.

.

Ali Kara - İlim ve İrfan Menbaı

Hırka-i Şerif ziyarete açıldı

hirka.jpgPeygamberimiz Hz. Muhammed (SAV)'in hırkası, Fatih'teki Hırka-i Şerif Camii'nde ziyarete açıldı. Hırka-i Şerif'i görebilmek için saatler öncesinden kuyruğa giren bazı vatandaşlar ziyaret sırasında duygulanarak gözyaşı döktü.

Ramazan ayının ilk Cuma günü ziyarete açılan Hırka-i Şerif'e, bu senede vatandaşlar büyük ilgi gösterdi. Hırka-i Şerif ziyarete açılmadan saatler önce vatandaşlar kuyruğa girdi. Hırka-i Şerif Camii içerisinde Hırka-i Şerif'in sergilendiği özel bölümde gerçekleştirilen açılışa, Vakıflar Genel Müdürü Yusuf Beyazıt, Fatih Müftüsü İsmail İpek, Fatih Kaymakamı Hasan Karakaş ve Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir katıldı. Açılışta Veysel Karani Hazretlerinin torunlarından olan ve bugün için kutsal emanetin anahtarını elinde bulunduran Gülay Köprülü'de hazır bulundu.

Kuran-ı Kerim okunmasıyla başlayan açılış programında daha sonra Fatih Müftüsü İsmail İpek bir konuşma yaptı. İpek, Hırka-i Şerif'i ziyaret etmenin öneminden bahsederek, peygamber efendimizle gerçek irtibatın Kuran okumak ve sünnetlerini yerine getirmekle gerçekleşeceğini söyledi. Vakıflar Genel Müdürü Yusuf Beyazıt'ta ecdadımızın yaptırdığı hanlar, hamamlar ve medreselerin yanısıra kuşlar için bile evler yaptığını hatırlatarak, " Burası da peygamberimizin hırkası için yapılan kutsal bir mekandır. Veysel Karani de bir aşkın simgesidir" dedi.

Okunan kasideler ve ilahilerin ardından Hırka-i Şerif İmamı Mustafa Uyar bir dua gerçekleştirdi. Duanın ardından Fatih Müftüsü vatandaşlara ziyaret adabıyla ilgili uyarılarda bulundu. Hırka-i Şerif daha sonra Selavat-ı Şerifler getirilerek ziyarete açıldı.

Ziyarete erkekler ve kadınlar gruplar halinde alınırken, vatandaşlar el açarak dualar etti. Ziyaret sırasında bazı vatandaşların çok duygulandıkları ve gözyaşlarını tutamadıkları görüldü. Ziyaretin kendilerini çok mutlu ettiğini ve duygulandırdığını belirten vatandaşlar, "Sanki peygamber efendimizi görmüş ve onun huzurundaymış gibi hissettik. Allah herkese bu güzelliği yaşatsın ve ahirette bizi efendimize komşu etsin" diye konuştu. Bazı müslümanların çocuklarını ve torunlarını yanlarında getirdikleri ve ziyareti birlikte gerçekleştirdikleri görülürken, heyecanlarak kendinden geçen bir kadın yakınları tarafından sakinleştirildi. 

Bu arada Veysel Karani Hazretlerinin torunlarından olan ve Hırka-i Şerif'in anahtarını elinde bulunduran Gülay Köprülü, bu emanetin atalarından miras kaldığını söyledi. Köprülü, "Bu çok mutluluk ve onur verici bir durum. Sorumluluğu fazla ama ben bundan gurur duyuyorum" dedi.

Her yıl olduğu gibi bu yıl da Ramazan ayının ilk Cuma günü ziyarete açılan Hırka-i Şerif, 29 Eylül arife günü ikindi namazına kadar 09.00-17.00 saatleri arasında ziyaret edilebilecek.

Pazar, 07 Eylül 2008 10:38 tarihinde güncellendi

'Ramazan ulusal bayram olsun' Hollanda

ramazan3.jpgBizdeki Kartel medyası sözde din adamlarını konuşturarak mübarek gün ve ayları sulandırmaya çalışırken, Hollandalı Bakan Yardımcısı Huzinga, Ramazan Bayramı'nın ulusal bayram olması önerisinde bulundu.

 

Türkiye'de, mübarek gün-aylara ve dini buyruklara yönelik sürdürülen sulandırma operasyonlarında kartel medyası başı çekerken, avrupa medyasına konuşan Hollandalı Bakan Yardımcısı Huizinga, Ramazan Bayramı'nın ulusal bayram ilan edilmesi önerisinde bulundu. Hollanda'da iktidardaki koalisyonun küçük ortağı Hıristiyan Birlik Partisi'nden (CU) Trafik İşlerinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Tineke Huizinga, "Ramazan Bayramı, diğer ulusal tatil günleri gibi bir gün olsun" dedi.

