Uluslararası silah trafiği
konusunda uzman, Stratejist ve Silah Uzmanı Aydın Çetiner, İsrail'in
elinde 350'ye yakın her türlü silahla kullanılabilen nükleer bombasının
olduğunu söyledi.
Aydın Çetiner, İsrail'in ABD ve AB'li
müttefiklerinin desteğiyle yaptığı örtülü çalışmalar neticesinde iki
önemli projeye imza attığını belirterek, "Bunlardan biri nükleer
çalışma silahlar diğeri ise nükleer çalışmalar sonucu elde edilen
balistik füzeleri istenilen yere taşımaya yarayan füzeler" dedi.
İsrail'in
elinde yaklaşık 350'ye yakın nükleer bombası bulunduğunu öne süren
Aydın Çetiner, "Bu bombalar bir uçağın kanadında taşınıp atılabildiği
gibi, bir füzenin içerisine yerleştirilerek istenilen yere
fırlatılabiliyor" şeklinde konuştu.
Çetiner, bu bombaların küçük top mermisinin içine yerleştirilebilecek kadar küçük olanlarının bile mevcut olduğunu söyledi.
İsrail'in
elinde nükleer bombalarının yanında bir çok gelişmiş balistik
füzelerinin de olduğunu ileri süren Silah Uzmanı Çetiner, "İsrail'in
balistik füzelerinin temelini Jeriko füzeleri oluşuturyor" dedi.
Çetiner
İsrail'in elindeki füzeler hakkında şu ilginç bilgileri ortaya koydu:
"Bu füzeler bir iki üç diye kategoriye ayırıyor. Jeriko-1 olarak
bilinenler yaklaşık 500 kilometre kadar mesafe kat ediyor. Daha sonra
üretilen Jeriko-2 füzeleri ise bin kilometrenin üzerinde mesafe kat
edilebiliyor. Jeriko-3 füzeleriyle ise 2 bin- 2 bin 500 kilometrenin
üzerinde bir mesafeye ulaşıldı. Son olarak üretilen son nesil füzelerle
5 bin kilometrenin üzerine çıkıldı. Ve İsrail'e komşu herhangi bir
ülkeyi rahatlıkla vurabilecek füzeler üretildi."
dunyabulteni
YORUM:
Ey diyalogçular! Söyleyin bakalım bu lanetli kavim, şu silahları niçin saklıyor, antikasınımı çıkaracak, arşivlememi yapacak, yoksa sizin gibi ahmakların kafasına balyoz gibi tokatı vurmak için şu silahlarını ikide bir basına sızdırıp şantajmı yapacak! Ama müslümanlar sadece Allaha tevekkül ederler, O nun yardımı ve dostlarının bereketiyle Allah yolunda cihada devam ederler. Filistin müslümanları diyalog yapmıyor, cihad yapıyor. Yahudinin elinde bu kadar silah olduğu halde, müslümanların yaptığı 30 km lik füzelerden dolayı pes etti, esir değişimi anlaşmasına mecbur kaldı. İslam ülkeleri kendi silahını yapıp ekonomik birlik kurmadıkça başarılı olamayacaklardır. Birlikten kuvvet doğar.
Çarşamba, 03 Eylül 2008 07:05 tarihinde güncellendi
Salı, 02 Eylül 2008 14:34
Ali Kara
Ramazan da huzur var
Ramazan ayında öldürme, gasp, hırsızlık, yankesicilik, dolandırıcılık ve kapkaç gibi suç olaylarında azalma görülüyor
Ramazan’da huzur var
İstanbul’da
asayiş suçlarında, Ramazan ayında azalma görülüyor. İstanbul Emniyet
Müdürlüğü verilerinden derlenen bilgilere göre, kentte, 2006'da 543
öldürme, 6 bin 934 yaralama, 3 bin 297 gasp, 19 bin 961 evden, 13 bin
76 iş yerinden, 23 bin 179 otomobilden hırsızlık, 13 bin 940 otomobil
hırsızlığı, 7 bin 681 yankesicilik, bin 878 dolandırıcılık, 2 bin 137
de kapkaç olayı olmak üzere toplam 92 bin 626 olay meydana geldi. İlde,
2007'de ise 411 öldürme, 6 bin 437 yaralama, 2 bin 86 gasp, 16 bin 302
evden, 8 bin 676 iş yerinden, 17 bin 92 otomobilden hırsızlık, 10 bin
313 otomobil hırsızlığı, 5 bin 225 yankesicilik, bin 990
dolandırıcılık, bin 141 de kapkaç yaşandı. İstanbul'da geçen yıl toplam
69 bin 673 asayiş olayı oldu.
