<<1953 Mayıs ayında , Müslümanlar ve Hristiyanlar
arasında mütecaviz dinsizliğe karşı işbirliği temini için, İstanbul’da Patrik Athenagoras’ı ziyaret
etmiştir. Istanbul'un 500. Fetih yıldönümünde gerçekleşen bu görüşmede,
Bediüzzaman Hazretleri odasına girdiği zaman Patrik ayağa kalkarak hürmetle yer
gösterir. Kendisine : “Hıristiyanlığın dini hakikîsini kabul etmek, Hazreti
Muhammed'i peygamber ve Kur'anı Kerîmi de Kitabullah kabul etmek şartıyla ehl-i necât olacaksınız (kurtuluşa
ereceksiniz) .” der. Papa: Kabul ettim, der. >>
Salı, 26 Ağustos 2008 10:01 tarihinde güncellendi
Salı, 26 Ağustos 2008 07:49
Ali Kara
İşte Küfrün Gerçek Yüzü!
ABD, çokuluslu gücün Afganistan'daki operasyonu sırasında 90'dan fazla sivilin ölmesini ''meşru'' buldu.
ABD
Savunma Bakanlığı (Pentagon) Sözcüsü, sivillerin ölümüne yol açan
operasyonun Taliban'a karşı düzenlendiğini söyledi ve ''Operasyonun
meşru olduğunu düşünüyoruz'' dedi. Sözcü, ''Maalesef bu arada sayıları
tartışmalı da olsa siviller hayatını kaybetti. Bu nedenle soruşturma
yürütülüyor'' diye konuştu.
Afgan yetkililer, çokuluslu gücün,
cuma günü Şindand bölgesindeki Azizabad köyünü hedef alan
bombardımanında, çoğu kadın ve çocuk olmak üzere 90'dan fazla sivilin
öldüğünü açıklamışlardı. <<Haber sitesinden>>
YORUM:
İşte ehli kitabın özgürlük havarilerinin en son icraatı. Bunlar kendi tıynetlerini işliyor da, buhların kucağında beslenen zavallı saf müslüman cıklar, hala daha bunlardan medet bekliyorlar, bunlarla diyalog yapacak lar. Küfür tek millettir, kafirler bütün müslümanları yok etmek ister, gibi ilahi ikazlardan nasihat almayanlar elbette şimdi ve ilerde cezasını buluyorlar ve bulacaklar. -Zalimlere meyletmeyin, ateş sizi yakalar- ilahi fermanına kulak vermeyenler düşünsün..
Salı, 26 Ağustos 2008 09:39 tarihinde güncellendi
Pazartesi, 25 Ağustos 2008 16:27
Ali Kara
Genç Adam sitesine cevap
Yazar Dr. Emin Şimşek
Soru : Fethullah Gülen Hocaefendinin,
Amerika'da Musevi Cemaati ADL (Anti Defamation League) Lideri ile görüşmesi
doğrumudur?
Bir İslami Cemaat Liderinin, yahudi veya
hristiyan bir cemaat lideri ile görüşmesinde Kur'an ve Sünnet perspektifinde bir
sakınca yoktur. Hele niyet İslamı Kalblere sevdirmek ise, o zaman bu görüşmeler
Allah katında müsbet yönde değer kesbeder, çünkü yapılan temsil noktasında
tebliğdir, buda Kur'anın emridir:
'Ey Peygamber! Rabbinden sana indirileni tebliğ et. Eğer bunu yapmazsan onun
verdiği peygamberlik görevini yerine getirmemiş olursun. Allah seni insanlardan
korur.'(Maide,67)
Efendimiz (SAV) , Taif dönüşü Mekke'ye alınmaz! Çünkü, Mekke'ye yeni bir Din
ile gelmiş ve putperest bir halka putları bırakmasını istemektedir. Hazır Mekke
dıþına çıkmışken, içeriye alınmaması kararlaştırılmıştır. Efendimiz (SAV) bunu
beklememiş ve özvatanı olan Mekke'ye girmek istemiştir. Neticede, kendisine
kefil olacak birini getirirse, Mekke'ye girebileceği söylenir. Efendimiz(SAV) ,
Mekke eşrafından müşrik olan Mut'im bin
Adiyy denen kişiye kendisine kefil olabileceğini söyler.
Mut'im e sorulur ve oda kabul eder. Yani bir müşrik yerine göre Efendimiz(SAV)
'e kefil olmuştur, Ebu Talib amcası
mümin değilken,vefat ettiğinde müşrikler cesaret toplayıp daha
çok zulüm yapmaya başladıklarında Efendimiz (SAV) şöyle demiştir: 'Amcacığım,
yokluğun ne çabuk belli oldu? Ama, Onu (SAV) koruyan bir mümin değildi !
