.

.

Ali Kara - İlim ve İrfan Menbaı

Haçlının Kini Bitmeeezzz!

Çek cumhuriyetinin sedelik şehrinde çok enteresan bir kilise var
 
Kilise ne tahtadan ne betondan ne de demirden...
MÜSLÜMAN kemiklerinden...
 
1218'de dönemin papası haçlı savaşlarında öldürülen müslümanları gurur ve övünme aracı olarak getirtmiş ve bunların kemiklerinden kilise yaptırılmasını emretmiş.
 
40.000 müslümanın kemikleri toplanarak da emir yerine getirilmiş
 
Müslümanlara terörist diyen 'haçlı zihniyetinin' terörünü göstermek için bir bakın
 
Aşağıda arapça hikayesi var,

resimlere de bakmayı ihmal etmeyin



الحقيقة أغرب من الخيال أحيانا
  
 
  
هناك علي بعد 70 كيلومتر من شرق العاصمة جمهورية الشيك  مقاطعة  بارغوي  في مدينة  سيدليك ،  وهي مدينة تتميز بكنيسة أثرية غير طبيعية  ...
  
 
  
الكنيسة صغيرة عمرها أكثر من  1000 عام يتميز ديكورها والذي لا يكون من الخشب أو الجبس  أو  الحجر  أو  أي مواد طبيعية أو  مصنعة   ولكن   يتكون   من  عظام     المسلمين .
  
 
  
فالقصة بدأت في 1218 عندما قام رئيس الدير الرهبان هنري خلال رحلة الحج إلي الأرض المقدسة في خلال الحروب الصليبية بأحضار عظام المسلمين في بيت المقدس من الذين قتلوا    لتزين الكنيسة ليكون    له   فخر   وقربى .
  
 
  
وفي سنة  1318  تم تجديدها بعظام جديدة   تقدر ب 30 ألف جثة    أحضرت    كذلك   لهذا    الغرض ..
  
كما تم تجديدها في سنة  1511  بكمية  عظام  أخرى .
  
 
  
وقام  النحات   في   سنة 1870   من   دوق    شوزنبرك    لأعادة    ديكور الكنيسة بعظام 
40000 جثة   ليكون أكثر   جمالا     ورونقا    ..
  
 
  
وهي الأن من أشهر الكنائس العالم ليس لقدمها ولكن لزينتها بعظام المسلمين فيها وشاهد علي حقيقة  الاجرام   الذي
 يقومون به  والذي    يسمونه   (  الأرهاب   )
  
  B0NES
  
  

  




 
Diyalogçulara Hediye, cesedinizi bağışlayın da adamlar katil olmasın.

El - Fetih, El - Hain Olmuş!

filistn1.jpgİsrail ile ortak düşmanımız HAMAS


Ebu’l-Fetih işgal subaylarına, “Bizimle sizin aranızda şu anda bir düşmanlık bulunmuyor. Bizim ortak bir düşmanınız var” dedi

  Yediot Aharonot gazetesinin önde gelen yazarlarından Nahum Bernea, Pazar günüMahmut Abbas’a bağlı bir grup subayın İsrail güçleriyle görüştüklerini, görüşmelerinin ana konusunun ise ortak düşmanları Hamas hareketiyle savaşma ve onu tasfiye etme olduğunu yazdı.


Nahum Bernea, geçen hafta işgal ordusunun karargâhında gerçekleşen toplantıya davet edilen tek gazeteciydi.

Ramallah’tan gelen heyetin sekiz kişiden oluştuğunu ve polis genel müfettişinin dışındakilerin toplantı yerine sivil kıyafetleriyle geldiklerini belirten Bernea, gelenlerin Fetih’in kıdemli adamlarından olduğunu söyledi. Yazar, Hamas’ın bütün halkı yutmadan önce, Tunus’tan gelen nesilden arta kalanların ipleri ele almaları için son şansla karşı karşıya olduklarını belirtti.

Bernea görüşmede, Batı Yaka’yı ele geçirmek için önümüzdeki Ocak ayında son derece şiddetli bir çatışmanın meydana geleceğinin ifade edildiğini yazdı.

