.

.

Ali Kara

E-posta Yazdır PDF

BAYRAM GECESİ

Normal 0 21 false false false TR X-NONE AR-SA MicrosoftInternetExplorer4 /* Style Definitions */ table.MsoNormalTable {mso-style-name:"Normal Tablo"; mso-tstyle-rowband-size:0; mso-tstyle-colband-size:0; mso-style-noshow:yes; mso-style-priority:99; mso-style-qformat:yes; mso-style-parent:""; mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt; mso-para-margin:0cm; mso-para-margin-bottom:.0001pt; mso-pagination:widow-orphan; font-size:11.0pt; font-family:"Calibri","sans-serif"; mso-ascii-font-family:Calibri; mso-ascii-theme-font:minor-latin; mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; mso-fareast-theme-font:minor-fareast; mso-hansi-font-family:Calibri; mso-hansi-theme-font:minor-latin;}

BAYRAM GECESİNİ İHYA ETMEK

السنن الكبرى للبيهقي

عَنْ أَبِى الدَّرْدَاءِ قَالَ : مَنْ قَامَ لَيْلَتَىِ الْعِيدِ لِلَّهِ مُحْتَسِبًا لَمْ يَمُتْ قَلْبُهُ حِينَ تَمُوتُ الْقُلُوبُ.

Ebu Derda’dan r.a şöyle dediği rivayet edildi:

Kim, Allah için iki bayram gecesini, mükafatını umarak ihya ederse, kalbler öldüğü günde, (ihya edenin) kalbi ölmez.

İmamı Şafii r.aley şöyle derdi:

Beş gecede dua icabet edilir. Cuma gecesi, Kurban bayramı gecesi, Ramazan bayramı gecesi, Recebin ilk (regaib) gecesi, Şabanın on beşi (Berat) gecesi.

كنز العمال في سنن الأقوال والأفعال - (8 / 548)

 

"من أحيى ليلة العيدين وليلة النصف من شعبان لم يمت قلبه يوم تموت القلوب"

Kenzul Ummal’de başka bir rivayette:

İki bayram gecesini ve Şabanın yarısı gecesini ihya edenin kalbi, kalbler öldüğü günde ölmez.

İbni Ömer r.anhuma, bayram namazına gitmeden önce gusleder ve en kıymetli elbisesini giyinirdi. Ramazan bayramı namazı için gidilirken tekbirler sessiz olarak alınır. Kurban bayramı için tekbirler sesli olarak söylenir.

Ramazanın bitmesiyle üzülmek, bayrama ulaştığımız için sevinçli olmak lazımdır. Ancak sevincimizi eğlenceye dönüştürmeyelim, zira dinimizde eğlenceye yer yoktur. Ayrıca İslam aleminin halini iyi düşünmek lazım. Kimisi sel altında, kimisi düşman esaretinde, kimizi başka bir felaket içinde ümmet darmadağınık bir halde….

Başımıza böyle musibetlerin gelmemesi için çok dua etmeli, nimetin kadrini bilip şükretmeliyiz.

Son olarak tüm kardeşlerimizin bayramını tebrik eder, yine nice ramazanlara kurbanlara sıhhat ve afiyet içinde Efendi Hazretlerimizle k.s. birlikte kavuşmak dileğiyle…. Allahın selam ve rahmeti üzerinize olsun….

E-posta Yazdır PDF

RAMAZAN AYININ FAZİLETİ

4. MEKTUBUN BAŞLIĞI VE KONUSU

Dördüncü Mektup, Mübarek Ramazan ayının faziletlerini açıklamak, Hakikati Muhammediyye (O’na ve âli üzerine salat-u selam ve tahiyye olsun) ‘nin beyanı hakkındadır.

İmamı Rabbani (Kuddise sırruhu) Hazretleri bu mektubu da büyük Şeyhine (Muhammed Baki Billah Kuddise sırruhu) yazmıştır.

4. MEKTUBUN TERCÜMESİ

Hizmetçilerin en düşüğünün arzu halidir. Durum şu ki müddet uzadı, yüce eşiğinizin hizmetçilerinin haline, şerefli feyizleriniz yolundan, kıymetli habercileriniz vasıtasıyla haberdar olamadım. Şu an Mübarek Ramazan ayının gelmesini bekliyoruz. Bu ay için yüce Kur'an ile tam bir münasebet vardır. Öyle ki o Kur'an, Zati kemalatlar ve asıl dairesine[1] dahil olan şanla-rın tamamını ihtiva eder. Öyle ki bunlara asla zılliyet arız olmamış.

