.

.

Alış Veriş Meseleleri

E-posta Yazdır PDF

ALIŞ-VERİŞ VE FAİZ

paralr.jpgAlışveriş ve Faiz:

 Bakara suresi, ayet: 275

Yüce Allah'ın: "Alışveriş de ancak ribâ gibidir" (dediklerini aktaran) buy­ruğunun anlamı şudur: Yani vade geldiği sırada vade sonunda istenen faz­lalık akdin başında alınan asıl para gibidir. Şöyle ki; Araplar bundan başka bir ribâ (faiz) bilmiyordu. O bakımdan herhangi birisinin alacağının vadesi geldi mi borçlusuna: Ya borcunu öde veya faiz ver, yani borcun miktarını ar­tır, derlerdi.

Şanı yüce Allah, bunu haram kıldı ve onların bu şekildeki iddialarını ken­di hak sözü olan: "Halbuki Allah alışverişi helâl ribâyı haram kılmıştır" buyruğu ile reddetmekte ve vade geldiği takdirde eğer borçlunun borcunu ödeyecek imkânı yok ise, kolaylıkla ödeyebileceği bir süreye kadar mühlet verileceğini açıklamaktadır.

İşte Peygamber (sav)'ın Arefe günü: "Şunu bilin ki; her türlü ribâ (faiz) kal­dırılmıştır. Kaldırdığım ilk faiz ise bizim faizimiz olan Abbas b. Abdulmuttalib'in faizidir. Şüphesiz ki o bütünüyle kaldırılmıştır" sözleri ile neshettği faiz işte budur.

Peygamber (sav), amcası, insanlar arasında en yakını olanının alacağı olan faizi kaldırmakla işe başladı. İşte bu imamın (devlet başkanının) adil uygu­lamasının bir gereği idi. İmam adaleti önce kendisine ve en yakınlarına uygular ve ondan sonra adalet insanlar arasında yaygınlık kazanır. <<Kurtubi Tefsiri>>

Perşembe, 23 Ekim 2008 14:17 tarihinde güncellendi
E-posta Yazdır PDF

FASİT SATIŞ

 hukuk.jpgMal olmayan şeyi satmak, ona karşılık bir şeyi satmak (satın almak) batıldır, kan, ölü eti, hürrü (satmak) gibi. Aynı şekilde ümmü veledin, müdebberin satışı batılır. Mükatebin satışı da aynıdır, ancak izin verirse müstesnadır. Aynı şekilde, kıymeti olmayan şarap ve domuz gibisini paraya karşı satmak ta batıldır. Aynı şekilde kın (halis) köle, hürre katılıp satılsa temiz et leşe katılıp satılsa ve herbirinin ücreti beyan edilse de (satışı) batıldır. İmameyne göre kölede ve temiz ette, eğer ücret beyan edilmişse satış sahihtir. Müdebbere katılıp satılan kın’da veya başka birinin kın’nına katılan kın’da hissesi ile sahihtir. Vakfa katılarak satılan mülkte de aynı şekilde caizdir. Sahih olan budur.  Eşyanın şaraba karşılık satışı veya aksi de fasittir. Domuza karşı satışı da fasittir.

 


 
Pazartesi, 25 Ağustos 2008 13:14 tarihinde güncellendi
E-posta Yazdır PDF

GÖRME MUHAYYERLİĞİ HAKKINDA FASIL

hukuk-1.jpgHer kim bir şeyi görmeden satın alsa, caizdir. Müşterinin, onu gördüğü vakitte muhayyerliği iptal eden bir şey olmadıkça, görmeden evvel razı olursa da geri verme hakkı vardır. Görmeden satan kişinin muhayyerliği yoktur.

Görme muhayyerliğini, şart muhayyerliğini iptal eden malı ayıplandırmak, malın elinde iken ayıplanması, bazısını geri vermenin mazur olması, fesh edilemeyen hür etmek ve tabilerinden olan bir tasarruf, veya başkası için hakkı gerektiren bir tasarruf mutlak satış, rehin vermek, kiralamak gibi (şeyler muhayyerliği), görmeden evvel ve sonra da iptal eder.

Pazartesi, 11 Ağustos 2008 11:29 tarihinde güncellendi
E-posta Yazdır PDF

ALIŞ-VERİŞ HAKKINDA BAZI TABİRLER

Bey’: Satış.

Şira: Alış.

Bayi: Malı satıcı.

Müşteri: Malı alıcı.

İcab: Akti yapanlardan ilk söylenen söz.

Kabul: Akti yapanlardan ikinci olarak söylenen söz.

Bey’i münakit: Akti sahih olup tesiri mebi ve ücrette zahir olan satış muamelesidir.

Bey’i gayrı münakit: Şartları tamamen veya kısmen mevcut olmadığından batıl olan satış muamelesidir.

Bey’i sahih: Zatı ve sıfatları ile şartlarına haiz olup geçerli olan satış muamelesidir.

Bey’i fasit: Aslında sahih olup vasfı itibarıyla sahih olmayan satış aktidir. Verilen ücretin kıymeti olmayan şarap-leş gibi bir şey olması.

Bey’i batıl: Hüküm ifade etmeyen aslından sahih olmayan satışlar. Kıymeti olmayan leş-domuz gibi bir şeyi satmak gibi.

Bey’i mevkuf: Geçerli olması başkasının iznine bağlı satış muamelesidir. Fuzuli kişinin satışı gibi.

Bey’i lazım: Şartlar tamam olup sabitleşen satış muamelesidir ki taraflardan biri tek başına bu akti bozamaz.