Hocaefendininde bu tarz görüşmelerini, İslamın doğru tanıtılması ve seviyeli
temsil edilmesi adına yapıldığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Bundan ise bırakın
bir mahzurun olması, bizzat Efendimiz
(SAV) in hayatında var olan şeylerdir.
<<Site: Genç adam-Diyalog
felsefesi>>
YORUM: Yukarki açıklamalar ve sitenin ismini
görüyorsunuz. Biz de bu hususta, islamdan öğrendiğimize göre bildiklerimizi
söylemek durumundayız.
Evvela islamı sevdirmek niyetinizi ele alalım:
Sizin sevdirmeye çalıştığınız gerçek islam mı yoksa kendi anlayışınız mı? Kendi
alayışınız ise zaten sitenizin ismine göre felsefi bir şey olmalıdır ki
felsefenin dinimizde yeri olmadığı herkesçe malumdur. Eğer gerçek islamı
sevdirmeye çalışıyorsanız, şunu sorarız; gerçek müslümanlar sizin gibi mi
yaptı? Yoksa islamı en ince tererruatıyla tatbik ederek mi gösterdiler ve
sevdirdiler? Aşağıda getirdiğiniz örneklerde Efendimiz s.a.v. in müşrik birinin
emanıyla Mekke’ye girmesi veya amcasının desteklemesi gibi hususlar, mekke
döneminde olup islamın ve müslümanların sahipsiz olduğu dönemdi, hatta
Necaşi’nin yanına hicret ettiler. Ama Medine dönemi ki islamın devlet ve
cem’iyyet sahasında tam tatbikatından sonra kafirlerle yapılan anlaşmalar ve
ittifaklarda dikkat edilirse hep müslümanlar faideli çıkmış ve üstün konumda
olmuşlardır
Kimseye
boyun eğerek medet beklememişlerdir. Sizin bahsettiğiniz Musevi Cemaati ADL isimli örgütün ne
niyetle kurulduğu, nasıl işler becerdiği, hangi amaca hizmet ettiği herkesçe
malumdur da acaba sizce malummudur? Mescidi Aksa’yı yıkıp kiliseyi ortaya
çıkartmaya çalışan bir çete lider, acaba sizinle neyi görüşüp neyi ortaya
çıkartacak, dikkat edin.
Bir diğer husus, kim adına görüşme yaptığınızdır.
Biz ehli sünnet tasavvuf ehli kimseler, İmamı Rabbani k.s. nun deyimiyle -Köpekler
gibi kapı arkasına kovulacak- kişilerle konuşacak bir şeyimiz yoktur. İsmail
Haniye nin dediği gibi onlarla ancak cihad ile mücadele edilir, başka sözden
anlamazlar. Nitekim füzeleri kafalarına yeyince esir değişlimi anlaşmasına razı
oldular.
Tebliğ hakkındaki ayeti kerimeyi zikretmişsiniz,
tamam da Nebi s.a.v. in tebliği ile sizin tebliğinizin birbirine benzer tarafı
neresi? O’na emredilen tebliğ bu ayette kendisine vahyedilenleri açıklaması ve
bütün insanlığa ilan etmesidir. Özelde tebliğin şartları belirlenmiştir, Allaha
itaate ve Resulüne ittibaya davet edilirler, eğer tabi olmazlarsa biz müslüman
olduğumuzu ilan ederek onlarla alakayı keseriz. Sizler hala daha, o zalim ve
islama düşman olan kafirlerin iman edeceğini mi zannedersiniz? Ne zaman
onlardan alakayı keseceksiniz?
Bazılarınız da bunların iki kısım olduğunu iddia
edip, bir kısmının dinlerinden ilham alarak feyizlenerek saf olduğunu, diğer kısmın
inkarcı ve düşmanca tavırlı olduğunu iddia edersiniz. Halbuki “Küfür tek
millettir” hadisi şerifi sizi
yalanlamaktadır. Eğer bir kısmı insaflı olsa, diğer azgınların yaptığı
zulümleri niçin destekliyorlar, neden onlara mani olmuyorlar? Zulme rıza
zulümdür, hepsi aynı niyettedir, bu niyetlerini gerçekleştirmek için pek çok
örgüt kurmuşlardır. Bunlardan biri de ADL örgütüdür, birleşmiş milletler,
nato, avrupa birliği gibi örgütlerdir.
