.

.

Ali Kara - İlim ve İrfan Menbaı

Bankacılık, Faizcilik!

 iran merkez bankasının şaşırtan kararı

İran’da devlete ait bankaların özelleştirilmesi için çalışmalar yapıldığı bildirildi. Özelleştirme kanunu kapsamında devlete ait bankaların özelleştirilmesinin gündemde olduğunu söyleyen İran Merkez Bankası Başkanı Tahmasb Mazaheri, Merkez Bankası Başkanlığı’nın konuya ilişkin çalışmalar yürüttüğünü ve birkaçı dışında tüm bankaların özelleştirileceğini açıkladı.

Mazaheri, halihazırda faaliyette bulunan özel bankaların sermaye sıkıntısı çektiğini belirterek, yeni banka kurmak isteyenlerin yüksek sermayeyle bankacılık sektörüne girmelerini istedi. Özel bankacılığın kaçınılmaz olduğunu ifade eden Mazaheri, yabancı bankaların İran’a şube açmalarının teşvik edilmesi gerektiğini belirtti. Mazaheri, özel sermayenin yabancı bankalarla işbirliği yaparak şube açmasının önündeki engellerin de kaldırıldığını ifade etti.

 Yorum:

İran islam cumhuriyyetinin resmi kurumu, bu açıklamayla, ekonomisini kapitalist sistememi dönüştürecek? BAnkacılık dalında yabancıların teşvik edilmesi faiz düşünülmeden nasıl olacak? Yok eğer faize bir kılıf buluruz, kafirlerden faiz alınır derlerse, zaten müslümanlar aynı zihniyetle faizin daniskasını alıp vermekteler.  

Bankacılık yerine finans sistemi, kâr ve zarar ortaklığı, karzı hasen mües sesesi kurulmalıdır. İslamın ticari kuralları tatbik edilerek helal ve bereketli kazanç misalleri geliştirilmelidir.

Türkiye bankalarının ekserisini avrupalılar satınaldı, sonuç ne olacak? Bir müddet sonra parayı veren düdüğü çalar kabilinden milleti esir edecekler. Bu tuzağa müslümanları sokanlar, nasıl hesap verecekler. Eskiden çok meşhur  merhum bir başbakan şöyle deerdi: -Faizi faizle boğacağım- maalesef onun zamanında faiz son derece ilerledi ve çok acakları söndürdü. Haramla haram yok edilmez, islam dışı şeylerle islam gelmez, islama hizmet ancak islam ile olur, hayal kurmayın. İSlamı dügün ve asrı saadete uygun anlayıp yaşamaya çalışalım.

 

 

 

 

 

NEYLE UĞRAŞIYORLAR?

NELERLE UĞRAŞILIYOR?

Sempozyum etkinlikleri çerçevesinde Chicago Üniversitesi’nin kidemli profesörü Martin Marty Lutheren, Ilahiyat Fakültesi’nde ‘Yeni Binyilda Dinlerarasi Diyaloga Dogru’ konulu bir konferans verdi. Oturum baskani Türk Amerikan Iliskiler Konseyi’nden (CAIR) Ahmed Rehab idi.

Chicago Üniversite Kulübü’nün kütüphanesinde yapilan kapanis resepsiyonuna da Chicago’nun önde gelen aydinlari ve din adamlari katildi. Can Yesilada, Prof. Dogu Ergil, gazeteci Cengiz Çandar, Yunan Ortodoks Kilisesi Chicago temsilcisi Dimitri Kantzavelos, Bulliet Ünversitesi’nden Mary Ann Fedea, Prof. Nelson Kiang, London School of Economics’ten Prof. Eileen Barker sempozyumla ilgili degerlendirmeler yapti. Konusmacilarin çogu dinlerarasi diyalogun öneminden, Niagara Vakfi’nin ve Gülen hareketinin buna katkilarindan bahsederek sempozyumu genelde basarili bulduklarini ifade ettiler. Gazeteci Çandar, Gülen’in ve sevenlerinin Amerika’da yaptiklarindan Türkiyeli bir hemsehrisi olarak gurur duydugunu söyledi. Prof. Marty, 11 Eylül’den sonra saldiridan münezzeh olmadigini anlayan Amerika’da dinlerarasi diyalogun hiç olmadigi kadar aciliyet kesbettigini belirterek, “Artik ya birbirimizi anlayacagiz ya da ölecegiz, baska çaremiz yok.” dedi.

