.

.

Ali Kara - İlim ve İrfan Menbaı

DİYANET, NİHAYET!

 diynt_log.jpgDİYANETİN AÇIKLAMALARI
 
Ramazan ayının huzur içinde geçirilmesi konusunda il müftülerine bir yazı gönderen Diyanet İşleri Başkanlığı, alınması gereken tedbirleri hatırlattı.

İmam hatipleri cami ve kişisel temizlik ve uyulması gereken kurallar konusunda uyaran yazıda, özellikle Ramazan ayı boyunca imam hatiplerin namaz vakitlerinde cemaaten önce camiye gelmeleri ve namazdan sonra en son camiden ayrılmaları konusunda hassas davranmalarını istedi.

İmam hatiplerin sarık ve cübbelerinin temiz olmasına dikkat edilmesi, kişisel temizliğe özen gösterilmesi belirtilen yazıda, ayrıca caminin iç ve dış temizliğinin de yapılması gerektiği kaydedildi.

Camilerin boya badana ve bahçe düzeninin Ramazan'dan önce bitirilmesi çağrısı yapılan yazıda, ayrıca ses cihazlarının da kontrol idelmesinin altı çizildi.

Ramazan boyunca camilerde 2 kez mukabele okunması konusunda imam hatipleri bilgilendiren Diyanet, mukabelelerden birinin sabah namazından sonra, diğerinin ise cematin istediği zamanda okunmasını kaydetti.

Ramazan boyunca vaazların öğle namazı öncesi ve teravih namazı öncesi yapılması önerildi. Başkanlık, ayrıca teravih namazından sırasında cami avlusuna gelen seyyar satıcıların cemaati rahatsız etmemeleri için ilgili kurumlarla görüşülerek tedbir alınmasını istedi.
 
YORUM:
Allahu tealaya şükürler olsun diyanetimiz nihayet güzel ve yerinde bir açıklama yaptı, hac ve umra ticaretinden zaman bulan diyanet, imamların daha temiz düzenli ve takva olmaları için bir takım açıklamalar yaptı ki, bunlar zaten herbir kaliteli müslümanın davranış usulleridir, ama bunları imamlarda bile görmüyoruz. Allahu teala gerçek takva sahibi imamlar nasib eylesin.  Bazı cami imamları, Resulullah s.a.v. in makamı olan o mihrablarta sarıksız geçmekte, cemaatleri de bir şey söylememekte, bu nasıl önder, bu nasıl imam.  Ayrıca birde abdest genelgesi yayınlamaları lazım. Helada tam temizlenmeden abdeste başlayan kişinin abdesi tutmaz, imamlığı da olmaz.

Çarşamba, 27 Ağustos 2008 07:19 tarihinde güncellendi

Din düşmanlarına ihanet - 269. Mektub

mucahidde.jpg

269. MEKTUBUN BAŞLIĞI VE KONUSU

İkiyüz altmışdokuzuncu mektup, Murtaza Han'a yazılmıştır.

Din düşmanlarına ihanete, batıl ilahlarını tahrib etmek ve onları hakir görmeye teşvik, şu kıymeti büyük işi temenni etmek ve bunlarla alakalı hususlar hakkındadır.  

 

269. MEKTUBUN TERCÜMESİ

Hamd Allah'a mahsustur, selam seçtiği kullar üzerine olsun.

Bil ki her kes için, işlerden bir işi temenni vardır. Bu fakirin temennisi, Allah celle celaluhu'nun ve Resulullah sallallahu aleyhi ve âlihi sellem'in düşmanlarına karşı şiddetli olmak, şu hainlere karşı ihaneti ulaştırmak, batıl ilahlarını hakir görmektir.

Yakinen biliyorum ki Hak celle ve alâ katında, bu amelden daha çok razı olunan bir amel yoktur. Bu yüzden sizi, şu razı olunan amele tekrarlı olarak teşvik ediyorum. Bu işi yerine getirmeyi, islamın en mühim işlerinden görüyorum.

Orayı şereflendirmeye muvaffak edildiğinden, şu sıkıntılı beldeyi tahkirde teayyün ettiğinden ve ehlini değersiz yaptığından dolayı evvela şu nimetin şükrünü eda etmek lazımdır. Zira pek çok kimseler, o makama tazim için giderler, oranın ehline hürmet ederlerdi. Allahu subhanehu'ya hamd ve minnet olsun ki bizi şu bela ile imtihan etmedi.

