Yazdır

İHRACATIMIZ ARTIYOR....... TACİKİSTAN DA NASİBİNİ ALDI...

deccali65.jpgTürkiye'den laiklik ithal eden ülkedeki ilginç yasak

Tacikistan parlamentosundaki tek muhalefet partisi olan İslami Uyanış Partisi lideri Muhyiddin Kabiri, Tacikistan'ın giderek daha otoriter bir devlete dönüştüğünü belirterek, İslam inancına getirilen yasakların sözde laiklik adına yapıldığını ve hükümetin bunu da ‘Türkiye de demokratik bir ülke orada da başörtüsü yasağı var' şeklinde savunduğunu söyledi.

50 YAŞINDA SADECE ÜÇ SANTİMLİK SAKAL BIRAKILABİLİR
Kabiri'ye Tacikistan'ı daha da otoriter bir düzene götüren uygulamaları sorduğumuzda gülerek şöyle cevap veriyor: “Mesela ben 45 yaşındayım ve sakal bırakamam. Üniversitede görev yapan öğretim görevlileri ancak 50 yaşından sonra sakal bırakabilirler ve bu sakalın boyu da üç santimi geçmeyecek şekilde olmalı. Yani benim sakal bırakabilmem için 5 yıl daha beklemem gerekiyor ve bu sakalın boyu da üç santimi geçmeyecek. Ben de üniversitede çalıştığım için bu kategoriye giriyorum.”

KADINLARIN CAMİLERE GİRMESİ VE BAŞÖRTÜSÜ YASAKLANDI
Sakal, Tacikistan'daki katı laik uygulamaların en uç örneğini oluşturuyor ancak yasaklar sadece sakalla sınırlı değil. Rahmon yönetimi, laiklik adına ülkedeki camilere kadınların girmesini ve devlet daireleri ile üniversitelerde başörtüsü giyilmesini yasakladı. Kabiri bu durumu şöyle açıklıyor: “İç savaş sona erdikten sonra demokratik bir anayasa etrafında uzlaştık ve bugün bu anayasa hala mevcut. Ama hükümetin bakanlarının yayınladığı yönetmeliklerle kadınların camilere girmesi, başörtüsü giyebilmesi yasaklanıyor. Tacikistan'da böylesi bir durum Sovyet döneminde bile yaşanmadı. Komünizm'in en sert yıllarında bile başörtüsü yasağı yoktu.”

LAİKLİK ADINA NAMAZI BİLE YASAKLADILAR
Kabiri yasakları sıralarken bir başka ilginç örnek daha veriyor: “Bugün Tacikistan'ın hiçbir devlet dairesinde namaz kılınamaz. Hükümet bunu güya laiklik adına yasakladı. Mesela ben meclisteki odamda namaz kıldığımda bile bazı vekiller ‘bu laikliğe aykırı' diyerek, namaz kılmamamı istediler. ‘Namaz kılmak için ille de camiye gitmelisin' dediler.”

FRANSA VE TÜRKİYE'Yİ ÖRNEK GÖSTERİYORLAR
Anayasa'nın demokratik olmasına rağmen bu yasakların dayandırıldığı dayanağı sorduğumuzda ise Kabiri ilginç bir cevap veriyor: “Biz neden böyle yapıyorsunuz dediğimiz de bize Fransa ve Türkiye'yi örnek gösteriyorlar. ‘Fransa ve Türkiye de demokratik ülke ama orada başörtüsü yasağı var' diyorlar. Ama tabii sığındıkları bu mazeretler bile çok komik. Biz laikliğin din ile devlet işlerinin birbirinden ayrılması olarak görüyor ve devletin vatandaşların dini inancına karışamayacağını söylüyoruz ama onlar tersini anlıyor laikliği bir din gibi uyguluyorlar. Yani ülkede bugün katı seküler bir din anlayışı enjekte ediliyor.İnsanlar bu durumdan çok rahatsız ve biz ülkenin yeni bir iç savaşa sürüklenmemesi için elimizden geleni yapıyoruz.