Polis verilerine göre, İstanbul'da
2006 yılında ayda ortalama 7 bin 718, 2007'de de 5 bin 806 olay
yaşanırken, Ramazan aylarında bu rakamlar 2006'da 3 bin 151, 2007'de 2
bin 476'ya düştü. Kayadibi: İbadetle kabahat bir arada olmaz
İstanbul
Üniversitesi (İÜ) İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fahri Kayadibi,
Ramazan ayında insanların ahlaki ve nefsi anlamda kendilerini disipline
ettiklerine dikkati çekti. Kayadibi, ''Günahların en fazla işleneceği
zaman gündüzlerdir. Gündüzleri de oruçlu olan insanın suç işlemesi
öncelikle mantığa uymuyor. Ramazan içerisinde niyet etmiş olduğu güzel
insan olma duygusuna ve özelliğine ters düşüyor. Kişiler de Ramazan'da
ahlaklı, dürüst, suçtan ve günahtan uzak bir varlık olarak yaşamaya
çalışıyorlar'' diye konuştu. Orucun psikolojik olarak insan üzerinde
''iyi kul olma'' etkisi oluşturduğunu vurgulayan Kayadibi, ''Günah
işleme anında oruçlu olan kişinin ibadeti kabul olamayacağı için yani
ibadetle kabahat bir arada olmayacağı için insanlar suçtan uzaklaşıyor
ve suç oranları kendiliğinden azalmış oluyor'' dedi.
YORUM:
Gerçekten Ramazan insanları muhafazaltına alan bir kalkan gibidir. Bir de şu kadınlar örtünse, iş yarı yarıya tamam olacak inşaallah!
Çarşamba, 03 Eylül 2008 07:02 tarihinde güncellendi
Salı, 02 Eylül 2008 13:11
Ali Kara
İslam'a karşı Yahudi-Hıristiyan koalisyonu
İslam'a
karşı Yahudi-Hıristiyan koalisyonu
Filistin topraklarının işgali
üzerine kurulu olan İsrail'de bir milletvekili, Avrupalı meslektaşlarıyla,
‘İslam'a karşı parlamenterler koalisyonu' kuruyor.
Aryeh
Eldad isimli İsrailli milletvekili, yarın Kudüs'te düzenleyeceği basın
toplantısıyla Avrupa'dan gelen İslam karşıtı ırkçı milletvekilleriyle İslam
karşıtı koalisyonunun planını açıklayacak.
Eldad, basın toplantısında Hollandalı ırkçı milletvekili Geert Wilders'ın İslam
karşıtı ‘Fitne' isimli filminin de kısa bir gösterimini yapacak.
İsrailli milletvekili Eldad basın toplantısında, İslam'ın yayılmasının Batı
medeniyetine ciddi bir tehdit olduğu tezini işleyecek.
YORUM:
Haberde noksanlık var galiba...Açıklamaları esnasında bizim diyalogçular taifeside bulunacak... denmeliydi. Onları da unutmayın, hep beraber ..ilâ cehenneme zümerâ...sizin olsun.
Ne haber avrupa ve israil aşıkları, adamlarınızı tanıyın. Kur'an okumuyorsunuz ki tanıyasınız, bari gavurun ağzından tanıyın. Ama tanıyacağınızı zannetmeyiz, ancak kafanızı sürttüğünüz zaman belki. Bu zalim saldırganları, az kişiler olduğunu zırvalayan ahmak müslümancıklar, bunların hepsi böyledir de kendilerini gizleyip tek tük açıklama yaparmş gibi görünürlert, bir yandan da bunun gibileri durdurmaya çalışırlar. Aslında el altından hepsi destek verir, düşmanlık ederler, aldanmayın, Allahu teala'dan daha iyimi bileceksiniz, bunların Allah ve resulünün düşmanı olduğunu beyan ediyor. İçlerinde insaf sahibi çok az belki bulunabilir. Onların da hiç etkisi yoktur. İşte dünyadaki sömürü ve zulümler bunların eliyle BM teşkilatının gözü önünde yapılıyor. Katliamları yapıyorlar, bittiği zaman BM devreye giriyor ve kınıyor, biz de tamam zannediyoruz.