Kabiliyeti Ula[2] onun zıllıdır.

Bu münasebet sebebiyle Kur'anın inişi bu ayda vaki olmuştur. Allah'u Teâlâ’nın şu kavli;

شَهْرُ رَمَضَانَ الَّذِى أُنْزِلَ فِيهِ الْقُرْآنُ

“Ramazan ayı öyle bir aydır ki kendisinde Kur'an indirilmiştir”[3] bu sözümüze ölçüdür. Bu münasebet sebebiyle şu ay bütün hayırları ve bereketleri cem edici oldu. Her hayır ve bereket ki sene boyunca her han-gi bir şekilde kişilere ulaşırsa ancak o şey, sonsuz derecede kıymeti bü-yük olan şu ayın bereket denizinden bir damladır.

Şu ayda olan cem’iyyet, (kalb huzuru) sene boyunca hasıl olan cem'iyyete sebebtir. Bu ayda tefrika, (kalbin dağınıklık hali) bütün sene boyunca olan tefrikaya sebebtir. Müjde şu kimseye için olsun ki şu müba-rek ay üzerinden razı olduğu halde geçti. Yazık o kimseye ki şu ay ona öfkelidir. Bu sebeble hayırlardan mahrum olur ve bereketlerden men edilir.

Yine Kur'an hatminin sünnet olması (şu sebeble) mümkündür ki, asli kemalatların ve zılli bereketlerin tamamını elde etmek vasıtasıyladır. Bu ikisini cem edenin, Ramazanın bereketlerinden mahrum olmaması, hayır-larından men edilmemesi umulur. Muhakkak şu ayın günleri ile alakalı bereketler, başkalarına benzemez. Bu ayın geceleri ile alakalı hayırlar, başkaları onlara kıyas edilmez.

Umulur ki iftarın acele edilmesinin ve sahurun geciktirilmesinin efdal olması, iki vakit cüzleri arasında tam bir ayrılık hasıl olması içindir.[4]



[1] Zati kemalatlar: Allahu teala’nın Zat’ı ile alakalı olgunluklardır. Asıl dairesi: Sıfatların bulunduğu makama sıfatlar dairesi denilir. Sıfat dairesinin üzerinde asıl dairesi vardır. Bu dairede, sıfatların Zat ile alakasına şanlar denir. İşte Kur’an, bütün Zat ile alakalı kemalat-ları cem etmektedir. Kur’anı okumakla, bütün kemalatları elde etmek hasıl olur.

[2] Kabiliyyeti ula: ilk teayyün, ilk yaratılan hakikat olup Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in hakikatıdır. Diğer bütün mahlukat onun nurundan yaratılmıştır. Ona Hakikatul hakayık denilir. Bu hususta varid olan hadisi kudsi yeri gelince zikredilecektir. İnşaallahu teala. Yani: "Allahu tealanın ilk yarattığı benim nurumdur…"

[3] Bakara: 185

[4] Oruçlu vakit ile, oruçsuz olan vakit birbirinden ayrılır.

 

Salı, 17 Ağustos 2010 15:31 tarihinde güncellendi
E-posta Yazdır PDF

RECEB AYI VE REGAİB

Allaha hamd olsun, habibine salat ve selam olsun.

Elhamdulillah! üç aylara girmiş bulunuyoruz, bu gece regaib gecesi. Allahu teala tekrar tekrar nasib eylesin, islamın hakimiyyetine islam birliğine ve Kur'an nizamına kavuşmaya vesile eylesin.

Olayların sür'atle gidişi bizi bir çok hakikatleri görmezlikten gelir hale getirdi, ama Allahu teala "Durun bakalım, nereye gidiyorsunuz" dercesine,  hiç kimsenin beklemediği olayları gündeme getirmekte ve şer gibi görünen bir çok olayı,lutfu ve keremiyle hayra vesile etmekte, kullarının kazanmasına sebeb kılmaktadır.