Huizinga bir televizyon programında yaptığı açıklamada, "Hollanda'da gün gittikçe çoğalan Hollandalı Müslümanların bu kutsal günlerinin, ulusal gün olmasının ülkeye katılımları açısından da son derece yararlı buluyorum. Yalnız Hıristiyanların kutsal günlerinden biri olan Paskalya Bayramı'nın yerini almasını istemiyorum" diye konuştu. Bakan Yardımcısı Tineke Huizinga'nın açıklamalarına ilk olumsuz tepki aşırı sağcı Geert Wilders'ten geldi. Wilders konu ilgili meclise yazılı soru önergesi vereceğini açıkladı. Wilders, Hollanda'da Müslümanlara yönelik ayrı bir günün olmasına gerek olmadığını söyledi. Wilders, "Hollanda bir İslam devleti değil. Bunun için de özel bir güne gerek yok." diye konuştu.

Öte yandan, Hollanda'daki sivil toplum örgütleri bu konuya oldukça olumlu tepkiler verdi. Hollanda'da 150 camii teşkilatını bünyesinde bulunduran Hollanda Türk İslam Kültür Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Kasım Akdemir, "Hollanda'da her 16 kişiden bir kişi Müslüman kişilerden oluşuyor. Bu toplam 1 milyonu aşkın nüfus ile Müslümanlar ülkede en büyük grup kitlesi demek. Bence bu Hollanda'da yaşayan Müslümanlara verilen değerin bir ifadesi olabilir. Trafik İşlerinden sorumlu bakan yardımcısı Tineke Huizinga'nın bu sözleri hayata geçirilir ise çok ta şık olur. Bu durum ülkeye olumlu yansır." dedi.

Hollanda Türk Demokratlar Derneği Başkanı Veyis Güngör, Huizinga'nın yapmış olduğu açıklamanın siyasi söylemden ziyade öte sosyolojik bir gerçek olduğunu söyledi. Güngör, "Bu açıklama Hollanda toplumunun bugünkü sosyolojik halini anlatmaktadır. Toplumun bir parçası haline gelen Müslümanların Ramazan etkinlikleri Hollanda'ya bir ay boyunca beklenmedik bir zenginlik katmaktadır. Huizinga'nın televizyonda böyle bir tartışmayı başlatması Hollanda toplumu ve Müslümanlar açısından çok önemlidir. Çok kültürlü toplum felsefesi açısından da çok yerinde bir tespittir. Hollanda kültürü sadece Hıristiyan-Yahudi kültür geleneklerinden oluşmamaktadır. Hollanda'da Ramazan'da kendini gösteren bir de Müslüman kültürü vardır ve Hollanda toplumuna ve Hollanda toplumunu oluşturan grupları bir ölçüde etki etkilemektedir, şekillendirmektedir. Dolayısıyla Huizenga'nın yapmış olduğu açıklama siyasi şovdan öte sosyolojik bir gerçektir." diye konuştu.

YORUM:

Namaz kılanlar orda çoğalırsa cumayı da tatil yapabilirler. Ama bizde laiklik tehlikede, rejim elden gidiyor gibi yaygaralar kopartılır.  Batsın düzeniniz de millet rahat etsin. Milletinin zararına bir düzen ancak Türkiye gibi ülkelerde bulunur. 

Şu olaydan anlaşılan bir başka netice de, bizler islamı korkmadan ve utanmadan doğru bir şekilde yaşarsak, ummadığımız kimseler müslüman olur, din her tarafta yaşanır hale gelir ve devletler de buna yardımcı olur, zira onların da yaşaması biz müslümanlara bağlı. 

Cumartesi, 06 Eylül 2008 01:48 tarihinde güncellendi

Ezan sesinden etkilenerek Müslüman olan Fransız!

minare2.jpgTuristik ziyaret için geldiği Amasya'da duyduğu ezan sesinden etkilenerek yaklaşık bir ay önce Müslüman olan Fransız turist Marc Bernad Fagot (55), ramazanı Amasya'da geçiriyor.

Edinilen bilgiye göre, yaklaşık 3 ay önce turistik gezi amacıyla geldiği Amasya'da ezan sesinden etkilenen emekli Latince öğretmeni Fransız Marc Bernad Fagot, bir ay önce Amasya Müftülüğünde düzenlenen ihtida töreniyle İslamiyet'i kabul etti.

Müslüman olduktan sonra ''Halil İbrahim'' adını alan Fagot, bu süre içerisinde ülkesine dönmeyerek Amasya'da kalmayı tercih etti. Ramazanı Amasya'da geçiren Fagot, ilk kez oruç tuttuğunu söyledi.Oruç tutmanın kendisini manevi olarak rahatlattığını anlatan Fagot, ''İlk gün sağlık problemim nedeniyle oruç tutamadım. Oruç tutmaya başladıktan sonra ise kendimi daha iyi hissediyorum. Bu nedenle sağlığım elverdiği sürece oruç tutacağım'' dedi.
 
