.

.

Hac

E-posta Yazdır PDF

KARAMAN: HAYIZLININ SAY YAPMASI

H. KARAMAN’IN SAFA MERVE CEVABI

Okuyucunun biri şöyle sormuş:  

2. Adetli bir kadın Safa ile Merve tepeleri arasında kalan bölüme girebilir mi, say yapabilir mi? Bu bölümler Mescid-i Haram'dan mı sayılır yoksa direk olarak bu bölüme açılan kapılardan girip say yapmakta bir mahzur yok mudur?

 

Karamanın cevabı:

<<< 2. Hz. Aişe âdet görünce Peygamberimiz (s.a.) ona şöyle dedi: “Tavaf dışında –diğerlerinin yaptıklarını- sen de yap, tavafı ise âdet bitince yaparsın."

Sa'y hacda ve umrede yapılan bir ibadettir; peygamberimiz tavaf dışında kalan bütün hac ve umre parçalarını yapmaya izin verdiğine göre âdetli hanımlar da sa'y yapılan yere (Safa-Merve arasına) girebilirler ve sa'y yapabilirler.>>>

 

H. Karaman’ın verdiği cevaba karşılık biz de kitablardan aktarma yapalım.

 

شرح بلوغ المرام - (172 / 13  )

 

 

 وكذلك إذا وصلت إلى مكة لا تسعى حتى تطهر؛ لأن السعي لا يكون إلا بعد طواف مشروع،

 

والطواف المشروع لا يكون في حالة الحيض أو النفاس، إذاً: لا تسعى؛ لأن السعي مرتب على

 

 

الطواف، والطواف مرتب على الطهر  .

 

Buluğu-l Meram şerhinde şöyle denilmiş:

 

 

Yani sa’y yapmak, müstakil başlı başına bir ibadet değildir, tavaf ve namaz gibi başlı başına yapılmaz, sadece meşru’ olan bir tavaftan sonra (umre veya hac tavafı) yapılır. Eğer temiz olarak tavaf yapmamışsa, sa’y yapmasının bir manası yoktur… Yani sa’y de taharet şart koşulmaz ama, evvelinde sahih bir tavafın bulunması şart koşulur.

Bu durumda tavafını taharet ile yapmış bir kadın, hayızlansa sa’y yapabilir deriz; ancak şimdi sa’y mahallini görenler oranın mescidin içinde kaldığını gayet rahat bir şekilde anlarlar….. Zaten namaz kılınırken saflar sa’y mahallini de geçip her tarafı kaplıyor, özellikle ramazan umresi ve hac döneminde mescidin dışında 300- 500 metre uzaklara kadar saf oluşuyor. Ner de kalsın ki sa’y mahallinde boşluk olacak ve namazla alakası olmayan bir mekan gibi telakki edilecek.

Konumuz olan hac meselesinde, hadisi şerifin de beyan ettiği gibi tavaf dışında müsaade edilen fiillere cevaz vardır, yani vakfeler, şeytan taşlamalar, kurban kesilmesi ve diğer zikirler dahildir, namaz manasında olan tavaf ve namaz mahallinde olan sa’y dahil değildir. Artık sa’y mahalli mescidin içinde kalmıştır.

 

Karaman hocanın << tavaf dışında kalan şeylere müsaade edilmiştir>> anlayışına göre gidersek, o zaman tavaf dışında hacıların yaptığı işlere bakmamız lazım gelir: mesela hacılar zikir yapar Kur’an okur, hayızlı da mı Kur’an okuyacak?  Hayır.

Hacılar namaz kılar, hazıylı da mı kılınacak?  Hayır. O halde müsaade edilen fiillerden kasıt, diğer şartlarını ihtiva eden fiillerdir. Sa’y iki yönden hayızlıya yasak olur.

1- Evvelinde makbul meşru’ bir tavaf olmalıdır. Hayızlı tavaf yapamayacağına göre sa’y neden yapsın.

2- Sa’y mahalli şimdi Mescidi Haramın içinde kalmıştır, hatta namaz esnasında adım atacak mesafe bulunmaz. O halde, o mahalle hayızlı kadın giremez.