Gazze Ayrılıkçı Bölge İlan Edilebilir

Yazar ayrıca yapılan görüşmede katılımcıların şu sözlerini nakletti: “9 Ocak’ta Mahmut Abbas’ın başkanlık süresi doluyor. Kendisi 2010 yılına kadar başkanlık koltuğunda kalmakta ısrar ediyor. Gazze’yi ayrılıkçı bölge ilan etme seçeneği ise hiç de uzak bir ihtimal değil.”

Gazze'deki Gibi Kaçmayacağız !


Bernea, salonda bulunan komutana “Gazze’de olduğu gibi Batı Yaka’da da herhangi bir çatışma olduğunda Fetih mensuplarının kaçması sizi endişelendirmiyor mu?” diye sorması üzerine, komutanın “Hayır, duymuyorum. Çünkü Gazze’de kendilerine ne olacağını bilmiyorlardı. Ama şimdi biliyorlar.” cevabını verdiğini kaydetti.

Fetih Komutanı : İsrail İle Düşman Değiliz,İsrail Ve El-Fetih'in Ortak Düşmanı HAMAS

Bernea’nın verdiği bilgilere göre, Feyyad hükümetine bağlı askeri gücün komutanı ve gelenler arasında en yaşlı komutan durumundaki Ebu’l-Fetih işgal subaylarına, “Bizimle sizin aranızda şu anda bir düşmanlık bulunmuyor. Bizim ortak bir düşmanınız var” diyerek, Hamas’ı ortak düşman ilan etti ve sözlerini şöyle sürdürdü: “Ocak ayına hazırlık için burada büyük bir savaş veriliyor. Abbas barış görüşmelerini sürdürüyor. Sizin onu güçlendirmeniz gerekiyor. Genç yaştaki tutukluları serbest bırakmanız lazım. Askeri barikatları kaldırın ve yerleşim birimlerini de bir an önce boşaltın.”

Fetih İstihbarat Başkanı : HAMAS Tek Ve Ortak Düşman

Burada araya giren Feyyad hükümetindeki askeri istihbarat başkanı Macid Ferrac ise şöyle konuştu:
“Gerçekten zorlu bir savaş ile karşı karşıyayız. Arapçada ‘Deniz önümüzde, düşman ise arkamızda’ diye bir deyim var. Biz denize bile sahip değiliz. Sonuna kadar bu savaşı götürmeye kararlıyız. Bütün sorunlarımızı masaya yatırdık. Artık oyuna gerek yok. Hamas tek ve ortak düşmandır. Ona savaş açmaya karar verdik. Onunla diyaloğun hiçbir zaman gerçekleşmeyeceğini söylemek istiyorum. Seni öldürmek isteyeni senin ondan önce davranarak onu öldürmen gerekir. Siz onlarla ateşkes imzalamış olsanız bile, biz onlarla kesinlikle ateşkes yapmayız.”

 

YORUM:

Bu kadar hainlik olmasaydı filistin ve kudüs elden gidermiydi. beyrutta ağır silahları teslim edip devlet kurma vaadiyle aldatılan arafat ve adamları, şimdi aynı aldanmayı nasıl devam ettireceklerinin hesabı peşinde. Allahu teala fırsat vermesin, mü'minlere imdat eylesin.

Çarşamba, 24 Eylül 2008 12:37 tarihinde güncellendi

Prof.Abdülaziz BAYINDIR da Mezhepsizlerden çıktı

ahmetserdaroğlu tarafından Per, 2008-09-18 00:51 tarihinde gönderildi.

