.

.

E-posta Yazdır PDF

2- Diyalogçulara

fatih_istanbula_giris.jpg

Diyalogçuların iddiası:  

Diyaloğu emreden Ayetler, Teğabun,14

“Ey iman edenler! Eşlerinizden ve çocuklarınızdan size düşman olanlar da vardır. Onlardan sakının. Ama affeder, kusurlarını başlarına kakmaz, hoş görür ve bağışlarsanız, bilin ki Allah çok bağışlayan çok merhamet edendir.” (Teğabün, 14)

Ayet-i Kerimede görüleceği üzere , düşman olan eşler, çocuklar veya her ikisi içinde, onların İslam’a kazandırılmaları için affetmeyi, kusurlarını yüzlerine vurmamayı öğütlemektedir.

Biz konuyu Tefsiri Kebirden inceleyelim:

Kelbî şöyle der: "Bir kimse hicret etmek istediğinde, çoluğu-çocuğu, hicret etmemesi için yakasına yapışır ve "sen çekip gideceksin, bizi de ölelim diye burada bırakacaksın" diyorlardı. İşte bu sebeple, bunlar içerisinde ailesinin sözünü dinleyen ve böylece hicret etmeyenler oluyordu. Derken Allah Teâlâ, işte bu kimseleri, hanımlarına, çoluk-çocuklarına itaat etmekten, onların sözünü dinlemekten sakındırmıştı.

Yine bunların içinde, çoluk-çocuğuna itaat etmeyen ve, "Ama Allah'a yemin ederim ki eğer hicret etmesek, Allah da bizimle sizi hicret yurdunda birleştirecek olsa, biz size kesinlikle faydalı olmayız" diyenler vardı. Allah Teâlâ, onları hicret yurdunda birleştirince, (yeniden) onlara infakta ve iyilikte bulunup lütufkâr davranmalarını emretmiştir.

Birinci husus Nüzul Sebebi

Müslim el-Horasani şöyle der: "Bu ayet, Avf b. Malik el-Eşca'î hakkında nazil olmuştur. Avf'ın ailesi, onun hicretine, cihada gitmesine karşı çıkıyorlardı." ibn Abbas (r.a)'dan, bu ayetin ne demek olduğu sorulduğunda, o şöyle demiştir: "Ayette bahsedilenler, Mekkeliler olup, bunlar müslüman idiler ve Medine'ye gelmek istiyorlardı. Eşleri ve çocuktan ise buna engel oluyorlardı. İşte bu husus ayette, "Eşlerinizin, evlatlarınızın içinde hakikaten size düşman olanlarda vardır. O halde onlardan sakının, yani, onlara itaat edip de hicret etmemekten sakının" ifadesiyle anlatılmıştır. 

İkinci husus Af Tavsiyesi

Ayetteki "Affeder, kusurlarını başlarına kakmaz örterseniz" ifadesi hakkında da İbn Abbas (r.a) şöyle demiştir: "Bu Mekkelilerden birisi, hicret edip de, birçok insanın kendisinden önce hicret ettiklerini ve dinlerini daha iyi yaşadıklarını anlayınca, daha önce hicret etmesine mani olan, hanımını ve çocuklarını cezalandırmak istedi. Eğer onlar da gelip, hicret yurdunda birleşirlerse, onlara infak etmeyip, iyi davranmayacağını söyledi. İşte bunun üzerine, bu ayet nazil oldu. Bu, "Hanımlarınızdan ve çocuklarınızdan, kâfir oldukları için, sizi İslâm'dan engelleyen düşmanlarınız vardır. İşte onlardan sakının" demektir. Böylece, ayette bahsedilen düşmanlığın, küfür sebebiyle ve imandan engelleme sebebiyle olduğu anlaşılmaktadır, Mü'minler arasında ise böyle bir düşmanlık söz konusu değildir. Çünkü mü'min olan hanımları ve çocukları, onların düşmanları olamazlar.

Üçüncü husus Mal ve Evlat İmtihanı

Hak Teâlâ'nın, "Mallarınız da, evlatlarınız da sizin için ancak bir imtihandır" ifadesi, işte bu hicrete mani olan eş ve çocuklar hakkında nazil olmuştur. İbn Abbas (r.a) da bu ifadenin tefsiri sadedinde, bu "içinde Allah'a isyan bulunan konularda, onlara itaat etmeyin" manasınadır" demiştir.

Ayetteki, "fitne" (imtihan) sözü, belâ ve insanı âhiretten alıkoyan şeyler anlamınadır. Şu da söylenmiştir: "Allah Teâlâ, malın ve çoluk-çocuğun, kendileri yüzünden insanların fitneye düştüğü şeyler cinsinden olduğunu bildirmiştir. Bu ifade, bütün çoluk-çocuğu içine alır. Çünkü insan, çocuğu sebebiyle, onun vasıtasıyla fitneye düşer, imtihan edilir. Çünkü insan, çoğu kez çoluk-çocuğu yüzünden Allah'a asi olur ve bu yüzden, başkalarının malını çalmak, gasbetmek gibi, haram olan bir işi yapmaya teşebbüs eder."

Dördüncü husus

Cenâb-ı Hak, "Allah'a gelince, büyük mükâfaat O'nun katındadır" buyurmuştur. Bu büyük mükâfaat, cennettir. Cenâb-ı Hakk, insanlar sıkıntılara göğüs gersinler diye, katında büyük bir mükâfaatın olduğunu bildirmiştir. Buna göre mana, "çoluk-çocuğunuz sebebiyle, günah olan şeyleri yapmaya yeltenmeyin ve onları, Allah katında sizin için hazırlanmış o büyük mükâfaata tercih etmeyin" şeklindedir.

Ayeti kerimenin kimler hakkında ve neyi beyan için geldiğini en makbul tefsirlerden Tefsiri Kebir’den inceledikten sonra artık siz karar verin, bu ve benzeri ayetler bizlere aile yuvamızda müsamahakar ve affedici bir büyük edasıyla yaşamamızı emrederken, nerden kalkıp bunu ve benzeri ayetleri ehli kitap ile diyalogu emrediyor diye zırvalarlar anlayan varsa beri gelsin.

Hem Kur’anı bir bütün olarak anlamak lazım derler, hem de kendileri Bektaşi misali ayetlerin ucundan tutup işlerine gelen tarafını cahillere yutturmaya çalışırlar. Bu yüzden kardeşlerimiz ehli sünnet alimlerinin eserlerini yine ehli sünneti yaşayan lardan öğrenelim ve bid’at ehli kimselerden uzak duralım. Kim bid’at ehline tazim ederse, islamın yıkılmasına yardım etmiştir. Buyuruldu. Ya küfür ehline tazim ederse ozaman ne olur.


Yasal uyarı : Sitedeki sohbet, yazı ve resimler; üzerinde hiçbir değişiklik yapılmadan ve kaynak göstererek alınabilir.
Üzerinde değişiklik yapılması, ticari amaçla kullanılması hukûken yasaktır.