Bu inceliklere dikkat etmeyen yeni müçtehid taslakları, böylece çuvallamakta ve insanları da helake sürüklemektedir….

 

 

E-posta Yazdır PDF

Hac -3

VEDA (Sader) TAVAFI

Mekke’den ayrılmayı isteyince, yedi şavt olarak, remil ve sa’y olmaksızın tavafı sader (veda tavafı) yapar. Bu, Mekke’de mukim olmayanlara vaciptir. Sonra zemzemden içer, sonra Kabe’nin kapısına gelir ve Kâbe’nin eşiğini öper, göğsünü, karnını, sağ yanağını Haceri Esved ile Mültezem[1] üzerine koyar. Bir miktar Kâbenin astarına asılır, gayretli bir şekilde dua eder ve ağlar, sonra mescidden geri geri giderek çıkar.

FASIL

Eğer ihramlı olan (hacı) Mekke’ye girmeyip Arafat’a yönelse, orda vakfe yapsa, tavafı kudüm (Mekke’ye ilk geldiğinde yapılan tavaf) üzerinden düşer, terk ettiğinden dolayı üzerine bir ceza yoktur.

Herkim, Arfat’ta zilhiccenin 9. (Arafe) günü, güneşin zevali ile bayram gününün fecri sadık’ı arasında bir an dursa veya orda yürüse muhakkak haccı yakalamış olur. İsterse uyuduğu halde veya baygın olarak veya oranın Arafat olduğunu bilmediği halde (vakfe yapmış) olsun.

Her kim vakfeye yetişemezse, muhakkak hac ondan kaçmış olur. Tavaf ve Sa’y yapar, ihramdan çıkar. Seneye haccını kaza eder, üzerine ceza olarak kurban kesmek yoktur.

Yol arkadaşına, bayıldığı vakit kendisi yerine ihrama girmesini emretse ve arkadaşı da bunu yapsa, ihramı sahihtir. Aynı şekilde emredilmeden yaparsa imamey’nin hılafına yine sahihtir. (Zira yol arkadaşlığı birbirinin hakkında izni gerektirir.)

Kadın, bütün bu sayılanlarda erkek gibidir, şu kadar var ki yüzünü açar, başını açmaz. Şayet yüzü üzerine bir şey sarkıtırsa ve onu yüzünden uzak tutsa caizdir. Kadınlar telbiyeyi sesli okumazlar, tavafta remil yapmazlar, sa’y de iki yeşil direk arasında koşmazlar. Saçlarını tıraş etmezler, belki uçlarından biraz kısaltırlar. Dikişli elbise giyerler, erkekler bulunduğu vakitte Hacerul Esved’e yaklaşmazlar.

Kadın ihramlı iken hayızlansa yıkanır, tavaf hariç bütün hac vazifelerini yapar. Tavafı ziyaretten sonra hayızlansa Mekke’de ikamet edenlerden düştüğü gibi ondan Tavafı Sader sakıt olur. Bunu terk ettiğinden dolayı üzerine bir ceza lazım gelmez. Mekke’de ikameti, Ebu Yusuf’a göre isterse ilk günkü çıkıştan sonra olsun. İmamı Muhammed’e göre ilk çıkıştan sonraki ikamette düşmez.

Her kim nafile veya adak veya av cezası veya benzeri cinayetler için bir büyük hayvan nişanlarsa ve onunla birlikte haccı murad ederek Mekke’ye yönelse, telbiye okumasa da muhakkak ihrama girmiş olur. Eğer büyük hayvanı önden gönderse, sonra kendisi Mekke’ye yönelse hayvanına yetişmedikçe ihrama girmiş olmaz; ancak Temettu’ kurbanı müstesnadır. Eğer hayvanın üzerine çul atsa veya onun hörgücünü yarsa veya koyunu nişanlasa ihrama girmiş olmaz.

Bedene, deve ve inekten olur.

KIRAN VE TEMETTU’ HACCI

Kıran haccı, mutlak olarak efdaldir. Bu kıran, umre ve hacca birlikte olarak mikattan telbiye okuyarak sesi yükselterek ihrama girmektir. İhram için namaz kıldıktan sonra “Allahım! Ben hac ve umre yapmak istiyorum, bu ikisini bana kolay et ve bu ikisini benden kabul et.” Der.