Şu büyük nimetin şükrünü eda ettikten sonra, şu hainleri, hüsranda olan şu kimseleri ve batıl ilahlarını değersiz kılmakta son derece gayret göstermek, gizli ve aşikârede şu cemaati yok etmek için mümkün oldukça son derece gayret etmelidir. İhanet nevilerini, nakıs putlarına ulaştırmalı ki, bu amel ile, onlar hakkındaki bazı gevşekliklerimizin telafisi ve tedarükü hasıl olması umulur. Bu iş, şu şeyler hakkında keffaret olur.

Bedenin zafiyeti ve şiddetli soğuk, beni oraya gelmekten men ediyor. Değilse elbette, şu işe rağbetlendirmek için hizmetinize koşardım. Şu münasebetle, şu taşa tükürürdüm. Ve bunu, saadetin baş sermeyesi kabul ederdim. Bundan daha fazla nasıl mübalağa edeyim.


  Yorum:

İşte şu büyük imamın açıklamaları. Bu kadar tavizsiz ve net. Böyle olduğu halde bazıları, İmamı Rabbani'yi k.s. diyaloga karşı değilmiş gibi göstererek  yalış tevile kaçıyorlar ki bu, mazaallah şu Allah dostuna iftira olur. Allahu teala dostlarını muhafaza eylesin, bizleri de onların peşinden ayırmasın. 

Perşembe, 19 Şubat 2009 16:07 tarihinde güncellendi

Samanyolu'dan bin kat daha büyük

feza.jpgAvrupa Astronomi Rasathanesi, 7,7 milyar ışık yılı ötede kainatın uzak köşelerinde şimdiye kadar tespit edilen en büyük galaksi kümesini buldu.

Avrupa Uzay Ajansı'nın (ESA) açıklamasına göre, rasathane uzmanlarının "2XMM J083026 524133" adını verdiği "dev" galaksi kümesi, kainattaki karanlık enerjinin varlığına işaret ediyor olabilir.

Açıklamaya göre, kümede bin kadar büyük galaksi yer alıyor. X ışını yayan kozmik kaynakların tespiti amacıyla yürütülen çalışmalar sırasında tesadüfen tespit edilen ve daha sonra daha güçlü bir teleskopla gözlem altına alınan galaksi kümesinin, Samanyolu'dan bin kat daha büyük kütleye sahip olduğu tahmin ediliyor.

Almanya'nın Potsdam kentindeki Astrofizik Enstitüsünden Georg Lamer, galaksi kümesinin varlığının, kainatın hızlanarak mütemadiyen genişlemesinin müsebbibi sayılan karanlık enerjiyi kanıtladığını bildirdi. Lamer, yazılı açıklamasında, "Uzak evrende bu denli yoğun galaksi kümesi bulunması, ancak karanlık enerjiyle izah edilebilir..." dedi.

Astrofizikçiye göre, 7,7 milyar ışık yılı mesafedeki galaksi kümesinin büyük kısmı, 100 milyon santigrad derece sıcaklığa sahip gazlardan oluşuyor.  (AA)

Yorum:

Avrupalı anlamadığı şeye -karanlık- damgasını vuruyor, neden, çünkü asıl karanlık kendilerinde, kalblerinde ve anlayışlarında. İslamın nuru ile nurlansa, kainatın tamamının Allah katında hiç bir değeri olmadığını, ancak ibadet için işe yaradığını anlayacaklar da, bir türlü ilahlaştırdıkları nefislerini bırakamıyorlar. Bütün alem yok olup ahırete çıkılınca, bir müslüman için dünyanın iki katı veya on katı cennet arazisi verildiğini gördüklerinde asıl pişmanlıkları o zaman bilinecek.

