AHIR ZAMAN HALLERİ -2
Halid ibin Velid r.a. şöyle dedi: “Fitne,
bir arazide olup orda masıyetler işlenir ve ordan çıkıp masıyet işlenmeyen yere
gitmek istersin de onu bulamazsın.”
Ali r.a., imandan soruldu: “Fitne
olur da, onu elinle ve lisanınla değiştiremezsin.”
Ubeyde ibni Umeyr şöyle dedi: Resulullah
sallallahu aleyhi ve sellem hucre ehline (ailelerine) çıkıp buyurdu: “Ey
Hucre ahalisi! Ateş yanaştı, fitneler
geldi; sanki onlar karanlık gece parçaları gibi. Şayet benim bildiğimi
bilseniz, elbette az güler çok ağlardınız.”
Zeyneb binti Cahş radıyellahu anhâ
validemiz dedi: Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem bir gün korkulu yüzü
kızarmış bir halde çıktı, şöyle diyordu: “Lâ ilâhe illellah, yazık (veyl)
araplara yakınlaşan şerden. Bu günü ye’cüc ve me’cüc ün seddi şunun gibi
yıkıldı/delindi (baş parmağını ve yanındakini halka yaptı.) Dedimki: Ey
Allahın Resulü! İçimizde salihler olduğu halde helak olurmuyuz?
Buyurdu: “Evet, kötülükler
çoğaldığı zaman.”
Ebu Hureyre’den r.a. rivayetle
şöyle dedi: “Yazık (veyl) olsun araplara, altmış sene başında yakınlaşan
şerden. Emanet ganimet olur, sadaka borç olur, şehadet tanıdıklar için olur,
hüküm hevaya göre olur.”
Ebi Bekre’den r.a. rivayetle Resulullah
sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
“Yakında fitneler olacak, orda yan
yatan oturandan daha hayırlıdır.oturan ayaktakinden daha hayırlıdır. Ayaktaki
yürüyenden daha hayırlıdır. Yürüyen koşandan daha hayırlıdır.”
Adamın biri: Ya Resulellah! Bana
ne emredersin? Dedi.
Buyurdu: “Kimin devesi varsa
ona katılsın, kimin davarı varsa ona katılsın, kimin arazisi varsa ona
katılsın,kimi bir şeyi yoksa kılıcına yaslansın, keskin tarafını taşa çarpsın.
Sonra gücü yeterse kurtulmanın çaresine baksın.”
| < Önceki | Sonraki > |
|---|