Mekke’ye girince umre için tavaf eder ve sa’y yapar. Sonra hac için kudum tavafı yapar ve sa’y eder. Hac ve umre için iki tavaf ve iki sa’y yapsa caizdir, fakat kötü yapmış olur. Sonra geride anlatılan şekilde haccını yapar. Bayram günü cemreyi Akabe’ye taş attıktan sonra kıran kurbanı olarak koyun veya büyük hayvan veya büyük hayvanın yedide biri olarak kurbanını keser. Kurbandan aciz kalırsa, bayram gününden evvel üç gün, haccı bitirdikten sonra isterse Mekke’de olsun yedi gün daha oruç tutar. Üç gün orucun sonunun Arefe günü olması efdaldir. Bayram gününden evvel üç gün oruç tutmazsa, kurban kesmesi kesinleşir.

Kıran haccı yapan, umresi için tavaf yapmadan evvel Arafat’ta vakfe yapsa, muhakkak umreyi kaldırmış olur, bu sebeble üzerine bir koyun kesmesi vacib olur. O umreyi kaza ederse, üzerinden kıran kurbanı düşer. (Zira kıranın faziletini kaçırdı.)

TEMETTU HACCI

Temettü, ifrad haccından efdaldir. Temettü, hac aylarında umreyi yapması, sonra aynı senede haccını tamamlamasıdır. Umre için mikattan ihrama girer, tavaf ve sa’y yapar, hedy kurbanı[2] göndermemişse tıraş olarak umreden çıkar. Tavafın evvelinde telbiyeyi keser. Sonra terviye günü (Zilhiccenin 8. günü) Harem’de hac için ihrama girer. Daha evvel ihrama girmesi efdaldir. Haccını yapar, kıran haccı yapan gibi kurban keser. Eğer kurban kesmekten aciz kalırsa, hükmü kıranda olduğu gibidir.

Umre tavafından evvel kurban kesmediği için üç gün oruç tutması caizdir, umre için ihrama girdikten sonra Şevval ayında olsa bile üç gün orucu tutabilir, ihramdan evvel orucu tutamaz. Dilerse hedy kurbanını sevk eder, bu daha iyidir. Temettu’ ihramına girip kurbanı sevk etmek, onu çekerek götürmekten daha iyidir. Eğer hayvan büyük baş ise, bir meşin parçası ile veya nalin ile onu nişanlar. Bu şekilde nişanlaması, üzerine çul atmasından evladır.

İş’ar, imameyne göre caizdir. Bu, devenin hörgücünü sol taraftan yarmaktır. Bu, Peygamber Efendimizin fiiline daha fazla benzer. Veya sağ taraftan hörgücü yarılır. İmamı A’zam’a göre iş’ar mekruhtur. (Hayvana eziyyet verilir.)

Sonra geride anlatıldığı gibi umre yapar. Umre ihramından çıkmaz. Geride anlatıldığı gibi hac için ihrama girer. Kurban bayramı günü başını tıraş edince her iki ihramdan çıkmış olur.

Mekke ehli ve mikat bölgesi içinde oturanlar için temettü ve kıran haccı yoktur. Temettu’ yapan kişi, umre yaptıktan sonra hedy kurbanı göndermediği halde vatanına dönse, temettu haccı batıl olur. Hedy kurbanı sevk ettiği halde dönse, temettü’sü batıl olmaz. Hac ayları gelmeden evvel her kim dört şavttan az olarak umre için tavaf etse ve hac ayları girdikten sonra tavafını tamamlasa temettu’ haccı yapmış olur. Şayet daha evvelden dört şavt yapmışsa hac ayları girince tavafını tamamlamakla temettu’ haccı yapmış olmaz.