bayindirindex.jpgÜLKE.TV.(Eski HABER7) Bu akşam, Sıradışı Programına çıktı,aman Allah'ım,tamamen Vahhabi görüşlerini (Canlı yayında)bu mubarek Ramazan ay'ında,biz ehl-i sünnet mensuplarına,empoze etmeye çalışıyor.Türbe ziyaretini şirk sayıyor,şefaati inkar ediyor,hayızlı kadın oruç tutar,Kur'an-ı Kerim okur diyor,Kaza namazı diye bir şey yoktur,diyor.daha neler neler. Site tavsiye etti www.süleymaniyevakfı.org. girdim,kendi bozuk fikirleri ile dolu.
  ÜLKETV.deki konuşmasında:" Midye yenirmi ?" sorusuna verdigi cevapda.Şafii yenir demiş.Hanefiler, Yenmez. diyor ,fakat ben bu hususta HANEFİLERİN FİKRİNİ TASVİP ETMİYORUM diyor.Bu zat hangi mezhepten acaba ? KENDİNİ MÜÇTEHİT ZANNEDİYOR HERHALDE. Bu zat Mezhepsizlik yapmıyormu ? Mezhepsizligin Dinizlige bir köprü oldugunu, bilmiyormu ?
  Bunun gibi Vahhabi görüşlü kişileri,ve fikirlerini bu ümmete iyice anlatmak gerekiyor.BU HUSUSDA GENİŞ ÇALIŞMANIZI BEKLİYORUM.SİTESİNE LÜTFEN GİRİN.NELER YAZDIGINI GÖRECEKSİNİZ. ALLAH CC. bu sapık fikirlilerin,zehirli oklarından bizleri korusun.
ÜLKE.TV'ye de teessüflerimi sunarım.O'nu tek başına çıkardı,rahat-rahat bozuk
fikirlerini anlatmasına,zehrini kusmasuna vesile oldu. Karşısına (EHL-İ SÜNNET MENSUBU Prof. Cevat AKŞİT Hocayı çıkarsa olmazmıydı,meydanı o'na bıraktı.Kanal.7(ÜLKE TV) ne yaptıgının farkında degil herhalde.
18.EYLÜL.2008

Perşembe, 29 Ocak 2009 09:47 tarihinde güncellendi

İbretli Haber !

zal.jpgÖzal' ın ölümündeki esrarengiz olay

Fikri Sağlar, 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın ölümü ve Özal'ın 1988 yılında uğradığı suikast ile ilgili ilginç iddialarda bulundu.

 
KanalTürk'de İpek Medya Grup Başkanı Fatih Karaca'nın hazırlayıp sunduğu Gündem Siyaset programına katılan Sağlar, Türkiye'nin özellikle 1993 yılında önemli kırılma noktaları yaşadığını söyledi.

Fikri Sağlar, önemli kırılma noktalarından olan 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın ölümünün üzerindeki sırrı aralamak için kan örneği alındığını ancak bunun esrarengiz biçimde ortadan kaldırıldığını iddia etti.

Sağlar, "Turgut Özal öldükten sonra kanı alındı. Bu kan tahlil edilebilse nasıl öldüğü ortaya çıkabilecekti ama kan istendiği zaman (Hemşire elinden düşürerek kırdı) denildi." dedi.

Erdal İnönü ile Turgut Özal'ın 1988 yılında Kartal Demirağ tarafından yapılan suikast girişimi sonrasında geçmiş olsun demeye gittiklerini anlatan Sağlar, "Başbakanlık konutunda birkaç dakika bekledik. Özal'ın parmağına dikiş atılıyordu. Nedir bu dediğimizde Özal, (Bu organize bir iştir) dedi. Ben de konuştum biraz fakat (Sen gençsin karıştırma bu işleri) dedi." şeklinde konuştu.

İsimlerini vermek istemediği bir profesör ile savcının Özal tarafından Kartal Demirağ suikastını araştırmak için görevlendirildiğini belirten Sağlar, "Onlar da bana, (Afyon'un Dazkırı ilçesinde bir kontra gerilla eğitim alanı bulduk. Sonra bize 2 general gelerek 'Bu işi karıştırmayın fazla' dediler. Biz de gittik Özal'a söyledik o da boynunu büktü. Ondan sonra da araştırmamızı durdurduk.) dedi." diye konuştu.

Özal ile suikast konusunda konuştuğunu anlatan Sağlar, "Özal'a (Bütün devlet elinizdeydi başbakandınız, yetkiliydiniz ve suikastı yapan kişi yaşıyordu ölmedi. O zaman sadece TRT vardı ifadeleri alındı çekimleri izlediniz. Devletin bütün gücünü kullandınız. Bilmemeniz mümkün değil bunu kim yaptı) dedim. Bana verdiği cevap, (Sen gençsin çok fazla karışma bu işlere) oldu." açıklamasını yaptı.