Bey’i gayrı lazım: Geçerlilik şartları tamam olup yalnız bir tarafın muhayyerliği olan satışlardır. Bu muhayyerlik hakkı olan taraf, müddet bitmeden evvel akti bozabilir.

Ivaz: Karşılık olarak verilen ücret veya mal.

Misli: Çarşı ve pazarlarda misli bulunan hububat ve benzeri şeyler

Kıyemi: Çarşı ve pazarlarda misli bulunmayıp kıymetle değerlendirilen şeyler. Hayvanat, kumaş, kitap, vasıta gibi.

Gabn: Aldatmak. Fahiş olursa müşterinin geri verme hakkı vardır.

İkale: Evvel yapılan akti iki tarafın anlaşarak iptal etmesi.

Karz: Ödünç verilen mal, borç.

Revaç: Piyasada geçerli olması.

Kile: Hububat ölçülen kab, ölçek.

Tartı: Terazi, satılan şeyin ağırlığını ölçen alet.

Sa': Ölçek.

Zira: 45 cm lik kumaş ölçülen alettir.

Fesh: Akti iptal etmek, bozmak.

Dâr: Bina, arsa, etrafı çevrili arsa-bina.

Fasit: Bozuk.

Mebi: Satılan mal.

Semen: Ücret.

İstibra: Satınalınan cariyeye cima etmeden evvel bir hayız müddeti beklemek.

Me'zun köle: Ticarete izin verilen köle.

Ümmü-veled: Efendisinden çocuğu olan cariye.

Şuf’a: Komşunun bitişiğinde satılak akarı satınalma hakkı.

Meclis muhayyerliği: Akit yapıldığı yerde bulundukça kabul etmek veya red etmek hakkı.

Tayin muhayyerliği: Bu, iki veya üç şeyden birini, satın alınan şey dilediği herhangi biri olmak üzere satın almaktır.

Ayıp muhayyerliği: Satınalınan malda ayıp çıkınca geri verme hakkı.

Şart muhayyerliği: Satılan şeyin alınması veya geri verilmesi için üç gün müddet tanımak.

Görmek muhayyerliği: Satınalınan malı görünce, konuşulduğu gibi çıkmazsa geri verme hakkı.

Musaveme: Satış üzerine pazarlık.

Tedavül: Para veya malın elden ele dolaşması.

İstihkak: Satınalınan malın başkası tarafından sahiplenilmesi.

Müdebber: Efendisi ölmekle hür olacak olan köle.

Mükateb: Hür olmak için taksit ödemek üzere efendisi ile anlaşan köle.

Muhakale satışı: Bu, tahminen başaktaki buğdayı, tahmini ölçek ile hazırda olan buğdaya karşılık satmaktır.

Bey’i ine: Sattığı şeyi, sattığından daha az bir fiyatla, daha ücreti ödenmeden evvel aynı kişinin satınalması. Bu zamanda galeriden sıfır arabayı taksitle alıp, daha ödemeden evvel aynı galericiye düşük olarak peşin satmak gibi.

Nevruz: Mecusilerin tazim ettiği bahar bayramı denilen gün.

M ihrecan: Mecusilerin tazim ettiği günlerden biri.

Batıl akit: Anlaşması temelde geçersiz olan akit.

Fasid bey: Akti içine bozukluk dahil olan satışlar. Fesadı kaldırılırsa sahihe dönüşebilir.

Neceş: Alıcı olmadığı halde fiyatı artırmak için satışa dahil olmak.

Celeb: Simsardır. Köylüleri yollarda karşılayıp mallarını ucuza alırlar ve şehirlilere pahalıya satarlar. bu zamandaki kabzı-mallar gibi.

İkale: Akti yapanların anlaşarak akti bozmaları.

Murabaha: Kârlı satış.

Tevliye: Maliyetine satış.

Vazıa: Zararına satış.

Menkul: Nakledilen şeyler.

Gayr-ı menkul: Nakledilmeyen arazi-bina gibi şeyler.

Riba: Faiz.

Kader: Miktar.

Cins: Aynı özellikleri taşıyan şeyler.

Merafık: Satılan arazi-binanın hakları.

Beyyine: Delil, şahit.

Hucceti müteaddiye: Karşı tarafa hükmü geçerli yapan delil.

Kâsır huccettir: Hükmü karşı tarafa geçerli yapamayan noksan delil. İkrar gibi.

Tenakuz: Zıtlık. Delil ile dava arasındaki çelişki.

Fuzuli: Yetkisiz kişi.

Selem: Veresiyeyi peşine karşılık satmaktır.

Re'sul-mal: Selem yapılmak için verilen ücret, ana para.

Müslemün-ileyhi: Ücret karşılığında verilecek olan hububat veya vasfetmekle zabtı mümkün olan mal.

Rabbus-selem: Selem aktini yapan kişi.

Adedi mukarib: Büyüklükleri birbirine yakın olan yumurta, ceviz gibi şeyler.

Adedi mütefavit: Büyüklükleri farklı olan şeyler, karpuz, hıyar.

Fulus: Para.

Fulusu nafika: Piyasada geçerli olan para.

Perşembe, 24 Haziran 2010 13:20 tarihinde güncellendi

Yasal uyarı : Sitedeki sohbet, yazı ve resimler; üzerinde hiçbir değişiklik yapılmadan ve kaynak göstererek alınabilir.
Üzerinde değişiklik yapılması, ticari amaçla kullanılması hukûken yasaktır.