Kûfe’li kişi, hac aylarında umre yapsa ve saçını keserek umreden çıksa ve Mekke’de ikamet etse, sonra hac yapsa, bunun temettu’su sahihtir. Aynı şekilde Basra’da ikamet edip sonra haccını yapsa, temettu’su sahihtir. İmameyne göre sahih olmadığı söylendi. Kûfeli hacı, umresini bozup Basra’da ikamet etse, sonra umreyi kaza edip haccını yapsa temettu’su sahih olmaz, ancak vatanına dönüp geldikten sonra umre ve haccını yaparsa müstesnadır. (temettu’su sahih olur.) İmameyne göre vatanına dönüp gelmese bile temettu’su sahihtir. Umresini ifsat ettikten sonra Mekke’de kalsa, sonra vatanına dönmeden umreyi kaza edip haccını yapsa, imamların ittifakıyla temettu’su sahih olmaz.

Temettu’ yapan kişi umresinden veya haccından ifsat ettiğinde, fiilleri yapmaya devam etse, ondan temettu’ kurbanı düşer.

Herkim temettu’ yapıp nafile olarak kurban kesse, bu, temettu’ kurbanı yerine geçmez.



[1] Mültezem, Haceri esved ile Kabe kapısı arasıdır.

[2] Harem bölgesinde kesilecek kurban

Cumartesi, 20 Kasım 2010 11:09 tarihinde güncellendi
E-posta Yazdır PDF

Hac -2

 

Haccın Yapılış şekli

Hacı Mekke’ye girince, evvela Mescid-i Haram’dan (hac fiillerine) başlar. Beyt-i Şerifi görünce tekbir alır ve tehlil [1] eder. Haceri Esvet’ten (tavafa) başlar. Haceri Esvede yönelir. Ellerini namazdaki gibi kaldırarak tekbir alır. İnsanlara eziyet vermeksizin Haceri Esvedi öper veya onu selamlar veya elindeki bir şey ile ona dokunur ve o şeyi öper. Veya (bunlar mümkün değilse, insanlara eziyet vermemek için) Haceri Esvede yöneldiği halde tekbir, tehlil ile Allah’a hamd ederek ve Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi ve sellem) üzerine salât okuyarak Haceri Esvede işaret eder.

Tavaf eden kişi, Kâbenin kapısını takip eden (taraftan) sağ tarafını alıp (sağına dönerek) tavaf eder.[2] Ridasını (ihram kıyafetinin üstüne örttüğü parçası) sağ koltuğunun altına koyup iki ucunu sol omuzunun üzerine atarak izdıbağ[3] yaptığı halde tavaf eder. Tavafını, yedi şavt olarak Hatim’in[4] dışından yapar.

Yedi şavttan ilk evvelki üçünde remil[5] yapar. Diğerlerinde sekinet üzere yürür. Her geçtiğinde Haceri Esvedi selamlar. Tavafını Haceri Esvedi selamlamakla bitirir. Rüknü Yemaniyi[6] her uğradığında selamlamak güzeldir.

Tavaftan sonra Makamı İbrahim’in yanında veya mescidi haramda kolayına gelen yerde iki rekat kılar. Bu iki rekât, her yedi şavttan sonra vacibtir.[7] İşte bu, Tavafı Kudümdür.[8] Bu Mekke’de mukim olmayanlar için sünnettir. Sonra dönüp Haceri Esvedi selamlar, Safa tepesine çıkar, üzerine yükselir. Kabe’ye yönelir, dua için ellerini kaldırdığı halde tekbir ve tehlil alır, Peygamberimiz üzerine salat okur. Dilediği şekilde dua eder. Sonra Merve’ye doğru iner, sekinet üzere yürür. İki yeşil mil[9] arasındaki ‘Batnı Vadi’ye ulaşınca iki milin arasını geçene kadar süratle koşar.

Merve tepesinde, Safa’da yaptığı gibi yapar. İşte bu bir şavttır. Safa ve Merve arasında yedi şavt olarak sa’y eder. Sa’ye Safa ile başlar Merve ile bitirir.

Sonra Mekke’de ihramlı olduğu halde ikamet eder, Beytullahı dilediği kadar nafile olarak tavaf eder.

Yedinci gün: Zilhiccenin yedinci günü olunca, imam (idareci) insanlara hutbe okuyarak hac vazifelerini bildirir. Aynı şekilde dokuzuncu gün Arafat’ta, on birinci gün Mina’da hutbe okur.

