Türkiye'den laiklik ithal eden ülkedeki ilginç yasak
Tacikistan
parlamentosundaki tek muhalefet partisi olan İslami Uyanış Partisi
lideri Muhyiddin Kabiri, Tacikistan'ın giderek daha otoriter bir
devlete dönüştüğünü belirterek, İslam inancına getirilen yasakların
sözde laiklik adına yapıldığını ve hükümetin bunu da ‘Türkiye de
demokratik bir ülke orada da başörtüsü yasağı var' şeklinde savunduğunu
söyledi.
50 YAŞINDA SADECE ÜÇ SANTİMLİK SAKAL BIRAKILABİLİR
Kabiri'ye
Tacikistan'ı daha da otoriter bir düzene götüren uygulamaları
sorduğumuzda gülerek şöyle cevap veriyor: “Mesela ben 45 yaşındayım ve
sakal bırakamam. Üniversitede görev yapan öğretim görevlileri ancak 50
yaşından sonra sakal bırakabilirler ve bu sakalın boyu da üç santimi
geçmeyecek şekilde olmalı. Yani benim sakal bırakabilmem için 5 yıl
daha beklemem gerekiyor ve bu sakalın boyu da üç santimi geçmeyecek.
Ben de üniversitede çalıştığım için bu kategoriye giriyorum.”
KADINLARIN CAMİLERE GİRMESİ VE BAŞÖRTÜSÜ YASAKLANDI
Sakal,
Tacikistan'daki katı laik uygulamaların en uç örneğini oluşturuyor
ancak yasaklar sadece sakalla sınırlı değil. Rahmon yönetimi, laiklik
adına ülkedeki camilere kadınların girmesini ve devlet daireleri ile
üniversitelerde başörtüsü giyilmesini yasakladı. Kabiri bu durumu şöyle
açıklıyor: “İç savaş sona erdikten sonra demokratik bir anayasa
etrafında uzlaştık ve bugün bu anayasa hala mevcut. Ama hükümetin
bakanlarının yayınladığı yönetmeliklerle kadınların camilere girmesi,
başörtüsü giyebilmesi yasaklanıyor. Tacikistan'da böylesi bir durum
Sovyet döneminde bile yaşanmadı. Komünizm'in en sert yıllarında bile
başörtüsü yasağı yoktu.”
LAİKLİK ADINA NAMAZI BİLE YASAKLADILAR
Kabiri
yasakları sıralarken bir başka ilginç örnek daha veriyor: “Bugün
Tacikistan'ın hiçbir devlet dairesinde namaz kılınamaz. Hükümet bunu
güya laiklik adına yasakladı. Mesela ben meclisteki odamda namaz
kıldığımda bile bazı vekiller ‘bu laikliğe aykırı' diyerek, namaz
kılmamamı istediler. ‘Namaz kılmak için ille de camiye gitmelisin'
dediler.”
FRANSA VE TÜRKİYE'Yİ ÖRNEK GÖSTERİYORLAR
Anayasa'nın
demokratik olmasına rağmen bu yasakların dayandırıldığı dayanağı
sorduğumuzda ise Kabiri ilginç bir cevap veriyor: “Biz neden böyle
yapıyorsunuz dediğimiz de bize Fransa ve Türkiye'yi örnek
gösteriyorlar. ‘Fransa ve Türkiye de demokratik ülke ama orada
başörtüsü yasağı var' diyorlar. Ama tabii sığındıkları bu mazeretler
bile çok komik. Biz laikliğin din ile devlet işlerinin birbirinden
ayrılması olarak görüyor ve devletin vatandaşların dini inancına
karışamayacağını söylüyoruz ama onlar tersini anlıyor laikliği bir din
gibi uyguluyorlar. Yani ülkede bugün katı seküler bir din anlayışı
enjekte ediliyor.İnsanlar bu durumdan çok rahatsız ve biz ülkenin yeni
bir iç savaşa sürüklenmemesi için elimizden geleni yapıyoruz.
| < Önceki | Sonraki > |
|---|













