Fıkıh ilmi ve mevzuu -4
«Tebyinü'l-Maharım» adlı kitapda dahi şu izahât vardır:
«İlmin farz-ı kifaye olanına gelince; dünya işlerinin kıvamın-da
yürümesi için muhtâç olunan her ilimdir. Tıp, hesap, Nahiv, Lügat,
kelâm, kırâat, hadis isnadları vasiyet ve mirâs taksimleri ile kitâbet,
meânî, bedi', beyan, usûl, nâsih ve mensûh, âmm, hâs, nas ve zahir - ki
bunlar tefsir ve hadis ilimleri için alettirler - ilimlerini öğrenmek
bu kabildendir...».
TENBİH : Farz-ı ayın, farz-ı kıfaye'den efdaldir. Çünkü farz-ı ayın nefsin hakkı için farz kılınmıştır. Nefis için o daha mühim ve daha meşakkatlidir. Farz-ı kifaye öyle değildir. O, umumun hakkı için farz olmuştur. Bu umuma kâfir bile dahildir. Bir iş umumi olursa hafifler; hususi olursa ağırlaşır. Bazıları farz-ı kifaye'nin efdal olduğunu söylemişlerdir. Zira bu farzın edası bütün ümmetten borcu iskat eder. Terk edilirse edaya imkân' olan herkes günahkâr olur. Bu sıfatta olan bir farzın te'sir cihetinden daha büyük olacağında şüphe yoktur.







