.

.

Ali Kara - İlim ve İrfan Menbaı

Ehli Hak derki:

ehli_hak.jpg Eşyanın hakikatleri sabit tir, bunlarla (sabit olduğu ile) alakalı ilim tahakkuk edicidir. Bu, Sofestaiyye'nin hılafı nadır.
      Mahlukat için ilmin sebebleri üçtür.
1-Sağlam hisler. 2- Sadık haber. 3- Akıl.
      Hisler beş tanedir. İşitmek-Görmek-Kokla mak-Tadmak-Dokunmak. 

      Bunlardan her bir hassa ile, o hassa ne için vaz' edilmiş ise o şey üzerine vakıf olunur. 

      Haberi sâdık iki kısımdır. Birisi haberi mütevâtirdir. Bu, yalan üzerine ittifakları tasav vur olunamayan bir topluluğun lisanları üzere sabit olan haberdir. 

Bu, zaruri ilmi gerek tiricidir.  Eski zamanlarda yaşayan sultanları bilmek, uzak beldeleri (bilmek) gibi.   İkinci nevi, mucize ile kuvvetlendirilmiş Peygamberin haberidir.   Bu, istidlâli ilmi gerektirir.   Bununla sabit olan ilim yakin ve sebatta, zaruret ile sabit olan ilme benzer.     

Çarşamba, 27 Ağustos 2008 16:13 tarihinde güncellendi

Umumi fıkıh kaideleri -1

hattatt-002.jpg1.    MADDE:
Fıkhın Tarifi:


Fıkıh: şeriatın ameli meselelerini, tafsili delillerinden bilmektir.(1)
Yani, fıkıh amellerle alakalı hususları, tafsilli delillerden bilmek, anlamaktır. Bu şekilde bilmeye fekâhat, bu kimseye de fakîh denir. Fıkıh ilmi tahsiline de tefekkuh denir.
Bir hadisi şerifte buna işaret buyurulmuştur.
Muaviye radıyellahu anhu'dan, Resulullah sallallahu aleyhi ve sel-lem şöyle buyurdu:

Pazar, 03 Ağustos 2008 09:18 tarihinde güncellendi

Müctehid -3

mctehd.jpgg) Doğru bir anlayış ve iyi bir takdir gücüne sahip olmak.
Müctehidin, gerçek fikirleri yanlış olanlardan ayırdetme melekesine sahip olması gerekir. Bu da doğru bir anlayış ve keskin bir görüşe sahip olmakla gerçekleşebilir.
h) İyi niyet ve sağlam bir itikad sahibi olmak.
İslâm dinî, ancak kalbi iman ve ihlasla aydınlanmış olan-ların idrak edeceği bir dindir. İtikadı bozuk kimse bid'at ve nefsî arzularının peşine düşer; tarafsız bir gönülle naslara yönelemez. Kötü niyet düşünceyi de kötüleştirir. Bu yüzden büyük mücte-hidler fıkıhla şöhret yapmadan önce ihlâs ve takvâlarıyla meşhur olmuşlardır. İhlaslı kimse gerçeği nerede bulursa bulsun kabul eder, taassub göstermez. Büyük imamların hepsi; "Bizim görüşü müz doğrudur, yanlış da olabilir. Başkalarının görüşü yanlıştır, fakat doğru da olabilir" demişlerdir

Müctehid -2

tablob_1-2.jpgb) Kur'ân İlmine sahip olmak
Kur'ân, İslâm'ın direği, şer'î hükümlerin esasıdır. Kur'ân ilmi çok geniştir. Bunu tam olarak bilen Hz. Peygamberdir. Bu yüzden bilginler, müctehid için Kur'ân'da hüküm ifade eden beş yüz kadar âyetin inceliklerini, özelliklerini bilmek gerekir demiş-lerdir. Bu ayetlerin âmm-has, mutlak-mukayyed, nâsih-mensuh ve Sünnetle ilgili durumlarını bilmek gerekir. Diğer yandan Kur'ân'ın geri kalan bütün âyetlerini de topluca (icmâlî olarak) bilmek gerekir. Çünkü Kur'ân bir bütün olup parçaları birbirinden ayrılmaz. Kur'ân'ın hüküm bildiren ayetlerini diğerlerinden ayırdetmek, şüphesiz bütün Kur'ân'ı bilmekle mümkün olabilir.
c) Sünneti bilmek.
Bu şart üzerinde de bilginlerin ittifakı vardır. 
Pazartesi, 28 Temmuz 2008 07:25 tarihinde güncellendi

Sayfa 404 - 414

Yasal uyarı : Sitedeki sohbet, yazı ve resimler; üzerinde hiçbir değişiklik yapılmadan ve kaynak göstererek alınabilir.
Üzerinde değişiklik yapılması, ticari amaçla kullanılması hukûken yasaktır.