İstanbul Levent'te bir İtalyan restoran. Dört gün önce… Saat 21.30'da. Elele bir çift geldi mekana. Kadının başı kapalı. Kenarda bir masayı tercih ettiler. Bir süre sonra yine taciz başladı. Bakışlar, yüksek sesle söylenmeler, gereksiz gürültüler. Bir süre sonra "Bir daha burayı adım atmam" diye mekanı terk edenler bile oldu. Elimde içki kadehim ağzım açık kaldı. O
çift herkesin elinde içki kadehinden, şortlarımızdan, mini
eteklerimizden rahatsız olmadan baş başa bir gece geçirmek için kalkıp
restorana geliyor ve biz ne yapıyoruz? Ne yapsın adam hayatını Fatih ve
çevresinde mi geçirsin? Üstelik ortada insan haklarına aykırı bir durum yok mu? Tekrar soruyorum biz ne zaman bu hale geldik? Şimdi
beni topa tutacak kendi deyimleriyle türban konusunda taraf olan
okuyucularıma sesleniyorum. "Elinizi vicdanınıza koyun. Bu yapılanlar
ayıp değil mi? Günün birinde türbanlı biri sizden bir yardım isterse el
uzatmayacak mısınız? Biz böylesine insanlıktan çıktık mı? Zaten birilerinin amacı toplumu bölmek, biz böylesine garip insanlar haline getirmek değil miydi? Peki biz niye alet oluyoruz?Balçiçek Pamir-Haberturk
YORUM:
Entel yazar bile, kendi yandaşlarının tutumundan rahatsız olmuş, biz de başı kapalı bir bayanın oraya gitmesinden rahatsız olduk. Çakalların arasına gidersen seni yerler. Ahmak olma da laf işitme. Onlar kendi sorunlarını tartışırken bizler de aşağılık kompleksinden ne hale geldiğimizi görelim. Bu haberin evvelinde haşamalı iki bayanın Bodrum'da denize girmesini hazmedemeyen bayanların laf atmasını da aktarmışlar. O hadisede ayrı bir sıkıntı. Müslüman kadınlar dünya nimetlerini kullanmak için çok hevesliler, unutmayın ki burda ve ahırette iki rahatlık bir kişide olmaz. Ona göre tercihinizi yapın.
Cuma, 29 Ağustos 2008 00:49 tarihinde güncellendi
Perşembe, 28 Ağustos 2008 14:33
Ali Kara
'Rusya'ya karşı savaş düşünmüyoruz'
<<İngiltere Dışişleri Bakanı David Miliband, Rusya'ya karşı savaş düşünmediklerini söyledi.
Rusya'nın komşu ya da müttefik bir ülkeye saldırması halinde NATO'nun Moskova'ya karşı savaşa girişip girişmeyeceğine yönelik soruya Miliband, "Rusya ile savaş istemiyoruz. Böyle bir düşünce yok." diye konuştu. NATO, prensip olarak üye bir ülkeye ya da ülkelere saldırılması halinde bunu bütün üyelere saldırı olarak algılıyor. Gürcistan, NATO üyesi değil ancak üye olmak istiyor. BBC'ye konuşan İngiliz bakan Miliband, "NATO, saldırgan bir ittifak değil." dedi.>>
YORUM:
Tabii, it iti ısırmaz, ya bir islam ülkesi olsa, o zaman hepiniz birleşirsiniz.
Nato saldırgan değilse Afganistan’da ne işiniz var, Irak’ta ne işiniz var? Sudan’a karşı hileleriniz, Filipinler, Somali ve bizdeki PKK ya desteğiniz saldırganlık değil de ne? Kimi aldatacaksınız, kendiniz gibileri, peşinizden gelen kuyruklarınızı.
Cuma, 29 Ağustos 2008 01:29 tarihinde güncellendi
Perşembe, 28 Ağustos 2008 09:30
Ali Kara
Rusya, Türkiye'yi uyardı.
<<Rusya
Genelkurmay Başkan Yardımcısı General Nogovitsin, "Karadeniz savaş gemisi
kaynıyor. Montrö Antlaşması’na göre azami süre olan 21 günün dolmasını
bekliyoruz. NATO gemileri Karadeniz’den çıkmazsa, bunun sorumlusu Türkiye
olur" dedi.
NATO
ülkelerine ait savaş gemilerinin birbiri ardına Karadeniz’e girişini ilk defa
"Güvenliğine ciddi tehdit" olarak tanımlayan Rusya, 1936 Montrö
Antlaşması’nın ihlal edilmemesi konusunda Türkiye’yi uyardı.
