.

.

Ali Kara - İlim ve İrfan Menbaı

Bir Hıristiyan Adeti Daha

gl_at.jpg
 
 
'Sevgililer Günü'nü        Kutlamak caiz mi?

 

Kapitalist sistemin çılgınca tüketmek için kullandığı günlerden biri olan “Sevgililer Günü” aslında bir Hıristiyan bayramı. Roma Katolik Kilisesi’nin inanışına dayanan bu günde insanlar, pagan ve Hıristiyan adetlerine göre “kutsal” sayılan bir günü kutlarken, aynı zamanda da kapitalist sistemin istediği şekilde çılgınca bir tüketim içerisine girerek dehşet verici bir tuzağa düşüyorlar. Vakit’e konuşan uzmanlar, Sevgililer Günü’nün yaygınlaşmasının kapitalist sistemin ve misyonerlik çalışmalarının ekmeğine yağ sürdüğünü ve tedbir alınması gerektiğini belirterek, bu noktada duyarlı medyanın önemine işaret ettiler.

 

Zemzem'in Faydaları

zemzemsuyu.jpg
 
ZEMZEM
    Hz. İbrahim (a.s.), Cenab-ı Hakkın emri üzerine hanımı Hacer validemizi ve henüz süt emmekte olan oğlu Hz. İsmail'i bugünkü Zemzem kuyusunun bulunduğu yere bıraktı. O tarihte Mekke'de hiçbir insan yaşamıyordu. İçecek su da yoktu. Hz. İbrahim, hanımı ve oğlu için biraz hurma ve bir miktar da su bırakarak oradan ayrıldı. Yiyecek ve içeceğin bulunmadığı bu ıssız yerde kalmak Hz. Hacer'e çok zor geldi. Ancak, kendilerini oraya bırakmasını Hz. İbrahim'e Cenab-ı Hak emrettiğine göre düşünmek yersizdi. Çünkü rızkı veren Allah elbette kendilerinin durumunu da görüyordu.
  
Pazar, 07 Şubat 2010 10:40 tarihinde güncellendi

Ayet-el Kürsi'nin Tefsiri

 

kuran_yaz.jpg

 

 

Ayetlerin Mealleri:

255- Allah, ondan başka ilah yoktur. Diri ve kayyumdur. Kendisine ne bir uyuklama nede uyku tutmaz. Göklerde ve yerlerde olanların hepsi onundur. Onun izni olmadan kendisinin katında kim şefaat edebilir? Onların önlerinde ve arkalarında olanı bilir. Onun ilminden ancak kendisinin dilediği kadarından başka bir şey kavrayamazlar. Onun kürsüsü gökleri ve yeri kaplamıştır. Onları koruyup gözetmek kendisine ağır gelmez. O yücedir, uludur.

اللهُ لاَ إِلَـهَ إِلاَّ هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ لاَ تَأْخُذُهُ سِنَةٌ وَلاَ نَوْمُ لَهُ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي اْلأَرْضِ مَنْ ذَا الَّذِي يَشْفَعُ عِنْدَهُ إِلاَّ بِإِذْنِه يَعْلَمُ مَا بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ وَلاَ يُحِيطُونَ بِشَيْءٍ مِنْ عِلْمِهِ إِلاَّ بِمَا شَاءَ وَسِعَ كُرْسِيُّهُ السَّمَاوَاتِ وَْالأَرْضَ وَلاَ يَؤُودُهُ حِفْظُهُمَا وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظِيمُ 255

Pazar, 07 Şubat 2010 10:17 tarihinde güncellendi

Kapı çalma adabı

kap_tarihi_.jpg
 
 
 
 
Kapı çalma, izin isteme ve içeriye girme hususundaki edepler


     Hazreti Allah celle celalüh, insanoğlunu en kıymetli varlık olarak yaratmıştır. Gönderdiği peygamberler ile de ona en layık olan edep ve ahlakı öğretmiştir. Bu edeplerden ve insanın şahsına olan saygının bir kısmı olan mahremiyetine saygıdır.

      Efendimiz Sallallahü aleyhi ve sellem, ölçüsüz, insanlık şeref ve haysiyetini ayaklar altına alan, insana yakışmayan cahiliye adetlerinin kasveti ile karanlığa gömüldüğü bunalımlı bir zamanda yetişmiş olan sahabe-i kiram efendilerimizi çok dikkatli terbiye etmiş, her konuda onlara örnek olarak en güzel şekilde eğitmiştir.

      Bu hususlardan birisi olan evlere giriş-çıkış adabını da ashabına bizzat uygulayarak göstermiştir. Enes İbni Malik’ten rivayet edildiğine göre, Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) in kapıları (ashab tarafından) tırnaklarla çalınırdı.

 

 

Pazar, 07 Şubat 2010 09:04 tarihinde güncellendi

Sayfa 106 - 414

Yasal uyarı : Sitedeki sohbet, yazı ve resimler; üzerinde hiçbir değişiklik yapılmadan ve kaynak göstererek alınabilir.
Üzerinde değişiklik yapılması, ticari amaçla kullanılması hukûken yasaktır.