Çarşamba, 03 Eylül 2008 05:44 tarihinde güncellendi
Salı, 02 Eylül 2008 12:55
Ali Kara
Heryerde Bezi Var!
ADNAN Oktar’ın açıklamaları:
Masonluk çok mu güçlü sizce Türkiye’de?
Türkiye’de 7 bin
mason var ve bunların hepsi kilit noktalarda. Adliye'de, Emniyet'te,
üniversitelerde, siyasette.
Fethullah Gülen’den bu yönde farklı olduğunuzu söylediniz. Bir de modern
olduğunuz söylemiştiniz. O nasıl bir farklılık? İslam’ı daha modern
yorumlamak gibi birşey mi?
Mesela
Süleymancılar diye tabir edilen, Süleyman Hilmi Tunalı Hazretleri'nin
talebeleri kravatlı ve takım elbiselidir. Ama, mesela, Mahmut Efendi Hoca
Hazretleri'nin hem kendisi hem talebeleri tam sünnete uygun klasik, yeşil
cübbe, o tarz giyinirler. O yönümle farklıyım tabii.
Giyimde modernlik. Peki, modernliğiniz başka neleri içeriyor?
Evlerimiz,
batı tarzı, modern. Ben mesela müzikten hoşlanırım. Resimden hoşlanırım.
Heykelden hoşlanırım. Güzel olan her şeyden hoşlanırım.
Bir gününüzü nasıl geçirirsiniz?
Namazla, yani sabah
namazıyla kalkarım. Hemen bir duş alırım. Kısaca bir kahvaltı yaparım. Yürüme
aleti var, onda yarım saat kadar yürürüm. Sonra günlük gazetelere aç kurt gibi
girerim. Günlük gazeteler çok hoşuma gidiyor. Çok önemli şeyler varsa, onları
çizer, ayırırım. Dinlenmek istersem bahçeye çıkarım. Geniş bir kedi ordum var.
Yani, bayağı şekerler. Şimdi yeni bir horoz aldım. Bir de tavuğumuz var. Horoz
daha gecenin ikisinde üçünde bizi uyandırıyor. Bir tane kuzum var. Çok şeker
bir şey. Eskiden can güvenliğim olmadığı için dışarı çıkmazdım ama artık
çıkıyorum. Eskiden sokağa çıkardım, “Selamınaleyküm” der demez gözaltına
alınırdım. Polis, “Kamuoyunda çok tepki var, biraz kalırsan tepkiler yatışır”
derdi. Sık sık gözaltında kalırdım. Son zamanlarda Türkiye bana daha güvenli
geliyor. Arkadaşlarımla geziyorum. Ama dikkatimi çeken bir şey var. İnsanlar
çok asık suratlı. Eskiden insanlar neşeliydi. Çocukları severlerdi yolda. Şimdi
neşe yok ve kimse gördüğü bir güzelliğe bakmıyor. Bir şey olmuş insanlarımıza.
İnsanlar eskiden çok şık giyinirdi. Herkes birbirinin güzelliğine ve nezaketine
bakardı. Şimdi öyle değil. Bizim insanlarımızı eski haline getirecek bir şeyler
yapmak lazım.
“Adnan Hocacılar evlenmiyor” haberleri çok yaygın internette...
Evli
çok arkadaşımız var.
Yüzde kaçı evlidir sempatizanlarınızın?
En
az yüzde 30-40.
Kadın-erkek oranı nasıl?
Aşağı
yukarı yarı yarıya
Gazete ilanlarını işadamı arkadaşlarınız mı finanse ediyor?
Yayınevi
finanse ediyor. Geçenlerde sordum, biraz borçları varmış ama ödüyor işte, bir
şeyler yapıyor. Ucu ucuna ödüyor yani.
Yayınevi nerden gelir sağlıyor? Sempatizanlarınızın bağışları mı?