Sekizinci gün: Terviye günü (sekizinci gün), sabah namazını kılınca Mina’ya doğru çıkar. Orada Arefe gününün sabah namazına kadar kalır.

Dokuzuncu gün: Sonra Arafat’a yönelir.[10] Güneş (öğle üzeri) zail olunca, imam Cumadaki gibi iki hutbe okur ve insanlara hac vazifelerini bildirir. Hutbeden sonra insanlara bir ezan ve iki kamet ile öğle ve ikindiyi birlikte kıldırır. Bu iki namazı cem etmenin şartı, imam ile birlikte onları kılmak ve ihramlı olmaktır, imam ile bulunmak şartına imameyn muhalefet etti. Sonra binekli olduğu halde abdest veya gusül alarak imam ile birlikte Cebeli Rahme (Rahmet Dağı) yakınında vakfe yapar. Gusül etmesi sünnettir.

Arafatın tamamı, Batnı Urene hariç vakfe yeridir. Ellerini kaldırdığı halde, açarak, hamd ederek, tekbir alarak, tehlil okuyarak, telbiye okuyarak, Peygamberimize salat okuyarak, ihtiyaçları için gayretle/aşkla dua ettiği halde kıbleye yönelir. İnsanlar imamın peşinde ona yakın olduğu halde, sözünü dinleyerek kıbleye doğru dönerek vakfe yaparlar.

Güneş battıktan sonra imamla beraber Müzdelife’ye inerler. Cebeli Kuzah (dağı) yakınına inerler. Akşam ve yatsıyı bir ezan ve bir kametle birlikte kılarlar. Yolda veya Arafat’ta akşamı kılanın, fecri sadık doğmadıkça onu iade etmesi gerekir. İmamı Yusuf buna muhalefet etti.

Onuncu gün: Müzdelife’de geceler. Fecir doğunca erkenden sabahı kılar.  Meş’aril Haram’da vakfe yapar, burada Arafat’ta yaptığı gibi yapar. Müzdelife’nin tamamı, Vadi-i Muhassır hariç vakfe yeridir.

Aydınlık vaktinde, güneş doğmadan evvel Mina’ya çıkar. Mina’da vadinin ortasındaki Cemre-i Akabe’ye[11], çakıl taşları gibi yedi taş atar. Her taş ile birlikte tekbir alır. İlk taş ile birlikte telbiyeyi keser. (Cemre-i Akabeyi) Taşladıktan sonra yanında durmaz.

Sonra isterse[12] kurban keser, sonra başını tıraş eder, bu efdaldir veya saçını kısaltır. Hanımından başka her şey ona helal oldu. Sonra o gün veya yarın veya daha sonra Mekke’ ye gider, eğer daha evvelden yapmışsa remil ve sa’y[13] yapmaksızın, ziyaret tavafını yapar. Eğer böyle değilse[14], tavafta remil yapar, sonra sa’y eder. Tavafı ziyaretin vakti, kurban gününün fecrinin doğmasından sonradır. Bu vakitte tavaf efdaldir. Kurban bayramı günlerinden sonraya tavafı ziyareti tehir etmek mekruhtur.

Sonra Mina’ya dönüp ikinci günde, zevalden sonra üç cemreye de taş atar. Mescidi Hayfı takip eden cemreden taş atmaya başlar. Ona yedi taş atar, her taş ile birlikte tekbir alır. (taşlar bitince) yanında durur ve dua eder. Sonra bunu takip eden ikinci cemrede aynı şekilde yapar. Sonra Cemreyi Akabe’de aynı şekilde yapar, şu kadar varki Cemre-i Akabe yanında durmaz.

Sonra üçüncü gün de aynı şekildedir. Bundan sonra dilerse Mekke’ye gider. Hacının dördüncü günde, fecrin doğmasından evvel Mekke’ye gitme hakkı vardır; fecir doğduktan sonra (cemrelere) taş atmadıkça Mekke’ye gidemez. Dilerse Mina’da kalır, evvelde anlatıldığı gibi cemreleri taşlar. Bu şekilde yapması güzeldir. Eğer dördüncü günde zevalden evvel cemrelere taş atarsa caizdir.