13.11.2005 Ali H. Aslan Chicago   Copyright © 2005, Zaman Online

YORUM:

İnternet asayfalarını karıştırırken rastladığım sayfanın birinde Amerikada yapılan bir toplantıdan bahsediliyor. Sayfanın son kısmını kaynağı ile birlikte aynen size aktardım.

Şimdi bir müslüman olarak, dünyaya geliş gayemizi hatırlayarak "Ben, insanları ve cinleri, ancak bana ibadet etsinler için yarattım."  ayeti kerimesini de hatırlayarak, iyice düşünmeye ve ibretle bakarak Allahu tealaya sonsuz şükretmemiz lazım geldiğini bir kere daha anladık. Zira sadece Allaha kul olmak ve habibine ümmet olmak gayesiyle islamı yaşamak azmini bize nasib ettiği için ne kadar hamdetsek azdır, şükrünü eda edemeyiz.

Adamların isim listesine bakın, kimler kimlerle birlikte neyi konuşuyoprlar. Ayet yok, hadisi şerif yok, ashabı kiram yok, mezheb imamları yok, fukaha yok, Allah dostları yok, sadece peşinden gittikleri iki tanenakıs bid'at sahibinin çalışmalarını büyük başarı gibi millete yutturmaya çalışıyorlar. Allahın dinini kelimei tevhidi Kur'anı yüceltmek ve galib etmek derdi yok, her tarafa okul açacaklarmış, herkese türk okulları eğitimi vereceklermiş, böylece dünya barışına hizmet edeceklermiş. Gavurların bombaları islam aleminin başından aşağı yağmur gibi dökülürken, camiler bombalanırken, medreseleri imha ederlerken, namusları kirletirlerken, islam aleminin zenginliklerini tarumar ederlerken, siz kalkmış adamlarla birlikte toplanıp gevezelki ediyorsunuz ve peşinden kokteyller ve alkışlarla toz pembe bir ortam oluşturmaya çalışıyorsunuz. Allah size akıl versin, peşinizden gelen saf müslümanlara hidayet ve firaset versin. Müslüman bir defa aldandığı yerden bir daha aldanmaz.

Üstelik sizi medh edenler islam düşmanı kafirler, niçin sizi medh ederler? Her halde sizin hayrınıza değildir, onların emelleri var, ta Efendimiz s.a.v. den beri islama karşı kinleri var. Asırlarca savaşılan din düşmanı ehli salip, şimdi islam ile diyalog yapacakmış, niye? Ahmak adamları buldular, kaz gibi yoluyorlar. Şu satırların yazıldığı günlerde abd ordusu afganistanda 70 den fazla sivili bombalayıp şehit etti. Onlara sormuyormusunuz, bu nedir? Bu iki yüzlülük nedir? Bizle ne konuşuyor sunuz, islam ülkelerinde ne yapıyorsunuz. Camilerin minarelerini füze ile yıkarken, camilere botlarıyla girip kafayı çekerken, Iraklı kadınları perişan ederlerken, hangi diyalogdan bahsedersiniz, hangi ittifaktan bahsedersiniz. ONlşarla diyalog yapacak olanlar, namuslarını onlara teslim etsinler de ondan sonra konuşsunlar.

Allahu teala, eskisi gibi islamın izzetini gücünü ve azametini bizlere göstersin de, şu kafirleri de papazların ve nefislerinin kurtaralım. 

Başını Açacakmış!

yildirim-resmi.jpg<<ÖSS’de Türkiye 9’uncusu olarak Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni kazanan ve günlük hayatında türban takan Hatice Koç, “Üniversiteye başlamadan önce Anıtkabir’i ziyaret edeceğim. Üniversitede başımı açacağım” dedi.

SİVAS BİRİNCİSİ TÜRKİYE DOKUZUNCUSU
Sivas Fen Lisesi mezunu olan Hatice Koç, ilk kez girdiği ÖSS’de sayısal-2 puan türünde 377 puan alarak hem Türkiye 9’uncusu hem de Sivas birincisi oldu.