Bu örgütlere tebliğ için evvela bunlar
karşısında güçlü olan örgütleri kurmanız gerekir. İslam birliği, islam
konferansı, islam ekonomi örgütü, islam yardım merkezleri gibi ses getiren
kurumları işler hale getirirsiniz, sonra dünyada etkili örgütleri hizaya
çekersiniz. Birkaç tane okul kurmakla, onlara etki edemezsiniz, zaten sizin
okullarınız da onların proğramını tatbik ediyor, yani onların reklamını yapıyor,
islami eğitim vermiyor ki.
Gelin evvela biz kendi aramızda şunu ortaya
koyalım. -Bizler islamı aslına uygun olarak yaşayacakmıyız yoksa felsefemize
göre mi takılacağız?-
Bu soruya cevap vermeden, hiçbir meseleyi
çözemeyiz. Herkes kendi tuttuğu yolu haklı görmekte, diğerlerini yok saymakta. Arada
ittifak olmayınca ehli kitap bizleri parça parça yutmaktadır.
Genç adfam sitesi, daha çok olgunlaşması ve
kemale ermesi lazım ki işe yarasın, gençliğin işi ilim amel ihlas kazanmaktır. Kemal
yaşına ulaşana kadar islami ilimleri tahsil ederek Allah dostlarına tabi
olmaktır. Yaş kırka gelince –Ya rabbi’ nimetine şükür yollarını bana öğret-
diye dua eder. Gençleri kandırarak maddi vaadlerle kullanarak hedefe varmak
isteyenler yarı yolda kalır.
Salı, 26 Ağustos 2008 09:49 tarihinde güncellendi
Pazartesi, 25 Ağustos 2008 13:51
Ali Kara
Nuri Kendini Övdü!
Yaşar Nuri, Kendi Kitabını Övdü
<<Şunu bilmek borcundayız:
İslam
diye bir gerçek varsa -ki kuşkusuz vardır- bunun esası, olması gerekeni
tüm çıplaklığıyla ortaya konmalıdır. İnsanlık onurundan nasibi olanlar,
çağların önümüze yığdığı Arap-Acem-Şaman karışımı bir hurafe yığınını
‘İslam' diyerek övgülerine veya yergilerine konu edinmemelidir. Ne
yazık ki, dünyada ve özellikle ülkemizde yapılan budur. O halde, samimi
ve onurlu insanlar, gerçek İslam'ı ortaya koymak, tanımak borcundadır.
Bunu yapmak, mucizeler yaratmaya bağlı bulunmuyor. Kur'an'a başvurmak
yeterlidir. Bu başvurunun beklenen sonucu vermesi için şu üç şeye
muhtacız: İyi niyet, yeterli gayret ve bilgi.>>
Yorum: Yaşar Nuri öztürk malum zat, partisinin kapanma aşamasında kendi reklamını yaparak -Kur'andaki İslam- isimli eserini övmeye başladı. Yukardaki satırlar onu ifadeleri. İslamı sadece Kur'ana bakarak nasıl anlamışsa, millete akıl vermeyi göze almış, yanına da açık bir bayan alıp poz vermiş.
Onun gibilerinin anladığı islamdan sadece güzel ahlaklı olma tavsiyeleridir, güzel ahlaklı olmak değil. Evet bu gibi laik kafalı para ve şöhret hastaları, biz samimi müslümanlara akıl verip müsamahakar olmamızı, güzel ahlaklı olmamızı, ileri görüşlü olmamızı tavsiye ederler, kendilerine gelince her haltı karıştırırlar. Bizim, sizin gibi yarım akıllılardan, akıl fikir almaya ihtiyacımız yok. Siz kendiniz gibilerine akıl verin. İslamı anlayıp yaşayan binlerce islam aliminin anlayışına ne olmuşta Yaşar nuri Kur'andan islamı farklı anlamış ve hurafeleri çıkartmış. Bir kere Kur'anın tamamı haktır, hurafe kur'ana muhalif olan Yaşar nuri gibilerinin kafası ve hayalleridir. Peygamber s.a.v in sünneti olmadan, ashabı kiramın söz ve hayatları bilinmeden, mezheb imamlarının kitablarına bakılmadan islamı doğru anlamak ve öğrenmek mümkün değildir. Bu gibi zavallılara gülüp geçeriz, hidayetleri için dua ederiz, ama islamı, aslından alıp tatbik eden alimlere tabi oluruz, edebiyyat parçalayan içi dışı başka olanlara değil.
Yasal uyarı : Sitedeki sohbet, yazı ve resimler; üzerinde hiçbir değişiklik yapılmadan ve kaynak göstererek alınabilir. Üzerinde değişiklik yapılması, ticari amaçla kullanılması hukûken yasaktır.