Birinci madde: İslâm dinini Avrupa Birliği standartlarına uydurmaya, âyet ve hadîs hükümlerini AB normlarına göre tevile çalışmak Hak Din İslâm'a hıyanet demektir.
İkinci madde: BirMüslümanın vazifesi, İslâm'ı AB ölçü, norm ve standartlarına uydurmak değil; Avrupa'yı İslâm'a çağırmak maksadıyla tebliğ ve dâvet yapmaktır.
Üçüncü madde: Kur'ân ayetleri ve hükümleri, icazetli gerçek İslâm alimleri tarafından Peygamberin (Salat ve Selam olsun ona) Sünneti ışığında yorumlanır.
Dördüncü madde: Oryantalist aklıyla İslâm'ı yenileme ve çağa uydurma çabaları tecdid değil tahriptir.
Beşinci madde: Batı medeniyetinin değerleri, ilkeleri, ölçüleri, kıstasları, normları evrensel değildir.
Altıncı madde: Batı'nın İslâm'a ters düşen ölçüleri bozuktur.
Yedinci madde: Avrupalıların günümüzde teknik, ilmî araştırmalar, zenginlik bakımından üstün ve güçlü olmaları onların dinlerinin, inançlarının, ilkelerinin, medeniyetlerinin doğru olduğuna delâlet etmez.
Sekizinci madde: Müslümanlar Avrupa'nın müsbet ilimlerinden, tekniklerinden, hikmete uygun metodlarından yararlanabilirler ama İslâm medeniyetini bırakarak Avrupa medeniyetini bütünüyle benimseyip iktibas edemezler.
Dokuzuncu madde: Avrupa medeniyeti fıtrata, insan boyutlarına uygun, yeryüzünde adaletin, barışın, güvenliğin, sosyal adaletin, korkusuz yaşamanın gerçek şekilde var olmasını sağlayacak hak bir nizam değildir.
Onuncu madde: İslâm dininin ve medeniyetinin temel değerlerinden olan iffet ve hayâ Avrupa medeniyetinde artık yoktur.
On birinci madde: İslâm hukuku, Avrupa hukukundan üstündür.
On ikinci madde: İslâm medeniyetinde, Avrupa medeniyetinde olmayan boyutlar vardır.
On üçüncü madde: Bugün Müslümanların parçalanmış, geri ve cahil kalmış olmaları, İslâm'ı doğru şekilde anlayıp uygulayamamaları; İslâm'ın mükemmel din olduğu iddiasını çürütemez. İslâm ile bugünkü Müslümanlar özdeşleştirilemez.
On dördüncü madde: Kadını bir seks aracı olarak gören, seksi ve şehveti ön plana çıkartan bir medeniyet sapıktır.
On beşinci madde: Kur'ân'a ve sünnete dayalı İslâm'ın kadınla ilgili bütün kesin hükümleri doğrudur. Bu hükümlere ters düşen hükümler yanlıştır.
On altıncı madde: Kur'ân ayetleri ve Peygamber hadîsleri feminist ideolojiye göre yorumlanamaz, tevil edilemez.
On yedinci madde: İslâm'da cihad fi sebilillah farizası vardır. Avrupalılar bundan hoşlanmıyor diye cihadı hükümden kaldırmaya yeltenmek küfre yol açar.
On sekizinci madde: Kur'ân "Allah katında (hak) din İslâmdır" buyuruyor. Bu ayet hiçbir şekilde tartışılmaz. Zamanımızda "üç hak İbrahimî din vardır" diyenler Kur'ân'a, Sünnet'e, icmâ-ı ümmete ters düştüklerini iyi bilsinler.
On dokuzuncu madde: Kur'ân "Peygamber"e itaat eden Allah'a itaat etmiş olur" (Nisa, 80) buyurmaktadır. Peygamber'e isyan eden Allah'a isyan etmiş olur. Sünnetsiz İslâm olmaz.
Yirminci madde: İslâm dini ilahî, münzel (Allah katından indirilmiş), Şeriatının hükümleri Kıyamet'e kadar devam edecek dindir. İslâm'da reform, yenilik, değişiklik yapılamaz. İslâm'ın kesin ve muhkem hükümlerinde ilave ve çıkartma olmaz.
Yirmi birinci madde: İslâm'ın Kitab, Sünnet, İcmâ-i ümmet ile sâbit olan hiçbir hükmü tarihsel değildir. Hepsi de zamanların sonuna kadar yürürlükte olacak ve kalacaktır.
Yirmi ikinci madde: İslâm Dini ve Kur'ân Allah tarafından korunmuştur, korunmaktadır, korunacaktır.
Yirmi üçüncü madde: Cumhur-i ulema yoluna aykırı bütün dini yorumlar bid'attir, şazdır, gayr-i muteberdir.
Yirmi dördüncü madde: Dini kendine ve bozuk ideoloji, kültür, değer, norm ve medeniyetlere uydurmak sapıklıktır.
Yirmi beşinci madde: Muhbir-i Sâdık'ın (Sallallahu aleyhi ve sellem) mütevâtir hadîslerle bildirmiş olduklarını inkâr etmek küfürdür.
Yirmi altıncı madde: İnsanlık tarihinin en hayırlı topluluğu Ashab-ı Kiram radiyallahu anhüm ecmâin hazeratıdır. Onların hepsi din konusunda âdildir. Bazı ictihadlarında hatâ etmiş olmaları ve şahsî kusurları bu adalete gölge düşürmez. Peygamber olmadıkları cihetle onlar mâsum değildir.
M. Şevket Eygi - Milli Gazete
| < Önceki | Sonraki > |
|---|