Aralarında Türkiye’nin de bulunduğu bir dizi NATO ülkesi savaş gemisinin
bölgedeki faaliyetlerini değerlendiren Rusya Genelkurmay Başkan Yardımcısı
General Anatoliy Nogovitsin şöyle konuştu: "Karadeniz savaş gemisi
kaynıyor. 1936 Montrö Boğazlar Sözleşmesi uyarınca Karadeniz’e kıyısı
bulunmayan yabancı bir ülke, Karadeniz’e toplam 45 bin tonu geçmeyecek askeri
gemi sokabilir. Bu gemilerin burada bulunma süreleri 21 günü geçmemeli. NATO
savaş gemilerinin amacından haklı olarak şüphelenen Rusya, Karadeniz Donanması
üzerinden yabancı deniz araçlarını askeri kurallara göre takibe
başlamıştır." Nogovitsin, üç haftalık sürenin dolmasını beklediklerini
belirterek, "21 günün sonunda NATO savaş gemileri burada kalmaya devam
ederse, ilk sorumlunun Türkiye olacağını hatırlatmak isterim" diye
konuştu.>>
YORUM:
Türkiye'nin 1. dünya savaşına sokulması da aynı oyunlarla oldu. Almanlar gemilerine Osmanlı bayrağı çekip Rusya limanlarını bombalayınca Rusya bize karşı savaş ilan etti. İstemesen de savaşa sokulursun niçin? Onlarla dostluk ve işbirliği yaptığın için. -Zalimlere meyletmeyin, ateş sizi yakalar- ayetini unutmayalım. İslam aleminin ateş içinde olduğunu görmüyormuyoz, onlar da kafirlere aldandılar ve bu hale düştüler. Biz komşularımızın halkinden ibret alalım da tuzağa düşmeyelim. İdarecilerimizi aklı selime, islam anlayışına, davet ediyoruz, islam kardeşliğini ve birliğini tahakkuk ettirecek çalışmalara başvurmalarını bekliyoruz.
Şunu da unutmatın ki, ortalık karıştığı anda hepsi birleşerek Türkiye'yi işgale kalkışırlar.
Perşembe, 28 Ağustos 2008 14:32 tarihinde güncellendi
Perşembe, 28 Ağustos 2008 09:24
Ali Kara
TEKBİR OKULDA SUÇ, CAMİDE SERBEST
‘Allahü
Ekber/Allah Büyüktür’
<<Sultanahmet
Ticaret ve Meslek Lisesi ve Anadolu Ticaret Meslek Lisesi’nde (Hamidiye Ticaret
Mektebi Âlisi), Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinde öğrencilere ‘Allahü
Ekber/Allah Büyüktür’ dedirttiği gerekçesiyle savunması istenen ve başka bir
okula sürülen öğretmen Hasan Ç’nin açtığı dava Hasan öğretmenin lehine
sonuçlandı. Gazetemizin gündeme getirdiği ve kamuoyunda büyük tepkilere neden
olay şöyle gelişti: Hasan Ç, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinde
öğrencilerine Allahü Ekber dedirtti. Bunun üzerine; okulda 16 yıldır müdürlük
yapan Sırrı Gülmez, ‘müfredatta olmamasına’ rağmen getirilen tekbirlerin Milli
Eğitim Temel Kanunu’na aykırı olduğu gerekçesiyle Hasan Ç. hakkında soruşturma
başlattı. Hasan öğretmen daha sonra Üsküdar Sosyal Meskenler İlköğretim
Okulu’na gönderildi. Hasan Ç. de bunun üzerine dava açtı. İstanbul 7. İdare
Mahkemesi, öğretmen Hasan Ç’nin, Okul Müdürü Sırrı Gülmez’in şikâyeti üzerine
Üsküdar Sosyal Meskenler İlköğretim Okulu’na atanması işlemini iptal etti.
Mahkeme kararında, “Davacı öğretmen Hasan Çetin hakkında, yetkili olmayan
ilköğretim müfettişlerince getirilen teklif baz alınarak tesis edilen dava
konusu işlemde mevzuata ve hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Açıklanan
nedenlerle, dava konusu işlemin iptaline karar verildi” denildi. İstanbul 7.
İdare Mahkemesi Başkanı Ö. Vasfi Uçaray, Murat Keleş ve Muharrem Aksoy, söz
konusu kararı oybirliğiyle aldı. Milli
Gazete >>
yorum:
Okullarda din kültürü dersi var, yani din hakkında bazı bilgiler verilir ve tatbiki yapılmaz, yapılırsa suç olur. O halde niçin öğretiyorsunuz? Yasaklayın da millet sizin dinsiz olduğunuzu iyice anlasın ve başının çaresine baksın. Yok, olmaz, ne dinli ne dinsiz karışık yani laik demokrat kafalı ılımlı müslüman yetiştirecekler.
Ama biz müslümanlara laf anlatamıyoruz, çocuklarınızı medreseye Kur'an ilimlerine gönderin alim olsun, muhaddis olsun, müçtehid gibi anlayışlı olsun da islama kuvvet gelsin; fakat kim dinleyecek, kolejlere üniversitelere göndermek için üstelik para da veriyorlar. ne imiş, efendim okumak lazım köşe kapmak lazım, kadro almak lazım. lazım da peki dini tam olan iman sahibi lazım değil mi?Yarım hoca dinden eder dememişler mi? Niçin dini eğitimi eskilerin yaptığı gibi tam olarak ele almıyoruz? Cevap: işin ucunda para yok, itibar yok, kadro yok, maaş yok. Evet, bunlar yok ama ahıret var, hangisine talibiz, hangisiyle hesaba çekileceğiz?
Sadece Allahu ekber lafzı ile sorgulama geçirirse, diğer ayetler va hadisi şerifleri okursa ne olur siz düşünün ve çaresine bakın.
Yasal uyarı : Sitedeki sohbet, yazı ve resimler; üzerinde hiçbir değişiklik yapılmadan ve kaynak göstererek alınabilir. Üzerinde değişiklik yapılması, ticari amaçla kullanılması hukûken yasaktır.