Hayır.
Kitap satışlarından. Ben demin 3-4 milyon sevenim var dedim ama usulen
söyledim. Türkiye’de en az 20-30 milyon beni seven vardır. Çünkü bütün
tarikatlar, bütün cemaatler, MHP’liler de çok severler, AKP’liler severler,
DYP’liler severler.
İlişkileriniz var mı, mesela Fethullah Gülen ve de diğer dini
cemaatlerle?
Mahmut
Hocamızın elini bile bazen öperim. Konuşuruz. Biraz sağlığı çok iyi değil son
zamanlarda ama çok nezih bir insandır. Esat Coşan’la görüşürüm. Onun elini
öpmek de nasip oldu. Birkaç kez evimize de geldi. Şeyh Nazım Kıbrıslı var. Çok
çok severim. Evimize de geldi. Kadiri Şeyhlerinin çoğunu tanırım. Ellerini
öperim. Sülayman Efendi’nin talebelerini çok severim. Görüştüklerim var.
Fethullah Hoca’nın talebelerinden görüştüğüm kişiler var. Onlar da beni çok
severler. Ama direk Fethullah Hoca ile görüşmedim. Ona bir laf, bir zarar
gelmesin diye.
Bugüne
kadar bize kök söktüren sistemdir işte Ergenekon. Lise yıllarımdan itibaren baş
belası olan, bütün Türk Milletinin baş belası olan, solu da sağı da perişan
eden, sağcıları da öldüren, solcuları da öldüren kıyma makinası gibi bir şey.
Ergenekon nedir sizce? Bu kavramdan neyi anlıyorsunuz?
Komünist,
ateist, Allahsız, kitapsız, vicdansız, zulüm tarikatı. Ergenekon ilk İttihat
Terakkicilerin zamanında, yani Darvinizm’in Osmanlı’ya girişiyle kuruluyor.
Osmanlı aydınları o zaman Darvinist oldular, Darvinist olunca imanlarını
kaybettiler. Aydınlar komünist olduklarını söylemediler, milliyetçiliği
kullandılar ama aslında gizli komünisttiler. Mustafa Suphi’yi de onlar öldürdü,
Menderes’i onlar astırdı, Özal’a, Demirel’e, Ecevit’e suikast düzenlediler.
Tarih içinde değişik isimler aldılar ama hep onlardı. Bana kokain komplosunu
düzenleyen de Ergenekonculardı.
YORUM:
Açıklamaları dikkate değer, her yerle alakası var. Ama çok yerde olan bir yerde olmaz demişler. Ayrıca akılcı - felsefeci- olması uygun olmuyor. Kitablarının ekserisi akli ve indi yorumlarıdır. Yaşantısı da söylediği gibi modern olunca, bizler biraz tedirgin oluyoruz, lüks yaşayan müslümanlar, garib halde olan islam aleminden uzak bir yaşantı içindedirler, güya o halleriyle islamı tebliğ edecekler. Bu onların kuruntusudur, islam aslına uygun olursa tesir eder. Bid'atlerle yoğrulan kişiler, sonunda yaptıkları bid'atleri de meşru' görürler. Nitekim Adnan hocanın dediği gibi- -Evlerimiz,
batı tarzı, modern. Ben mesela müzikten hoşlanırım. Resimden hoşlanırım.
Heykelden hoşlanırım. Güzel olan her şeyden hoşlanırım--
Bu güzellik anlayışı kime göre olacak, sana bana göremi yoksa yaratana göre mi? İş burda düğümleniyor. Vahdeti vucutçular da -güzel şeylerde buluyoruz- diyorlar ve güzel gördükleri kadınlara da bakmayı normal karşılıyorlar, yani kalbleri temizmiş. Ayeti kerimeler bütün müslümöan erkek ve kadınlara -gözlerinizi yumun, namusunuzu koruyun- diye ferman buyururken, nefsin esiri olan akılcı heva ehli kendi yoluna devam ediyor.
Yasal uyarı : Sitedeki sohbet, yazı ve resimler; üzerinde hiçbir değişiklik yapılmadan ve kaynak göstererek alınabilir. Üzerinde değişiklik yapılması, ticari amaçla kullanılması hukûken yasaktır.