Uğur Mumcu cinayeti ile ilgili bilgiler de veren Sağlar, Mehmet Ağar'ın Güldal Mumcu ile yaptığı konuşmanın tarihe geçtiğini söyledi.

Ağar'ın, "Biz bir taş çekersek duvar üzerimize göçer." dediğinin kayıtlara geçtiğini anlatan Sağlar, "Uğur Mumcu cinayetini araştıran savcı, (Devlet yetkilileri can güvenliğimi sağlasın failleri bulalım) demiştir." dedi.

Orgeneral Eşref Bitlis'in ölümünün orduda Kürt sorununun çözümü ile ilgili önemli bir kırılma noktası olduğuna dikkat çeken Sağlar, şu açıklamalarda bulundu: "Uçağı düştü düşen uçağa ilk gelen Cem Ersever, yerinde ilk araştırmayı yapıp gitmiştir. Ondan sonra yetkililer gelmiştir. Kaza olarak buzlanma nedeni ile kaza meydana geldi denildi. Ama pilotun ailesi mahkemeye verdi. Uçağın fabrikası böyle bir kazanın olmayacağı başka bir nedenler olduğunu dolayısıyla sabotaj bilgisini verdi. O uçakta en son dakikada listeden çıkarılan bir albay vardı. O albay daha sonra garnizonda intihar etti. Uçağa binmedi ölmedi ama daha sonra intihar etti. Eşref Bitlis'in ölümünden sonra TSK'de farklılaşma görüyorsunuz. Silahla Kürt sorununun çözülemeyeceğini. Kürt sorununun siyasi, kültürel, sosyal ve ekonomik atılımlarla çözülmesi gerektiğini savunanlar var. Dolayısıyla onlar yok ediliyorlar. PKK ile mücadele Kürt sorununu çözmeden 25 yılı aşkın bir süredir devam ediyor. Bilinçli olarak devam ediyor. Burada milyar dolar paralar gidiyor. Ama devleti yönetenler siyasilerin dışında ki iktidar sahipleri çözülmemesi doğrultusunda çaba gösteriyor. Şehitler veriliyor. On binlerce çocuğumuz sakat kalıyor. Neden çözülmek istenmiyor."

Eski Emniyet İstihbarat Daire Başkanı Bülent Orakoğlu ise Kartal Demirağ'a 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal'a suikast emrinin devletin içinden biri tarafından verildiğinin bilindiğini söyledi.

Kendilerinin bu konularda iddialarda bulunmasına rağmen kimsenin kendilerinden bir şey sormadığını ifade eden Orakoğlu, Uğur Mumcu ile Çetin Emeç'in öldürülmelerinin sebebinin benzerlik taşıdığını kaydetti.

Orakoğlu şunları söyledi: "İkisine de önemli dosyalar geliyor. Uğur Mumcu'nun Abdullah Öcalan ile ilgili çok ciddi araştırmaları var. Gelen dosyanın vahameti Uğur Mumcu'yu dehşete düşürüyor. Özal'ı arıyor. Bulamayınca Eşref Bitlis Paşa'yı arıyor ve telefonda 20-25 dakika dosyayı paylaşıyor. Burada en büyük hatayı yapıyor. Uğur Mumcu bunun ardından ölüyor. Ardından bir ay sonra Eşref Bitlis'in uçağı düşüyor. Ardından 1,5 ay sonra Turgut Özal eceli ile ölüyor." (CİHAN)

 

YORUM:

Hapsi birbirine bağlı, ibretle okuyun, fazla da  kurcalamayın, ilahi adalet tecelli edince herşey açığa çıkar ve suçlular ancak ozaman cezasını bulur.
Salı, 23 Eylül 2008 02:22 tarihinde güncellendi

Sayfa 319 - 414

Yasal uyarı : Sitedeki sohbet, yazı ve resimler; üzerinde hiçbir değişiklik yapılmadan ve kaynak göstererek alınabilir.
Üzerinde değişiklik yapılması, ticari amaçla kullanılması hukûken yasaktır.