Binekli veya bineksiz taş atmak caizdir, Cemreyi Akabe’nin gayrisinde bineksiz olmak efdaldir. Taş attığı (günler) Mina’da geceler. Kendisi gitmeden evvel Mekke’ye eşyalarını göndermesi mekruhtur. Mekke’ye doğru gidince, bir an bile olsa Muhassab denilen yere uğrar.

 



[1] Allahu Ekber. Lâ ilâhe illelah.

[2] Böyle başlamakla Kâbe solunda kalır.

[3] İhram elbisesinin sağ omua açık kalacak şekilde sol omuz üzerine atılması.

[4] Hatim, altın oluk tarafında yarım daire şeklindeki duvardır. Burası da Kâbe’den sayıl-dığından tavafta onun dışından dolaşılır.

[5] Remil: Ayakları yere sert vurarak süratli yürümektir.

[6] Haceri esved’den önceki köşedir.

[7] Kerahat vakti kılınmaz.

[8] Tavafı kudüm: Dışardan gelenlerin yaptıkları ilk tavaf olup Kabeyi selamalamak manasındadır.

[9] Yeşil renkli iki direk arasıdır.

[10] Zilhiccenin 8. günü Mina’ya gidilir, akşam orda kalınır, 9. günün sabah namazını kıldıktan sonra Arafat’a doğru yola çıkılır. Öğle vaktinde Arafat’ta toplanılır. Orda öğle ve ikindi birleştirilerek kılınır. Akşama kadar orda dua ve zikirlerle meşgul olunur. Güneş batınca ordan inilip Müzdelifeye gelinir. Akşam ve yatsı geç vakitte birleştirilerek Müzdelife’de kılınır, sabah namazı erkenden kılınır ve bir miktar vakfe yapılır. Güneş doğmadan evvel ordan çıkılıp Mina’ya şeytan taşlamak için gidilir.

[11] Büyük şeytan denilir.

[12] Haccı Temettu’ ve Kıran yapanların kurban kesmesi vacibtir.

[13] Bunların izahı 81. sayfada  geçti.

[14] Remil ve sa’y yapmamışsa bunları farz tavafta yapacaktır.

Salı, 16 Kasım 2010 02:29 tarihinde güncellendi
E-posta Yazdır PDF

HAC KİTABI

 

Hac, husisi mekanı, hususi zamanda, hususi fiillerle[1] ziyaret etmektir. İmamı Muhammedin hılafına,[2] fevri (hemen) olarak ömürde bir kere olmak üzere, İslam, hürriyet, akıl, buluğ, sıhhat, azık ve yol masrafına kudret ve asli ihtiyaçlarından ve dönene kadar aile fertlerinin nafakasından fazla olarak yol emniyetiyle birlikte gidip gelme masraflarına kudret şartlarıyla birlikte farz kılındı. Hacı eğer kadın ise bulunduğu yerle Mekke arasında sefer mesafesi varsa koca veya mahreminin bulunması da şarttır. Kadın kocası veya mahremi olmaksızın hac edemez. Mahremin akıl, baliğ olması, mecusi ve fasık olmaması şart kılındı. Mahremin nafakası kadın üzerinedir. Kadın mahremiyle kocasının izni olmadan da farz haccını yapar.

Şayet çocuk veya köle ihrama girse, çocuk buluğa erse veya köle hür edilse, bu şekilde (hac fiillerine) devam etseler, farz haccı yerine caiz olmaz. Eğer çocuk ihramını farz hac için yenilerse sahihtir, köle ise böyle değildir.

Haccın farzı, ihram ki bu şarttır, Arafat’ta vakfe ve tavafı ziyarettir. Bu ikisi rükunlarıdır.

Haccın vacibleri, Müzdelifede vakfe, Safa ve Merve arasında sa’y (koşmak), taşları atmak, dışardan gelenler için tavafı sader[3], saçı tıraş etmek veya kısaltmak ve terk edilmesiyle kurban kesmek vacib olan fiillerdir. Bu ikisi (farz ve vacibi)nden gayrısı sünnet ve edepleridir.