İşte Gazze deniz şehitleri! Önümüzde ibreti alem olarak zuhur etmiş ve hak ile batılı bir anda ayırıvermiştir. Hak ehli her yerde sesini yükseltmiş, bir çok yerde iman ve cihad aşkını yenilemiştir. Batıl sev dalıları da körü körüne gittikleri yanlışta ısrar etmekle, kalblerinin mühürlü olduğunu göstermiştir.

Ümmet içinde güya tibarlı hizmetleriyle bilinen ve dünya çapında icraat yapan bazı kesim mensubları ve meşhur hocaları da boş durmamış, hemen yükselen hak nidalarını bastırmanın ve uyuşturmanın planını icraya sokmuşllardır, zira iş ilerlerse kendi düzenleri de bir anda alt üst olabilir, bu duruma kayıtsız kalınamaz, hükümeti ve etkilileri terbiye edercesine bir amir pozuyla, taa küfrün merkezi ABD ülkesinden olaya müdahale etmek ihtiyacını hissetmişlerdir.

Bu gibi müdahaleler, belli zamanlarda sürekli düzenli yapılmaktadır ama gözden kaçtığından işin ciddiyetinin farkına varılamıyordu, ama bu son olayda durum değşiktir, zira ortada 9 müslüman kalleşçe hunharca şehid edilmiştir, özellikle türkiyeli olmaları çok önemlidir.

Bu meseleyi çok iyi okumak, yapılan hile ve desiseleri çok yönlü görüp milleti ve idarecileri uyarmak kimin harcı olacak??? İç içe sarmaşdoal olan dünya siyonistleri ve zulum şebekeleri, karanlık hesaplarını tatbik ederken, kullandıkları kişiler ve malzemelere dikkat etmek lazım, hiç bir ayrıntıyı kaçırmamak, önemle iinceleyip işin ardını bırakmamak lazım. Bir kaç sert nutukla işi kapatmak, yahudinin ekmeğine yağ sürmekten başka biri şe yaramaz, onu şımartır ve daha büyük kalleşliğine zemin hazırlatır.

Bu noktada, dini, siyasi, ilmi, sosyal ve tarihi bilkgisi firaseti açık olanların, meseleyi geniş boyutta ele almaları, sürekli olarak bu akan kanı canlı tutmaları, bu vesileyle cihad şuurunu, hak ve adalet arzusunu, kulların esaretten kurtulmalası ve hakiki hürriyete ulaşma arzularını pekiştirmelidirler.

İsrail ve yandaşları, insanların özellikle de Türklerin, kısa zamanda unutan bir millet olduğunu bildiklerinden, belli bir zaman sonra yine ahlaksızca ve utanmadan, başka bir kalleşliğe cesaret etmeleri, nerdeyse kesin gibi açık bir gerçektir. Bu kötü gidişatın önüne geçilmesi için, gerçek iman sahiblerini eğitip ahıret sevgisine, şehadet arzusuna, fedakarlık duygusuna, çile ve vefa hasletlerine sımsıkı bağlı hale getirmek lazım.

Hadisi şerifte "Dünya sevgisi, bütün hataların başıdır." buyrulur. O halde dünyayı sevmeyen, ahıreti kazanmak Allahın rızasına nail olmak ve şehadet şerbetini içmek için yarışan bir topluluk hasıl etmeli ki, bütün dünya onların karşısında, sivri sineğin kanadı kadar değersiz ve güçsüz kalsın......

Allahu teala böyle kenetlenmiş bir şekilde cihad eden topluluğu yetiştirmeye bizleri muvaffak eylesin, islamın zaferini bizlerede göstersin, Receb ayınız ve Regaib geceniz mübarek olsun, Allahın selamı üzerinize olsun.

 

 

E-posta Yazdır PDF

AŞURE GÜNÜ...KURTULUŞ GÜNÜ....

Önümüzdeki çarşamba günü Muharremin 10. günü aşure günüdür.

Aşure günü islam tarihinde büyük olayların meydana geldiği mübarek bir gündür. Muharremin 9 ve 10. günü oruçlı olmak büyük sevabtır. 