YORUM:
İşte ezanla, Kur'an dinlemekle, bir müslümanla tanışmakla veya başka bir sebeble nasibi olan hidayet buluyor, fazla kafa yormaya da gerek yok. Diyalog için yırtınmaya hiç gerek yok. Nasibi olan ayağımıza gelir, nasibi olmayana gitsen ne fayda. Boşuna taviz vermeyin, ezanı güzel okuyun, Kur'anı güzel okuyun manasını doğru anlatın ve her şeyden evvel doğru dürüst müalüman olun. Milletin paralarını cukka edip lüks yaşamakla tebliğ olmaz. 5 yıldızlı otel gibi okullarda islam tatbik edilmez, keyif yapılır.  Esarette yaşayan islam alemi sonra bunun hesabını sorar. 100 dolar için incil alan afrikalı müslümanlar ahırette lüks içinde kafirlerle dostluk yapanlara ne der, iyi yaptınız bizi terk ettiniz- mi der.
Cumartesi, 06 Eylül 2008 01:33 tarihinde güncellendi

ABD de İSLAM'A KARŞI MÜCADELE !

hilal_h.jpgNEDEN ‘İSLAMİ TERÖRİZM' KELİMESİNİ KULLANMIYORSUN?'
Demokrat Parti'nin adayı Obama'yı ‘İslami terörizm' kelimesini kullanmamakla suçlayan Cumhuriyetçi Partililer, başkan adayları John McCain'in yardımcılığına da Evanjelik Alaska Valisi Sarah Palin'i getirerek, kampanyaya dinsel bir boyut kattılar.
İSLAM'A KARŞI MÜCADELE
Önceki gün gerçekleşen Cumhuriyetçi Parti Kongresi'ndeki konuşmacıların hemen hepsi, ‘İslami terörizm' adı altında İslam'a karşı mücadele edilmesinin gerektiğini vurguladılar.
New York'un eski Belediye Başkanı Rudy Giuliani, Demokrat Partilileri ‘İslami terörizm' kelimesini kullanmamakla suçladı.
MITT ROMNEY'İN KONUŞMASI
Kongrede, İslam karşıtı hamaset yapanlardan biri de Mormon asıllı Mitt Romney'di. Romney konuşmasında, “Radikal İslam kötülüğü temsil ediyor ve John McCain bunu ortadan kaldıracaktır” ifadelerini kullandı.
Giuliani ve Romney'in konuşmalarına tepki gösteren Kuzey Amerika İslam Toplumu, bu konuşmaların amacının İslam ve terörizmi aynı kategoriye koymak olduğunu bildirdi.
McCAIN'İN ‘İSLAMİ TERÖRİST' ISRARI
Cumhuriyetçi Parti başkan adayı John McCain de, daha önce Müslümanlardan gelen ‘İslami terörist' kelimesini kullanma' önerisine karşı çıkmış ve bu kelimeyi kullanacağını vurgulamıştı. McCain'in, ‘ruhani klavuzum' dediği Rod Parsley isimli bir Papaz da, ‘İslam'ın kötülük dini olduğunu ve yok edilmesi gerektiğini' söylemişti.

YORUM:

Bizdeki cumhuriyyetçiler orda da var, bizdeki demokratların babası da orda imiş. Güya islama ses çıkartmayan, kollayan bir tavır takınmakta, diğerleri de üzerine saldırmakta, işte horoz döğüşü. Aynı sistemi üçüncü dünya dedikleri az gelişmiş veya gelişmemiş ülkelerde tatbik sahasında tutarak sömürüyü devam etiriyorlar. Yani –biz ne kadar izin verirsek o kadar müslümansınız, o kadar hürsünüz- demek istiyorlar.

Bu iş böylemi devam edecek? Hayır, elbette Allahu Teala’nın yardımı ile müslümanlar birleşerek düşmana galib geleceklerdir, ama henüz müslümanım diyenler, islam birliği şuurunda değiller. Dünyalık menfaatle koltuk, maka, para, diploma gibi geçici şeylerle aldanmışlar.

Küfrün merkezi ve dünyada baş destekçisi amerikan siyasetçileri ve papazları, islamı terörist ve kötü bir din olarak görmeye ve göstermeye devam ederken, bizim saf dilli müslümanlar da onlarla diyalog yapacak veya dost olacak ve rahat edecek, öküz altında buzak aramak buna derler. Allahu Teala uyandırsın, islam birliği nasib eylesin, sünneti seniyyeye tam tabi olmak nasib eylesin.

Cumartesi, 06 Eylül 2008 01:34 tarihinde güncellendi

Sayfa 342 - 414

Yasal uyarı : Sitedeki sohbet, yazı ve resimler; üzerinde hiçbir değişiklik yapılmadan ve kaynak göstererek alınabilir.
Üzerinde değişiklik yapılması, ticari amaçla kullanılması hukûken yasaktır.