.

.

E-posta Yazdır PDF

Diyanet nereye?

cafrrri.jpgCaferi imamlar, diyanet kadrosuna! Türkiye, hükümetin Alevi açılımını konuşurken Diyanet İşleri Başkanlığı önemli bir adım atıyor. Alevi dedelerine Diyanet'te kadro verilmesine karşı çıkan başkanlık, Caferi imamları kadroya alacak.


Doğu Anadolu Bölgesi başta olmak üzere Türkiye'nin dört bir yanında fahri olarak görev yapan Caferi imamların kadroya alınabilmesi için 17-26 Aralık tarihleri arasında sınav yapılacak. Yaş sınırının 50 olacağı sınava, eğitim seviyesi olarak ise en az ilkokul mezunu olma şartı aranacak. 160 kişinin kadro alacağı sınav için. Türkiye uzun süredir Alevilerin, cemevlerinin ibadethane sayılması ve dedelere maaş bağlanması gibi taleplerini tartışıyor. Alevi dedelerin Diyanet'in bünyesine alınmasını talep edenler de var. Ancak Diyanet, cemevlerinin ibadethane sayılmasına karşı çıkıyor. Gerekçesi ise kabul edilmesiyle Aleviliğin din gibi algılanmasına yol açacağı. Diyanet, cemevlerinin kültürel ve mistik mekânlar olarak desteklenmesini savunuyor.

Başkanlığın Caferilere yaklaşımı ise daha farklı. Diyanet, Caferilere ait ibadethanelerdeki görevlilerin de devletten maaş alması için çalışma başlattı. Bu amaçla halen vatandaşların topladığı paralarla ücretleri ödenen Caferi imamlar, Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından kadroya alınıyor. Türkiye'de yaklaşık 300 civarında Caferi camiisi var ve bunların 30'u İstanbul'da. Türkiye'deki Caferilerin sayısının 3 milyon civarında olduğu tahmin ediliyor.

Editör:                                                                           

Şu diyanetin işlerine akıl ermiyor. Şayet diyanetin görevi her mezhep ve dine ortak yaklaşmak ise buna diyecek bir şey yok. Zira devlet laiktir, diyanette laik devletin bir kurumu. Din devletten ayrılmış ve devlete göre hırıstiyanlık ne ise Müslümanlıkta aynı. O zaman alevi, sünnî ne varsa hepsini diyanete doldursunlar, fakat ona da yanaşmıyorlar. Yok, eğer diyanetin görevi peygamber efendimiz ve O’nun sahabesinin yaşadığı din olan ehl’i sünnet ve-l cemaat çizgisinde ilerlemek ise, o zaman ehl’i sünneti itikat ve amel bakımından muhafaza ve müdafaa etmeli, çalışma ve hedeflerini ona göre belirlemelidir.

Buna göre, eğer gücünüz yetiyorsa yetişmiş hocaları, âlimleri öne sürüp onlarla (horoz döğüşü gibi milletin karşısında açık oturum yaparak değil de) son derece ciddi ehl’i sünnetin heybetini zedelemeyecek şekilde ilmî ağırlığı olan münazaralar yapın. Ehl’i sünnet haricindekilerin yanlışlarını deliller ile isbat ederek muhaliflerin gücünü azaltıp islamın gücünü artırmakla İslam âlemine örnek teşkil edecek öncü bir çalışma yapında bizde bununla gururlanalım ve ecdadımızın ruhu da şad olsun. Her bozuk fırka ve mezhebi kabul etmenin sonucu nereye varacak acaba düşünen var mı? Bid’atcıların, fesat ehlinin ardı arkası kesilir mi?

Yasal uyarı : Sitedeki sohbet, yazı ve resimler; üzerinde hiçbir değişiklik yapılmadan ve kaynak göstererek alınabilir.
Üzerinde değişiklik yapılması, ticari amaçla kullanılması hukûken yasaktır.