.

.

Hayatı

E-posta Yazdır PDF

Peygamberimizin s.a.v Nesebi

ImagePeygamberimiz, İsmail Aleyhisselamın nesebindendir. Kabilesi de en asil, en şerefli kabile olan Haşim oğullarıdır.

Dedelerinin isimleri şöyledir:

Abdullah, Abdülmuttalib, Haşim, Abdi Menaf, Kusay, Kilab, Mürre, Kaab, Lüey, Galib, Fihr, Malik, Nadr, Kinane, Hüzeyme, Müdrike, İlyas, Mudar, Nizar, Maad, Adnan.

Muhammed (Sallallahu aleyhi ve sellem) Mekke’de dünyaya gelmiştir. Babasının adı Abdullah, annesinin adı Âmine’dir. Babası, o henüz doğma dan vefat etmiştir. Ebesi Şifa hatundur.

Arabların adeti gereği Muhammed’i (Sallallahu aleyhi ve sellem) de süt anneye verdiler. Onun süt annesi Sâd oğullarından Halime’dir. 5 yaşına kadar bu kabilenin yanında kalmıştır. Diğer çocuklardan daha hızlı geliş miştir.

Abdullah, Üneyse ve Şeyma adındaki süt kardeşleriyle birlikte oynar kuzuları beklerdi. Çocukluğunda bile hali bambaşkaydı.

Sıcaktan hiç etkilenmez başının üzerinde daima bir bulut gezer-di. Çocukta görülen garib hallerden korkan Halime, Muhammed’i (Sallallahu aleyhi ve sellem) alarak annesine getirdi. O zaman Muham-med (Sallallahu aleyhi ve sellem)  5 yaşındaydı.

6 yaşına geldiğinde annesini kaybeden Peygamberimiz’e dede-si, onun vefatıyla da amcası baktı.

Gençliğinde, amcasının bütçesine katkıda bulunmak için birkaç kez ticaret kervanlarına katıldı.

25 yaşına geldiğinde Mekke’nin asil kadınlarından olan 45 yaşındaki Hatice ile evlenmiş ve ondan: Kasım, Abdullah, Zeynep, Rukiye, Ümmü Gülsüm, Fatma adında altı çocuğu olmuştur.

Bir de Mariye'den doğma İbrahim vardır ki o, Medine devrinde dünyaya gelmiş, üç yaşını doldurmadan vefat etmiştir.

Salı, 05 Ağustos 2008 14:43 tarihinde güncellendi
E-posta Yazdır PDF

Efendimizin s.a.v. Dünyaya Teşrifi

SİYER-İ NEBİ (Peygamberimizin hayatı)

Son Peygamber MUHAMMED (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)

ImageMuhammed Sallallahu aleyhi ve sellem doğmadan önce dünyada huzur, emniyet yok idi. Kim güçlüyse o diğerini eziyor, öldürüyordu. Zülüm hakimdi, adalet diye bir şey kalmamış, insani değerler yok olup gitmişti.

Arabistan’da ise putperestlik yer etmişti. Kız çocuklarını diri diri toprağa gömüyorlar, kadınları, köleleri hakir görüp işkence ediyorlardı. Kardeş kardeşin kanını içiyordu. Bütün ahlaki vazifeler unutulmuş, kumar, içki, faiz, rüşvet almış başını gidiyordu.

Hal böyle iken yine de Kabe’ye tazimi unutmamışlardı. Fakat saygıya kusur karıştırıp putlara tapıyorlardı.

Kabe’ye yapılan bu saygı ve hürmeti kıskanan Habeşli Yemen valisi Ebrehe, ülkesinde bir kilise yaparak insanları ona çekmeye karar verir.

Başka ülkelerden de yardım alarak altın ve elmasla süslü bir kilise yaptı. Bütün halka ona ibadet edip yönelmelerini emretti.

Kendi halkı emre itat etti, fakat Arablar o kiliseyi, değil Kabe’nin yerine koymak, ona hakaret gözüyle baktılar. Hatta Mekke’li bir kaç kişi bir gece vakti kiliseye pislediler.

Bu durum Ebrehe’yi çok kızdırdı ve Kabe’yi yıkmaya yemin etti.

Kalabalık bir ordu hazırlayıp Mahmud adındaki fili de en öne koyup Kabe’ ye doğru yürüdü. Fakat fil gitmedi. Fili zorla yürütmeye uğraştılar ama fil başka yöne gidiyor Kabe’ye doğru gitmiyordu.

Onlar Fili çekiştirip dururken deniz tarafından Ebabil adındaki kuşlar ağızlarındaki ve ayaklarındaki kızgın taşları Ebrehe ve askerlerinin üzerine bıraktılar. Hepsi telef olup gitti. Ebrehe’de öldü. Allah'u Teala, evinin yıkılmasına izin vermedi ve düşmanlarını kuş ordusuyla zelil etti.

İşte Arabların Fil yılı adını verdikleri bu 571 yılının Rabiul Evvel ayının on ikinci Pazartesi, tan yeri ağarırken dünya başka bir dünya olmuştu. Çünkü o gün alemlere rahmet olan Muhammed (Sallallahu aleyhi ve sellem) dünyaya teşrif etti.

Salı, 05 Ağustos 2008 14:42 tarihinde güncellendi

Sayfa 3 - 3

Yasal uyarı : Sitedeki sohbet, yazı ve resimler; üzerinde hiçbir değişiklik yapılmadan ve kaynak göstererek alınabilir.
Üzerinde değişiklik yapılması, ticari amaçla kullanılması hukûken yasaktır.