Hac ayları Şevval, Zilka’de ve Zilhicce’nin ilk on günüdür. Bu aylardan evvel ihrama girmek mekruhtur.

Umre sünnettir.

MÎKATLAR (İhrama girilen Yerler)

Medineliler için mîkat Zulhuleyfe’dir, Şamlılar için Cuhfe’dir, Iraklılar için Zatu-ırk’tır, Necidliler için Karn’dır, Yemenliler için Yelemlem’dir. Bu mikatlar, orada oturanlar ve oralardan geçenler için de mikattır.

Mekke’ye girmeyi kast eden için, ihrama girmeyi mikattan geri bırakmak haramdır. Mikattan evvel ihrama girilmesi caizdir, bu efdaldir. Mikat bölgesinde oturanlar için, Mekke’ye ihramsız girmek helaldir. Onun ihram vakti, Hıll[4] bölgesidir. Mekke’de oturanlar için mikat, hacta Harem bölgesidir, Ümrede Hıll bölgesidir.

İHRAM HAKKINDA BİR FASIL

İhrama girmeyi murat edince tırnaklarını kesmesi, bıyıklarını kısaltması, menduptur. Sonra abdest alır veya gusleder, gusletmesi efdaldir. Şayet yıkanmış olsalar da, yeni ve beyaz izar ve ridasını[5] giyer. Beyaz ve yeni olmaları efdaldir. Veya bütün avret mahallini örten tek bir elbise giyse caizdir. Kokulanır ve iki rekât namaz kılar. Eğer Haccı ifrad için ihrama girmişse, iki rekâtın peşinde söyle dua eder:

‘Allahım ben hac yapmayı murad ediyorum, bunu bana kolay et ve bunu benden kabul et’. Eğer kalbiyle niyet ederse ona yeterlidir.

Sonra telbiye okuyarak şöyle der:

‘Lebbeyk, Allahümme lebbeyk, lebbeyk la şerike leke Lebbeyk, innel hamde venni’mete leke vel mülk, la şerike lek’.

‘Emret Allahım, emrine hazırım, senin hiç bir ortağın yoktur, emret Allahım, muhakkak hamd ve nimet ve mülk senindir, senin hiç ortağın yoktur’.

Telbiyeyi bundan noksan okumaz. Ziyade edilmesi caizdir. Niyet edip telbiye okuyunca, muhakkak ihrama girmiş oldu.

(Bundan sonra) Refesten, fasıklıktan, cidalden, kara avlarını öldürmekten, kara avına işaret etmek veya delalet etmekten, bit öldürmekten, kokulanmaktan, tırnaklarını kesmekten, başındaki veya bedenindeki saçı tıraş etmekten, sakalını kesmekten, başını ve yüzünü örtmekten, hatmi otuyla sakalını veya başını yıkamaktan, gömlek veya şalvar veya cübbe giymekten, sarık sarmak, takke takmak veya mest giyinmekten, ‘ancak ayakkabı bulamazsa mestlerini topuk kısmından keser’ (onları giyebilir), zaferanla veya usfur ile veya başka bir boya ile boyanmış elbise giymekten sakınsın.[6] Ancak boyalı elbise, artık boya çıkarmayacak kadar yıkanmışsa müstesnadır (giyilebilir.)

İhramlı için gusl etmek, hamama girmek, Beytullah’ın gölge-sinde veya mahfil içinde gölgelenmek, beline kemer bağlamak ve düşmanıyla vuruşmak caizdir. Beş vakit namazın peşinde ve her bir yüksek mekâna yükselince veya vadiye inince veya kafileyle karşılaşınca ve seher vakitlerinde sesini yükselterek telbiyeyi çok okur.

 



[1] Husussi mekan: Kabe, Arafat, Mina. Hususi Zaman: ilhiccenin on günü.

Hususi fiil: Tavaf, ihram, vakfe gibi.

[2] İmamı Muhammed’e göre ilerki senelerde yapılabilir.

[3] Sader Tavafı: Dışardan gelen hacıların Mekke’den ayrılınca yaptıkları veda tavafı.

[4] Hıll bölgesi, Harem ile mikatlar arasında bir sınırdır. Umre için ordan ihrama girilir. Mescid-i Ten’im yakınlarıdır.

