-189)
Müteahhirun: Mütekaddimi ile müteahhirin arasını ayıran tarih hicri 300 yılı başıdır.
Sadru-l Evvel: Ancak selef için söylenir. Haklarında Nebi sallallahu aleyhi ve sellem’in şahitlik ettiği ilk üç asırdır.
Imam: Hanefi fıkhında bu tabir İmamı A’zam için kullanılır. 


Cuma, 25 Temmuz 2008 10:56 tarihinde güncellendi

Meşhur kitaplar -2

van-kale.jpgMalûmun olsun ki, İmam Muhammed'den rivayet edilen Mebsût nushaları çoktur. Bunların en meşhuru Ebu Süleyman el-Cürcani'nin Mebsut'udur Müteehhirin ulemadan bir cemaat, Mebsût üzerine şerhler yazmışlardır. Hâherzâde ismi ile mâruf olan Şeyh ül-islam Bekir ile Şemsü'l-Eimme el-Hulvânî ve diğerleri bunlardandır. Haherzade'nin yazdığı şerhe «Mebsut-u Kebir» nâmı verilir.  Bu zevatın Mebsut'ları hakikatte şerhlerden ibarettir. Onlar eserlerini İmam Muhammed'in Mebsût'u ile karışık olarak yazmışlardır. Nitekim «el-Câmiu's-Sagir»i şerh eden Fahru'l-İslâm Kâdîhân ve diğer ulema da böyle yapmışlardır. Bu meseleyi Kâdıhan «el-Câmiu's-Sagir»de beyan etmiştir; denilir. Halbuki murad Câmiu's-Sagir'in şerhidir. Diğerleri de böyledir. 
Pazar, 27 Temmuz 2008 09:21 tarihinde güncellendi

Sayfa 409 - 414

Yasal uyarı : Sitedeki sohbet, yazı ve resimler; üzerinde hiçbir değişiklik yapılmadan ve kaynak göstererek alınabilir.
Üzerinde değişiklik yapılması, ticari amaçla kullanılması hukûken yasaktır.