Buharîye Saldıran Bidatçiler
Mehmet Şevket Eygi | Milli Gazete
Yıllardan beri işitirim: Bazı ilâhiyat
fakültelerinde ve bazı imam-hatip mekteplerinde bazı öğretim
görevlileri ve bazı öğretmenler derslerde talebeye Sahih-i Bahurî
aleyhinde sözler ederler, bu muteber ve mukaddes kitapta mevzu hadîs
bulunduğu iftirasını atarlarmış.
İslâm dünyasının yüzde doksanını oluşturan Ehl-i Sünnet camiasında Sahih-i Buharî için "Esahhü'l-kitab ba'de Kitabillah" denir. Yâni Allah'ın Kitabı Kur'ân-ı Kerîm'den sonra kitapların en doğrusu...
İlâhiyat fakültelerinde ve imam-hatip mekteplerinde böyle hezeyanlar edilmesi doğrusu büyük bir rezalet ve skandaldır.
Hiçbir ciddî ve gerçek din âlimi, fakih, muhaddis böyle iftiralar atmaz, hezeyanlar savurmaz.
Ehl-i bid'at Buharî aleyhinde bulunmaz mı? Bulunur. Vaktiyle bir
Rafizî kitabında okumuştum, "Buharî'de varsa yoksa ancak iki sahih
hadîs vardır" diye yazılıydı!..
Bu yalanları, bu iftiraları, bu hezeyanları kimler sarf ediyor?..
Kendini allâme-i cihan zanneden bid'atçi bir ilâhiyatçı var. Bir
ekip ve ekol kurmuştur. Bol keseden aykırı ictihadlar yapar, aykırı
fetvalar verir. Bu hezeyanlar ondan çıkmakta, bağlıları tarafından
yayılmaktadır.
Sevgili ilâhiyatçı ve imam-hatipli gençleri uyarıyorum:
1. Sahih-i Buharî'de mevzu hadîs yoktur.
2. İmamı Buharî hazretleri Sahih'ini, varyantlarıyla birlikte yüz binlerce hadîsten seçip derlemiştir.
3. Kitabına koyacağı her hadîs için istihare yaptığı rivayet olunur.
(İstiharenin ille de uykuya yatarak yapılması gerekmez. Asıl istihare
uyanıkken yapılır. Tafsilatı için muteber kitaplara bakınız.)
4. Buharî'nin çok muteber ve mübarek tefsirleri, şerhleri vardır.
5. İslâm Şeriatının, fıkhının ikinci temel kaynağı Sünnet'tir.
Sünnet kitaplarının en güvenlisi, muteberi, doğrusu Sahih-i Buharî'dir.
6. Mezhepsizler, bid'atçiler, bazı Selefîler, reformcular, gayr-i
müslim ve müslim oryantalistler, İslâm dininde yenilik ve değişiklik
yapmak isteyenler, Ehl-i Sünneti yıkmak, onun yerine kendi fırkalarını
hakim kılmak için Sünnete, hadîslere ve bu arada Sahih-i Buharî'ye
açıkça veya sinsice saldırırlar.
7. BOP (BüyükOrtadoğu Projesi)içinde, Haçlıların ve Siyonistlerin
işine gelecek yeni bir İslâm türetmek maksadıyla; Avrupalıların,
Amerikalıların, İsrail'in, Hıristiyanların, Musevîlerin işlerine
gelmeyen hadîslerin ayıklanması maddesi de vardır.
8. Bu işin içinde azılı Farmason, yalancı ve aldatıcı, taqiyyeci,
maceraperest, aktivist, karışık adam Cemalüddin Afganî'nin hayranları
ve taraftarları da vardır.
9.Buharî'ye saldıranların bir kısmı vazifelidir: Onlar fıkıhsız,
Şeriatsız, muamelâtsız, ukubatsız, ahkam-ı sultaniyesiz ılımlı, light
bir İslâm türetmek, dinimizi beşerî bir ideoloji ve hümanizma haline
dönüştürmek istiyor.
10. Usul-i fıkıh ve usul-i hadîs ilimlerini icazetli ve ehliyetli
bir üstaddan okuyanlar ve öğrenenler bilirler ki, Resuli Kibriya
sallallahu aleyhi ve sellem efendimizin sahih hadîsleri de bir tür
vahiydir. Kur'ân-ı Mecid'te Peygamber-i zişan için "O kendi hevasından
konuşmaz" buyurulmşutur.