Çarşamba, 27 Ağustos 2008 07:46 tarihinde güncellendi

İSRAİL BOŞ DURMUYOR!

yahudil.jpg israil boş durmuyor!
Kudüs’ten gelen bilgilerde, İsrail’in füzesavarlarının, işgali altındaki eski beldedeki Yahudi yerleşimcilerin evlerine girmesine izin verdiğine dair ayrıntılar yer alıyor. Kudüslülerin oturduğu bu evler Mescid-i Aksa’ya onlarca metre, hatta daha az bir uzaklıkta. Füzesavarların girdirilmesi, ortada Mescidi Aksa’nın yıkılması, Süleyman heykelinin kurulması veya Harem bölgesinin bölünmesi ve Kubbetussahra’ya komşu Yahudi sinagogunun yapılmasına hazırlık olarak Mescid-i Aksa’yı bombalamak için plan yapan birilerinin olduğu anlamına geliyor.
Ayrıca Kudüslüler geceleri Mescid-i Aksa bölgesinde kazı sesleri duyuyorlar ve bazı zamanlar meydana gelen hafif sarsıntılar hissediyorlar. Bu durum kazı çalışmalarının sürdüğü ve son dönemde tünelleri mayınlayıp patlatarak Mescid-i Aksa’yı ortadan kaldırma hazırlığının artış gösterdiği anlamına geliyor.

Belki de operasyon öncelikle altından inşaatının zayıflatılması ve ardından ortadan kaldırılması için füzelerle mescidi bombalamak olabilir. İsrail o vakit aşırı güçlerin bunu yaptığını ifade edecek ve bizler mescidin ortadan kaldırılışını gözlerimizle görmemiz sonrası çok kötü durumda olacağız, bizlere taşlarını toplama izni verirlerse şayet, taşlarını toplamakla uğraşacağız.

Ayrıca şu günlerde mescidin etrafında tuhaf hareketlilikler var. Onlarca kontrol noktası kuruldu. Yeni onlarca kamera monte edilmesi yanı sıra İsrail, El Magaribe kapısında yeni bir köprü inşa etme hazırlığında. Bu inşaat Ramazan ayıyla birlikte başlayacak. Arap dünyası ise izliyor ve kınıyor ancak bütün bunlar İsrail’e zarar vermez. Bütün Filistin’i ve Kudüs’ü işgal etti. El Halil’deki İbrahim haremini böldü ve insanları öldürdü.

İSRAİL SADECE GÜÇTEN ANLAR

İsrail’le ilişkileri kesmeliyiz. Mısır ve Arap ülkeleri İsrail’le ilişkilerini kesmeli. Batıya akan Arap petrolü ve gazı durmalı ve çekişmenin temellerine dönülmeli. Tek çözüm bu. Birçokları ‘Kudüs cihadından’ konuşmaktan bile utanıyorlar ve bunu bir kusur, geri kalmışlık ve geçmişin dünyasında yaşamak olarak görüyorlar. Oysa Allah Teala, Kur’an’da, İsra suresinde kesin sonuca işaret etti. İsrail güçten başka birşeyden anlamaz. Bugün çağrıların en sadesi, Aksa için Filistin intifadasının ilan edilmesi, müzakere seçeneğinden vazgeçilmesi ve 48 Filistinlilerinin bu intifada hattına girmesidir.

ÜMMET AKSA’YI KURTARMA GÜCÜNE SAHİP

Kudüs cihadının ilan edilmesi tek çözümdür. Akılları gördüğümüz ve işittiğimiz bütün tuhaflıklarla bozulan bu nesiller kendilerini eşyaların gerçeğine götürecek kimselere muhtaçtır. Ordulara, bankalarda biriken milyarlara, depolarında yüzlerce ton kullanılmayan silahlara sahip olan bu ümmet Aksa’yı kurtarabilir, çekişmenin temellerine dönebilir ve insanlara ruh yayabilir. Bu bir ayıp ve utanç verici durum değil. İstenen budur. Temel seçenekleri göz ardı ettiğimiz müddetçe daha fazla alçalmışlık yaşayacağız. Zira Mescid-i Aksa’yı yıkmak isteyen İsrail, mesajların ve protestoların dilinden anlamıyor. Sadece tek bir dilden anlıyor.

yorum:

Bu haberi diyalogçulara atfediyoruz, ehli kitab hangi dilden anlarmış görsünler. Diyalogçulardan başka herkes, ehli küfre karşı tebliğ ve cihadı savunurken, onlar hala daha diyalog diye tutturmuşlar. Her halde bir çıkar söz konusu!

Çarşamba, 27 Ağustos 2008 07:48 tarihinde güncellendi

Sayfa 361 - 414

Yasal uyarı : Sitedeki sohbet, yazı ve resimler; üzerinde hiçbir değişiklik yapılmadan ve kaynak göstererek alınabilir.
Üzerinde değişiklik yapılması, ticari amaçla kullanılması hukûken yasaktır.