PERUK TAKMAYACAĞIM, AÇACAĞIM
Bu başarısıyla büyük bir mutluluk yaşayan Koç, yıllardır verdiği emeğin karşılığını önemli bir üniversiteyi kazanarak aldığını söyleyerek, “4 yıldır üniversiteyi kazanmak için emek veriyorum. Şu anda üniversiteye başı kapalı olarak girmek mümkün değil. Eğer türbanımı takmakta ısrar edersem, bunca yıl verdiğim emeklerimin hiçbir anlamı ve değeri kalmayacak. Bu nedenle üniversiteye gittiğimde başımı açacağım. Peruk takmayı da düşünmüyorum” diye konuştu.  (Vatan!!!) >>

Yorum:

Şu ifadeleri eğer doğruysa, ne hale geldiğimizin resmidir. Evvela üniversiteyi kazanmak için 4 senelik çalışmasına ne diyelim. <<Çalışmış, yorulmuş>> ayetiyle cevap veririz, Ahırette eli boş hatta sorumlu olunca bakalım ne yapacak. İkincisi, ahlaksız erkelerin arasında bakalım namus düşüncesi kalacakmı!

üçüncüsü, üniversiteye girmek için başını açması yetecek mi, yoksa başka yerlerini de aç bakalım, yoksa sınıf geçemezsin mi denecek.

Dördüncüsü, okulunu tamamlayıp diploma alınca görev yaparken başını kapatacakmı, yoksa müşteri gelmez deyip yine açmaya devam edecek mi?

Beşincisi, anıtkabirde nasıl dua edecek, nasıl yalvaracak, şefaat mi dileyecek yoksa istiane mi yapacak?

Bunlar kendi meselesi, biz  müslümanların böyle bir derdi yok, hasta olursak ehil doktora gideriz, erkek olsa da -zaruri miktar hasta olan yere bakabilir - fetvası varken kadınların fakültelerde erkelerin arasında ne işi var? Ev işlerinden bıkan kadınlar, çocuk büyütmekten sıkılan kadınlar, iş yerlerine veya okullara hücum ettiler ve bu yamukluklarını güya islama hizmet yalanıyla süslemeye bize yutturmaya çalışıyorlar, bir de bunlara -peruk tak okula git- diyen zalimler varya, işte asıl çıban başı bunlar, kendileri sapmış, milleti de saptırıyorlar. Böyle din hırsızlarından Allaha sığınırız. 

Pazartesi, 25 Ağustos 2008 13:31 tarihinde güncellendi

Oruç Tehlikede!

logo.jpgHaber 5 sitesinde 23 ağustos 2008 tarihli yazı:

Ramazan yaklaşırken Diyanet İşleri Başkanlığı'nın "Alo Fetva" hattına oruçla ilgili çok sayıda soru geliyor. Bunlardan birisi de son günlerde çok konuşulan 'insan'a tokluk hissi veren' bantlar...

Bu sorular arasında en güncel olanını ise "Tokluk hissi veren bantlar" oluşturuyor. "Tok tutan bant oruç bozar mı? Oruca hile karıştırılmış olur mu" şeklindeki soruları cevaplayan din adamlarına göre, söz konusu bantların kullanımında dinen hiçbir sakınca bulunmuyor. Çünkü, bu bantlardaki bitkisel maddeler her ne kadar kana karışsa da yenilen ve içilen bir şey olmadığı için sakıncalı değil. Vücut gıda almıyorsa, yani yenilen içilen herhangi bir gıda maddesi söz konusu değilse bant takmada da sakınca yok." Din adamları "Bu bantlarla oruca hile karıştırılmış olur mu" şeklindeki soruyu ise "Oruç tutmak her ne kadar aç kalıp, aç insanların halinden anlamaya vesile olsa da bu ibadet sadece aç kalmak için değil, Allah'a kulluk görevini yerine getirmek içindir" şeklinde yanıtlıyor.

 

HAMİLELERE SAKINCALI

 
Gün boyunca vücut tarafından emilerek yemek yeme hissini azaltan bantlar metabolizmayı hızlandırıyor; vücudun daha hızlı bir biçimde yağ yakmasına yardımcı oluyor. İçeriği deniz yosunu ve bir takım Asya kökenli otların bileşimine dayanan bantların fiyatı markasına göre 49 ile 183 YTL arasında değişiyor. Her pakette 30 adet küçük bant bulunuyor. Firma yetkilileri, hamileler, süt veren anneler, iyota karşı aşırı hassasiyeti olanlar, yüksek tansiyon, tiroit, diyabet gibi rahatsızlıkları bulunanların bu bantları kullanmalarını önermiyor.