11. Kur'ân'a, Sünnete, icmâ-i ümmete, cumhur-i ulemâ yoluna, dinî
konularda Sevad-ı Âzama bağlı olan her Müslüman Sahih-i Buharî'yi
yüceltmeli, dinimizin Kur'ân'dan sonra en güvenilir kaynağı olan bu
mübarek ve muazzez kitaba iftira edenlere yüz vermemelidir.
12. Buharî'de mevzu hadîs vardır hezeyanını savuran birtakım
ilâhiyatçıların, imam-hatip muallimlerinin ilmî icazetleri, yani islâmî
diplomaları yoktur. Onlar, geleneksel Ehl-i Sünnet öğretilerinin dışına
çıkamaz. Çıkarlarsa dall ve mudil olurlar, yani sapıtmış ve saptırmış
olurlar.
13. Sünnet yıkılırsa fıkıh yıkılır. Fıkıh yıkılırsa İslâm dini temellerinden dinamitlenmiş, bombalanmış olur.
14. Merhum Sultan Abdülhamid-i Sânî efendimiz zamanında "Buharî'de
mevzu hadîsler vardır..." hezeyanı savrulmuş olsaydı, bunu yapan
saygısız ve cür'etkâr kişi soluğu Fizan'da veya Yemen'de alırdı. Halife
hazretleri, ulemâ ve fukaha, meşâyih-i kiram böyle bir iftiraya
kesinlikle tepkisiz kalmazlardı.
15. 1950'li yıllarda, Ankara'nın yüksek tepelerinden birinde içkili
bir sofrada: "Biz dinî hurafeleri doğrudan doğruya saldırarak yok
edemedik. Bu sefer işi mihraptan halledeceğiz" denilmişti. İşte elli
seneden beri bu yapılmaktadır.
Hülasa-i kelâm:
Kur'ân haktır.
Sünnet haktır.
İcmâ-i ümmet haktır.
Şeriat haktır.
Dört mezhep haktır.
Fıkıh haktır.
Sahih-i Buharî'de mevzu hadîs yoktur.
Bid'atçiler yalancıdır.
Reformcular fesatçıdır.
İslâm'da yenilik ve değişiklik olmaz.
Dinimiz mükemmel ve mükemmil dindir.
Müslümanların kendilerini islah etmeleri ve ahkam-ı islâmiyeye uydurmaları gerekmektedir.
Nasirüddin Albanî gibi icazetsiz kimseler muhaddis değil, süper bid'atçidir.
Bugün Türkiye'de müctehid seviyesinde ve tabakasında hiçbir âlim ve fakih yoktur.
İslâm'ın sahih itikadına, fıkha aykırı saçma sapan ictihadlar yapanlar müctehid değil, müctehid taslağıdır.
Reformcular, mezhepsizler, Buharî'de mevzu hadîs vardır diyenler,
Ehl-iSünnet'i yıkmaya çalışanlar maalesef yüz binlerce dolarlık
câizeler ve telif ücretleri ile teşvik edilip desteklenmektedir.
Kur'ân bütün insanlığa gönderilmiştir. Kur'ân'ın Yahudileri ve
Hıristiyanları İslâm'a çağırmadığı iddiası bilkülliye yalandır,
yanlıştır.
Afganî, taqiyye yaparak Müslümanları aldatmıştır. İranlı olduğu
halde kendisini Afgan göstermiş, Şiî olduğu halde Sünnî postuna
bürünmüştür.
Onun talebesi Muhammed Abduh da Masondur, merduttur, Ehl-i Sünnet dışı fikir ve görüşleri vardır.
Reşid Rıza da bid'atçidir.
Yılın tarihin büyük din âlimleri ve fakihleri listesinin başında
Şeyhülislâm Mustafa Sabri, Düzceli Muhammed Zahid el-Kevserî, Yusuf
İsmail en-Nebhanî, Mekke Şafiî Reisülulemâsı Zeynî Dahlan vardır.
Bütün Ehl-i Sünnet ulemâ ve fukahası Afganî'ye, Abduh'a, Reşid Rıza'ya karşıdır.
Buharî'ye, dolaylı olarak mezheplere ve fıkha, Ehl-i Sünnete
saldıranlar, belli bir plan ve proje dahilinde yıkıcılık yapmaktadır.
Cadde-i Kübra-i islâmiyeyi bırakıp da Mason Afganî'nin çıkmaz sokağına girenler basiretsiz, firasetsiz, sağduyusuz kimselerdir.