.

.

Fıkıh Terimleri

E-posta Yazdır PDF

Umumi fıkıh kaideleri -1

hattatt-002.jpg1.    MADDE:
Fıkhın Tarifi:


Fıkıh: şeriatın ameli meselelerini, tafsili delillerinden bilmektir.(1)
Yani, fıkıh amellerle alakalı hususları, tafsilli delillerden bilmek, anlamaktır. Bu şekilde bilmeye fekâhat, bu kimseye de fakîh denir. Fıkıh ilmi tahsiline de tefekkuh denir.
Bir hadisi şerifte buna işaret buyurulmuştur.
Muaviye radıyellahu anhu'dan, Resulullah sallallahu aleyhi ve sel-lem şöyle buyurdu:

Pazar, 03 Ağustos 2008 09:18 tarihinde güncellendi
E-posta Yazdır PDF

Müctehid -3

mctehd.jpgg) Doğru bir anlayış ve iyi bir takdir gücüne sahip olmak.
Müctehidin, gerçek fikirleri yanlış olanlardan ayırdetme melekesine sahip olması gerekir. Bu da doğru bir anlayış ve keskin bir görüşe sahip olmakla gerçekleşebilir.
h) İyi niyet ve sağlam bir itikad sahibi olmak.
İslâm dinî, ancak kalbi iman ve ihlasla aydınlanmış olan-ların idrak edeceği bir dindir. İtikadı bozuk kimse bid'at ve nefsî arzularının peşine düşer; tarafsız bir gönülle naslara yönelemez. Kötü niyet düşünceyi de kötüleştirir. Bu yüzden büyük mücte-hidler fıkıhla şöhret yapmadan önce ihlâs ve takvâlarıyla meşhur olmuşlardır. İhlaslı kimse gerçeği nerede bulursa bulsun kabul eder, taassub göstermez. Büyük imamların hepsi; "Bizim görüşü müz doğrudur, yanlış da olabilir. Başkalarının görüşü yanlıştır, fakat doğru da olabilir" demişlerdir

E-posta Yazdır PDF

Müctehid -2

tablob_1-2.jpgb) Kur'ân İlmine sahip olmak
Kur'ân, İslâm'ın direği, şer'î hükümlerin esasıdır. Kur'ân ilmi çok geniştir. Bunu tam olarak bilen Hz. Peygamberdir. Bu yüzden bilginler, müctehid için Kur'ân'da hüküm ifade eden beş yüz kadar âyetin inceliklerini, özelliklerini bilmek gerekir demiş-lerdir. Bu ayetlerin âmm-has, mutlak-mukayyed, nâsih-mensuh ve Sünnetle ilgili durumlarını bilmek gerekir. Diğer yandan Kur'ân'ın geri kalan bütün âyetlerini de topluca (icmâlî olarak) bilmek gerekir. Çünkü Kur'ân bir bütün olup parçaları birbirinden ayrılmaz. Kur'ân'ın hüküm bildiren ayetlerini diğerlerinden ayırdetmek, şüphesiz bütün Kur'ân'ı bilmekle mümkün olabilir.
c) Sünneti bilmek.
Bu şart üzerinde de bilginlerin ittifakı vardır. 
Pazartesi, 28 Temmuz 2008 07:25 tarihinde güncellendi
E-posta Yazdır PDF

Müctehid -1

kaad.jpgAyet ve hadislere dayanarak hüküm çıkaran İslâm bilgini; İslâm hukukçusu; alim, fakîh
İctihad, sözlükte güç, takat ve çaba anlamına gelen "cehd" kökünden "iftial" vezninde olup, bir şeyi elde etmek için olanca gücünü harcamak demektir. Âyet ve hadislerden kıyas ve benzeri yollarla hüküm çıkarma anlamında mecazen kullanılır. Ayet ve hadislerden hüküm çıkarma gücüne sahip olan fakîh zata da "müctehid" denir.
İctihad, ya şer'î delillerden hüküm çıkarma şeklinde olur, ya da çıkarılan bu hükümlerin toplum hayatına uygulanmasıyla ilgili bulunur.
İslâm hukukunda şer'î hükümler kesin delillere yani açık ayet ve hadislere veya icmaa dayanıyorsa ictihada gerek kalmaz. Mecelle, bunu "Mevrid-i nas da ictihada mesağ yoktur"( kesin delilin bulunduğu yerde ictihada gerek yoktur) prensibiyle ifade etmiştir (madde, 14).

Pazartesi, 28 Temmuz 2008 07:12 tarihinde güncellendi
E-posta Yazdır PDF

Mezhebimiz Doğrudur Ama....

inci-11.jpgMezhebimiz Doğrudur Ama Hata İhtimalide Vardır.
METİN
Yine «el-Eşbâh» da şöyle deniliyor: «Bize mezhebimiz ve muhâli fimizin mezhebi sorulursa vücûben şu cevabı veririz:
Bizim mezhebimiz savâbdır (doğrudur). Ama hatâya ihtimâli de vardır. Muhâlifimizin mezhebi hatadır; ama savâba ihtimali var-dır.
İtikadımız ve hasımlarımızın itikadı sorulursa vücûben şöyle deriz: Hak yol bizim tuttuğumuz yoldur. Bâtıl ise hasımları-mızın yoludur.
İZAH
Muhalıfimizden murad, fıkhî meselelerde bize muhâlefet eden müçtehid imamlardır.

Sayfa 8 - 12

Yasal uyarı : Sitedeki sohbet, yazı ve resimler; üzerinde hiçbir değişiklik yapılmadan ve kaynak göstererek alınabilir.
Üzerinde değişiklik yapılması, ticari amaçla kullanılması hukûken yasaktır.