Adem aleyhisselamın tevbesi aşure günü kabul edilmişti. İdris aleyhisselam aşure günü göklere yükseltildi. Nuh aleyhisselam tufandan aşure günü kurtuldu sular çekildi. İbrahim aleyhisselam Nemdur'un ateşnden aşure günü kurtuldu. Musa aleyhisselamın düşmanı Firavun aşure günü boğuldu müslümanlar kurtuldu.  İsa aleyhisselam aşure günü göğe yükseltildi. Yunus aleyhiselam balığın karnından aşure günü kurtuldu. YAkub aleyhisselam Yusuf'una aşure günü kavuştu..... ve daha niceleri.. İslam ümmetinin son zamanlarında da bir topluluk bu gün felaha kavuşacak diye müjdelenmiştir. İnşaallah bizler ve Filistin bu gün felah buluruz ve islam düşmanları helak olur da dünya rahat yüzü görür. Allahu teala bu müjdelere, tüm kardeşlerimizi özellikle Filistin'i kavuştursun...

E-posta Yazdır PDF

GAZZE GAZİ VE ŞEHİTLERİ....

Gazze, Filistinin küçük bir bölümü, müslümanların sıkıştırıldığı dar bir bölge. Zaten bütün dünyada gerçek müslümanlar, idareleri altında oldukları ülkelerde sıkıştırılmış amborgo altında sanki esir gibi eli kolu bağlı olayları seyirci gibi izilemekte...  Aslında gazze müslümanları bizden daha hür ve hakkı savunmakta daha serbest ve isteyerek şehadete koşabiliyor. Düşma na zarar verip mücadele ediyor, destanlar yazarak dünyaya haykırıyor.... Ey gafiller topluluğu! Uyanın, kendinize gelin, esaretten kurtulmanı  yolu iman ve cihattır, Allaha itaattir, Allah yolunda varlığını feda etmektir.

Bu feryadı kim duyacak! Kulaklar ve kalbler dünya sevgisi ve şehvet arzusu ile tıkanmış, madde peşinde koşarak nefesleri tüketen insanlık, yorulmuş nefes nefese dermansız kalmış, elini sallayıp zulme hayır diyecek takati bile kalmamış...

İş yine islam gençliğine, samimi müslümanlara kaldı, davayı savunacak yaşa yıp yaşatacak yine samimi müslümanlardır, gerçek dava insanıdır, Rabbisine söz veren hakiki mü'minlerdir. 

"Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır"  hadisi şerifine göre mutlaka zulme mani olmak veya mani olamazsak ta kesinlikle ret etmeliyiz.

Rahmetli şehid hocamız Hızır Efendi r.a. bir gün şöyle demiştir: Şu yahudiler o kadar çok zulmedecekler ki, artık bütün dünya onlardan nefret edecek hatta taşlar ve ağaçlar konuşarak ey müslüman gel arkamda saklanmış yahudi var onu öldür, diyecektir. Zaten bu ifadeler de hadisi şerifin beyan ettiği büyük savaştan haber vermektedir. O savaşta müslümanlar bütün yahudileri öldürecekler, hatta taş ve ağaçlar arkasına saklanan yahudileri taşlar ve ağaçlar haber verecektir.

O müjdeli güne kavuşmak arzusuyla, Gazzeli kardeşlerimi için Rabbimizden acilen yardım göndermesini, imanlı kullarını lanetli yahudiler karşısında galib ederek ümmeti Muhammedi s.a.v. mesrur etmesini  niyaz ediyoruz.

Ya Rabbi! Habibin s.a.v ve dostların hürmetine, yadımınla mülsümanları galib eyle, kafirlerin ve destekçilerinin yüzlerini yere sürt, kibirlerini kır, güçlerini ellerinden al, hakir ve zelil halde onları mahveyle, evlerini yuvalarını dağıt, birliklerini paramparça eyle, islamın nurunu bütün dünyaya hakim eyle ve bizlere de göster.... Âmîn!!!

 

Pazar, 04 Ocak 2009 15:19 tarihinde güncellendi

Sayfa 9 - 10

Yasal uyarı : Sitedeki sohbet, yazı ve resimler; üzerinde hiçbir değişiklik yapılmadan ve kaynak göstererek alınabilir.
Üzerinde değişiklik yapılması, ticari amaçla kullanılması hukûken yasaktır.