 

İlahiyatçılara göre;

 

MEHMET BARIŞ Önemli olan niyet


Adana İl Müftüsü Mehmet Barış, ibadette en önemli unsurun kişinin niyeti olduğunu belirterek, "Oruç bir yerde vücudu terbiye etmektir. Tokluk bandını takanlar da aynı amaca hizmet ediyor. Bu nedenle sakıncalı değil" dedi.

 

PROF. DR. KERİM YAVUZ Duş almak gibi...

 
Çukurova Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Kerim Yavuz, duş almanın ve cilde merhem sürmenin orucu bozmadığı gibi tokluk bandının da orucu bozmayacağını söylüyor.

 

Yukarki açıklamalara cevaben önce en makbul fetva kitablarından birinin ibaresini okuyalım:

 

<<Mülteka - Oruç Bahsi-

Vücudundaki bir yaraya veya başındaki bir yaraya ilaç koysa veya ilaç karnına veya beynine ulaşsa orucu bozar.

İmamı A’zam’a göre serinlemek için burnuna su vermek mekruhtur. Aynı şekilde (serinlemek için) gusletmek –banyo yapmak- ve ıslak bir elbiseye bürünmek te mekruhtur. Özürsüz yere ağıza su vermenin mekruh olduğu söylendi. >>

Bahsedilen bantlardan vucuda her hangibir şey dahil oluyorsa mutlaka orucu bozar, zira vucuda menfaat veren ve içine dahil olan şeylerin orucu bozmasında şüphe yoktur. Eğer vucuda dahil olmadığı halde kişiye kuvvet veriyorsa, yine en azından mekruhtur sakıncalıdır, işte İmamı A’zam r.aleyhin gusül – banyo hakkındaki fetvası da oruçlunun serinlemek ve kuvvet bulmak niyetiyle olduğundan mekruh demiştir.

Yaralara konan merhemlerin içeriye nufuzu varsa orucu bozar.  Dış deride kalan merhemler içeriye nufuz etmezse zarar vermez.

İlahiyyatçıların getirdiği illetlerinde –önemli olan niyettir- demişler, zaten niyeti bozuk olan böyle istifade yollarına tevessül eder, kaçamak yapmaya çalışır. Niyeti halis olanlar böyle şeylere tevessül etmezler, ancak aciz kalırlarsa kendilerinin özel halleri için fetva isterler.  Her amelde niyet sadece yeterli olmaz, belki fiilin de niyetine uygun olması gerekir. Abdest ve gusülde niyet şart olmadığı halde temizlik hasıl olur.

Netice: Oruç bozan ve bozmayan şeyler hakkında pek çok ihtilaf ve teferruat olduğu halde bu gibi hassas konuları resmi memur kafalı etiketli din adamlarına sormadan evvel gerçek takva sahibi alimlere sormak ve en uygun olan fetvayı almak lazımdır, kaçamak yollara tevessül etmemeli, ibadetimizi en güzel şekilde ifa etmeliyiz. Din görevlileri fetva vereceklerse, önce şu çıplaklık ve faiz gibi kangıren olmuş meseleler üzerinde açıklamalar yapsınlar, milleti felaketten kurtarmanın yolunu göstersinler, hac ve umre ticaretiyle milleti uyutmasınlar.

Ayrıca haber 5 gibi bir sitenin tutumunu da kınıyoruz, zira çıplak kadın vucuduna bant takılışını sergileyerek islam iffetini terk etmişler, acınacak zavallı hale düşmüşlerdir. Eğer bu gibi rezillikleri caiz görüyorlarsa, Allah hidayet versin deriz.

Cumartesi, 23 Ağustos 2008 17:54 tarihinde güncellendi

Sayfa 364 - 414

Yasal uyarı : Sitedeki sohbet, yazı ve resimler; üzerinde hiçbir değişiklik yapılmadan ve kaynak göstererek alınabilir.
Üzerinde değişiklik yapılması, ticari amaçla kullanılması hukûken yasaktır.