Harem bölgesi, kâbe’nin doğusundan 6 mil, kuzeyden 3,4 mil, batıdan 18 mil, güneyden 14 mil uzaklığında Kâbe’yi çevreleyen bölgedir.

[5] İhram elbiseleridir. Üst kısmına rida, alt kısmına izar denir.

[6] Bu sayılanlar ihramlıya yasaktır. Refes, cima ile alakalı sözlerdir. Cidal, kavga ve tartışmak.

Perşembe, 11 Kasım 2010 00:05 tarihinde güncellendi
E-posta Yazdır PDF

HAC İLE ALAKALI BAZI TABİRLER

 

Seher vakti: Sabah namazı vakti, şafak söktükten sonra.

Mescid-i Haram: Mekke’deki Kâbe’nin bulunduğu mescid.

Tekbir: Allahu Ekber.

Tehlil: La ilahe illallah.

Tahmid: El- hamdu lillah.

Haceri Esved: Kâbe’nin bir köşesine yerleştirilmiş siyah taş, tavafa oradan başlanır.

Tavaf: Kâbe etrafında yedi kere dönmek.

Şavt: Kâbe etrafında bir kere dönmek.

Veda, Sader Tavafı: Mekke’den ayrılırken yapılan son tavaf.

Ziyaret Tavafı: Bayram günlerinde yapılan farz tavaf.

Hatim: Kâbe’nin önünde altınoluk tarafındaki Kâbe’nin içinden sayılan yarım dairelik kısım.

İzdıbağ: İhramda sağ omuzu açık bırakıp tavaf yapmak.

Remil: İlk üç şavtı yaparken sert ve hareketli /süratli yürümek.

Rüknü Yemani: Kâbe’nin Haceri esved’e gelmeden evvelki köşesi

Makamı İbrahim: İbrahim aleyhisselam’ın ayak izinin bulunduğu camekân içindeki taşın bulunduğu yer ve arka tarafı.

Tavafı Kudüm: Mekkeli olmayanların, ilk defa oraya gelince yaptıkları tavaf olup Kâbe’yi selamlamak manasındadır.

Batn-ı Vadi: Safa ile Merve arasında say’ yapılırken koşulan düz kısım.

Sa’y: Safa ile Merve arasında yedi kere gidip gelmek.

Tevriye günü: Zilhiccenin sekizinci günü.

Temettu': Hac ile umrenin birleştirildiği hac.

Kıran: İhrama girerken hac ve umreye birlikte niyet edilen hac.

İfrad: Sadece hac için ihrama girilen hac şekli.

Hedy kurbanı: Haremde kesilmek için gönderilen kurban.

İş’ar: Büyük baş hayvanı sol tarafından yaralayıp nişanlamak.

Telbiye: İhrama girilince okunan “Lebbeyk…” lafızları.

Mina: Mekke yakınlarında bir bölge olup orda şeytan taşlanır.

Müzdelife: Arafat’tan inilince bayram akşamı toplanılan yerdir.

Meş’aril Haram: Müzdelife yakınlarında bir bölge olup orda bayram sabahı vakfe yapılır.

Cemre-i Akabe: Büyük şeytan.

Cemre-i Vusta: Orta şeytan.

Cemre-i Ula: Küçük şeytan.

Mültezem: Haceri Esved ile Kâbe kapısı arasındaki yer.

Bedene: Büyük baş hayvan. (Deve-inek)

Dem: Küçükbaş hayvan. (Koyun-keçi)

İhsar: Haccı yapmaktan men olmak.

(İnşaallah devam edecek.)

Perşembe, 11 Kasım 2010 00:06 tarihinde güncellendi

Sayfa 1 - 2

  • «
  •  Başlangıç 
  •  Önceki 
  •  1 
  •  2 
  •  Sonraki 
  •  Son 
  • »

Yasal uyarı : Sitedeki sohbet, yazı ve resimler; üzerinde hiçbir değişiklik yapılmadan ve kaynak göstererek alınabilir.
Üzerinde değişiklik yapılması, ticari amaçla kullanılması hukûken yasaktır.